DİZEL MOTORLARINDA AZOT OKSİT
(NOx) KONTROL YÖNTEMLERİ
Can HAŞİMOĞLU-S.Ü. Teknik Eğitim Fakültesi, Makine Eğitimi Bölümü, 42031 Kampüs, KONYA
Yakup İÇİNGÜR-G.Ü. Teknik Eğitim Fakültesi, Makine Eğitimi Bölümü, 06500, ANKARA
ÖZET
İçten yanmalı motorlarda yanma odasındaki
maksimum sıcaklık 1800 K’in üzerine çıktığında, havanın içindeki azot ve oksijen
kimyasal olarak birleşerek, azot oksit (NOx) denilen, insan sağlığına
ve çevreye zararlı bir gaz haline dönüşür. Dizel motorlarının hava fazlalığı ile
çalışması, benzin motorlarına göre NOx oluşturma potansiyelini
arttırır. Bu çalışmada dizel motorlarından kaynaklanan NOx
emisyonlarının azaltılması ele alınarak, günümüz dizel motorlarında kullanılan
NOx kontrol yöntemleri incelenmiştir.
Anahtar kelimeler: dizel motoru, egzoz emisyonu
NOx CONTROL STRATEGIES FOR
DIESEL ENGINES
ABSTRACT
When temperature of combustion chamber
rises beyond 1800 K in an internal combustion engine, nitrogen and oxygen of air
combine chemically and become a gas called nitrogen oxide (NOx) which
is harmful for human health and environment. Diesel engines use excess air for
combustion, this increases nitrogen oxide production potential according to the
spark ignition engines. In this study reducing of NOx emissions
causes from diesel engines was discussed and the NOx emission control
strategies which are used today were investigated.
Key words: diesel engine, exhaust
emission
1. GİRİŞ
İçten yanmalı motorlarda fosil kaynaklı
yakıtların aşırı kullanımı sonucu atmosferdeki taşıt kaynaklı hava kirliliği
günümüzde insan sağlığı ve çevre bakımından tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.
Gelişmiş ülkelerde taşıt kaynaklı emisyonlara ciddi sınırlamalar getirilmiştir.
Bu sebeple araştırmacılar taşıt kaynaklı emisyonların azaltılması konusunda
yoğun çalışmalar yapmaktadırlar.
Ülkemizde olduğu gibi yolcu ve yük
taşımacılığın büyük bir bölümünün kara yolu taşıtları ile yapıldığı ülkelerde bu
durum ayrı bir önem arz etmektedir. Yolcu ve yük taşımacılığında kullanılan
taşıtların büyük çoğunluğunda dizel motorları kullanılmaktadır. Bu yüzden dizel
motorlarından kaynaklanan emisyonların azaltılması gerekmektedir.
Dizel motorlarından kaynaklanan en önemli
iki emisyon; partikül madde (PM) ve azot oksit (NOx) emisyonlarıdır.
Dizel motorlarının hava fazlalığı ile çalışmaları benzin motorlarına göre
NOx oluşturma potansiyellerini arttırmaktadır. Benzin motorlarından
atmosfere atılan bir ton egzoz gazının 18,42 kg'ı NOx iken, dizel
motorlarında bu miktar 123,71 kg'a ulaşmaktadır (1).
Bu amaçla bu araştırmada dizel
motorlarından kaynaklanan NOx emisyonlarının oluşumu ve kontrol
yöntemleri üzerinde durulacaktır.
2. DİZEL MOTORLARINDA AZOT OKSİT
EMİSYONU
Azot, sekiz farklı oksit oluşturmasına
rağmen hava kirliliği bakımından NO (azotmonoksit) ve NO2
(azotdioksit) en önemlileridir (2,3). NOx’ler genellikle 1800 K’in üzerin- deki
yüksek sıcaklıklarda oluşmaktadırlar. Karışım içindeki havanın yüksek sıcaklıkta
iyonize olması ile açığa çıkan azot nedeniyle oluşan tehlikeli NOx
emisyonlarını azaltabilmek için silindir içi sıcaklığın azaltılması gerekir
(4,5).
Dizel motorlarında yanma sonucu, içerisinde
azotoksitin de bulunduğu egzoz emisyonları oluşur. Azotoksitin hacimce yaklaşık
% 90'ı NO, %5'i NO2, ve kalan %5'i N2O (diazotmonoksit),
N2O3 (diazottrioksit) ve N2O5’ten
(diazotpentaoksit) oluşur. Çevre şartlarında NO-NO2 dengesi
NO2 oluşturacak yöndedir. Egzoz gazlarının akış hızının yavaş olması
durumunda dizel egzozundaki NO, NO2'ye dönüşecektir
(6,7).
2. 1. NOx Oluşum
Mekanizması
Genelde stokiyometrik orana yakın hava
yakıt karışımlarında yanma sırasında NO oluşur. NO oluşum hızı alevin geçmiş
olduğu bölgelerdeki gaz sıcaklığına ve karışım oranına bağlıdır. Isı açığa çıkma
hızının artması NO oluşumunu arttıracaktır. Stokiyometrik karışımlardaki NO
oluşumu maksimum iken karışım zenginleşip fakirleştikçe oluşan NO miktarı da
azalır (8,9).
Yanma olaylarında oluşan NO için Zeldovich
mekanizmasına göre O2 « 2O oluşunca zincir teşkil eden serbest
radikallerde NO doğmaktadır;
O + N2 « NO + N
N + O2 « NO +O
Bu arada alevin son yanma bölgesinde NO
teşekkülü başlamadan önce esas yanma reaksiyonlarının dengeye ulaştığı kabul
edilebilir. Yukarıdaki mekanizma hava fazlalık katsayısı (HFK) 0,8'den büyük
olan zenginlikte veya fakir karışımlar için geçerlidir. HFK £ 0,8 ise ilave
olarak;
N + OH « NO + H
reaksiyonu önem kazanmaktadır (5).
NO alev cephesinin hem önünde, hem de
arkasında oluşur. Motorda yanma yüksek basınç altında olduğundan alev bölgesi
çok incedir (~0,1 mm) ve alevin bu bölgede bulunma zamanı
çok kısadır. Yakıtın erken püskürtülmesi sonucu karışım yanarken sıkıştırma
işlemi devam edeceğinden, alev cephesinin geçmiş olduğu bölgedeki karışımın
sıcaklığı yanmadan sonra bile artacaktır. Bu yüzden alev cephesinin geçmiş
olduğu bölgelerde, alev cephesinin önündeki bölgeye göre daha fazla NO
oluşacaktır.
Alev bölgesinde oluşan NO aşağıdaki
reaksiyonla atmosferde NO2'ye dönüşecektir;
NO + HO2 « NO2 + OH (8).
2. 2. NOx ' in İnsan Sağlığına
Etkisi
NO, NO2,
N2O2 (diazotdioksit) ve benzeri bileşiklerin tümü
NOx olarak tanımlanmaktadır. Azot oksitler kandaki hemoglobin ile
birleşmektedir. Ciğerdeki nemle birleşerek nitrik asit oluştururlar. Oluşan asit
miktarının konsantrasyonunun azlığı nedeniyle etkisi de az olmaktadır. Ancak
zamanla birikerek solunum yolu hastalıkları bulunan kişiler için tehlike
oluşturmaktadır (10).
Azot oksitler içinde NO ; kokusuz bir
gazdır. Akciğerlerin çalışmasını bozar, mukoza zarını tahriş eder ve felç yapıcı
etkisi vardır. Nitrik asit oluşumuna sebep olur. Çevre koşullarında kararsızdır
ve oksijenle birleşerek NO2'ye dönüşür. Maksimum işyeri atmosferi
değeri (MAK) 9 mg/m3' tür.
NO2 ; keskin kokulu kırmızı
kahverengi karışımı bir gazdır. Düşük yoğunlukta olması halinde bile akciğeri
tahriş eder, dokulara ve mukoza zarına zarar verir. MAK değeri 9
mg/m3' tür (11).
3. NOx EMİSYONLARININ
AZALTILMASINDA DİKKATE ALINAN TEMEL PARAMETRELER
Dizel motorlarında oluşan NOx
emisyonlarını azaltmak için aşağıdaki bazı temel parametrelerden
yararlanılır.
3.1. Yakıt Enjeksiyon Sistemi
Özellikleri
Yakıt enjeksiyon sistemi özellikleri hava
ile yakıtın karışması ve yanmasına etkir. Çalışma şartlarında alevin oluşumu ve
yayılması, yakıtın atomizasyonu ve yakıt dağıtımı, enjeksiyon sistemi
özelliklerinden etkilenir.
Tutuşma gecikmesi süresince püskürtülen
yakıtın azaltılması NOx emisyonlarını azaltır. Bunun için enjektör
delik çapı küçültülerek, püskürtme süresi uzatılmakta ve pilot yakıt miktarı
azaltılmaktadır. Bu durumda yakıt ile hava daha iyi karışacağından kullanılan
hava miktarı artar ve alev daha geniş bölgeye yayılır. Sonuçta NOx
emisyonlarında artış görülür. Püskürtülen yakıt miktarının azaltılması ile
NOx emisyonlarında elde edilen azalma bu nedenden dolayı dengelenecek
ve NOx emisyonlarında bir değişim gözükmeyecektir. Bunun için
püskürtme basıncı arttırılarak ve setan sayısı daha fazla olan yakıt
kullanılarak, tutuşma gecikmesi kısaltılmalıdır (12,13).

Şekil 1 Kademeli
(kısıcı) Pimli Meme ve Püskürtme Şekli (15).
Yakıtın kademeli püskürtülmesi üzerine
çalışmalar yapılmıştır. Burada önemli olan ilk kademede püskürtülecek olan yakıt
miktarıdır. Yakıtın iki kademede püskürtülmesi ile PM emisyonlarında önemli
artış olmadan NOx azaltılmıştır (14).
Şekil 1’de
Kademeli (kısıcı) pimli meme ve püskürtme şekli görülmektedir. Püskürtmenin
başlangıcında pimin silindirik kısmı meme deliği içindedir ve yakıtın geçeceği
kesit dardır. Dolayısıyla silindire daha az yakıt püskürtülür. Püskürtülen yakıt
miktarı, iğne yukarıya kalktıkça artar. Çünkü pimin silindirik kısmı meme
deliğinden çekildikçe, yakıtın geçtiği kesit büyümektedir
(15).

Şekil 2 Krank
Mili Açısına Bağlı Olarak Püskürtülen Yakıt Debisi (16).
Şekil 2’de kademeli (kısıcı) pimli memeden
püskürtülen yakıt miktarının krank mili açısı ile değişimi görülmektedir.
Başlangıçta püskürtülen yakıt miktarı az iken iğne yukarı kalktıkça püskürtülen
yakıt miktarı da artacaktır. Böylece tutuşma gecikmesi süresince püskürtülen
yakıt miktarı azaltılarak, maksimum basınç ve buna bağlı olarak NOX
emisyonları da azalacaktır (16).
3.2. Egzoz Gazları Resirkülasyonu
(EGR)
Yanma sırasında oluşan NOX
miktarı büyük ölçüde sıcaklığa bağlıdır. Yanma odası içindeki karışımın egzoz
gazları ile seyreltilmesi sonucu yanma sonu sıcaklıkları, dolayısıyla üretilen
NOx miktarı azalmaktadır. Şekil 3’de egzoz gazları resirkülasyonu
(EGR) sisteminin devre şeması görülmektedir.

Şekil 3. EGR Devre
Şeması (11).
Bu sistemin işlevi egzoz gazlarını
silindirlere geri göndererek karışım içerisindeki oksijen konsantrasyonunu
azaltıp, karışım oranını azaltmak ve silindir gazlarının ısı kapasitesini
yükselterek maksimum gaz sıcaklığını azaltmaktır (17).
EGR direk püskürtmeli dizel motorlarında
yakıt ekonomisini kötüleştirmeden NOx emisyonlarını azaltmanın en iyi
yollarından birisidir. Uzun zamandır hafif hizmet tipi dizellerde başarı ile
kullanılmasına karşılık, orta ve ağır hizmet tipi dizellerde motorun aşıntısını
arttırdığından dolayı bazı sorunlar açığa çıkmaktadır.
Yanmış gazların sıcaklığı maksimum iken
NOx oluşma ihtimali de artar. Bu maksimum sıcaklık, yanma
başlangıcı ve maksimum silindir basıncı oluşmasından hemen sonra oluşmaktadır.
Erken yanmaya başlayan karışımın sıcaklığı, piston sıkıştırmaya devam ettiği
için yükselecektir. Dolayısıyla NOx oluşum hızı da
artacaktır.
Motorlarda NOx, son alev
cephesindeki sıcak gazlarda oluşur. NOx’ in başlangıçtaki oluşum hızı
kısmen sıcaklığa bağlıdır. Oksijen yoğunluğunun yüksek olması da NOx
oluşum hızını arttırır. EGR ile silindir içindeki oksijenin bir kısmının yerini
atık karbondioksit (CO2) ve su (H2O) alacağından lokal
oksijen yoğunluğu azalacaktır. Bu durum yakıt ve oksijen moleküllerinin buluşup
reaksiyona girme ihtimalini azaltır. Buna bağlı olarak reaksiyon hızı ve lokal
alev sıcaklığı düşerek, NOx oluşumu azalacaktır.

Şekil 4. EGR Oranına
Bağlı Olarak NOx Değişimi (19).
EGR ile yanma odasının farklı
bölgelerindeki lokal sıcaklıklar değiştirilmiş olur. Bu da yakıtın buharlaşma
hızına ve is oksidasyon hızına etki eder. İs oksidasyon hızı lokal sıcaklığın
artması ile kısmen artar. EGR’nin neden olduğu alev sıcaklığındaki azalma
oksidasyon hızının azalmasına ve is oluşumunun artmasına yol açar. EGR ile
silindir giriş sıcaklığı artacağından yanmamış hidrokarbon (HC) emisyonları
azalmaktadır (18). Şekil 4’de orta hızda ağır yük altındaki aşırı doldurmalı ve
ara soğutuculu bir dizel motoruna EGR uygulandığı zamanki test sonuçları
gösterilmiştir. %10 EGR civarında duman ve fren özgül yakıt tüketimi (FÖYT)
fazla artmamıştır. EGR oranı arttıkça NOx azalır, fakat hava fazlalık
katsayısının (HFK) azalmasından dolayı is ve yakıt tüketimi kötüleşmektedir (19). Dolum havası içindeki oksijen
miktarı azaldıkça CO emisyonları artacaktır. Oksijen miktarı çok azalmadıkça EGR
yakıt ekonomisini kötüleştirmeyecektir. Aşırı EGR hava yakıt oranını
bozacağından PM ve is emisyonları artar. Silindirlere geri gönderilen egzoz
gazları soğutularak yada püskürtme basıncı arttırılarak PM ve is oluşumu
azaltılabilmektedir (20,21).
3.3. Yakıt
Kalitesi

Şekil 5 Setan
Sayısının NOx’e Etkisi (23).
Dizel yakıtında en önemli özellik setan
sayısıdır. Setan sayısı yakıtın dizel motorunda sıkıştırma sonucu ısınan havanın
içinde kendi kendine tutuşma özelliğini belirleyen bir sayıdır. Şekil 5’te Setan
sayısının NOx’e Etkisi görülmektedir. Setan sayısının fazla olması
tutuşma gecikmesi periyodunu azaltmakta ve yanma odasında biriken yakıtın ani
yanması ile oluşan hızlı basınç artışını önlemektedir. Yakıt daha erken
tutuşarak yanmaya başlayacaktır. Fakat bu sırada sıkıştırma devam ettiği için
silindir içi sıcaklık ve buna bağlı olarak NOx oluşumu artacaktır. Bu
yüzden yanma başlamadan önce daha az yakıt püskürtülmelidir. Böylece üst ölü
nokta (ÜÖN) civarında yanan yakıt miktarı azalacağından maksimum yanma sıcaklığı
düşecektir (10,22).
3. 4. Oksijen
Konsantrasyonu
Karışım içindeki oksijen konsantrasyonu
arttırıldıkça PM ve yanmamış HC emisyonları azalır. Şekil 6’da Püskürtme
Avansına Bağlı Olarak (%110 Yükte) Oksijen Konsantrasyonunun Emisyonlara ve
Yakıt Tüketimine Etkisi görülmektedir. % 2'lik bir oksijen ilavesi ile is
emisyonları neredeyse sıfır olur, yakıt tüketimi iyileşir. Fakat oksijen
konsantrasyonun arttırılması NOx emisyonlarını
arttırmaktadır.

Şekil 6 Püskürtme
Avansına Bağlı Olarak (%110 Yükte) Oksijen Konsantrasyonunun Emisyonlara ve
Yakıt Tüketimine Etkisi (24).
Oksijen konsantrasyonunun arttırılması
tutuşma gecikmesini kısaltır. Bu durum püskürtme avansının azaltılmasına imkan
sağlar. Avansın azaltılması ile NOx emisyonları azalır. Avansın
12°'den 6°'ye alınması ve oksijen konsantrasyonunun
%21'den %23'e çıkarılması ile NOx emisyonları arttırılmadan partikül
emisyonları iyileştirilmektedir
(24).
4. MOTOR ÇALIŞMA KARAKTERİSTİKLERİNİN
NOx EMİSYONLARI ÜZERİNEKİ ETKİSİ
4.1. Püskürtme Zamanının
Etkisi
Diğer
parametreler sabit kabul edilirse, direk püskürtmeli bir dizel motorunda
püskürtme başlangıcının bir miktar öne alınması tutuşma gecikmesini
arttıracağından bu safhada silindirlere daha fazla yakıt püskürtülecektir.
Tutuşma ile birlikte dizel motoru yanma süreçlerinden biri olan ani yanma
periyodunda birim krank derecesi başına düşen basınç değişimi (dp/da) aşırı
derecede artacağından çevrimin maksimum sıcaklığı ve basıncı da yükselecektir.
Buna bağlı olarak NOx emisyonlarında bir artış olacaktır (25). Şekil
7’de püskürtme avansına bağlı olarak NOx emisyonlarının ve özgül
yakıt tüketiminin değişimi görülmektedir.

Şekil 7 Püskürtme
Avansının NOX ve Yakıt Tüketimine Etkisi
(26).
Püskürtme avansının azaltılması
NOx emisyonlarını azaltarak, is oluşumunu arttırır. Bu durum
püskürtme basıncının arttırılmasını gerektirir. Dolayısıyla malzeme dayanımı ve
yakıt sisteminin fiyatının artması gibi sorunlar ortaya çıkacaktır. Avansın
azaltılması silindir içi maksimum basıncı düşürür, fakat yanmamış yakıt miktarı
artacağından, yakıt tüketimi kötüleşmektedir. Ayrıca avansın aşırı azaltılması
hafif yüklerde teklemeye sebep olmaktadır (14,27,28).
Normal çalışma şartlarında püskürtme
avansının ÜÖN'dan 10°-15°önce olması durumunda tutuşma gecikmesi
minimumdur. Tutuşma gecikmesindeki artış püskürtmenin daha erken veya daha geç
yapılmasından kaynaklanır. Çünkü sıkıştırma zamanındaki havanın sıcaklığı ve
basıncı ÜÖN'ya yaklaştıkça önemli miktarda değişir. Eğer püskürtme erken
başlarsa, püskürtme başlangıcındaki basınç ve sıcaklık düşük olacağından tutuşma
gecikmesi artar. Eğer püskürtme ÜÖN'ya çok yakın yapılırsa, püskürtme
başlangıcındaki basınç ve sıcaklık yüksek olmasına rağmen, pistonun alt ölü
noktaya (AÖN) doğru hareket edip silindir hacmini genişletmesinden dolayı
tutuşma gecikmesi süresi artacaktır. Bu yüzden uygun püskürtme avansı bu iki
nokta arasında olmalıdır (8).
4. 2. Püskürtme Basıncının
Etkisi
Enjektörler yakıtı silindirlere yüksek
basınçta atomize halde püskürten yakıt sistemi elemanlarıdır. Enjektör püskürtme
basıncına bağlı olarak püskürtülen yakıt taneciklerinin çapı değişmektedir.
Püskürtme basıncı arttıkça yakıtın enjektörden çıkış hızı da artar ve tanecik
çapı küçülür. Çap dağılım aralığı daralır, daha üniform tanecikler oluşur. Küçük
taneciklerin ataleti daha düşük olduğundan nüfuz mesafeleri daha kısadır. Bunun
sonucunda tutuşma gecikmesi kısalacağından NOx oluşumu azalacaktır
(16,29).

Şekil 8 Değişik
Enjektör Püskürtme Basınçlarına Bağlı Olarak NOx Değişimi
(30).
Şekil 8’de görüldüğü gibi NOX
oluşumu, tam yük bölgesinde ve düşük püskürtme basınçlarında artma eğilimi
göstermektedir. Püskürtme basıncının düşmesi ile yakıt tanecik çapı
büyümektedir. Tanecik çapının büyümesi ise tutuşma gecikmesi periyodunun
uzamasına yol açmaktadır. Bu durum tutuşmadan sonraki kontrolsüz yanma periyodu
sırasındaki birim krank açısı başına düşen basınç artış miktarını
yükselteceğinden, NOx artışına sebep olmaktadır
(31).
4. 3. Eşdeğerlik Oranının
Etkisi
Dizel motorlarında silindir içerisinde
sıfırdan sonsuza kadar değişen değerlerde hava yakıt oranları mevcuttur.
Dolayısıyla önemli olan püskürtülen yakıt miktarı değil yanma öncesi buharlaşan
yakıt miktarıdır (16).
Dizel motorlarında güç ayarı motora emilen
havanın içine püskürtülen yakıt miktarının değiştirilmesi ile yapılır. Motor
gücü azaltılmak isteniyorsa, püskürtülen yakıt miktarı azaltılır. Böylece
karışım oranı yük durumuna göre değiştirilmektedir ve motor genelde fakir
karışım ile çalışmaktadır. Emisyonlar bakımından ana sorun is ve NOx
üretiminden kaynaklanmaktadır. NOx emisyonları artan yüke bağlı
olarak artış gösteren sıcaklıklar nedeniyle artmaktadır (10). NO oluşumu,
eşdeğerlik oranı 0,9 ile 1,0 arasında iken maksimum olur
(32).

Şekil 9 Eşdeğerlik
Oranına Bağlı Olarak NOx ve NO Konsantrasyonları
(8).
Şekil 9’da eşdeğerlik oranının
NOx konsantrasyonuna etkisi görülmektedir. Eşdeğerlik oranı arttıkça
ağır yüklerde maksimum basıncın (dolayısıyla maksi-mum sıcaklığın) artması
karışımın daha geniş bir bölgede stokiyometrik orana yakın bir değerde yanmasını
sağlar. Bu durumda NOx oluşumu artacaktır. Eşdeğerlik oranının
azaltılması ile NOx emisyonları azalır. Fakat dizel motorlarında
yakıtın düzgün püskürtülememesinden dolayı bu azalış fazla değildir
(33).
4.4. Dolgu Sıcaklığının ve Basıncının
Etkisi
Şekilde dolgu basınç ve sıcaklığının
NOx ve is emisyonlarına etkisi görülmektedir. Düşük dolgu sıcaklığı
ve basıncında NOx ve is emisyonları da düşüktür. Dolgu basınç ve
sıcaklığının arttırılması tutuşma gecikmesini kısaltır. Yakıtın püskürtülmesi
sırasında silindir içi sıcaklığının daha fazla olmasına dolayısıyla
NOx emisyonlarının artmasına sebep olur. Dolum havasının soğutulması
NOx emisyonlarının azaltılmasını sağlar. Dolum basıncının
arttırılması ile NOx’ler önce
artar, daha sonra düşer.


Şekil 10 Dolgu
Sıcaklığının ve Basıncının NOx’lere Etkisi
(13).
Dolum basıncının arttırılması ile
NOx oluşumunu arttıran faktörler; lokal oksijen ve azot miktarının ve
yakıt spreyinin sınır tabakalarındaki dağılımın artmasıdır. Bu etki alev alanını
arttırarak birim zamanda yanan kütle miktarını arttırır. Dolayısıyla
NOx oluşumu artar. Diğer yandan dolum basıncının arttırılarak
sıcaklığının azaltılması ve yoğunluğu fazla olan hava içinde yakıt spreyinin
dağılmasının azaltılması, yakıt spreyinin karşısındaki lokal hava yakıt
oranlarını azaltacağından NOx oluşumu azaltılmış olur (13).
4. 5. Türbülans
Etkisi
Türbülans oranının değiştirilmesi yakıtın
buharlaşmasına ve hava yakıt karışım işlemine etkir. Ayrıca sıkıştırma süresince
silindir cidarı ısı transferine ve püskürtme sırasındaki sıcaklığa etkir. Normal
çalışma sırasında türbülans oranındaki değişimin tutuşma gecikmesi üzerindeki
etkisi küçüktür. Türbülans ile motorun ilk çalışması sırasında yüksek buharlaşma
ve karışım elde edildiğinden bu etki daha önemlidir (34).
Türbülans oranının azaltılması ile yakıt ve
havanın karışması için gerekli zaman arttırılmış olur. Böylece yakıt
damlacıklarının etrafındaki oksijen konsantrasyonu azalır. Sonuçta yanma
sıcaklığı aşırı yükselmez. Ancak ısıl verim kötüleşir
(22).

Şekil 11. Türbülans
Oranının İs ve NOx’lere Etkisi (11).
Şekil 11’de Türbülans oranının is ve
NOx’lere etkisi
görülmektedir. Dolgu hareketinin azaltılması püskürtülen yakıtın hava ile
karışmasını azaltır. Yanan karışım bölgesindeki yanmamış karışım miktarını
arttırır. Sonuçta NOx emisyonları azalacaktır. Fakat is emisyonları
artacaktır. İs emisyonlarının azaltılabilmesi için püskürtme basıncı
arttırılmalıdır (35).
4.6. Sıkıştırma Oranının
Etkisi

Şekil 12. Sıkıştırma Oranı Değişiminin NO Emisyonlarına Etkisi (36)
Bu değişken tutuşma gecikmesini kontrol
eder. Direk püskürtmeli dizel motorlarında NO oluşumuna etkiyen önemli
faktörlerden biridir. Şekil 12'de 1400 devir/dakika'da 15:1-27:1 aralığında
değişen sıkıştırma oranının, NO emisyonlarına etkisi
görülmektedir.
Püskürtme avansının sabit kalması şartıyla,
sıkıştırma oranının azaltılması tutuşma gecikmesini uzatacaktır. Dolayısıyla bu
süre boyunca püskürtülen yakıt miktarı artacağından silindir içi maksimum
sıcaklık yükselecek ve buna bağlı olarak NO oluşumu artacaktır. Sıkıştırma
oranının arttırılması ile tutuşma gecikmesi kısalacağından NO oluşumu
azalacaktır. Fakat sürtünme işi artacağından çevrim verimi kötüleşecektir
(36).
5. SONUÇ VE
ÖNERİLER
NOx emisyonları stokiyometrik
orana yakın karışımların yanması sonucu oluşur. Dizel motorlarında maksimum güç
ile maksimum tork arasındaki devir aralığında hava yakıt oranı stokiyometrik
orana yakın olduğundan bu devir aralığında NOx emisyonları önemli
derecede artacaktır. NOx emisyonlarının azaltılmasında kullanılan
mevcut yöntemler yakıt ekonomisi, yanmamış HC ve PM emisyonları gibi diğer
parametreleri kötüleştirir. Bu sebeple NOx kontrol yöntemlerinin
birkaçı beraber kullanılarak hem NOx emisyonları hem de diğer
parametreler optimize edilmelidir.
KAYNAKLAR
1.
Saraçoğlu, S.,
Borat, O., Gönülata, B., Hava Kirlenmesi ve Kontrol Tekniği, Marmara
Bölgesinde Çevre Kirlenmesi Semineri, İstanbul Ticaret Odası Seminerler Dizisi
No:1, Ağaoğlu Kitabevi, İstanbul, 27-30 Eylül 1977.
2.
Air Quality
Criteria for Nitrogen Oxides, U.S.
Environmental Protection Agency Report No: EPA 600/8-82-06, U.S. Government
Printing Office, Washington, DC, 1982.
3.
De Neuers, N.,
Air Pollution Control Engineering, McGraw-Hill International Editions,
Singapore, 1995.
4.
Demirsoy, M.,
Benzin ve Dizel Motorları Egzoz Gazlarının Temizlenmesi İçin Alınan
Tedbirler, Dokuz Eylül Üniversitesi Denizli Mühendislik Fakültesi,
Denizli.
5.
Borat, O., Balcı,
M., Sürmen, A., Hava Kirlenmesi ve Kontrol Tekniği, Teknik Eğitim Vakfı
Yayınları-3, Ankara, 1994.
6.
Leuckel,W.,
Schadstoffbildung bei industriellen Verbrennungsanlagen und primare
Minderungsmabnahman 1. Tecflam
Seminer,Heidelberg, 1985.
7.
De Soete, G.,
Physikalisch-Chemische Mechanismen beider Stickoxidbildung in industri ellen
Flammen Gas Warme internastional, Bond 30 1981.
8.
Heywood, J.B.,
Internal Combustion Engine Fundamentals, McGraw-Hill Publishing Company,
New York, 1988.
9.
Khan, I.M.,Wang,
C.H.T., Factors Affecting Emissions of Smoke and Gaseous Pollutants from
Direct Injection Diesel Engines, Lucas Engineering Review, Vol.6, No.2,
November, 1973.
10.
Ergeneman, M.,
Arslan, H., Kutlar, O.A.(ed.), Mutlu, M., Taşıt egzozundan kaynaklanan
kirleticiler, Birsen Yayınevi, İstanbul, 1998.
11.
Schafer, F.,
Basshuysen, R. V., Reduced Emissions and Fuel Consuption in Automobile
Engines, Springer-Verlag Press, Germany, 1995.
12.
Zelenka, P.,
Kriegler, W., Herzog, P. L., Cartellieri, W. P., Ways Toward the Clean
Heavy-Duty Diesel, SAE Paper No:900602, 1990.
13.
Herzog, P.L.,
Bürgler, L., Winklhofer, E., Zelenka, P., Cartellieri, W., NOx
Reduction Strategies for DI Diesel Engines, SAE Paper No: 920470,
1992.
14.
Chan, M., Das, S.,
Reitz, R.D., Modelling Multiple Injection and EGR Effects on Diesel Engine
Emissions, SAE Paper No: 972864, 1997.
15.
Bilginpek, H.,
Dizel Motorları, THK Basımevi, 1989, Ankara.
16.
Borat, O., Balcı,
M., Sürmen, A., İçten Yanmalı Motorlar, DAYM Matbaası, Cilt 1, Ankara,
1992.
17.
İçingür, Y., Salman,
M.S., İçten Yanmalı Motorlardan Kaynaklanan Emisyonlar ve Kontrol Yöntemleri,
2. Ulusal Yanma ve Hava Kirliliği Sempozyumu Sayfa: 115-130, Anadolu
Üniversitesi, Eskişehir, 27-29 Eylül 1993.
18.
Ladommatos, N.,
NOX Control Using Egr, Brunel University of West
London.
19.
Kohketsu, S., Mori,
K., Sakai, K., Hakozaki, T., EGR Technologies for a Turbocharged and
Intercooled Heavy-Duty Diesel Engine, SAE Paper No: 970340,
1997.
20.
Narusawa, K., Odaka,
M., Koike, N., Tsukamat, Y., Yoshida, K., An EGR Method for Heavy-Duty Diesel
Engines Under Transient Operations SAE Paper No: 900444,
1990.
21.
Shimazaki,.N.,
Hatanaka, H., Yokota, K., Nakahira, T., A Study of Diesel Combustin Process
Under The Condition of EGR and High-Pressure Fuel Injection with Gas Sampling
Method, SAE Paper NO: 960030, 1990.
22.
Newton, K., Steeds,
W., Garrett, T.K., The Motor Vehicle, Butterworth Heinemann Press,
England, 1996.
23.
Korimi, E. R., A
Short Course on Diesel Particulates and NOx Emissions, University of
Leeds, 3-7 April 1995, Leeds, U.K.
24.
Lida, N., Sato,
G.T., Temperature and Mixing Effects on NOX and Particulate,
SAE Paper No: 880424, 1988.
25.
Khan, I.M., Matula
R.A., 13 th Symposium (International) on Combustion, Pittsburg, Pem,
1971.
26.
Andreews, G.,
NOx Formation and Control in Diesel Engines, A Short Course on
Diesel Particulates and NOx Emissions, University of Leeds, 3-7
April 1995, Leeds, U.K.
27.
Austion, E.W., Lyn,
W.T., Relation between Fuel Injection and Heat Release in a Direct Injection
Engine and the Nature of the Combustion Processes, Proceedings Institution of
Mechanical Engineers (A.D.), London, Vol. 1, 1960-61, pp
47-62.
28.
Needhan, J.R.,
Nicol, A.J., Such, C.H., Low Emission Heavy Duty Diesel Engine for
Europe, SAE Paper No: 932959, 1993.
29.
Horrochs, R.W.,
Light Duty Diesels-An Update on The Emissions a Challenge, Proc. Inst.
Mec.Eng. Vol.208, 1994.
30.
İçingür, Y.,
Çelikten, İ., Salman, M.S., Koca, A., Dizel Motorlarında Servis Koşullarından
Kaynaklanan Emisyonların Deneysel Olarak İncelenmesi, 3. Yanma ve Hava
Kirliliği Sempozyumu, Sayfa: 156-167, 11-13 Eylül 1995, ODTÜ Çevre Müh.,
Ankara.
31.
İçingür, Y., Balcı,
M., Çelikten, İ., Dizel Motorlarında İşletme Parametrelerinin Motor Performansı
ve Egzoz Emisyonlarına Etkisinin Deneysel Olarak İncelenmesi, 1. Ulusal
Ulaşım Sempozyumu Sayfa: 521-530, 6-7 Mayıs 1996,
İstanbul.
32.
Merker, G.P.,
Hohlbaum, B., Rauscher, M., Two-Zone Model for Calculation of Nitrogen-Oxide
Formation in Direct-Injection Diesel Engines, SAE Paper No: 932454,
1993.
33.
Vioculescu, I. A.,
Borman, G. L., An Experimental Study of Diesel Engine Cylinder-Averaged Nox
Histories, SAE Paper No: 780228, 1978.
34.
Furuhama, S.,
Tateishi, Y., Gases in Piston Top-Land Space of Gasoline Engine, Trans.
SAEJ NO: 1972.
35.
Thien, G.E.,
Development Work on Intake and Exhaust Ports of Four Stroke Diesel
Engines, Österreichische Ingenieur-Zeitschrift, Heft 9,
1965.
36.
Middlemiss, I.D.,
Characteristics of the Perkins ‘Squish Lip’ Direct Injection Combustion
System, SAE Paper No: 780113, 1978.