Gazi Üniv. Müh. Mim. Fak. Der. Cilt 18, No 1, 1-18, 2003

TÜRK OTOMOTİV FİRMALARININ PERFORMANS ÖLÇÜMÜ VE ANALİZİNE YÖNELİK TOPSIS YÖNTEMİNİ KULLANAN BİR ÖRNEK ÇALIŞMA

Mustafa YURDAKUL* ve Yusuf Tansel İÇ**

* Makina Mühendisligi Bölümü, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Gazi Üniversitesi, Maltepe, 06570, Ankara, mustafa@mmf.gazi.edu.tr

** Ticari Krediler Daire Bşkl., T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Ulus, Ankara, ytic@ziraatbank.com.tr

            ÖZET

            Bu çalışmada, Türkiye’de otomotiv sanayiinde faaliyet gösteren ve Istanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (IMKB) işlem görmekte olan beş büyük ölçekli otomotiv firmasının bilançoları kullanılarak hesaplanan finansal oranları kullanan, firmaların derecelendirilmesine yönelik bir örnek çalışma yapılmıştır. Çalışmanın ilk kısmında performans ölçümünde kullanılan finansal oranlar açıklanmış ve firmalar için hesaplanmıştır. Ikinci kısımda ise hesaplanan oranlar her firma için Çok Özellikli Karar Verme Yöntemleri’nden bir tanesi olan TOPSIS yöntemi kullanılarak genel firma performansını gösteren tek bir puana cevrilmiştir. Her yil için elde edilen performans puanları firmaların o yıllara ait hisse senetleri degerleri ile karşılaştırılmıştır. Hisse senedi degerleri ile yapılan karşılaştırmalar bize yöntemin başarısını gösterme açısından önemlidir. Yöntem belli bir ölçüde başarılı olmuştur.

            Anahtar Kelimeler: Otomotiv sektörü, performans analizi, çok özellikli karar verme, TOPSIS.

 

AN ILLUSTRATIVE STUDY AIMED TO MEASURE AND RANK PERFORMANCE OF TURKISH AUTOMOTIVE COMPANIES USING TOPSIS

           

            ABSTRACT

            In this study, a performance measurement model is developed to rank automotive companies. Five large-scale public companies are selected and necessary financial ratios are obtained from their financial statements, made public in the web site of Istanbul Stock Exchange. In this study, financial ratios are explained and calculated values of the companies are discussed in detail. In the second part of the study, TOPSIS method (Technique for Order Priority of Similarity by Information System) is applied to combine different ratios to obtain a single performance score. The performance scores are used to rank the companies for the last four years, and the scores are compared with the companies’ stock prices to determine the method’s accuracy. Mixed results are obtained with the application of the method, and possible reasons of the deviations are also discussed in the paper.

            Keywords: Automotive sector, performance analysis, multi attiribute decision making, TOPSIS.

   

        1. OTOMOTİV SEKTÖRÜ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

        Otomotiv sanayii, ekonominin önde gelen ve diger sektörleri sürükleyici etki yapan bir sektör olarak nitelendirilmektedir. Sektörün ekonomideki sürükleyici etkisinin nedeni, diger sanayi dalları ve sektörleri ile olan yakın ilişkisidir. Otomotiv sanayii demir-çelik, hafif metaller, petro-kimya, lastik, plastik gibi temel sanayi dallarının başlıca ürün alıcısıdır ve otomotiv sektöründeki teknolojik gelişmelerin paralelinde bu sektörleri de teknolojik gelişmeye zorlayan ve katkı saglayan bir sektördür. Turizm, alt yapı ve inşaat ile ulaştırma ve tarım sektörlerinin gerek duydugu her çeşit motorlu araçlar otomotiv sektörü ürünleri ile saglanmaktadır. Bu nedenle sektördeki degişimler, ekonominin tümünü yakından ilgilendirmektedir. Otomotiv sektörü kendisi dışında, ham madde ve yan sanayi ile otomotiv ürünlerinin tüketiciye ulaşmasını saglayan ve bunu destekleyen pazarlama, bayi, servis, akaryakıt, finans ve sigorta sektörlerinde de geniş iş hacmi ve istihdam yaratmaktadır. Türkiye’de otomotiv sanayii 1990’lı yıllarda ihracata yönelik rekabetçi bir sanayi niteligini kazanmış ve 1990’lı yılların sonlarına dogru Türkiye’de dünyanın önde gelen otomotiv firmalarının Türk ortaklarla kurdukları tesislerle birlikte önemli bir konum elde ederek bunlardan bazıları ortak oldukları yabancı otomotiv firmalarının ihracat üssü haline gelmiştir. Bu nedenlerle otomotiv sanayiinde uygulanan üretim yöntem ve teknolojileri, uluslararası düzeyde, ana firmaların kullandıkları yöntem ve teknolojilerle eşdegerdedir. Ayrıca son yıllarda gelişen Ar-Ge olanak ve kapasitesi ile Türkiye’deki otomotiv sanayii de üretim yöntemleri ile ürün teknolojisini geliştirme çabalarını artırmaktadır [1].

        Sektörde rekabet için gerekli olan yüksek nitelikli işgücünün yetiştirilmesindeki maliyet nedeniyle diger sektörlerden farklı olarak bu iş gücünün sürekliligi esastır. Kriz dönemlerinde üretimin %50’ler dolayında azalmasına ragmen işgücünün korunması için azami özen gösterilmektedir. Otomotiv yan sanayiinde dogrudan istihdam sayısı ise 75.000 civarındadır. Ancak sektör kendi yan sanayi ile birlikte 375.000 kişiye istihdam saglamaktadır. Ayrıca ham madde sanayi ile ticari kesimdeki pazarlama, servis ve yedek parça alanları ile birlikte toplam istihdam 600.000 dolayında gerçekleşmektedir [1].

        Bu çalışmada, ülkemizde faaliyet gösteren büyük ölçekli 16 firmadan 5 tanesinin başarı durumlarının 4 yıllık bir dönem boyunca gelişimi ve başarılarda meydana gelen degişimler analiz edilerek sonuçta matematiksel olarak firmaların 4 yıl için de kendi aralarında derecelendirilmeleri gerçekleştirilmiştir. Ilerleyen bölümlerde degerlendirme ve analizlerde kullanılan veriler ve yöntemlere ilişkin detaylar verilmiştir.

    2. TÜRK OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN FİRMALARIN FİNANSAL YAPILARINA İLİŞKİN ORANLARI

        Bu bölümde otomotiv firmalarının finansal oranları IMKB’de yayınlanan bilançolarından hesaplanmıştır [2]. Hesaplanan bu oranlar bir sonraki bölümde bu beş firmanın kendi aralarında 1998, 1999, 2000 ve 2001 yılları için TOPSIS yöntemiyle derecelendirilmesinde kullanılmıştır. Aşagıda sırasıyla; cari oran, stok devir hızı, kısa vadeli borçlar/toplam borç, brüt satış karı/net satışlar, esas faaliyet karı/net satışlar, kişi başına net satışlar oranları tanımlanmış ve 4 yıl için beş firmanın oranları ayrı ayrı hesaplanmıştır.

        2.1. Cari oran

        Cari oran, şirketlerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için gerekli olan brüt işletme sermayesinin (dönen varlıkların) kısa vadeli borçlara bölünmesi ile hesaplanır.

Cari Oran = Dönen Varlıklar / Kısa Vadeli Borçlar (1)

        Cari oran bir firmanın likit degerlerinin seviyesini, net işletme sermayesinin yeterliligini ve borç ödeyebilme kapasitesini göstermektedir. Bir firmanın likit degerlerinin fazla olması, kısa vadede borçlarının ödeyebilme kapasitesinin bir göstergesidir [3]. Cari oranın artışı, dönen varlıkların artışıyla dogrudan ilgilidir. Bir firmanın normal faaliyeti sonucu yarattıgı kaynaklar, firmanın uzun vadeli borçlanabilme durumu, karını işletme sermayesine yansıtması, kısa vadeli borçlarını zamanında ödemesi cari oranı artıran faktörlerdir. Bunun tersine, firmanın zarar etmesi, karını işletme sermayesine yansıtmaması, duran varlık satın alması (yatırım yapması) gibi faktörler ise cari oranı düşüren etkilerdir. Tablo 1’de 1998-2001 yılları boyunca 5 firma için hesaplanan cari oran degerleri verilmiştir [4,5].

        Cari oranlar tablosunda (Tablo 1) görüldügü gibi, B firmasının cari oranlarının 1998 ve 1999 yıllarında çok yüksek oldugu fakat 2000 yılında hızlı bir düşüşe geçtigi ve kriz yılı 2001 yılında 1’in altına indigi görülmektedir. B firmasının cari oranındaki düşüş irdelendiginde firmanın son 4 yıllık trendinde dönen varlıklarının artışı gözlenmekle birlikte, kısa vadeli borçlarının aşırı yükselişi dikkat çekmektedir. Firmanın 2001 yılında ticari alacakları artmış, hazır deger ve menkul kıymetlerinde ise aşırı derecede düşüş meydana gelmiştir. Dönen varlıklardaki bu azalmalarla birlikte firmanın kısa ve uzun vadeli banka kredilerindeki önemli artışlar likidite düşüşünü beraberinde getirmiştir.

        Diger firmaların cari oran degerlerine bakıldıgında bu dört yılda digerlerine göre E firmasının daha istikrarlı bir grafik çizdigi görülebilmektedir. 2000 yılında firma cari oranını 2 üzerine çıkartırken kriz yılı 2001’de oran yarı yarıya düşmüş fakat yine de 1’in üzerinde kalmıştır. Öte yandan, A, C ve D firmalarının degerlerinin 4 yıl içerisinde oldukça düşük oldugu görülebilmektedir. Özellikle D firmasının cari oranlarının 1’in altında kalması dikkat çekmektedir. C firmasının 2001 cari oran degerinin 0.53 olmasında firmanın kısa vadeli borçlarının aşırı derecede yükselmesi etkili olmuştur.

        Genel olarak firmaların 2001 yılında cari oranlarındaki düşüşlerde krizin de etkisiyle banka kredileri ve dolayısıyla finansman giderlerindeki yükselişler etkili olmuştur. Krizin ekonomide yarattıgı olumsuzluktan dogal olarak etkilenen firmaların likiditeleri düşmüş, dolayısıyla firmalarda faaliyet döngülerini çevirmek için banka kredileri yükselmiş ve sonuçta cari oran kısa vadeli borçların artışı ve dönen varlıklardaki azalış nedeniyle düşmüştür.

        2.2. Stok Devir Hızı

        Stok Devir Hızı (SDH) firmanın stoklarını yılda ne kadar bir süre içinde üretim faaliyetlerinde tükettigini veya satış hasılatına dönüştürdügünün bir göstergesidir. Stok Devir Hızı stokların belirli bir dönemde (genellikle 1 yıl) kaç defa yenilendiginin bir göstergesidir [3,4,5].

SDH= Satılan Malın Maliyeti / Ortalama Stok (2)

        Stok Devir Hızı, firmaların faaliyet becerilerine yönelik bir oran olup, düşük SDH satış politikalarındaki hatalar, yüksek emniyet stogu tutma ihtiyacı, stok seviyelerindeki dengesizliklerden; yüksekligi ise stok politikalarının dogru ve yerinde uygulanması, üretim-stok seviyesi arasında kurulan dengenin başarısı ve firmanın siparişe yönelik üretim yapması gibi sebeplerden kaynaklanabilir [4,5].

        Tablo 2’de verilen firmaların stok devir hızları incelendiginde D ve E firmalarının 4 yıllık trendde SDH oranlarını korudukları, E firmasının özellikle kriz yılı 2001’de SDH’nı önemli ölçüde yükselttigi dikkat çekmektedir. E firmasının stok devir hızındaki bu olumlu gelişmede firmanın üretimlerinin önemli bir kısmını ihracata yönlendirmesi ve satışlarında problem yaşamaması, krize ragmen ihracat nedeniyle artan talep dolayısıyla performansını yükseltmesi etkili olmuştur. A, B, C firmalarının SDH’ında ise ciddi düşüşler yaşanmış, yurtdışı satışları, bir başka degişle ihracatları satışlarında önemli yer tutmayan bu firmalar krizin etkisiyle daralan iç talep nedeniyle stoklarını eritmede zorlanmışlar ve sonuçta SDH’ında azalma kaçınılmaz olmuştur.

        2.3. Borç Yapısı Oranı

        Borç yapısı oranı, yabancı kaynaklar içerisindeki kısa vadeli borçların agırlıgı hakkında bilgi vermektedir. Bu oranın yüksekligi firmalar açısından olumsuz bir göstergedir [3-5]. Çünkü firmaların faaliyetlerini çevirmede kullandıkları kısa vadeli borçlarının yüksekligi firmanın kendi faaliyet ve kaynaklarından fon yaratmada sıkıntı yaşadıgının bir göstergesidir.

Borç Yapısı Oranı = (Kısa Vadeli Borçlar / Toplam Borç)*100 (3)

        Bu oranın degeri firmaların fon yapısı ve finansman politikalarına göre farklılıklar gösterebilir. Burada ideal olan, firmanın kısa vadeli borçlarla uzun vadeli borçlarını ödeme yoluna gitmemesi, aldıgı kısa vadeli borcu gerçekten faaliyetlerini çevirmede kullanması, sonuçta faaliyetleri sonucu hem kısa vadeli borcunu hem de borcun faizini ödemesi ve bununla beraber kar elde edebilmesidir [3,4,6,7]. Tablo 3’de firmaların borç yapısı oranları ve yıllar itibariyle oranlardaki degişim görülmektedir.

        Firmaların borç yapısı oranlarına bakıldıgında D firmasının oranlarının oldukça yüksek oldugu ve 1999 yılından itibaren hemen hemen dogrusal bir egilim gösterdigi görülmektedir.

        1998 ile kıyaslandıgında 1999 yılında B firmasının borç yapısı oranını oldukça düşürdügü ve bu düşüklügün az bir artışla 2000 ve 2001 yıllarında da devam etmesi B firmasının uzun vadeli banka kredisi kullanarak uzun vadeli borçlarını arttırmasından kaynaklanmıştır. Firmanın 1999’dan itibaren yatırıma yönelmesi ve yatırımını uzun vadeli banka kredisi ile finanse etmesi nedeniyle uzun vadeli borçlarındaki artıştan dolayı oranın paydası büyümekte ve oran degeri düşmektedir. Bunun yanında firmanın kısa vadeli borçlarının trendi incelendiginde 1998’den 2001 yılına kadar bir yükseliş görülmektedir.

        E firmasının borç yapısı oranı incelendiginde, 1998 ve 1999 yıllarında oranlar yüksek olmasıyla birlikte 2000 yılında kullanılan uzun vadeli banka kredileri ile uzun vadeli borç miktarları artmış, bu da oranın düşmesine neden olmuştur. Bununla beraber firmanın kısa vadeli borçlarında yıllar itibariyle azalma olmayıp, artış gözlenmektedir.

        A ve C firmalarının ise borç yapısı oranları 4 yıl içinde dengeli bir yapıya sahiptir. Bu firmaların 4 yıl için oranlarının birbirine yakın olması, uzun vadeli borçlarının artmaması, kısa vadeli borçlarının ise önceki yıllara göre dengeli artışı veya paralelligini korumasından kaynaklanmaktadır. Genel olarak bakıldıgında firmaların hepsinde kısa vadeli borçlar yıllar itibariyle artış göstermektedir. Oranlarda gözlenen düşüşler firmaların uzun vadeli borçlarının artışından kaynaklanmakla birlikte kısa vadeli borçlarda düşüş gözlenmemektedir.

        2.4. Karlılık Oranları

        Firmaların performanslarını degerlendirmede karlılık oranları oldukca önemlidir. Ancak firmaların gelirlerinde faizlerin önemli bir yere sahip olması ve giderler arasında farklı harcama kalemlerinin bulunması brüt satış karının net satışlara oranı, esas faaliyet kar marjı ve net kar marjının beraber analiz edilmesini gerekli kılmaktadır [3-5].

        2.4.1. Brüt satış karının net satışlara oranı

        Brüt Satış Karı, net satışlardan satılan malın üretimde ortaya çıkan maliyetlerin düşülmesiyle hesaplanır. Bu oranın düşmesi, rekabet, satış politikası, geniş ve yeni pazarlara açılma istegi gibi nedenlerle satış fiyatının düşmesinden veya eskiyen teknoloji nedeniyle üretim maliyetlerinin artışı, hammadde tedarik politikalarından kaynaklanan maliyetlerin yükselmesi gibi sebeplerden kaynaklanabilir [5-7].

        Tablo 4’de görülen beş firmaya ait oranlar incelendiginde, A firmasının oran degerlerinde yıllar içerisinde artış görülmektedir. 2001 yılındaki ekonomik krize ragmen bir önceki yılla mukayese edildiginde firmanın oran degerindeki artış dikkat çekmektedir. 2001 yılında firmanın hem net satışları hem de brüt satışlarındaki kar bir önceki yıla göre azalmıştır. Ancak firma satış maliyetini azaltarak bir önceki yıla oranla daha yüksek satış verimliligi saglamış, bu durum brüt satış karının oran bazında daha yüksek gerçekleşmesine neden olmuştur.

        B firmasının oranlarına bakıldıgında 1999 yılında biraz düşüş, 2000 yılında toparlanma görülmektedir. Ancak 2001 yılına bakıldıgında firma oranının negatif degere düşmesi şirketin satış maliyetlerinin net satışlardan daha yüksek oldugunu göstermektedir. C firmasının oranlarına bakıldıgında 1999 yılında oranın degişmedigi görülmektedir. 2000 yılında net satışların bir önceki yıla göre 2 kattan fazla arttıgı gözlemlenmesine ragmen satış maliyetlerinin daha fazla artması nedeniyle brüt satış karı net satışlara kıyasla daha az artmış dolayısıyla oranda düşüş görülmüştür. 2001 yılında hem net satışlar hem de brüt satış karı azalmış, fakat brüt satış karında satışların maliyetinden daha çok azalma olması dolayısıyla oran bir önceki yıla göre düşmüştür.

        D firmasının oranlarının diger firmalarla kıyaslayınca daha yüksek oldugu görülmektedir. 2001 yılında krize ragmen net satışlarında ve brüt satış karlarında fazla azalma görülmemiş dolayısıyla oranda da çok fazla düşüş gerçekleşmemiştir. E firmasının net satışları 2001 yılında bir önceki yıla göre 2 kattan fazla artmış, buna paralel olarak satış maliyetlerinde meydana gelen yükselme oranda bir önceki yıllara göre azda olsa bir azalma ortaya çıkarmıştır. Bununla beraber firmanın oranını önceki yıllara göre krize ragmen küçük bir farkla koruyabilmesi firma açısından bir başarı göstergesidir.

        2.4.2. Esas faaliyet kar marjı (karlılığı)

        Esas faaliyet karı, firmanın satış kabiliyetinin bir göstergesi olan brüt satış karından faaliyet giderleri, AR_GE giderleri, pazarlama, satış dagıtım giderleri ve genel yönetim giderlerinin düşülmesi sonucu hesaplanmaktadır [5-7]. Bu oran aynı kategorideki firmaların rekabet yetenekleri bakımından kıyaslanmasında önem arz etmekte, firmanın kendi faaliyetlerinden kaynaklanan kar azaltıcı maliyetleri minimumda tutma yeteneklerinin bir ölçüsü olmaktadır. Dolayısıyla firmaların esas faaliyet karının yüksekligi bir anlamda firmaların kendilerine ait giderlerini ne kadar kısabildiklerinin bir göstergesi olmaktadır [5,7].

   Esas Faaliyet Karlılıgı = (Esas Faaliyet Karı / Net Satışlar) *100 (4)

        Tablo 5 incelendiginde, A firmasının esas faaliyet kar oranlarında 1998’den 1999’a geçildiginde düşüş oldugu gözlemlenirken 2000 yılında oran yükselmiş fakat 2001 krizi ile birlikte tekrar ve büyük oranda düşüş meydana gelmiştir. Bununla beraber ekonomik krizin büyüklügü göz önüne alındıgında 2001’deki faaliyet karlılık oranının artıda kalması firmanın başarısı sayılabilir.

        B firmasının diger oranlarına bakıldıgında 1999 yılı içerisinde oldukça iyi bir pozisyonda oldugu görülmekteydi. Fakat karlılık oranına bakıldıgında 1998 yılına göre düşüş göze çarpmaktadır. Oran 2000 yılında artmasına ragmen, 2001 yılındaki krizin B firmasını oldukça etkiledigi gözlemlenebilmektedir. 2001 yılında B firması bir önceki yıla göre net satışlarında meydana gelen azalmanın etkisiyle birlikte zarar etmiştir.

        Yıllar itibariyle karlılık oranları pek degişmeyen C firması 2001 yılında zarar etmiştir. Bu oranlara bakıldıgında ekonomik krize ragmen en iyi degerleri D firması elde etmiş ve büyük krize ragmen 7.71’lik bir karlılık oranı ile krizden çıkmayı başarmıştır.

        1998 ve1999 yıllarında zararda gözüken E firması, 2000 yılında satışlarını oldukça arttırarak kara geçmiş ve krize ragmen 2001 yılında karlılık oranında fazla bir düşüş yaşamamıştır. Bunun gerçekleşmesindeki en büyük etken ise firmanın yaptıgı ihracat sayesinde net satışlarını bir önceki yıla göre hemen hemen ikiye katlamasıdır.

        2.4.3. Net kar marjı

        Net dönem karı şirketlerin tüm faaliyetlerinin neticelerini yansıtan bir degerdir. Net dönem karı satışlara oranlandıgında net kar marjı bulunur [3-5].

Net Kar Marjı= (Dönem Net Karı /Net Satışlar) *100 (5)

        Net kar marjı şirketlerin tüm faaliyet, yatırım ve finansman politikaları hakkında yargıya varmamızı saglar. Firmalar için esas olan kendi faaliyetlerinden kar elde etmeleri olmakla beraber, faiz gelirleri, herhangi bir gayrimenkulun satımı gibi esas faaliyetleri dışında elde edilen gelirler de firmalar için önemli olmaktadır. Bununla beraber firmanın ödedigi faiz ve vergilerin de kara yansıtılarak kardan düşülmesi, sonuçta firmaya kalan karı, diger bir deyişle net karı ifade etmektedir [4,5,7]. Tablo 6’da beş firmaya ait net kar marjları verilmiştir.

        A firmasının net kar marjına bakıldıgında 1998 yılında net dönem karının oldukça iyi bir degerde olması ile birlikte oran degeri de oldukça iyi bir degere ulaşmıştır. 1999 yılında firmanın zarara geçmesiyle net kar marjı da eksi deger almıştır. 2000 yılında satışların ve karın artmasıyla net kar marjı 10.7 degerini almıştır. 2001 yılında satışların aşırı bir şekilde düşmesiyle firmanın net kar marjı -28,42 gibi oldukça düşük bir degerde gerçekleşmiştir.

        B firmasının 1998 yılında satışlarının yüksek olması ile birlikte elde ettigi gelirin yanı sıra maliyetlerini de kısabilmiş ve net kar marjını yükseltmiştir. 1999 yılında firmanın satışlarına göre özellikle faaliyet giderleri, finansman giderleri ve çalışmayan kısım giderleri dolayısıyla net kar marjında önemli ölçüde düşüş yaşanmıştır. 2000 yılında net satışlarını hemen hemen 3 katına çıkarması ve net dönem karını da yükseltmesi ile birlikte firmanın net kar marjı da yükselmiş fakat 2001 yılında satışlardaki düşüş, giderlerdeki artış nedeniyle dönemi zararla kapatmıştır.

        C firmasının 1998’den 2000 yılına kadar net satışlarını giderek artırmasına ragmen giderleri aynı oranda azaltamaması nedeniyle net karını aynı oranda arttırmayı başaramamış, oranında giderek düşüş görülmüş ve 2001 yılında satışlarda meydana gelen azalmanın da etkisiyle oran negatif degere ulaşmıştır. Diger firmaların net kar marjlarının giderek düşmesine ragmen D firması bu oranı yıllar içerisinde giderek arttırmayı başarmıştır. Öyle ki 2001 yılındaki krize ragmen net dönem karını bir önceki yıla göre arttırmayı başaran firma, bu sayede net kar marjını 12.10 gibi degere ulaştırmıştır.

        E firmasının 1998 ve 1999 yıllarında elde ettigi başarısız sonuçlara ragmen 2000 yılında satışlarını ve net dönem karını arttırmayı başarması ile oran 5.4’lük bir degere ulaşmıştır. 2001 yılında net satışların bir önceki yıla göre 2 kat artmasına ragmen özellikle diger faaliyetlerinden gider ve zararlar ile finansman giderleri kalemlerindeki artışların da etkisiyle net dönem karı eksi degerde oluşmuş, dolayısıyla net kar marjı da negatif gerçekleşmiştir.

        2.4. İstihdam ve Çalışan Kişi Başına Verimlilik

        Firmaların yıllara göre istihdam degişimleri bir ölçüde ekonomilerinin durumunu göstermektedir. Firmalar, ekonomik olarak zor durumda kaldıklarında işçi çıkarma yollarına gitmektedir. Üretimin artması durumunda çalışan yetersizligi oluştugu durumlarda ise firmalar yeni işçiler almaktadırlar. Bununla beraber istihdam azalışının bir diger nedeni, emek yogun üretimden teknoloji yogun üretime geçiştir. Firmalar teknolojilerini yenileyerek birkaç işçi tarafından yapılan bir işi bir makine ile gerçekleştirebilmektedirler. Tablo 7’de firmaların yıllara göre istihdam durumları görülmektedir.

        Firmaların aşagıda verilen Tablo 8’de de görüldügü üzere genel egilim olarak çalışan başına net satış degerleri 2000 yılına kadar artış göstermiş ve 2000 yılı diger yıllara göre sıçrama yılı olmuştur. Ancak 2001 yılı krizi A, B, C firmalarını etkilemiş, D ve E firmaları ise krize ragmen satışlarını artırabilmişlerdir. E firmasında 2001 yılında çalışan kişi sayısının artmasına ragmen, satışlarında meydana gelen önemli yükseliş oranı artırmıştır.

        Yukarıda açıklanan tüm oranlar bir firmanın başarısı hakkında fikir verebilmektedir. Firmaların yukarıdaki oranları degerlendirilerek başarı hakkında verilecek bir karar, degerlendirmeyi yapan uzmanın rakamla ifade edilmeyen yoruma ve tecrübelerine dayalı görüşü dogrultusunda oluşmaktadır. Yapılan degerlendirmede, geçmişteki tecrübeler dogrultusunda oranların özellikleri ve degerleri göz önünde bulundurularak bir karara varılmaktadır. Bu tür degerlendirme yönteminde, aynı firmaların farklı uzmanlar tarafından degerlendirilmesinde farklı sonuçlara ulaşmak muhtemeldir. Çünkü farklı uzmanların deger yargıları, başarı degerlendirme kıstasları birbirinden farklı olabileceginden sonuçlar da farklı olabilmektedir. Bu nedenle başarı veya performans degerlendirmesinde bir yöntem geliştirmek ve sonucu objektif olarak rakamla ifade edebilmek başarı durumu hakkında daha net bir sonucun ifade edilebilmesini saglayacaktır. Bu amaç dogrultusunda aşagıda TOPSIS yöntemi ile oluşturulan yöntem ve ilgili açıklamalar verilmiştir.

        3. TOPSIS YÖNTEMİYLE FİRMALARIN FİNANSAL YAPILARININ DERECELENDİRİLMESİ

        Çalışmanın bu bölümünde yukarıda 5 firma için hesaplanan finansal oranlar 1998, 1999, 2000 ve 2001 yılları için ayrı ayrı olmak üzere firmaların derecelendirilmelerinde ve oranların firmalarda gösterdikleri degerler dogrultusunda firmaların performanslarının belirlenmesinde kullanılmıştır. Bu amaca yönelik olarak “çok özellikli karar verme yöntemleri”nden biri olan TOPSIS yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem sayesinde bir önceki bölümde degerleri hesaplanan ve yorumlanan oranlar tek bir puanla matematiksel olarak ifade edilebilmekte ve firmalar kendi aralarında başarılarına göre sıralanabilmektedir. Aşagıda yönteme ilişkin açıklamalar ve yöntemin uygulanışı verilmiştir.

        3.1. TOPSIS Yöntemine İlişkin Genel Açıklamalar

        TOPSIS yöntemi çok özellikli karar verme yöntemlerinden bir tanesidir. Yöntem kullanılarak alternatif seçeneklerin belirli kriterler dogrultusunda ve kriterlerin alabilecegi maksimum ve minimum degerler arasında ideal duruma göre karşılaştırılması gerçekleştirilmektedir. Yöntemin ilk aşaması Şekil 1’deki gibi karar matrisinin oluşturulmasıdır. Karar matrisinde, alternatifler (a1 ... an ) alt alta sıralanır ve karşılarında herbir kriterin alternatiflere göre gösterdikleri özellikler (y1k ... ynk ) listelenir. Yöntemle ilgili diger hesaplama aşamaları ise aşagıda adım adım belirtilmiştir [8].

        Adım 1: Karar matrisindeki kriterlere ait puan veya özelliklerin kareleri toplamının karekökü alınarak matris normalize edilir.

        Adım 2: Normalize edilmiş karar matrisinin elemanları kriterlere verilen önemler dogrultusunda agırlıklandırılır. Agırlıklandırmada 10-puan ölçeginin (Şekil 10) normalize edilmiş hali kullanılır.

        Adım 3: a* ve a- ideal noktaların tanımlanması: Burada agırlıklandırılmış matriste (D) her bir kolonda maksimum ve minimum degerler tespit edilir.

        Adım 4: Maksimum ideal noktaya olan uzaklık aşagıdaki formülle hesaplanır.

        Adım 5: Minimum ideal noktaya olan uzaklık aşagıdaki formülle hesaplanır.

        Adım 6: Herbir alternatifin göreceli sıralaması ve puanı aşagıdaki formül kullanılarak bulunur.

 

        3.2. TOPSIS Yöntemiyle Otomotiv Firmalarının Finansal Yapılarının Derecelendirilmesi

        Bu bölümde 2. bölümde finansal oranları hesaplanan otomotiv firmalarının TOPSIS yöntemi kullanarak 1998, 1999, 2000 ve 2001 yılları için ayrı ayrı derecelendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Ilk olarak 1998 yılı için kriterlerin firmalara göre gösterdikleri degerler Şekil 3‘deki karar matrisi ile ifade edilmiştir. Daha sonra her bir kriter kareleri toplamlarının kareköküne bölünerek aşagıda görülen Şekil 4’deki gibi normalize edilmiştir.

        Bir sonraki aşamada ise, kriterlere 10-puan ölçegi ile verilen önemlerin (Şekil 5) toplamlarına göre normalize edilmiş halleriyle, normalize matrisin çarpımı yapılarak Şekil 6’daki gibi “D” agırlıklandırılmış matrisi elde edilmiştir.

        Son aşamada ise agırlıklandırılmış “D” matrisinde amaca hizmet edişine göre a* ve a- (maksimum, minimum) degerleri belirlenmiş (Şekil 6) ve buradan S* ve S- degerlerinden faydalanılarak puanlar ve firmaların sıralamaları tespit edilmiştir. Bulunan sonuca göre; 1998 yılında en iyi performansı B firması göstermiş ikinci sırayı C firması, 3. sırayı A firması, 4. sırayı D firması ve son sırayı ise E firması almıştır (Şekil 7).

        Tabloda ayrı bir kolon olarak firmaların yıl sonu itibariyle IMKB hisse senedi kapanış degerleri alınmış ve hisse senedi degerlerine göre de sıralamaları yapılarak TOPSIS yöntemi ile yapılan sıralama ile karşılaştırılmıştır (Şekil 7). 1998 yılında C firmasının hisse senedi degeri bulunamamasına karşılık, diger firmaların hisse senetlerine göre sıralaması ile TOPSIS yöntemine göre sıralanmaları birbirine göre tutarlı çıkmıştır. 2001 yılında TOPSIS puanlarına göre sıralama ile hisse senetleri degerlerinin sıralamaları farklılık göstermekle birlikte, 2001 yılının kriz yılı olması ve hisse senetleri getirilerindeki dalgalanmalar dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte D ve E firmaları TOPSIS başarı sıralamasına göre ilk iki sırayı almış, hisse senetleri degerlerinde de 5 firma içinde sadece bu iki firmada bir önceki yıla göre yükselme görülmüştür. Bu noktadan bakıldıgında TOPSIS puanlarına göre yapılan derecelendirme ile hisse senedi getirilerine göre yapılan derecelendirmede tutarlılık ortaya çıkmaktadır. 1999, 2000 ve 2001 yılları için hesaplanan TOPSIS puanları, sıralamalar ve hisse senedi degerine göre sıralamalar da Şekil 8, 9 ve 10’da izlenebilir.

        4. DEĞERLENDİRME

        Çalışmada otomotiv sektörünün yukarıda belirtilen önemi dogrultusunda ülkemizde faaliyet gösteren beş adet büyük ölçekli otomotiv firmasının degerlendirilmesi yapılmış ve yıllar itibariyle firmaların başarı durumları tespit edilmiştir. Bu dogrultuda Türkiye’de faaliyet gösteren 5 büyük ölçekli firmanın otomotiv sektöründeki yeri ve finansal yapıları 1998, 1999, 2000 ve 2001 yılları için degerlendirilmiş ve kendi aralarında TOPSIS yöntemi ile performanslarına göre sıralandırılmaları gerçekleştirilmiştir. Uygulanan yöntem, incelenen firmaların finansal oranlarının matematiksel olarak tek bir puana dönüştürülerek genel bir şekilde ifade edilebilmesini saglamış ve böylece yapılan degerlendirme ve analizlerin sonuçları rakamsal olarak ifade edilerek daha somut bir hale getirilebilmiştir.

        Yıllar itibariyle derecelendirme sonuçları incelendiginde, her yıl için sonuçların farklılık gösterdigi ve duragan veya dogrusal olmadıgı görülmektedir. Bunun başlıca nedeni Türkiye ekonomisinin gelişen koşullardan çok kolay etkilenmesi, çok kolay krizler yaşayabilmesidir. Bununla beraber akılcı stratejiler izleyen firmaların krizden etkilenmedigi yapılan çalışmada görülmüştür. Degerlendirmede yer alan D ve E firmaları olarak nitelendirilen iki firma krizden çok fazla derecede bir etkilenme yaşamamışlardır. Özellikle E firmasının ihracata yönelerek kendine yeni bir talep alanı oluşturması kriz nedeniyle daralan iç talebin olumsuz etkilerini yok etmiş ve firma yurt dışı satışlarındaki önemli orandaki artışla beraber krizi aşabilmiştir.

        Bunun yanında iç talebe baglı kalan firmaların krizden olumsuz etkilendigi görülmektedir. Çalışmada hesaplanan TOPSIS puanları ve firmaların kendi aralarında sıralamaları, firmaların yıl sonları itibariyle hisse senetleri kapanış fiyatlarına göre sıralanmaları ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmaya göre 1998, 1999 ve 2000 yıllarında TOPSIS yöntemine göre sıralama ile hisse senetleri fiyatlarına göre sıralama sonuçlarının birbiriyle tutarlı oldugu görülmüştür. 2001 yılında ise iki sıralama arasında farklılık gözlenmektedir. Bu farklılıgın en önemli sebebi olarak 2001 yılı krizi ve borsada meydana gelen dalgalanma gösterilebilir. Bununla beraber D ve E firmalarının krizden olumsuz etkilenmemeleri 2001 yılında hisse senedi fiyatlarının diger 3 firmaya oranla artış göstermesi olarak borsaya yansımıştır. TOPSIS ile yapılan 2001 yılı degerlendirmesinde de E ve D firmaları ilk iki sırayı paylaşmaktadır. Bu açıdan bakıldıgında TOPSIS yöntemi ile yapılan degerlendirmeyle hisse senetleri fiyatlarına göre yapılan sıralama bakımından benzerlik ve tutarlılık oluşmuştur.

        5. SONUÇLAR

        Çalışmada kullanılan yöntem sayesinde firmaların başarılarının degerlendirilerek kendi aralarında sıralanmalarının matematiksel olarak ifade edilebildigi bir degerlendirme sistemi ortaya konmuştur. Bu degerlendirme sistemi sayesinde, uzmanların subjektif ve yoruma dayanan başarı kararlarının, matematiksel olarak rakamla ifade edilebilen sistem dahilinde verilebilmesini saglayan bir yaklaşım oluşturulmuştur. Kullanılan TOPSIS yöntemi bize sistematik bir degerlendirme sistemi oluşturmamızı saglamıştır.TOPSIS yöntemi ile ortaya konan uygulamanın tutarlıgının, bir başka deyişle testinin yapılabilmesi için, degerlendirilen otomotiv firmalarının IMKB’de işlem gören hisse senetlerinin degerleri her yıl için tespit edilmiş ve TOPSIS ile bulunan sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda TOPSIS yöntemi sonuçları ile IMKB hisse senedi degerlerinin sıralaması birbiriyle tutarlı çıkmıştır. Bu çalışmada ortaya konan metot, hemen hemen aynı büyüklükteki firmaların birbirleriyle aynı kriterler dogrultusunda karşılaştırılarak rakamsal olarak başarı derecelerinin ve başarı sıralamalarının belirlenmesinde faydalı bir yaklaşım getirmiştir. Otomotiv sektörü için yapılan bu çalışma diger sektörlerdeki firmalar için de uygulanabilir ve araştırmacıların sektörlerde faaliyet gösteren firmaların başarılarının tespiti ve başarı sıralamalarının belirlenmesinde yol gösterici olabilir.

        KAYNAKÇA

        1. Devlet Planlama Teşkilatı 8. Kalkınma Planı, Karayolu Taşıtları İmalat Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara, 2001.

        2. Istanbul Menkul Kıymetler Borsası, Mali Tablolar, (www.imkb.gov.tr /mali tablolar).

        3. Akdogan, N., Tenker, N., Finansal Tablolar ve Mali Analizi Teknikleri, Lebib Yalkın Yayımları ve Basım Işleri A.Ş., 5. Baskı, Mart 1997.

        4. Akgüç, Ö., Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi, Avcıol Basın-Yayın, 5.baskı, Istanbul, 1991.

        5. Warren, C. S., Reeve, J. M. ve Fess, P. E., Corporate Financial Accounting, 7.Edition, South-Western, Cincinnati, OH, 2002.

        6. Fridson, M., S., Financial Statement Analysis, John Wiley & Sons, Second Edition, New York, 1995.

        7. Fraser, L., M., Understanding Financial Statements, Prentice Hall, Englewood Cliffs, Fourth Edition, N.J., 1995.

        8. Sen, P. ve Yang, J.-B. Multiple Criteria Decision Support in Engineering Design, Springer-Verlag London Limited, London, Great Britain, 1998.