TÜRKİYE’DE OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNİN SEKTÖREL ANALİZİ

 

* Yakup İÇİNGÜR                                **Ali ÇENGELCİ

*Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Otomotiv Anabilim Dalı-Beşevler/Ankara

ÖZET 

Bu çalışmada, Otomotiv endüstrisinin kısa tarihçesi, Dünyada otomotiv endüstrisinin durumuna genel bir bakış, Türkiye otomotiv endüstrisinin bugüne kadar geçirdiği aşamalar, bugünkü durumu analiz edilerek, endüstri kuruluşları, üretimleri, gelirleri, vergileri ve istatistiki bilgileri ile Türkiye’deki otomotiv endüstrisinin mevcut durumu ortaya konmuştur.

Değişik kaynaklardan elde edilen bulgular, tablolar, grafikler ve şekillerle açıklanmıştır. Bu istatistiki bilgiler ile, otomotiv sektörünün tarihi aşamalardan geçerken uğradığı değişimler ortaya konarak, sektörün geleceğine ilişkin analizler yapılıp, geleceğe yönelik tahminlerde bulunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Otomotiv Endüstrisi, Otomotiv İstatistikleri

           

THE SECTORIAL ANALYSIS OF THE AUTOMOTIVE INDUSTRY IN TURKEY

ABSTRACT

In this study, the short history of the automotive industry, a short look to the general aspect of the automotive industry around the world, the phases of the automotive industry in Turkey up to now, and the current position of the automotive industry in Turkey are analyzed and the industrial institutions, their productions, incoming, taxes, statistical information and the current position of the automotive industry in Turkey has been studied to put forward. The information has been gathered from different kinds of resources and explained with tables, graphics and figures, with these statistics, the changes that the automotive industry has been met during the historical phases can be seen more clearly and as a result of this it will be possible to make guests about the future.

Key words: Automotive industrial, automotive statistic

1. GİRİŞ

Tarihçeler geçmiş olaylardan geleceğe yönelik yararlı dersler çıkartmaya yardımcı olur. Bu   makalede   Türkiye’de   otomotiv   endüstrisinin   geçmişte   geçirdiği   aşamalara   değinip, etkilenmeleri görüp, bugünkü durumunu ortaya koyup, durum analizi yapılarak önümüzdeki yıllarda uygulanacak politikaların belirlenmesi hedeflenmiştir.

Yapılan araştırmalar sonunda çıkartılan tablolar ve grafikler Türkiye’de uygulanan politikalar ile beraber değerlendirildiğinde, bu politikalardan sektörün etkilenmeleri görülebilmekte ve analiz yapılabilmektedir.

İlk kuruluşu 1960’lı yıllara kadar uzanan otomotiv endüstrisinin geçirdiği aşamaları, hükümütlerin politikaları ve belgelerin ışığında inceleyerek sektörümüzün tarihçesini ve bugünkü durumunu belirterek geleceğe umutla bakabilmek, yeni politikalar belirleyebilmek için yapılan bu çalışma sektörümüz hakkında gerekli bilgileri vermektedir.

Dünyada sektörün tarihi aşamaları incelenerek, geldiği bugünkü durumu analiz edilerek Türkiye için gerekli olan uygulamaları ve yapılması gereken yenilikleri belirlemek mümkündür.

2. DÜNYADA OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ

2.1. Otomotivin Evrensel Tarihine Genel Bakış

İnsanlık VIII. yy. itibariyle tekerleği taşıma aracı olarak kullanılmaya başladı. XIV. yüzyıl ortalarından itibaren, araba denen bu tekerlekli taşıtlara süspansiyon sistemi düşünüldü ve uygulanmaya başlandı. XVI. yüzyıl sonlarında ise, dört ve sekiz desteğe dayanan, manzarayı kapamayan çatı şekilleriyle üstleri kapatılmaya da başlandı [1] .

XIV. ve XV. yüzyıla kadar gerçekleştirilen teknolojik gelişmeler hep kişiseldi, organize yenilikler değildi. Teokratik rejim devletleri uzun yıllar devam eden savaşlar nedeniyle fakir düşüyorlardı. Savaşların neden olduğu açlık, sefalet ve katliamlar insanları acımasızca yok ediyordu. XV. yüzyılda yapılan Rönesans hareketleri teknolojik gelişmelerde bir kıpırdanma getirdi. XV. yüzyılda madenlerin işleme ve üretim tekniklerinin gelişmesi ile birlikte o günlerin teknolojisiyle, önce bazı takım tezgahların yapılmasına yönelik faaliyetler hız kazandı.

Henry Ford’un çabalarıyla gerçek anlamda seri üretime 1903’de Amerika Birleşik Devletleri’nde geçilmiştir. Ford firması tarafından on dokuz yılda, on beş milyon otomobil üretilmiştir.

Fransa’nın üç büyükleri olan Peuguot, Citroen ve Renault, 1920’lerde üretime başlamıştır. 1925’de toplam üretimin % 40’ını Citroen sağlamakta iken bu yıllarda kurulan, yeni bir Fransız şirketi olan Simca 1930’lara kadar hızla büyümüştür.

1939’lara gelindiğinde otomotiv endüstrisi I. Dünya savaşında olduğu gibi yine savaş malzemesi imali için çalışılmaya başlamıştır. Bu savaş için özel imal edilen motorlu araçlar içindeki Williys Owerland tarafından gerçekleştirilen çift diferansiyelli Jeep’in askeri alanda daima çok özel bir yeri olmuştur [3] .          

Genel anlamda Otomotiv sektörünün kronolojik gelişimi aşağıdaki sıralamaya uygun olarak gerçekleşmiştir.

            1920     Amerika Birleşik Devletlerinde Ford fabrikalarında kütlesel üretim.

            1950     Avrupa’da ürün farklılaşmasına dayalı üretim.

            1970     Japonya’da yalın üretim.

            1970     Gelişen pazarlarda Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa firmalarının yatırımları (Güney Amerika, Meksika, Türkiye).

            1980     Japonya’nın   Dünya   pazarlarına   girmesi  ve   Amerika  Birleşik  Devletleri  ile Avrupa’da yeni yatırımlara yönelmesi.

            1990     Günel  Kore’de   üretimin  hızla   gelişmesi  ve  Doğu  Avrupa  ile  gelişen  diğer pazarlarda yeni yatırımlar yapması.

2000     Asya-Pasifik bölgesinde yeni yatırımlar.

            Türkiye’de;

            1970     Avrupalı firmaların yatırımları

            1990     Japon ve Güney Kore firmalarının yatırımları.

Şekil 2.1. Dünya otomotiv endüstrisinin gelişimi (1920-1996) [4] .

 

Dünyada 1996 yılına kadar otomotiv sektörünün gelişimi Şekil 2.1’deki grafikte verilmiştir. 1996 yılından 1999 yılına kadar otomobil üretimine ilişkin gelişmeler, Şekil 2.2’deki grafikte gösterilmiştir..

Şekil 2.2. Dünyada otomobil üretiminin gelişimi (1996-1999) [25] .

3. TÜRKİYE’DE OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

Osmanlı İmparatorluğunda XIX. yüzyılın başlarındaki en önemli gelişme zamanının Ticaret ve Ziraat Nezareti tarafından yaptırılmış olan sayım cetvelleridir. 1913 ve 1915 yıllarını kapsayan bu çok önemli sanayii sayımının sonuçları 1917 yılında yayımlanmıştır [7] .

Osmanlı  hanedanlarından büyük kabul görmüş olan otomobil üretiminin ilklerinden biri, ülkeye Sultan II. Abdülhamit devrinde özel izinle girmiştir. Ülkeye otomobil girişi II. Meşrutiyetten sonra hızla artmış ve Nazırlara, (o devrin bakanlarına) birer otomobil tahsis edilmiştir.

I. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra İstanbul’un işgali sırasında Amerika’lılar, Sirkeci rıhtımında bulunan depolarında American Foreign Trade adı altında yarı resmi bir teşekkül kurmuşlardır.

1924-1925 yıllarında Türk asıllı beyaz Ruslardan Aynvefa firması, Ford marka otomotiv ürünlerini Türkiye’de pazarlamaya başlamıştı. 1927 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bir kanun çıkarttı. Bu yasaya göre; İstanbul’da bir anlamda serbest bölge kurulacaktı. Bu yasanın maddi sıkıntılar bakımından uygulanması çok zor olsa da 1928’de hükümetle Ford Motor Company arasında 25 yıllık bir sözleşme yapıldı. Ford Motor Co. 1929’da İstanbul Tophane’de kendisine tahsis edilen bölgede montaj işine başladı.

1953 ve 1954’lerde bu düşünceden doğan montaj kıpırdanmaları montaj veya otomotiv ürünlerinin yurt içinde üretilmelerine doğru bir eğilimi ülke gündemine soktu.  

Koç Holding’in çabalarıyla 1966 Aralık ayında, fiber-glass dolgusuyla, ‘Anadol’ marka otomobilin ilki Otosan kapısından çıkmıştı. 1984’e kadar geçen 18 yılda 87 bin adet üretilmişti.

1960’lardan sonra daha bir planlı olmaya çalışan Türkiye’nin ikinci Beş Yıllık Kalkınma Süreci 1968’de başlıyorda. Bu planda ilk olarak karayolu taşıt talebinin karşılanmasında yurt içi imkanların tam olarak kullanılması hedeflenmişti. İkincisi ise, bunların yerli imalatla gerçekleşmesini öngürüyordu [9] .

Koç grubu, Türkiye’de üretilecek modelin Fiat 124 olmasında İtalya’nlarla karar kılmışlardı. Daha sonra Oyak, bu küçük model arabanın piyasada mücadele edemeyeceğini duyurması üzerine; Fransız Hükümeti’nin de olumlu yaklaşımı üzerine akılcı davranarak projeyi Renault’a çevirmiştir.

3.1.Türkiye’de Otomotiv Endüstrisinin Üretim Kapasiteleri

Trafik; yol, taşıt ve insan unsurlarından oluşmaktadır. Türkiye’de yük taşımacılığının % 91’i ve yolcu taşımacılığının % 94’ü karayolu ile yapılmaktadır.

Türkiye’deki üretici firmaların tam kapasite de çalışmadığı görülmektedir. En yüksek kapasite kullanımı otomobil üretiminde olmaktadır. Çizelge 3.1.’de Türkiye’de üretim yapan firmaların kapasite ve üretim değerleri verilmiştir. 2000 yılı için ortalama kapasite kullanım oranı %78 civarındadır.    

Çizelge 3.1.Türkiye’de otomobil üreticisi firmaların 2000 yılı kapasite durumları [25] .

FİRMALAR

OTOMOBİL

%

KAMYON

%

KAMYONET

%

OTOBÜS

%

MİNİBÜS

%

TOPLAM

%

A.HONDA

30.000

4

0

0

0

0

0

0

0

0

30.000

3

A. ISUZU

0

0

7.200

12

2.400

4

0

0

1.000

3

13.200

1

B.M.C.

0

0

10.000

17

5.000

8

500

10

5.000

15

21.500

2

CHRYSLER

0

0

4.500

8

4.500

7

0

0

0

0

9.000

1

FORD OTOSAN

25.000

4

14.400

25

10.000

16

0

0

15.000

44

64.400

7

HYUNDAI ASSAN

100.000

14

0

0

15.000

24

0

0

5.000

15

120.000

13

KARSAN

0

0

0

0

15.000

24

0

0

5.000

15

25.000

3

M.A.N.

0

0

1.500

3

0

0

1.000

20

0

0

3.750

0

M. BENZ TÜRK

0

0

8.100

14

0

0

2.100

43

0

0

10.200

1

OPEL

25.000

4

0

0

0

0

0

0

0

0

25.000

3

OTOKAR

0

0

0

0

3.200

5

0

0

3.200

9

6.700

1

OTOYOL

0

0

5.500

9

2.500

4

0

0

0

0

12.200

1

O. RENAULT

160.000

23

0

0

0

0

0

0

0

0

160.000

17

TEMSA

0

0

7.000

12

6.000

9

1.300

27

0

0

15.600

2

TOFAŞ

250.000

36

0

0

0

0

0

0

0

0

250.000

27

TOYOTASA

100.000

14

0

0

0

0

0

0

0

0

100.000

11

T. TRAKTÖR

0

0

0

0

0

0

0

0