Gazi Üniv. Müh. Mim. Fak. Dergisi Cilt 17, No 1, 11-31, 2002
ÖZET
Ülkemizde özellikle son yıllarda kamp tatili olgusunun gelişmesiyle birlikte değişik kullanım amaçlı römorkların kullanımında bir artış görülmektedir. Bu çalışmada genel olarak otomobillerin seyir karakteristiklerinin modellenmesinde kullanılan yarım araç modeli kullanılarak degişik toplam römork kütlesi ile emniyetli taşıma kapasitesi arasındaki ilişki gerçek gelişigüzel yol karakteristigi için araştırılmıştır. Belirlenen römork karakteristikleri için optimum bir römork kütlesi oldugu gösterilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Taşıt dinamigi, titreşimler, istatistiksel analiz
THE EFFECT OF STOCHASTICAL VIBRATIONS ON A PERSONAL TRAILER DESIGN
Parallel to the increase in the number of people preferring camp holidays, personal trailer usage have shown an increasing tendency in the last years. In this study, therefore, a relation between the load carriage capacity and loaded weight of a personal trailer is searched for a real road input data. In modeling, a half-car approach, which is used commonly in the research of ride characteristics, is employed in this paper. It is shown that there is an optimum value of the trailer mass for given trailer characteristics.
Keywords: Vehicle dynamics, vibrations, stochastic analysis
1. GİRİŞ
Bütün mekanik sistemlerde oldugu gibi römorklarda da titreşim hem taşınan yük, hem de römorku oluşturan elemanlar için problem teşkil etmektedir. Hareket eden ilk taşıttan günümüze kadar bu problemin çözülmesi için çeşitli sistemler tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Yol yapımı, taşıt üretim teknikleri ve kullanılan teknolojiler ilk zamanlara göre büyük gelişme göstermiş, bu gelişme taşıtların ve römorkların hızlarına da yansımıştır. Dolayısıyla, ortaya çıkan titreşim problemleri de karmaşıklaşmıştır. Taşıtların seyahat ettikleri yol profilleri gerçekte çok karmaşıktır. Fakat analizler sırasında genellikle belirli basit girişler kullanılmakta veya bu karmaşık gerçek yol profilleri matematiksel işlemlerle zamana, konuma veya frekansa göre degişen tipik fonksiyonlar şeklinde ifade edilerek taşıta giriş olarak uygulanmaktadır. Gerçeğe en uygun sonuçların elde edilmesi için yol profili bütün özellikleriyle ifade edilmeli ve bu gerçek profile taşıtın verdigi cevap bulunmalıdır.
Aslında zorlama girdileri ve taşıtın dinamik
tepki elemanlarının özellikleri birbirinden ayrı düşünülemez, çünkü bir
parametrenin degişimi diger parametreyi bazen iyi, bazen de kötü yönde etkiler.
Fakat taşıtın belirli yönlerdeki titreşimleri göz önüne alınarak uygun modeller
kullanıldıgında ve incelenen titreşim frekans spektrumu uygun seçildiginde
yapılan hatalar azaltılabilir.
Teorik çalışmalarda ilk aşama sistem
modelinin çıkarılmasıdır. Literatürde bir serbestlik dereceli taşıttan çok daha
yüksek serbestlik derecesine sahip birçok taşıt modeli bulunmaktadır. Bu taşıt
modelleri de kullanıldıkları alanlara göre farklılık göstermektedir. Bu tür
çalışmalarda genellikle 1, 2, 4 ve 7 serbestlik dereceli temel taşıt modelleri
kullanılmaktadır [1,2,3,4].
Sistemin çok serbestlik dereceli olarak kabul
edilmesi, çalışmayı ve temel sonuçları oldukça karmaşık hale getireceginden bu
makalede yalnızca römorkun dikey öteleme ve yuvarlanma titreşimleri
incelenecektir. Bu modelde gövdenin kütlesi ve atalet momentinin
ivmelenmelerinden oluşan kuvvetler ve momentler akslardaki yay ve
sönümleyicilerdeki kuvvetler ile hareket yönü dogrultusundaki eksene göre olan
agırlık merkezinde dengelenmektedir. Bu yay ve sönümleyicilerin sırasıyla
pozisyon ve hıza göre orantılı kuvvet ürettikleri, yani dogrusal oldukları ve bu
kuvvetlerin sadece yay ve sönümleyiciler üzerinden iletildigi kabul edilmiştir.
Dolayısıyla kuvvetler zemine iletilirken, yol pürüzlülügünün neden oldugu
yerdegiştirmeler de aynı yolla römorka iletilmektedir. Bu nedenle, römorkun
titreşimlerinin incelenmesinde taşıtın ilerledigi yolun pürüzlülügünün önemi
büyüktür. Bu pürüzlülük yol üzerindeki çukurlar, kasisler, yapım hataları ve yol
malzemelerinin karakteristik özelliklerinden oluşmaktadır [5,6]. Pürüzlülük
römorkun ilerledigi tekerlek izinin yükselti profiliyle tanımlıdır ve geniş
bantlı gelişigüzel bir sinyal biçimindedir. Bu profiller ya dogrudan kendi
kendileriyle ya da gelişigüzellik özellikleriyle tanımlanabilir [6,7,8].
Gelişigüzellik özellikleriyle tanımlamanın en uygun yolu Güç Spectral Yogunluk
(GSY) fonksiyonudur.
Taşıt dinamigiyle ilgili dikkat çeken ilk
çalışmalar 1920’lerde, yönlendirme, kararlılık ve süspansiyon konusundaki ilk
yayınlar da 1930’larda yapılmıştır. Yol pürüzlülügü bu kadar önemli olmasına
ragmen, düzgün olmayan yolun karakteristigi ve bu yol üzerinde ilerleyen tekerlekli
taşıtların dinamik tepkileri ve sürüş karakteristikleriyle ilgili ilk çalışmalar
ancak 1960’lı yıllarda uçakların iniş takımları üzerinde gerçekleştirilmiştir.
Taşıt dinamigindeki ilk yayınlardan 90’lı yıllara taşıt dinamigindeki temel
gelişmeler Segel [9] ve Crolla [10] tarafından
özetlenmiştir.
Crandal ve Mark’ın [11] temelini oluşturdugu
gelişigüzel titreşimlerle ilgili çalışmalar Healey vd.’nin [12] yol
pürüzlülügünden kaynaklanan dikey yöndeki taşıt titreşimi üzerine teorik ve
deneysel çalışmaları ile ivme kazanmıştır. Bu çalışmalar sonucunda teorik ve
deneysel sonuçlar arasındaki en önemli hatanın yol pürüzlülügünde yapılan
kabullerden kaynaklandıgı ispatlanmıştır. Çalışmalar iki, dört ve yedi
serbestlik dereceli taşıt modelleriyle tekrarlanmış ve sonuç olarak iyi
tanımlanmış yol pürüzlülükleriyle çalışıldıgında yedi serbestlik dereceli taşıt
modelinin deneysel ölçüm sonuçlarıyla düşük frekanslarda uyuştugu
gösterilmiştir. Fakat cevabın yüksek frekans bileşenlerinde bu uyuşma tam olarak
yakalanamamıştır.
Bu makalede genel bir yaklaşım ve kabuller
yardımıyla basit bir taşıt modeli kullanılarak, gelişigüzel yol zorlamasına
maruz kalan bir römorkun kütlesi ile taşıma emniyeti arasındaki ilişki
kurulmuştur.
2. RÖMORKUN MATEMATİKSEL
MODELİ
Gelişigüzel kabul edilmiş bir yüzey üzerinde
hareket eden bir römork Şekil 1’de görülmektedir. Bu tür bir römorkun basit
titreşim modeli Şekil 2’deki gibi kabul edilebilir. Bu modelde her iki tekere
farklı yol zorlamalarının girdi olarak verildigi kabul edilmekte, römorkun
yalnızca yola dik yönde bir öteleme ve kütle merkezinden geçen hareket yönündeki
eksen etrafında açısal salınım (yuvarlanma) yaptıgı kabul edilmektedir. Ayrıca
aşagıdaki kabuller yapılmıştır;
a) Sönümleme elemanlarının ve tekerlerin
kütlesi römorkun kendi kütlesi yanında ihmal edilebilecek kadar küçüktür.
b) Römorkun kütle merkezi ile geometri
merkezi çakışıktır.
c) Hem sönümleyici, hem de yayların dogrusal
olmayan özellikleri ihmal edilebilir seviyededir.
d) Lastigin elastikliginden kaynaklanan yay
sabiti süspansiyon sistemindeki yay sabitine göre çok
yüksektir.
e) Tekerlerin yüzeyleri yola noktasal olarak
temas etmektedir ve sürekli yol ile temas halindedir.
f) Römorkun içine herhangi bir yük ilave
edildiginde bu ilave yükün kütle merkezi, römorkun kütle merkeziyle çakışık
halde olup, römork içerisinde düzgün olarak yayılmıştır.
g) Yol pürüzlülügünden dogan gelişigüzel
zorlama bütün römork hızları için Gaussian, duragan ve
ergodiktir.
h) Sistem karakteristikleri dar-bant
analizine uygundur.
i) Her iki taraftaki süspansiyon sistemi
karakteristikleri aynıdır.
j) Römorkun agırlık merkezi aks ekseni
üzerindedir.
k) Römork baglantı noktası, taşıt
titreşimlerinin römorkun dikey titreşimlerini etkilemeyecegi kadar
uzaktadır.

Şekil 1.
Modellenen römork ve
gelişigüzel yol girdisi
Yukarıdaki kabüller çerçevesinde sistemin
matematik modeli aşagıdaki gibi elde edilebilir:

Bu ifadelerde girdi sadece bir fonksiyon
olarak alınmıştır. Sisteme olan girdi yoldan gelecegi için girdinin gerçek
fonksiyon hali bir sonraki bölümde verilecektir.

Şekil 2.
Römorkun matematiksel modeli
(arkadan görünüş)
Eşitlik 1 ve Eşitlik 2 yardımıyla girdiler ve
çıktılar arasındaki frekans cevap fonksiyonları aşağıdaki gibi elde
edilebilir.
olur. Burada
aşağıdaki gibidir:

olur. Burada
aşağıdaki gibidir.

olur. Burada
aşağıdaki gibidir.

olur. Burada
aşağıdaki gibidir.

Eşitlikler 3-6 yardımıyla çift taraflı giriş
spektral yogunluklar kullanılarak çift taraflı çıkış spektral yoğunlukları
aşağıdaki gibi elde edilebilir.

ve benzer şekilde,

Sistemin iki titreşim modu için tabii
frekanslar ve sönüm oranları da aşağıdaki eşitliklerle
verilmiştir.
3. YOLUN SPEKTRAL
YOĞUNLUĞU
Römorkun titreşim davranışını incelemek için
öncelikle sistemin tanımlanması ve daha sonra mevcut zorlamalara olan cevabının
bulunması gereklidir. Bir önceki bölümde sistemin hareket denklemleri ve
transfer fonksiyonları sistemin girdileri ve çıktıları cinsinden elde edilmişti.
Fakat girdinin yapısından bahsedilmemişti. Bu bölümde römorkun maruz kaldıgı
zorlamayı veren gerçek yol profili karakteristigi belirlenecek ve bu profilin
araç hızıyla römork üzerinde oluşturacagı etkilerin bulunabilecegi matematiksel
bir Spektral Yogunluk Fonksiyonu elde edilerek sisteme girdi olarak
verilecektir.
Yol pürüzlülügü yol kaplamasının bölgesel
bozulmalarından oluşan çukurlardan, yolun yapım ve bakımında ulaşılabilecek
hassasiyetin uygulamadaki sınırına kadar bütün gelişigüzel bozuklukları
kapsamaktadır. Pürüzlülük taşıtın geçtigi teker izlerindeki yükselti profilleri
üzerinde tanımlanmıştır. Yol profili yol yüzeyinin bir sanal çizgiden alınan iki
boyutlu kesitidir. Yatay çizgide alınan profiller yol tasarımının kademeli
yükseltilerini, başka bir ifadeyle taç şeklini göstermekle beraber taşıtlar
tarafından oluşturulan teker izlerini ve diger yatay gerilme bozukluklarını da
ifade eder. Yol boyunca alınan profiller tasarım egimini, pürüzlülügü ve yüzey
şeklini gösterir. Bu çalışmada taşıtın hareketi sırasındaki dikey titreşimler
incelenecegi için sadece yol boyunca alınan profiller incelenmiş ve
kullanılmıştır.
Üç ayrı metot ile alınmış gerçek bir yol
profilinin filtrelendikten sonraki görüntüleri Şekil 3’te [13] verilmiştir. Bu
grafiklere temel olan veriler Michigan Üniversitesi Ulaştırma Araştırma
Enstitüsü’nden (University of Michigan Transportation Research Institute- UMTRI)
[14] elde edilmiştir.
Yol profili karışık ve dalgalı çizgiler
gurubu olmaktan daha öte özelliklere sahip olmalıdır. Bir profil cihazı
tarafından çıkarılan profilin geçerli olabilmesi için gerçek profille belirli
bir derecede ilişkiye sahip olması gereklidir. Gerçek yol profili; yolun yokuş
yukarı veya aşagı olması, pürüzlülügü ve yapısı gibi çok fazla bilgi
içermektedir. Bunlar bizim ihtiyacımız olan bilgilerden çok daha fazlasıdır.
Dolayısıyla gerçek profilin sadece belirli bir kısmını ölçmek birçok çalışma
için yeterlidir. Ölçüm cihazlarıyla alınan profil verileri matematiksel
filtrelerden geçirilerek sadece istenilen bilgilerin oldugu yeni veri setleri
elde edilir. Bir sayı serisini yeni bir sayı serisine dönüştüren dijital
filtreler bilgisayar ortamındaki algoritmalardır. Bütün uygulamalar için
kullanılan tek bir filtre yoktur. Bu işlem sayı serilerini degiştiren bir
matematiksel dönüştürme işlemi olduguna göre, sonsuz sayıda filtre düşünülebilir
ve programlanabilir. Filtreleme sonucu ya detaylandırma, ya da düzgünleştirme
saglanabilir. Şekil 4’te [13] ataletsel profilleme cihazıyla alınmış bir yolun
degişik filtrelerden geçirildigi durumlar görülmektedir, her bir sonuç değişik
bilgiler içermektedir.

Şekil 3.
Filtrelenmiş yol profilleri
[13], (a) Dipstick®, (b) ICC Laser (c) K.J.
Law

Şekil 4.
Aynı yol profilinin degişik filtrelerden geçirilmiş
durumları, [13]
(a)
detaylandırma, 1 m taban
genişligi, (b) detaylandırma 5 m taban genişligi, düzgünleştirme 1 m taban
genişligi, (c) detaylandırma 25 m taban genişligi, düzgünleştirme 5 m taban
genişligi
Modellemede GSY kullanılacagı için yol
profilinin de mevcut halinden GSY haline dönüştürülmesi gerekir. Bunun için yol
profilinin Fourier dönüşümü yapıldıktan sonra GSY hesaplanacaktır
[6].
Yolların frekansı ile genligi arasındaki
gerçek ilişki birbirinden farklıdır, fakat aralarında benzerlik vardır. Genel
olarak artan frekansla birlikte genlik hızla düşer (Şekil 5.a). Bir profilin hız
ve ivme GSY elde edilmek istendiginde hız için bir, ivme için iki kez zamana
göre türevi alınır. Her yol profilinin GSY birbirine benzedigine göre aynı durum
hız ve ivme GSY’ları için de geçerlidir (Şekil 5.b,c).

Şekil 5. Yol
profilinin güç spektral yogunlukları (80 km/sa sabit hız için) (a)
yerdegiştirme, (b) hız, (c) ivme
Yol
profilinin GSY hesaplanırken römorkun hareket hızı sadece grafiklerin ölçegini
degiştirir, fakat grafiklerin temel şekli çok fazla degişmez [13]. Yol
pürüzlülügünün neden oldugu ivme giriş olarak alındıgında römork hızının etkisi
kolaylıkla görülebilir. Şekil 5’te görüldügü gibi ivme GSY’nun genligi hızın
karesiyle artmaktadır.
Yapılan yol profil ölçümlerinin ardından
sabit hızda yol pürüzlülügünün normal dagılım gösterdigi ve duragan bir
gelişigüzel süreç olarak gösterilebilecegi anlaşılmıştır. Buna göre deneysel
ölçümlere yakın sonuçlar veren degişik formüller geliştirilmiş ve bu formüller
birçok taşıt titreşim probleminde kullanılmıştır. Burada amaç genel bir ifade elde ederek
analitik çalışmalarda işlem kolaylıgı saglamaktır. Yıllar içerisinde bu
çalışmalar mükemmele dogru gitmiş ve günümüzde en fazla Marcondes vd.’nin [15]
geliştirdigi ve yol profilinin GSY’nu tam olarak tanımlayan, özellikle yüksek
dalga boyları için spektral ayrımın yeterli oldugu model, bu makaledeki
çalışmada da kullanılmıştır. Bu modelde tipik yolun GSY iki kısma ayrılmış ve bu iki kısım ayrı ayrı
modellenerek bu modeller birleştirilmiştir (Şekil 6).

Şekil 6.
Yol profili güç spektral
yogunlugunun analitik modeli [15]
4. YOLUN RÖMORKA UYGULADIGI STOKASTIK
ZORLAMA
Bu çalışmada UMTRI’den elde edilen gerçek yol
profili kullanılmıştır. Alınan ham verilerin, UMTRI’nin ABD Federal Karayolları
Yönetimi (Federal Highway Administration-FHWA) için geliştirmiş oldugu
RoadRuf® yol profili analiz programı ile yüksek
geçirgen filtreden geçirilmiş hali Şekil 7’de görülmektedir. Bu makalede
yalnızca yerdegiştirme ile ilgilenildigi için ticari yazılım MATLAB® yardımıyla bu yerdegiştirme verisinin GSY
Şekil 8’deki gibi elde edilmiştir. Bir önceki bölümde verilen modelleme
kullanılarak bu GSY’na Şekil 9’da görülen iki adet egri uydurulmuştur. Bu
egrileri tanımlayan fonksiyonlar aşagıdaki şekilde
bulunmuştur.

Şekil 7.
Yol profilinin yüksek
geçirgen filtreden geçirilmiş hali

Şekil 8.
Şekil 7’deki verinin güç
spektral yogunlugu.
Şekil 9’da egrilerin kesişme noktası 4.65x10-4 salınım/mm’dir. Bu ve bundan küçük degerler için Eşitlik 11 ve bu kesişme noktasından büyük degerler için Eşitlik 12 kullanılacaktır.

Şekil 9.
Güç spektral yogunluguna
uydurulan ergiler
Şekil 9’daki GSY, y1(t) ve y2(t) girdileri olarak tek taraflı GSY fonksiyonu
şeklinde
ifade edilmiştir.
5. YOL PÜRÜZLÜLÜĞÜNÜN NEDEN OLDUGU
GELİŞİGÜZEL TİTREŞİMLER
Römorkun titreşimleri incelenirken bu
çalışmanın ilgi alanına giren iki önemli titreşim tipi mevcuttur. Ilki en büyük
dikey titreşimlerin oluşma durumudur. Bu durumda römork herhangi bir yuvarlanma
yapmadan yalnızca dikey yönde salınım yapmaktadır. Diger önemli titreşim tipi
ise römork merkezi herhangi bir dikey titreşim yapmazken römorkun yuvarlanma
yapma durumudur. Bu ikinci durumda yuvarlanma salınım açı genligi en büyük
olacaktır.
5.1. En Büyük Dikey
Titreşimler
Dikey yöndeki titreşimin en büyük degerini
alabilmesi için römorkun her iki tekerleginin maruz kaldıgı zorlamanın tamamen
korale olması gereklidir. Bu
durumda korelasyon katsayısı
olmalıdır. Bu özel durum için Eşitlik 3 ve
Eşitlik 4’teki H11
ve H12 birbirine eşit
olacagından,

olur. Dolayısıyla,
aşagıdaki gibi elde
edilir:
![]()
Hesaplamaları
daha da kolaylaştırmak için bu istatistiksel işlemlerin “dar bant” oldugu
kabul edilmiştir, yani römorkun rezonansa girdigi durumlarda çıkış spektrasının
rezonans frekansının bölgesiyle sınırlı oldugu kabul edilmiştir. Bu çalışmada
römorkun dikey yönündeki ivmesinin taşınan yükler için kritik bir deger olan
yerçekim ivmesini geçme ihtimali araştırıldıgından x1(t)’nin varyansı hesaplanmalıdır. Bunun için
kullanılacak ilk yaklaşım aşagıdaki gibi verilebilir [6]:

Burada,
aşagıdaki gibi
tanımlanmıştır:

Eşitlik 18’de verilen
yol yüzeyinin tek taraflı GSY’dur
ve birimi mm2/salınım/mm’dir. Bu deger bu çalışmada
kullanılan yol profili için bir önceki bölümde yolun gerçek GSY’na uydurulan
egrilerden, yani Eşitlik 11 ve Eşitlik 12’den dogrudan elde
edilebilir.
Tabii frekansta frekans cevabının en büyük
degeri (dar bant analizi kabulü ile, fakat işlemin geniş banda dogru kaydıgı
düşünülerek kalite bant genişligi
alınmıştır) aşagıdaki şekilde bulunabilir
[6]:
Sonuç olarak varyans

şeklinde
verilebilir. Görüldügü gibi Eşitlik 20 römorkun hızına ve kütlesine (tabii
frekans dolayısıyla) baglıdır. Dolayısıyla römorkun hızı bu çalışmada bagımsız
degişken gibi kabul edildiginden ihtimal hesapları yalnızca römorkun farklı
kütleleri için yapılmıştır. Römorkun dikey yöndeki titreşimlerinin 1 g’yi geçme
ihtimali [6]:
![]()
Burada,
aşagıdaki
gibidir:
Yukarıdaki hesaplamalarda her iki tekerin
takip ettigi yol profillerinin korale oldugu varsayılmıştı. Korelasyonun
olmayacagı durum için varyans yarıya inecektir [6].
Dolayısıyla,
römorkun 1 g ivme
degerini aşma ihtimalini verecektir.
5.2. En Büyük Yuvarlanma
Titreşimleri
Yukarıdaki çalışmalar benzer şekilde en büyük
yuvarlanma titreşimlerini bulmak için tekrarlanmıştır. Yuvarlanma
titreşimlerinin (agırlık merkezi etrafındaki salınımların) en büyük degerini
alabilmesi için römorkun her iki tekerinin ilerledigi yol profillerinin negatif
korale
olması gereklidir. Bu
durumda daha önce kullanılan yaklaşımla,
![]()
elde edilir. Yine dar bant analizi kabul
edilir ise (kalite bant genişligi
alınmıştır) tabii frekansta frekans cevabının
en büyük degeri aşagıdaki şekilde bulunabilir [6]:
Sonuç olarak varyans
şeklinde verilebilir. Görüldügü gibi Eşitlik
26 römorkun hızına ve atalet momentine (tabii frekanstan dolayı) baglıdır.
Dolayısıyla bu çalışmada atalet momentlerindeki degişimin etkisi incelenmiştir.
Fakat bu eşitlikte yalnızca yuvarlanmanın varyansı incelenmektedir. Diger
taraftan bu yuvarlanmanın tekerler üzerine karşılık gelen noktalarda (kütle
merkezinden 2 l uzaklıkta) neden olacagı dikey titreşimlerin varyansı

olacaktır.
Römorkun yuvarlanma titreşimlerinden dolayı
römorkun her iki tekerinin üzerine gelen noktalardaki salınımların 1 g’yi geçme
ihtimali (Eşitlik 27 dikkate alınarak),
şeklinde ifade edilir. Burada
aşagıdaki gibidir:

Yukarıdaki hesaplamalarda her iki tekerin takip ettigi yol profillerinin negatif korale oldugu varsayılmıştı. Korelasyonun olmayacagı durum için varyans yarıya inecektir, dolayısıyla
![]()
römorkun tekerlek
üzerine karşılık gelen noktalarının 1 g ivme degerini aşma ihtimalini
verecektir.
6. UYGULAMA VE
TARTIŞMA
Aracın ve dolayısıyla römorkun hızı 10-80
km/sa ve römorkun kütlesinin de 50 ila 250 kg arasında degiştigi kabul edilerek
MATLAB® [16] yazılımı yardımıyla bir program
geliştirilmiştir. Program sonuçlarının dikey yöndeki titreşimler için olanı
Şekil 10’da verilmiştir.
Şekil 10’da görüldügü gibi kütlenin artması
ile sistem daha kararlı bir hale gelip römorkun üzerindeki yükün 1 g’yi geçme
(yükün zarar görme) ihtimali düşmektedir. Bütün kütleler için yaklaşık 40 km/sa
hıza kadar herhangi bir zarar ihtimali olmamakla birlikte bu noktadan sonra bir
ayrım söz konusudur. Kütlenin 50 kg olması durumunda hız 40 km/sa’i geçtikten
sonra hızlı (eksponansiyel) bir şekilde ihtimal artmakta ve 60 km/sa hıza
çıkıldıgında ihtimal yaklaşık %35’e yükselmektedir ki bu oldukça yüksek bir
ihtimaldir. Fakat aracın daha yüksek hızlara (80 km/sa) çıkması durumunda yükün
zarar görme ihtimali (%55 civarı) kabul edilemeyecek kadar yükselmektedir.
Kütlenin artışıyla birlikte yükün zarar görme
ihtimali hızla düşmekte ve örnegin 150 kg’lık bir kütle için 80 km/sa hızla
giden römorkta yükün zarar görme ihtimali %8 gibi oldukça düşük bir seviyede
kalmaktadır. Kütlenin daha da artırılması ihtimali %1’ler seviyesine
düşürmektedir.
Modelleme sonucunda elde edilen bu durum
fiziki olarak karşılaşılan durumla da uyum içerisindedir. Çünkü kütlenin düşük
olması durumunda düşük hızlarda araca gelen gelişigüzel zorlamalar neticesinde
oluşan ivmelenme kütleyi hareket
ettiremezken yüksek hızlarda oluşan kuvvetler kütle ile römorkun fiziki
temasını ortadan kaldırmaktadır. Diger taraftan kütle arttıkça aynı durum daha
yüksek hızlar için geçerli olmaktadır.
Aynı düşünce tarzı yuvarlanma titreşimlerinin
teker üzerinde oluşturdugu dikey titreşimler için uygulanacak olursa benzer bir
ihtimal çıkması beklenirken Şekil 11’de görüldügü gibi biraz farklı sonuçlar
elde edilmektedir. Bunun temel nedeni açısal salınımların uç noktalarda yüksek
hız ve ivmelere neden olmasıdır [3,17]. Dolayısıyla yükün güvenli taşınabilmesi
için iki teker ortasına yerleştirilmesi daha uygun
olacaktır.
Şekil 10 ve Şekil 11’de verilen ihtimal hesapları mevcut ABD otoyolları için yapılmıştır. Ülkemizdeki yollar ise daha pürüzlü ve düzensizdir. Gillespie’ın [5] belirttigi gibi yolların daha pürüzlü olması sadece GSY’nu yukarı ve sola öteleyeceginden aynı ihtimal hesapları 10 kat daha pürüzlü yol için tekrarlanmış ve Şekil 12’de römork merkezinin dikey titreşimleri ve Şekil 13’te de açısal salınımlardan dolayı her iki teker üzerindeki dikey titreşimlerin 1 g’yi geçme ihtimali verilmiştir. Görüldügü gibi ihtimaller daha düşük hızlarda daha yüksek degerlere ulaşmanın dışında Şekil 10 ve Şekil 11’de elde edilen ihtimallerden önemli bir farklılık göstermemektedir.

Şekil 10. Dikey titreşimler için 1 g’yi aşma
ihtimalleri

Şekil
11.
Yuvarlanma
titreşimlerinin teker üzerinde oluşturdugu dikey titreşimler için 1 g’yi aşma
ihtimalleri


Şekil 13.
Pürüzlü yol için yuvarlanma
titreşimlerinin teker üzerinde oluşturdugu dikey titreşimlerin 1 g’yi aşma
ihtimalleri
Görüldügü gibi pürüzlülük arttıkça GSY’na
benzer bir şekilde ihtimaller de sola ve yukarı dogru ötelemektedir. Yani yükün
zarar görme ihtimali daha düşük hızlarda ve daha yüksek bir seviyededir. Yapılan
incelemede Şekil 8’de görülen GSY’nun 80 km/sa sabit hız için olan görüntüsünün
verilmiş olmasına ragmen, hesaplamalarda her hız degeri için yeni bir GSY
çizilmektedir. Diger taraftan kütlenin (dolayısıyla ataletin) degiştirilmesi
durumunda ωn ve ζ degişmektedir. Bu sebeple Şekil
10-13’deki küçük kütle ve ataletten büyük kütle ve atalete geçişlerde
kesişmelerin nedenleri tam olarak tespit edilememesine ragmen, bunların
ωn ve degerlerindeki degişimlerin GSY ile
degişik noktalardaki etkileşimlerinden kaynaklandıgı düşünülmektedir. Diger
yandan Şekil 10 ile Şekil 12 ve Şekil 11 ile Şekil 13 arasındaki fark yol
pürüzlülügünün artırılmasıdır. Yani hem ωn ’lerde hem de ζ ’larda herhangi bir
degişim söz konusu degildir. Buna ragmen Şekil 13’teki göze batan degişimin
nedeninin de yine aynı sebeple zorlama frekansının ve genliginin artması oldugu
düşünülmektedir. Ivme cevabının frekansın karesi ile olan ilişkisinin de etken
olabilecegi göz ardı edilmemelidir.
7. SONUÇLAR
Bu makalede kütle merkezinin dikey yöndeki ve
yuvarlanma salınımlarının tekerlek üzerinde neden oldugu dikey yöndeki
titreşimlerin yüke zarar verme ihtimali araştırılmıştır. Şayet her iki teker tam
korale olur ise yuvarlanma meydana gelmeyecektir, benzer şekilde tam negatif
korale olursa kütle merkezinde dikey titreşim meydana
gelmeyecektir.
Römork mümkün oldugunca agır yapılmalıdır,
öte yandan römorkun taşıyacagı yükün en büyük olabilmesi için de boş römorkun
mümkün oldugunca hafif olması gereklidir. Yapılan araştırma göstermiştir ki
bunun en iyi degeri bu araştırmada seçilen parametre degerleri için yaklaşık 150
kg’dır. Diger tasarımlar için mutlaka bu optimum deger tasarım parametreleri
dikkate alınarak araştırılmalıdır.
Araştırmanın diger bir bulgusu ise taşınacak
yükün mümkün oldukça römorkun kütle merkezine yakın bir noktaya konularak zarar
görme ihtimalinin en aza indirilebilecegidir.
SİMGELER VE
KISALTMALAR
Simgeler Açıklama
Birim
c
Süspansiyon sönüm
sabiti Ns/m
f
Frekans
Hz
H
Frekans
cevabı
H*
Frekans cevabının
kompleks eşlenigi
IG Römorkun atalet momenti kg m2
k
Süspansiyon yay
sabiti N/m
l
Römork iz genişligi
m
m
Römork kütlesi
kg
P(.)
Ihtimal
S
Güç spektral
yogunlugu m2/Salınım/m
W
Tek taraflı güç
spektral yogunlugu m2/Salınım/m
x
Römorkun cevabı
m
y
Yol zorlaması
m
ζ
Sönüm
oranı
λ
Dalga boyu
m
υ
Dalga sayısı Salınım/m
ρ
Korelasyon katsayısı
σ
Varyans
ωn
Tabii frekans
rad./s
Kısaltmalar
Açıklama
GSY Güç Spektral
Yogunlugu
KAYNAKLAR
1. Mitschke, M., 1962, “Influence of Road and
Vehicle Dimensions on the Amplitude of Body Motions and Dynamic Wheel Loads
(Theoretical and Experimental Vibration Investigations)”, SAE
Transactions, 70, 434-447.
2. Elbeheiry, E.M., Karnopp, D.C., Elaraby,
M.E. ve Abdelraaouf, A.M., 1995, “Advanced Ground Vehicle Suspension System- a
Classified Bibliography”, Vehicle System Dynamics, 24,
231-258.
3. Sharp, R.S. ve Crolla, D.A., 1987, “Road
Vehicle Suspension System Design- a Review”, Vehicle System Dynamics, 16,
167-192.
4. Hrovat, D., 1993, “Applications of Optimal
Control to Advanced Automotive Suspension Design”, Journal of Dynamic System,
Measurement, and Control, 115, 328-342.
5. Gillespie, T.D., 1992, Fundamentals of
Vehicle Dynamics, SAE, USA.
6. Newland, D.E., 1997, An Introduction to
Random Vibrations, Spectral & Wavelet Analysis, Longman, UK.
7. Sayers, M.W. ve Karamihas, S.M., 1996,
Interpretation of Road Roughness Profile Data, University of Michigan
Transportation Research Institute Report 96-19, Michigan,
USA.
8. Sayers, M.W. ve Karamihas, S.M., 1998, The
Little Book of Profiling, University of Michigan Transportation Research
Institute ders notları, Michigan, USA.
9. Segel, L., 1993, “An Overview of
Development in Road Vehicle Dynamics: Past, Present and Future”, Proc. IMechE
Conference on Vehicle ride and handling, 1-12.
10. Crolla, D.A., 1996, “Vehicle Dynamics-
Theory Into Practice”, Proc. ImechE Automobile Division, 210, 83-94.
11. Crandall, S.H. ve Mark, W.D., 1963,
Random Vibration in Mechanical Systems, Academic Press, USA.
12. Healey, A.J., Nathman, E. ve Smith, C.C.,
1977, “An Analytical and Experimental Study of Automobile Dynamics with Random
Roadway Inputs”, J. of Dynamic System, Measurement, and Control, Dec
1977, 284-292.
13. Karaçay, T., Taşıtın Sürüş
Karakteristiginin Duragan Olmayan Istatistiksel Analizi, Yüksek Lisans Tezi,
Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2001.
14. University of Michigan Transportation
Research Institute World Wide Web sitesi, http://www.umtri.umich.edu/,
University of Michigan, Ann Arbor.
15. Marcondes, J.A., Burgess, G.J.,
Harichandran, R. ve Snyder, M.B., 1991, “Spectral Analysis of Highway Pavement
Roughness”, Journal of Transportation Engineering, 117, 5, 540-549.
16. The Mathworks Inc., 2000, Matlab 6 User Guide, The Mathworks Inc., USA. 17. Ruf, G., 1978, “The Calculation of the Vibrations of a Four-Wheeled Vehicle, Induced By Random Road Roughness of the Left and Right Track”, Vehicle System Dynamics, 7, 1-23.