DİREKT
PÜSKÜRTMELİ BUJİ İLE ATEŞLEMELİ MOTORLAR
Can ÇINAR - Gazi
Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Bölümü 06500
Beşevler/ANKARA
ÖZET
Direkt püskürtmeli buji ile ateşlemeli
motorlar, düşük yakıt tüketimi, yüksek çıkış gücü ve egzoz emisyonlarında
sağladığı avantajlarla, son yıllarda dünya otomotiv endüstrisi tarafından
geliştirilmekte ve taşıtlarda kullanılmaktadır. Bu çalışmada, buji ile
ateşlemeli motorlarda kullanılan direkt püskürtmeli yakıt sistemleri incelenmiş,
alışılagelmiş emme kanalına yakıt püskürtmeli motorlarla karşılaştırmalar
yapılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Buji ile ateşlemeli motor, direkt
püskürtme, yakıt tüketimi, egzoz emisyonları
DIRECT INJECTION SPARK IGNITION
ENGINES
ABSTRACT
Direct
injection spark ignition engines have been developed in recent years by world
automotive industry for the purpose of fuel economy, improved output power and
reduced exhaust emissions and have already been implemented in vehicles. In this
study direct injection fuel systems in spark ignition engines was investigated
and compared with conventional port fuel injected engines.
Key
Words: Spark ignition
engine, direct injection, fuel consumption, exhaust emissions
1. GİRİŞ
Günümüzde içten yanmalı motorlarda yapılan
çalışmaların temelini, benzin motorlarının yüksek özgül çıkış gücü ile dizel
motorlarının kısmi yüklerdeki yüksek veriminin bir araya getirilmesi
oluşturmaktadır. Araştırmalar, dört zamanlı, buji ile ateşlemeli motor yükünün
gaz kelebeksiz kontrolü ile direkt püskürtmeli (DP) benzin motorlarında bu
hedefin gerçekleştirilebileceğini ortaya koymuştur. Direkt püskürtmeli
motorlarda yakıt, emme veya sıkıştırma zamanında direkt olarak silindirin
içerisine püskürtülmekte ve karışım burada oluşturulmaktadır. Motor çıkış gücü,
silindir içerisine püskürtülen yakıt miktarı değiştirilerek ayarlandığından, bu
motorlar dizel motorlarına benzemektedir. Silindirlere hava herhangi bir
kısılmaya maruz kalmadan alındığı için pompalama işi en aza indirilmektedir.
Karışım buji ile ateşlendiği için, dizel motorlarındaki gibi karışımın
kendiliğinden ateşlenmesi şartlarının ortaya çıkmasına gerek yoktur (1-6).
Ayrıca fakir çalışma şartları oluşturularak, özgül yakıt tüketimi azaltılmıştır.
Kademeli dolgulu bu motorlarda, düşük ve orta yüklerde yakıt bujide kıvılcım
çakmadan hemen önce silindir içerisine püskürtülmektedir. Bu durumda silindir
içerisindeki yakıt/hava oranı değişmekte bujiye yakın yerlerde karışım zengin,
silindirin diğer kısımlarında ise fakir olmaktadır. Dolayısıyla silindirin
içerisi bütün olarak düşünüldüğünde motor fakir karışımla çalışmaktadır. Relanti
çalışma şartlarında karışım oranı 1/40’lara kadar düşmektedir. Tam yük çalışma
şartlarında ise yakıt silindir içerisine emme zamanında püskürtülmeye
başlanmakta, böylece karışım homojen dağılımlı ve stokiyometrik oranda
olmaktadır.
DP motorlarda kademeli olarak yakıt, önce
emme zamanında silindire püskürtülerek içeriye alınan hava soğutmakta ve
volumetrik verimi arttırmaktadır (ön enjeksiyon). Esas püskürtme ise sıkıştırma
zamanında piston üst ölü noktaya (ÜÖN) yaklaştığında, ateşlemeden hemen önce
yapılmaktadır. Şekil 1’de görüldüğü gibi iç bükey piston tepesi sayesinde, buji
çevresindeki yakıt miktarı yoğunlaştırılmakta (zengin karışım) ve iyi bir
ateşleme sağlanmaktadır. Bu şekilde DP benzin motorları kısmi yüklerde çok fakir
karışımlarda bile (40/1) çalışabilmektedir.

Şekil 1. Sıkıştırma
zamanında silindir içerisine benzin püskürtülmesi
DP benzin motorlarında, özel şekilli
pistonlar ve emme manifoldlarının pistonlarla uygun şekilde eşlenmesiyle, yanma
odasında türbülans oluşturularak yakıt ile hava mükemmel şekilde karışmaktadır.
Böylece yanma verimi iyileşmekte, kirletici emisyonlar azalmakta ve yakıt/hava
oranı çok geniş bir aralıkta değiştirilebilmektedir. Düşük relanti devirlerinde
bile düzgün bir yanma sağlanmakta ve motor devri geniş bir aralıkta esnek bir
şekilde ayarlanabilmektedir. Alışılagelmiş motorlarla karşılaştırıldığında DP
benzin motorları, relantide yaklaşık % 40 yakıt ekonomisi sağlamaktadır.

Şekil 2. DP benzin motorları ile relanti çalışma şartlarında yakıt tüketimindeki azalma
2. DİREKT PÜSKÜRTMELİ BENZİN
MOTORLARI
DP ve emme kanalına yakıt püskürtmeli
(EKYP) motorlar arasındaki temel fark karışımın hazırlanmasındadır (Şekil 3).

Şekil 3. Direkt
püskürtmeli ve emme kanalına yakıt püskürtmeli motorlar [7,8]
EMKP motorda yakıt her bir silindirin emme
portuna püskürtülür ve püskürtme ile yakıt/hava karışımının silindire alınması
arasında bir zaman farkı vardır. Günümüz otomobil motorlarının büyük
çoğunluğunda emme supabının kapanma zamanına kadar, supabının arkasına yakıt
püskürtülmesi devam eder. Soğukta ilk hareket esnasında, emme supabı port
yüzeylerinde sıvı yakıt taneciklerinin oluşturduğu geçici bir film veya
birikinti oluşur. Bu durumda yakıtın dağıtılması gecikir ve yakıtın kısmi
buharlaşmasından dolayı, doğal bir ölçme hatası olarak ideal stokiyometrik oranı
yakalamak için püskürtülen yakıt miktarı önemli miktarda arttırılır. Bu yakıt
birikintisi ve zaman gecikmesi, motorun ilk 4-10 çevriminde kısmi yanma
sebebiyle yanmamış hidrokarbon (HC) emisyonlarında önemli bir artışa sebep olur.
Alternatif olarak yakıtın direkt olarak silindirlerin içerisine püskürtülmesi
ile yakıtın port duvarlarını ıslatması problemi tamamen ortadan kaldırılmıştır.
Ayrıca yakıtın silindir içerisine gönderilme zamanı kısalmakta ve her bir yanma
olayı için yakıt çok daha hassas bir şekilde ölçülebilmektedir. Herhangi bir
çevrimde silindirlere giren gerçek yakıt miktarı direkt enjeksiyon sistemi ile
EKYP sistemlerine göre, çok daha gerçekçi bir şekilde kontrol edilebilmektedir.
DP motorlarda, karışım daha fakir, yakıt/hava karışımının silindirden silindire
değişimi daha az ve özgül yakıt tüketimi daha düşüktür. Ayrıca, soğukta ilk
harekette yanmamış HC emisyonları daha az ve motorun geçiş tepkisi daha iyidir.
DP sisteminde yakıt basıncı daha yüksek olduğundan, EKYP motorlara göre silindir
içerisinde daha iyi atomize olmakta ve özellikle soğuk çalışma şartlarında
yakıtın çok daha iyi buharlaşması sağlanmaktadır. DP yakıt sisteminde, ortalama
tanecik boyutu 16 mikron iken, EKYP sisteminde 120 mikron olmaktadır. DP benzin
motorlarında yakıtın silindir içerisine direkt olarak püskürtülmesi, yakıt filmi
oluşması problemini tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Piston tepesinde ve yanma
odasının diğer yüzeylerinde oluşan ıslaklık, geçici film oluşumu ve
buharlaşmanın değişimi bakımından önemlidir [1].
DP yakıt sistemi, port duvarlarının
ıslanması probleminin dışında, EKYP motorlardaki bir çok sınırlamaları ortadan
kaldırmaktadır. Şekil 4’de DP ve EKYP motorlarda, motor çalışana kadar
püskürtülmesi gereken yakıt miktarları görülmektedir [9]. DP yakıt sisteminde
motorun ilk harekete geçmesi için gerekli olan yakıt miktarı çok daha azdır ve
ortam sıcaklığı azaldıkça bu farkta büyümektedir.

Şekil 4. DP ve EKYP
yakıt sistemlerinde, farklı ortam sıcaklıklarında motorun ilk harekete geçmesi
için gerekli yakıt miktarı [9]
EKYP motorlarda diğer bir sınırlama da, yük
kontrolünün kelebek vasıtası ile yapılmasıdır. EKYP motorlarda kelebek ile yük
kontrolü geçerliliği kabul edilmiş ve güvenli bir mekanizma olmasına rağmen,
kısılma ile meydana gelen kayıplar önemli boyuttadır. Düşük motor yüklerinde,
yük seviyesini ayarlamak için kelebeğinin kısılması ile pompalama kayıpları ve
termik verimde azalma meydana gelmektedir. Günümüz EKYP motorları hala yük
kontrolü için kelebek kullanmaktadırlar. Ayrıca bu motorlarda emme portunda sıvı
yakıt filmi oluşumu devam etmektedir. Bu iki temel çalışma gereksinimi, EKYP
motorlarda yakıt ekonomisi ve emisyonlara karşı yapılan çalışmaların önünde
büyük engel oluşturmaktadır. EKYP motor teknolojisinde sürekli iyileştirmeler
yapılsa da, hem yakıt ekonomisi hem de emisyonları birlikte iyileştirmek mümkün
gözükmemektedir. DP motorlarda teorik olarak, hem bu iki önemli problem ortadan
kaldırılmakta hem de performans sınırları genişletilmektedir. DP motorların EKYP
motorlara teorik olarak üstünlükleri aşağıda özetlenmiştir:
·
Yakıt ekonomisinde
iyileşme (% 25’e ulaşan potansiyel iyileşme)
·
Pompalama
kayıplarında azalma
·
Isı kayıplarında
azalma
·
Daha yüksek
sıkıştırma oranı (emme esnasında püskürtme ve yakıtın buharlaşması ile
silindirdeki havanın soğutulması motorun vuruntu temayülünü azaltmaktadır. Bu
durum, yüksek sıkıştırma oranı ve yanma veriminde iyileşme
sağlamaktadır)

Şekil 5. DP ve EKYP motorlarda sıkıştırma oranı değişimi
·
Daha düşük oktan
sayılı benzin gereksinimi (emme esnasında püskürtme ile dolgunun
soğutulması)
·
Volumetrik verimde
artış (emme zamanında püskürtme ve yakıtın buharlaşması ile dolgunun
soğutulması, ayrıca yukarıya doğru ve düz emme portları daha iyi hava akışı
sağlanarak volumetrik verimde artış sağlanmaktadır) (Şekil 6)

Şekil 6. DP ve EKYP
motorlarda volumetrik verim değişimi [10]
·
Taşıtın yavaşlaması
sırasında yakıt kesme (manifoldda yakıt filmi oluşmamakta)
·
Motor performansında
artış (EKYP motorlarla karşılaştırıldığında, DP motorlar bütün motor
devirlerinde yaklaşık % 10 daha yüksek çıkış gücü ve motor momenti sağlar)

Şekil 7. DP yakıt sistemleri ile motor gücü ve momentte iyileşme [11]
·
İyileştirilmiş geçiş
tepkisi
·
Taşıtın ivmelenmesi
esnasında zengin karışım gereksiniminin azaltılması
·
Daha iyi taşıt
ivmelenmesi (DP motorlar çok yüksek ivmelenme yeteneğine sahiptir)

Şekil 8. Taşıtın
ivmelenmesi yönünden DP ve EKYP motorların karşılaştırılması [10]
·
Daha kusursuz
yakıt/hava oranı kontrolü
·
Daha çabuk ilk
hareket
·
Soğukta ilk
harekette daha az ek yakıt ihtiyacı
·
Daha geniş egzoz
gazı resirkülasyonu (EGR) tolerans sınırı
·
Emisyon yönünden
sağlanan avantajlar
·
Soğukta ilk
harekette yanmamış HC emisyonlarının azaltılması
·
Daha az
karbondioksit (CO2) emisyonları
“Common-rail” DP enjeksiyon sistemlerinde
enjeksiyon basıncının, EKYP sistemlere göre önemli ölçüde büyük olması hem
yakıtın atomizasyon derecesini hem de buharlaşma hızını arttırmaktadır. Böylece,
bir veya ikinci enjeksiyondan sonra fazla yakıt gerektirmeden, yanma daha
kararlı hale gelmektedir. Bu sebeple, DP motorlarda soğukta ilk harekette oluşan
yanmamış HC emisyonları, kararlı çalışma şartlarındaki seviyeye
yaklaşabilmektedir. Prototip bir Nissan DP motorunda soğukta ilk çalıştırmada
oluşan yanmamış HC emisyonları, EKYP motora göre % 30 daha düşük çıkmıştır [12].
DP yakıt sisteminin diğer bir avantajı da yavaşlama esnasında yakıtın
kesilmesidir. Bu sistem hem yakıt ekonomisinde, hem de yanmamış HC
emisyonlarında önemli bir iyileşme sağlamaktadır. EKYP motorlarda yavaşlama
esnasında yakıt kesilecek olursa, emme portunda oluşan yakıt filmi tabakası
azalacaktır. Bu durumda, yanma birkaç çevrim boyunca fakir karışımla olacağından
genellikle geri tepme meydana gelir. Bu yüzden yavaşlamada yakıt kesme sistemi
EKYP motorlarda uygulanabilir değildir.
EKYP motorların da DP motorlara göre bazı
sınırlı avantajları vardır. EKYP motorlarda emme sistemi bir ön buharlaşma odası
olarak görev yapar. Yakıt silindir içerisine direkt olarak püskürtüldüğünde,
karışımın hazırlanma zamanı önemli ölçüde azalmaktadır. Sonuç olarak, yakıt
spreyinin atomizasyonu, püskürtme ve ateşleme zamanları arasındaki sınırlı
zamanda yakıtın buharlaşmasına yetecek kadar iyi olmalıdır. Buharlaşmamış yakıt
damlacıkları, yayılan alev dalgasına kapılarak yanmamış HC emisyonu olarak
ortaya çıkacaktır. Ayrıca, silindir içerisine direkt olarak püskürtülen yakıt
piston tepesine veya silindir duvarlarına beklenmedik bir şekilde çarpabilir.
Eğer motor tasarımında bu faktörler ortaya konulmazsa, yanmamış HC ve partikül
emisyonu seviyesinin artması ve silindirlerin aşınması, iyi tasarlanmış bir EKYP
motorundan daha fazla olabilir. DP motorların sağladığı önemli avantajların
yanında, çözüm bekleyen bazı problemleri vardır. Bunlar, aşağıda
sıralanmıştır.
·
Bütün çalışma
aralıklarında karışım oluşturma zorlukları,
·
Kademesiz yük
değişimleri için karmaşık kontrol sistemleri gereksinimi,
·
Enjektörde yüksek
oranda birikinti oluşumu,
·
Kısmi yüklerde
yüksek oranda yanmamış HC emisyonları oluşumu,
·
Tam yük çalışma
koşullarında daha yüksek oranda (azot oksit) NOx
emisyonları,
·
Kısmi yük çalışma
şartlarında bölgesel NOx oluşumunda artış,
·
Tam yük çalışma
şartlarında is oluşumu,
·
Partikül
emisyonlarında artış,
·
3 yollu katalizör
kullanımında verim düşmesi,
·
Yüksek basınç ve
yakıtın yağlama özelliğinin az olması sebebiyle yakıt sistemi elemanlarında
çabuk aşınma,
·
Silindir aşıntısının
artması,
·
Enjektörler ve yakıt
sisteminin diğer elemanları için elektrik güç ihtiyacında artış.
Bütün bu problemlerine rağmen,
geliştirilmiş EKYP motorlarla karşılaştırıldığında DP benzin motorları gelecek
için yeni bir ufuk açmaktadır. Bu motorlarla hem yakıt ekonomisi, hem de
yanmamış HC emisyonlarındaki azalma aynı anda sağlanabilmektedir
[1].
3. DİREKT PÜSKÜRTMELİ MOTORLARDA YAKIT
SİSTEMİ
İçten yanmalı motorlarda yük kontrolü için
gaz kelebeğinin bertaraf edilmesi, volumetrik verimde artış ve pompalama
kayıplarında önemli miktarda azalma sağlamaktadır. Bu yöntem dizel motorlarında
başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Buji ile ateşlemeli motorlarda bütün
çalışma koşullarında hava ile yakıtın istenilen oranda karışması bir çok
bağımsız değişkenden etkilendiği için karışımın yanma odasında hazırlanması
oldukça zordur. Başarılı bir yanma sisteminin geliştirilmesi yakıt enjeksiyon
sisteminin optimum tasarımına ve silindir içi akış alanı ve yanma hızının
kontrolü için sistem elemanlarının iyi bir şekilde eşlenmesine bağlıdır. Motorun
bütün çalışma koşullarında yakıt spreyi çok iyi atomize olmalıdır. Verimli bir
yanma için sprey geometrisi çok önemlidir [13]. Kelebeksiz, kısmi yük çalışma
şartlarında DP yakıt sistemi, sıkıştırma zamanının sonunda silindir içerisindeki
1 Mpa basınca kadar, hızlı bir şekilde enjeksiyon sağlayabilmelidir. Yakıt
enjeksiyon basıncı, etkin bir atomizasyonu ve dağılımı sağlaması bakımından
büyük önem taşımaktadır. Gereğinden daha yüksek yakıt enjeksiyon basıncı,
ortalama yakıt spreyi çapını düşürür. Çok yüksek basınç (örneğin 20 MPa)
atomizasyonu kuvvetlendirir ancak çoğunlukla yakıtın silindir duvarlarını
ıslatmasına neden olur. Yakıt basıncı DP benzin motorlarında 4-13 Mpa arasında
olmalıdır. Bu basınç 0,25-0,45 Mpa olan EKYP motorlara göre çok yüksektir. DP
motorlarda enjektör ve yakıt pompasından kaynaklanan gürültü seviyesinin
azaltılması çalışmaları devam etmektedir. DP uygulamalarının çoğunda, sabit
yakıt enjeksiyon basınç hattı “common-rail” kullanılmaktadır. Farklı motor yük
aralıklarında, farklı yakıt spreyleri sağlamak ve enjektörün lineer-dinamik
aralık gereksinimi azaltmak için alternatif bir metot olarak değişken yakıt
enjeksiyon basıncı uygulamaları da kullanılmaktadır [14,15].
DP motorlarda yakıt enjeksiyon sistemleri
hem kısmi yüklerde aşırı fakir karışım oranları, hem de tam yükte emme zamanı
esnasında başlayan enjeksiyonla homojen dağılımla stokiyometrik karışım
sağlamalıdır. Dizel ve EKYP benzin motorlarıyla karşılaştırıldığında, bu yakıt
sisteminin gereksinimleri çok karmaşıktır. Yapılan son çalışmalarda
elektromanyetik olarak tahrik edilen enjektörlerle common-rail enjeksiyon
sistemlerinde bütün bu şartlar yerine getirilebilmektedir [16-20]. DP bir
motorda common-rail yakıt sisteminin elemanları Şekil 9’da görülmektedir.

Şekil 9. Direkt
püskürtmeli benzin motoru sistem şeması [21]
Günümüz kontrol sistemleri, karışımın
hazırlanması ve kontrolü için karmaşık görevleri yerine getirebilmektedir. Örnek
olarak, Toyota DP D-4 yanma sistemi, iki aşamalı enjeksiyon stratejisi ile kısmi
ve tam yük çalışma şartları arasında geçişi iyileştirmiş, yakıt tüketimi % 30
azaltılmış ve taşıtın ivmelenmesi % 10 arttırılmıştır [22,23]. Mitsubishi DP
motorlarla % 20-25 yakıt ekonomisi, % 20 daha az CO2 emisyonları ve %
10 daha fazla çıkış gücü sağlamaktadır. Ayrıca, Mitsubishi firması DP
motorlarında kullandığı, genişleme zamanında enjeksiyon ile egzoz sıcaklığını
arttırarak, soğukta ilk çalıştırmada katalist etkinliğini hızlandırmaktadır
[22,24,25].
4. SONUÇLAR
Direkt püskürtmeli benzin motorları hem
yakıt ekonomisi, hem de egzoz emisyonlarında sağladığı faydalarla giderek
yaygınlaşmaktadır. Mitsubishi ,Toyota, Nissan, Mercedes ve Renault gibi otomotiv
firmaları DP benzin motorlarını kullanmakta ve geliştirmektedir. Nasıl ki
karbüratörlerin yerini port yakıt enjeksiyon sistemleri almışsa, gelecekte bu
sistemlerin yerini de DP motorların alması beklenmektedir.
KAYNAKLAR
1.
Zhao,
F., Lai, M. C., Harrington, D. L., Automotive Spark-Ignited Direct-Injection
Gasoline Engines, Progress in Energy and Combustion Science, USA,
1999.
2.
Baranescu,
G. S., Some Characteristics of Spark Assisted Direct Injection Engine, SAE
Paper, No: 830589, 1983.
3.
Duggal,
V. K., Kuo, T.W. and Lux, F. B., Review of Multi-Fuel Engine Concepts and
Numerical Modeling of In-Cylinder Flow Processes in Direct Injection Engines,
SAE Paper, No: 840005, 1984.
4.
Enright,
B., Borman, G. and Myers, P. P., A Critical Review of Spark Ignited Diesel
Combustion, SAE Paper, No: 881317, 1988.
5.
Lida,
Y., The Current Status and Future Trend of DISC Engines, Preprint of JSME
Seminar (in Japanese), No: 920-48, 1992.
6.
Wood, C. D.,
Unthrottled Open-Chamber Stratified Charge Engines, SAE Paper, No: 780341,
1978.
7.
Zhao, F., Lai, M.
C. and Harrington, D. L., A Review of Mixture Preparation and Combustion Control
Strategies for Spark Ignited Direct-Injection Gasoline Engines, SAE Paper, No:
970627, 1997.
8.
Ohyama, Y., Nogi,
T. and Ohsuga, M., Effects of Fuel/Air Mixture Preparation on Fuel Consumption
and Exhaust Emission in a Spark Ignition Engine, ImechE Paper, No: 925023,
C389/232, 1992.
9.
Nohira, H.,
Development of Toyota’s Direct Injection Gasoline Engine, Proceeding of AVL
Engine and Environment Conference, 1997.
10.
www.mitsubishi-motors.co.jp/inter/technology/GDI
11.
Denson,
T., Automobile Electrical and Electronic Systems, Second Edition, SAE
International, 2000.
12.
Takagi,
Y., The Role of Mixture Formation in Improving Fuel Economy and Reducing
Emissions of Automotive S.I. Engines, FISITA Technical Paper, No: P0109,
1996.
13.
Kume,
T., Iwamoto, Y., Lida, K., Murakami, M., Akishino, K. and Ando, H., Combustion
Control Technologies for Direct Injection SI Engine, SAE Paper, No: 960600,
1996.
14.
Pischinger,
F. and Walzer, P., Future Trends in Automotive Engine Technology, FISITA
Technical Paper, No: P1303, 1996.
15.
Pontoppidan,
M., Gaviani, G. and Marelli, M., Direct Fuel Injection, a Study of Injector
Requirements for Different Mixture Preparation Concepts, SAE Paper, No: 970628,
1997.
16.
Buchheim,
R. and Quissek, F., Ecological and Economical Aspects of Future Passenger Car
Powertrains, FISITA Technical Paper, No: P1404, 1996.
17.
Ronald,
B., Helmut, T. and Hans, K., Direct Fuel Injection a Necessary Step of
Development of the SI engine, FISITA Paper, No: P1613, 1996.
18.
Mccann,
K. A., MMC Ready with First DI Gasoline Engine, WARD’s Engine and Vehicle
Technology Update, 1995.
19.
Pontoppidan,
M., et al., Experimental and Numerical Approach to Injection and Ignition
Optimization of Lean GDI-Combustion Behavior, SAE Paper, No: 1999-01-0173,
1999.
20.
Yang,
J. and Anderson, R., Use of Split Fuel Injection to Increase Full-Load Torque
Output of a Direct-Injection SI Engine, SAE Paper, No: 980495, 1998.
21.
Preussner,
C., Doring. C., Fehler, S. and Kampmann, S., GDI: Inter-action Between Mixture
Preparation Combustion System and Injector Performance, SAE Paper, No: 980498,
1998.
22.
Ando,
H., Mitsubishi GDI Engine Strategies to Meet the European requirements,
Proceedings of AVL Conference on Engine and Environment, vol. 2,
1997.
23.
Pontoppidan,
M. et al., Experimental and Numerical Approach to Injection and Ignition
Optimization of Lean GDI-Combustion Behavior, SAE Paper, No: 1999-01-0173,
1999.
24.
Ando,
H. et al., Combustion Control for Mitsubishi GDI Engine, Proceedings of the
Second International Workshop on Advanced Spray Combustion, Hiroshima, Japan,
24–26 November, Paper No: IWASC9820, 1998.
25.
Kuwahara,
K. et al., Two-Stage Combustion for Quick Catalyst Warm-Up in Gasoline Direct
Injection Engine, Proceedings of the Fourth International Symposium, COMODIA 98,
1998.