DEĞİŞKEN SUPAP
ZAMANLAMASININ MOTOR PERFORMANSINA ETKİLERİ
* Arş.Gör. Ali AKBAŞ
- Pamukkale Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi /
Denizli
** Doç.Dr. M. Sahir
SALMAN – Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi / Ankara
ÖZET
İçten yanmalı otomotiv motorlarında hız ve
yük değişkenleri çok geniş bir aralıkta kullanılır. Her iki değişken içinde bu
aralığın çok geniş olması kam profillerinin birbiri ile çelişen dizaynlar
gerektirmesine yol açar. Klasik supap sistemlerinde taze karışımın içeri
alınması ve egzoz gazının dışarıya atılması işlemi, krank açısı cinsinden sabit
bir aralıkta yapılmakta ve dizaynındaki basitliği nedeni ile de yaygın olarak
kullanılmaktadır. Diğer taraftan dinamik profile sahip değişken zamanlı supap
sistemleri, motor devri ve yüküne göre motor performansını, yakıt ekonomisini,
emisyonları ve relanti kararlılığını etkilemektedir. Bu çalışmada değişken supap
zamanlaması sistemlerine alternatif yeni bir değişken supap zamanlaması
prototipi yapılmış ve motor performansına olan etkileri
incelenmiştir.
ABSTRACT
In
this study, an alternative prototype has been designed and constructed for
variable valve timing systems. The effects of intake valve lift and timing on
engine performance have been investigated. Internal combustion engines in
automotive applications operate over speed and load ranges. This wide range of
speeds and loads results in conflicting demands for the design of the lift
profiles for the valves. While the conventional mechanical valve train offers a
robust way to supply the engine with intake charge and remove exhaust gases, the
valve lift profiles are fixed in terms of crank angle and thus represent design
compromises for the sake of mechanical simplicity. On the other hand, valves
with dynamically variable lift, open duration, and timing could optimize the
trade offs between engine performance, fuel economy, emissions and idle
stability.
GİRİŞ
Emme ve egzoz supaplarının açılma ve
kapanma zamanlarının dört zamanlı motorların performansına büyük etkisi vardır.
Emme supabının görevi, emme zamanı süresince mümkün olduğu kadar çok hava yakıt
karışımının silindire alınmasını sağlamak ve egzoz supabının görevi de, yanmış
gazların silindiri tamamen terk etmesini sağlamaktır. Emme ve egzoz kesitleri
tam olarak açılamayacağı ayrıca akış halindeki gazlar kinetik enerjiye sahip
olduklarından, supap açılma ve kapanma zamanlarının, pistonun ölü noktalarından
önce ve sonra olması gerekmektedir.(Şekil 1.) [1,2]. Supap zamanlaması ve
supabın açılma miktarının motor performansı üzerindeki etkilerini araştıran
Taylor (3), bindirme ve emme supabı kapama zamanlamasının volümetrik verim
üzerindeki etkili olduğunu belirtmiştir. Asmus (4) supap açılma ve kapanma
noktalarının rölatif sonuçlarını hesaplamış ve volümetrik akış katsayısını, piston hızının ve supap akış alanının
çarpımı olarak belirtmiştir. Emme supabı kapanmasının silindirin doldurulmasında
kritik faktör olduğunu ve emme supabı açılmasından çok daha önemli olduğunu
vurgulamıştır. Tüm bunlardan dolayı bir motor dizayn
edilirken motorun hangi amaçlar için kullanılacağı etüt edilmekte ve motorun
istenilen maksimum moment devrinde ve bir çevrimde içeriye en çok dolgu alınacak
şekilde supap zamanlaması tasarımı yapılmaktadır. Sabit tesis motorları için bu
çok önemli bir sorun teşkil etmese de otomobil motorları için bu oldukça
önemlidir. Çünkü otomobil motorları çok geniş yük ve devir aralığında çalışırlar
ve gözetilmesi gereken bir çok kritik durumları vardır.

Bir motorda relanti kararlılığını bozmadan
iyi bir yüksek hız performansı elde etmek imkansızdır. Motor devri değiştikçe
piston hızı ve buna bağlı olarak içeri alınan dolgunun hızı ve kinetik enerjisi
sürekli değişeceğinden supap zamanlamasının da devirle bağıntılı olarak sürekli
değişmesi gerekir. Sürekli değişen supap zamanlaması sağlayacak bir supap
mekanizması tasarımı tüm bu sorunları ortadan kaldırabilecektir. Farklı bir
metot olan ve motor yükünün emme supabı ile kontrol edildiği bir araştırma
motorunda, emme supabı açılma zamanı (ESAZ) etkisinin gösterilmesine yardımcı
olmak için Şekil 2’de basınç hacim diyagramları verilmiştir. Şekil 2.A da kısmi
yükte çalışan klasik bir motorun diyagramı görülmektedir. Burada gaz kelebeğinin
altındaki emme basıncı atmosferik basıncın altındadır. Karışım, atmosfer
basıncının altında içeri alınır,
sıkıştırılır ve yakılır. Takip eden egzoz zamanında piston yanmış
gazların büyük bir kısmını atmosferik basıncın üzerinde dışarı
atmaktadır.
Şekil 2. Değişken
supap mekanizmaları ile yük kontrol metotları
Bu işlem motordaki pompalama işinin
artmasına ve net işin azalmasına sebep olmaktadır. Emme supabı açık kalma süresi
değiştirilerek motor yükü kontrol edilen sistemde, (şekil 2.B) motor yükünün gaz
kelebeği ile kontrol edilmesi yerine emme supabını zamanından önce kapatarak
içeri sürülen dolgu azaltılır, böylelikle motor yükü de azaltılmış olur. Bunun
amacı içeri alınan dolgunun supaba gelinceye kadar atmosferik basınçta olması,
sonuçta manifoldda ve gaz kelebeği etrafında meydana gelen basınç kayıplarının
azaltılması ve pompalama kayıplarının da ortadan kaldırılmasıdır. Şekil 2.B’de
atmosfer basıncının altında gösterilen bu alan, çevrimin pompalama işinden
kaynaklanan kayıp alanı temsil etmektedir. Bu nedenle net olarak termik verim
yükselmiştir. Aynı şekilde emme supabının geç kapatılması ile motor yükünü
kontrol etmekte mümkün olmaktadır (Şekil 2.C). Böylelikle pompalama kayıpları
azalmakta, fakat emme manifolduna doğru, ters yönde istenilmeyen bir pompalama
gerçekleşmektedir. Sonuç olarak net iş aynı motor için artmaktadır (5). Bugüne
kadar yapılmış olan çalışmalarda bir çok mekanizma tasarlanmış ancak bunların
çok azı uygulama alanı bulabilmişlerdir. Bunun başlıca nedenleri; yüksek
sürtünme, maliyet, boyut, esneklik, kullanılabilirlik ve dayanıklılıktır. Tüm bu
sebepler seri motor üretimi yapan firmaları basit ve etkili mekanizmalar
tasarlamaya itmiştir. Yapılan bu çalışmada, tek silindirli dört zamanlı bir
motorda emme supabı açılıp kapanma zamanlarını değiştirin bir mekanizma yapılmış ve
çeşitli emme supabı açılıp kapanma zamanlarının motor performansına etkileri
deneysel olarak araştırılmıştır.
DENEY DÜZENEĞİ VE DENEYİN YAPILIŞI
Deneyler, tek silindirli, Briggs and
Stratton-Vanguard marka, benzinli bir motor üzerinde yapılmıştır. Deney
motorunun teknik özellikleri Çizelge 1’de verilmiştir. Deneylerde Cussons P 8160
marka elektrikli dinamometre, egzoz gazlarının analizi için Sun MGA-1200 gaz
analizörü kullanılmıştır. Şekil 3’de görülen özel değişken supap mekanizması
yapılırken kam taşlama tezgahında önce motorun orijinal kam mili üzerinden emme
ve egzoz kamlarının şablonları çıkarılmıştır.
Çizelge 1. Deney motorunun teknik
özellikleri
|
Markası |
Briggs and Stratton-Vanguard
|
|
Silindir sayısı
|
1 |
|
Silindir çapı
|
68 mm |
|
Piston kursu
|
50 mm |
|
Silindir hacmi
|
182 cm3
|
|
Ateşleme |
Magnetron- Elektronik
|
|
Ağırlık |
19.5 kg |
|
Emme açılma avansı
|
15° önce ÜÖN
|
|
Emme kapanma gecikmesi
|
45° sonra AÖN
|
|
Egzoz açılma avansı
|
45° önce AÖN
|
|
Egzoz kapanma gecikmesi
|
15° sonra ÜÖN
|
Çıkarılan kam şablonlarından, kam taşlama
tezgahında kam mili orijinal değerlerinde işlenip motor üstten kamlı hale
getirilmiştir. Bu değişiklik sadece emme supabı mekanizmasında yapılmıştır.
Egzoz supabı mekanizması değiştirilmemiştir. Mekanizma, emme supabına kumanda
eden üstteki kam milinin hareketlerini kontrol etmektedir. Şekil 3’de görülen
düzenekle, emme kamının pozisyonu, krank miline göre değişik açı değerlerinde
ayarlanabilmektedir. Sisteme yerleştirilmiş bir ölçülü tamburdan yararlanılarak emme supabının
açılıp kapanma açıları bulunabilmektedir. Taşıyıcı mekanizma Y mesafesi kadar
sağa doğru hareket ettirildiğinde emme kam mili B° kadar avansa alınabilmektedir. Taşıyıcı
mekanizma X mesafesi kadar sola doğru hareket ettirilirse A° kadar emme kamı rötara alınabilmektedir.
Şekil 3’de görülen düzenekte emme supabı açılma-kapanma değeri 10° KMA aralıklarla değiştirilmiştir. Ancak
egzoz sitemine müdahale edilmemiştir (6).
Şekil 3. Kam açısı
ayar mekanizması
3. DENEY SONUÇLARININ
DEĞERLENDİRİLMESİ
Deneyler, emme kamı orijinal konumundayken
ve 20-30° KMA avansa alınarak ve 20-30° KMA rötara alınarak beş değişik değerde
yapılmıştır. Gaz kelebeğinin tam açıklığında 1600 d/d’dan 3600 d/d’ya kadar 200
d/d aralıklarla değerler alınmıştır. Elde edilen verilerle, supap zamanlamasının
motor performansı ve emisyonlara olan etkisi incelenmiştir. Düşük devirlerde
sistem avansa alındığında supap bindirme zamanı artmış, yüksek devirlerde emme
supabı rötara alındığında ise bindirme azalmıştır.
3.1. Emme Supabı Zamanlamasının Volumetrik
Verime Etkisi
Şekil 4’de emme supabı zamanlamasının motor devrine bağlı olarak volümetrik
verime etkileri görülmektedir. Düşük motor devirlerinde orijinal supap
zamanlamasına göre, emme supabı açılıp kapanma zamanı erkene (avansa)
alındığında volümetrik verim artmaktadır.
Şekil 4. Emme supabı
zamanlamasının değişen motor devirlerinde volümetrik verime
etkileri
Motor orijinal supap açılıp kapanma
değerinde 1600 d/d’da çalışırken volümetrik verim %66.43 iken, emme supabı
30° KMA avans değeri için %68.40 olmakta ve
%2.9’luk bir artış sağlanmaktadır., Emme supabı açılıp kapanma zamanının erkene
alınması, motor devri arttıkça volümetrik verimi azaltıcı yönde etkilemektedir.
3600 d/d’da orijinal subap zamanlaması ile %66 volümetrik verim elde edilirken,
emme açılmasının 30° avansa alınması ile volümetrik verim
%47.26’ya düşmüştür. Emme supabı zamanlaması, rötara alındığında ise, düşük
devirlerde volümetrik verim motorun orijinal kam mili ile elde edilen volümetrik
verim değerlerine göre düşmektedir. Motor devri arttıkça 3000 d/d’dan sonra emme
supabı zamanlamasının rötara alınmasıyla yapılan deneylerde volümetrik verimde
artış başlamakta ve motorun orijinal emme supabı açılıp kapanma zamanları için
elde edilen volümetrik verim eğrilerinin üzerine çıkmaktadır.
Emme supabı açılıp kapanma zamanının
orijinal emme supabı zamanlamasına göre rötara alınmasıyla düşük motor
devirlerinde volümetrik verimde meydana gelen düşme ram etkisinin düşük
olmasından dolayı, emme supabının geç kapatılmasıyla dolgunun piston tarafından
emme manifolduna geri itilmesinden oluşmaktadır. Yüksek devirlerde ise, piston
ÜÖN’ ya çıkmaya başlamasına rağmen emme kapanmasının geciktirilmesiyle, dolgunun
momentumundan dolayı, silindire akışın devam etmesiyle volümetrik verimde kazanç
sağlanmaktadır. Emme supabı zamanlamasının 30° KMA rötara alınmasıyla volümetrik verimdeki artış daha yüksek
motor devirlerinde meydana gelmektedir.
3.2. Emme Supabı Zamanlamasının Motor
Momentine Etkisi
Şekil 5’de motor momentinin motor devrine
bağlı olarak değişimi, emme supabının 5 değişik emme açılma değeri için
verilmiştir. Şekilden görüldüğü gibi motorun orijinal emme supabı zamanlaması
ile yapılan deneyde maksimum moment 2800 d/d’da 11,47 Nm iken bu devrin
altındaki ve üzerindeki devirlerde moment
düşmektedir. Emme supabı açılma ve kapanma zamanı erkene alındığında 2800
d/d’nın altındaki devirlerde orijinal supap zamanlamasına göre momentte artış
sağlanmıştır. 2800 d/d dan sonra motor devrinin artmasıyla emme supabına
kademeli olarak verilen avans, momentin orijinal emme supabı zamanlaması için
elde edilen moment eğrisinin altına düşmesine neden olmaktadır. Moment 2800 d/d
da 30( KMA avans için 8,88 Nm’ye kadar düşerek orijinal emme supabı
zamanlamasına göre % 22,5’lik bir kayba neden olmaktadır. Düşük motor
devirlerinde emme supabı zamanlamasının kademeli olarak rötara alınmasıyla
moment, düşmekte, orta ve yüksek devirlerde ise artış
sağlanmaktadır.

Şekil 5. Emme supabı
zamanlamasının devre bağlı olarak motor momentine olan etkileri
3.3. Emme Supabı Zamanlamasının Motor
Gücüne Etkisi
Şekil 6’da emme supabının 5 değişik
zamanlama değeri için motor devrine bağlı olarak motor gücünün değişimi
görülmektedir. Şekil 6’da görüldüğü gibi motor gücü, motor devrine bağlı olarak
artmaktadır. Düşük motor devirlerinde, sabit bir motor devri için orijinal supap
zamanlamasına göre, emme supabı açılma avansı arttıkça motor gücü artmaktadır.
1600 d/d’da orijinal supap zamanlaması için yapılan deneyde motor gücü 1,64 kW
iken, emme supabı zamanlaması 20( KMA avansa alındığında 1,68 kW’a çıkmaktadır.
30(KMA avansa alındığında ise 1,69 kW’a çıkarak orijinal emme supabı
zamanlamasına göre % 3’lük bir kazanç sağlamaktadır.
Şekil 6. Emme supabı
zamanlamasının motor devrine bağlı olarak motor gücüne etkisi
Motor devri arttırıldığında ise, emme
supabı zamanlamasını avansa almanın sağladığı kazanç azalmakta ve 2400 d/d’dan
sonra orijinal emme supabı zamanlaması ile elde edilen güç, emme supabını avansa
alarak elde edilen gücün üzerine çıkmaktadır. Emme supabı zamanlaması, orijinal
supap zamanlamasına göre kademeli olarak rötara alındığında ise, düşük
devirlerde güç, orijinal supap zamanlamasına göre düşmektedir. Motor devri
arttıkça emme supabı zamanlamasının rötara alınmasıyla orta devirlerde elde
edilen güç, orijinal emme supabı zamanlaması ile elde edilen güç eğrisine
yaklaşmakta yüksek motor devirlerinde ise, üzerine çıkmaktadır. Düşük devirlerde
emme supabı zamanlamasının avansa alınmasıyla sağlanan güçteki artış, silindire
alınan dolgu miktarının artmasın kaynaklanmaktadır. Düşük devirlerde emme supabı
zamanlaması rötara alındığında birim zamanda silindire alınan dolgu, dolayısıyla
güç düşmektedir. Motor devri arttıkça, aynı devir için emme supabı
zamanlamasının avansa alınmasıyla birim zamanda silindire alınan dolgu miktarı
azalırken, rötara alınmasıyla ise artmakta ve motor gücü de bununla orantılı
olarak değişmektedir.
3.4. Emme Supabı Zamanlamasının Özgül Yakıt Tüketimine Etkisi
Şekil 7’de emme supabının 5 değişik
zamanlama değeri için motor devrine bağlı olarak özgül yakıt tüketimi değişimi
verilmektedir. Şekil 7’de görüldüğü gibi orijinal emme supabı zamanlaması ile
yapılan deneyde özgül yakıt tüketimi 1600 d/d’da 396 gr/kWh’den 2800 d/d’da 365
gr/kWh’e kadar düşmekte ve bu devirden sonra tekrar yükselmektedir. Düşük
devirlerde emme supabı zamanlaması avansa alındığında elde edilen özgül yakıt
tüketimi, orijinal emme supabı zamanlaması ile elde edilen özgül yakıt tüketimi
eğrisinin altına düşmektedir. Devir arttıkça emme supabı zamanlamasının avansa
alınmasıyla elde edilen özgül yakıt tüketimi, orijinal supap zamanlaması ile
elde edilen özgül yakıt tüketimi eğrisinin üzerine çıkmaktadır. 3600 d/d’da
30° KMA avans için özgül yakıt tüketimi 464
gr/kWh’e kadar çıkarak orijinal supap zamanlamasına göre % 12,62 artış
göstermektedir.

Şekil 7. Emme supabı
zamanlamasının motor devrine bağlı olarak özgül yakıt tüketimine olan
etkileri
4. Sabit Hızlarda Yapılan Deney Sonuçları
4.1. Supap Zamanlamasının Volümetrik Verim
ve Motor Momentine Etkileri
Şekil 8. Emme supabı
açılma zamanının volümetrik verime ve motor momentine etkileri
Şekilde görüldüğü gibi volümetrik verim
artışı motor momentinin de artmasına neden olmaktadır. Düşük devirlerde emme
supabı açılma zamanının standard açılma zamanına göre avansa alınması volümetrik
verimi artırırken beraberinde motor momentini de artırmıştır. Orta devirlerde,
standard emme supabı açılma zamanı ile volümetrik verim %71,80 motor momenti ise
11,47 Nm ile en iyi sonucu vermiştir. Supap açılma zamanının orta devirlerde
avansa veya rötara alınması volümetrik verimi ve momenti düşürmüştür. Yüksek
devirler için rötar değerleri daha iyi sonuçlar vermektedir. 3600 d/d’da
30° rötar için
volümetrik verim %67.69, motor momenti 10,20 Nm iken 30°avans değerinde
volümetrik verim %47,26 motor momenti ise 6,15 Nm’ye. düşmektedir. Sonuç olarak, motor
devri arttıkça emme supabı zamanlamasının rötara doğru kaydırılması daha iyi
volümetrik verim ve motor momenti elde
edilmesini sağlayacaktır.
4.2. Supap
Zamanlamasının Motor Gücü ve Özgül Yakıt Tüketimine Etkisi
Şekil 9’da emme
supabı zamanlamasının motor gücü ve özgül yakıt tüketimine etkisi birlikte
gösterilmiştir.

Şekil 9. Emme
supabı açılma zamanın motor gücü ve özgül yakıt tüketimine etkisi
Düşük devirlerde
(1600d/d’da), emme supabı açılma zamanı avansa alındıkça motor gücünde artış
olurken özgül yakıt tüketiminde de belirgin bir azalma görülmüştür. Düşük
devirlerde emme supabı açılma zamanının rötara alınmasıyla motor gücünde azalma
olurken özgül yakıt tüketiminde artış görülmüştür. 1600 d/d’da emme açılma avansı
30° KMA olduğunda
motor gücü 1,69 kW ve özgül yakıt
tüketimi 382 gr/kWh ölçülmüştür. Emme supabı açılma zamanı 30° KMA rötara alındığında ise motor gücü 1,44 kW
düşmekte ve özgül yakıt tüketimi de 464 gr/kWh yükselmektedir.
Orta devirlerde
(2800 d/d’da) ise standard supap zamanlaması en iyi neticeyi vermektedir. Motor
gücü 3,33 kW elde edilirken özgül yakıt tüketimi de 365 gr/kWh olarak
bulunmuştur. Yüksek motor devirlerinde (3600 d/d’da) emme supabı açılmasının
rötara alınması motor gücünü artırırken özgül yakıt tüketimini de azaltmaktadır.
3600 d/d’da 3,85 kW’lık en yüksek güç emme supabı açılmasının 30° rotara alınmasıyla
elde edilmiş ve özgül yakıt tüketimi de 397 gr /kwh olarak bulunmuştur.
SONUÇ
Yapılan deneylerden
şu sonuçlar elde edilmiştir:
1) Motorun
düşük hızlarında emme supabı açılma
zamanının avansa alınması motor performansını artırmakta ve özgül yakıt
tüketimini azaltmaktadır.
2) Motorun
orta hızlarında orijinal supab zamanlaması ideal sonuç vermektetir. Deney
motorunun orta hızlarda maksimum motor momenti verecek şekilde dizayn edildiğini
göstermektedir.
3) Motorun
yüksek hızlarında emme supabı
açılma zamanının rötara alınması yüksek performans ve minimum özgül yakıt
tüketimini elde etmek açısından oldukça önemlidir.
4) Değişken
supab zamanlamasına sahip bu düzeneğin geliştirilerek çok çeşitli hızlarda
çalıştırılan günümüz motorlarına uygulanması, yüksek performans ve düşük yakıt
tüketimi açısından büyük yararlar sağlayabilecektir.
KAYNAKLAR