MIME-Version: 1.0 Content-Type: multipart/related; boundary="----=_NextPart_01C65C23.29A49320" Bu belge Web Arşivi olarak da bilinen Tek Dosyalı Web Sayfasıdır. Bu iletiyi görüyorsanız tarayıcınız veya düzenleyiciniz Web Arşivi dosyalarını desteklemiyor demektir. Lütfen Microsoft Internet Explorer gibi Web Arşivlerini destekleyen bir tarayıcı yükleyin. ------=_NextPart_01C65C23.29A49320 Content-Location: file:///C:/A368AEED/mesleki_egitimin_modernizasyonu.htm.htm Content-Transfer-Encoding: quoted-printable Content-Type: text/html; charset="us-ascii" MESLEKİ TEKNİK EĞİTİMİN YENİDEN YAPILANDIRILMA İHTİYACI

 

 
MESLEK= 4; TEKNİK EĞİTİMİN YENİDEN YAPILANDIRILMA İHTİYACI

=  

*Hacı SAĞLAM  *Recai KUŞ

*Selçuk Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Kampus/Konya-TÜR= KİYE

Tel: 0.332.223 23 59 - E-posta: hsaglam; rekus@selcuk.edu.tr

=  

ÖZET

Mesleki ve teknik öğretim, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde öğrenmeyi geliştirmede stratejik bir önem kazanmış, konunun önemi yalnız ilgili resmi otoriteler tarafından değil, ilgili kesimler tarafından da anlaşılmaya başlamıştır. Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim alanında yapı= lan çalışmalar, ülke ihtiyaçlarını planlayarak hızlı bir gelişim göstermek yerine, genelli= kle yavaş değişen ve özellikle bir model arayış&#= 305; içinde geçmiştir. Mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi konusunda zaman zaman yurtdışı destekli projeler yürütülmüş, ancak bu projelerden sağlanan fayda hedeflenenden hayli uzaktır. Bir mesleki ve teknik eğitimin planlanmasında göz önünde bulundurulacak hususlar, mesleki ve teknik eğitim alanında ülke ihtiya&cced= il; ve imkanlarının belirlenmesi, yetiştirilecek kalifiye insan = gücü portresinin çıkarılması, atıl kapasitenin değerlendirilmesi ve sanayi ile işbirliğinin teoriden pratiğe geçirilmesi olarak ifade edilebilir. Bu hususların yerine getirilebilmesi için insana dayalı bir eğitim stratejisinin gündeme alınması ve öğretmen yetiştirmede gerekli kriterlerin belirlenmesi gerekir.

=  

1.      GİRİŞ

Bilgi teknolojilerinin ülkelerin sınırların= 5; aştığı ve bir çok konuda evrensel değerlerin önem kazandığı günümüzde, ekonomik ve siyasal bütünleşmelere gidilmektedir (AB, NAFTA gibi). Türkiye, Avrupa Birliğine (AB) üye olma konumuna geldikten s= onra, Avrupa ve dünya pazarlarında tarihi bir fırsat yakalamıştır. AB’ye entegrasyonda bireylerin hayat standartlarının yükseltilmesini sağlayacak belirleyici faktör, ülkenin yetişmiş insan gücü ve sermaye birikimidir. İhtiyaç duyulan işgücünün nitelikleri günümüzde değişmektedir. Japonya ve Almanya’da teknik elemanlar, robotik ve bilgisayar kontrollü ekipmanların bakım ve kullanımı kabiliyetlerini geliştirmek için mekanik ve elektrik/elektronik gibi iki dalda eğitilmektedirler [Wilson, 1994]. Yine Almanya’da, bütü= ;n üniversite öğrencilerinin 1/3’ü üniversiteye başlamadan önce endüstride çıraklık çalışmalarını tamamlamaları gerekmektedir [= Smith, 1995]. Bilgi toplumu olma yolunda bu değişimler yaşanır= ken, ortaya çıkan problemlere ve işgücünde aranan yeni niteliklere eski yapılanmalarla cevap verilmeye çalışılmaktadır [Kılıç, 1998]. Mesleki ve Teknik Eğitim (MTE) bilgiyi üretime dönüştüren yeniliklere uyum sağlayan, çağdaş ve bilimsel metotları bilen, yorum yapabilen, = problemlere çözüm üretebilen, mal ve hizmetlerin üretiminde = ve geliştirilmesinde yetki ve sorumluluk alabilen nitelikli insan gücü yetiştirme olarak tarif edilebilir [Anonymous, 1991]. <= /p>

Geli&= #351;miş ülkelerde ekonomi ve MTE hızlı bir transformasyon geçirmektedir. Bu transformasyonun en önemli karakteristikleri = ekonomik endişe, teknolojik yenilikler ve modernizasyon, dünya pazarı= nda yoğunlaşmış rekabet, globalleşme, demokratik eğilimler ve özelleştirmedir [Tabbron ve Yang, 1997]. Yeni teknolojiler ilk etapta hızlı bir şekilde istihdam alanlarını tahrip etmektedir. Özellikle son teknik değişimler kalifiye elemana olan talebi önemli oranda düşürmüştür. Diğer taraftan bu geliş= ;meler üretimi arttırmakla beraber verilen bir üretim seviyesi için gerekli eleman talebini de azaltmaktadır. Denge şartl= arına bağlı olarak teknik gelişmeler ekonomi için istihdamı tahrip edici veya iş imkanı yaratıcı olabilir [Lee, 1995]. Teknolojik gelişmeler ülkelerin endüstriyel gelişimine en büyük katkıyı sağlamaktadır. Endüstride bu yeni teknolojileri üretime dönüştürecek nitelikli insan gücünün yet= iştirilmesi ayrı bir öneme sahiptir. Bu noktada MTE’nin önemi ve l= üzumu daha iyi anlaşılmaya başlamıştır. Çize= lge 1’de yıllara göre genel ve mesleki eğitimdeki öğrenci dağılımları verilmiştir. Geli= 51;miş ülkelerde kayıtlı öğrencilerin büyük bir oranı MTE’de toplanırken Türkiye’de özellik= le son yıllarda genel eğitimde bir yoğunlaşmanın olduğu görülmektedir.

 

        &= nbsp;   Çizelge 1. Bazı Avrupa ülkelerinde lise seviyesinde genel ve mesleki eğitimdeki öğrencilerin yüzde dağılımları [OECD 1985, 1995, MTE 1997]

Ülke

1973

1982

1992

Genel

Mesleki

Genel

Mesleki

Genel

Mesleki

Belçika

57.6=

42,4=

44,5=

55,5=

40,8=

59,2=

Danimarka

33,3=

66,7=

37.5=

62.5=

43.8=

56.2=

Fransa

41.8=

58.2=

39.8=

60.2=

45.9=

54.1=

Almanya

14.3=

85.7=

20.5=

79.5=

20.4=

79.6=

İtalya

41.0=

59.0=

33.9=

66.1=

32.6=

67.4=

Hollanda

31.8=

68.2=

40.7=

59.3=

29.9=

70.1=

İngiltere

60.5=

39.5=

56.7=

43.3=

42.4=

57.6=

Avusturya

22.9=

77.1=

17.4=

82.6=

24.0=

76.0=

Finlandiya

--

--

46.9=

53.1=

45.6=

54.4=

Norveç

45.0=

55.0=

43.6=

56.4=

40.2=

59.8=

İsviçre

--

--

24.9=

75.1=

26.8=

73.2=

Türkiye

93.9

6.1

89.1

10.9

81.2

18.8

 

Cumhuriyetten bu tarafa MTE’nin yönlendirilmesinde merkeziyetçi bir yapı hakim olmuş, endüstrinin talepl= eri göz ardı edildiği gibi, özel sektörün eğitime cid= di bir katkısı da sağlanamamıştır. Kü&ccedi= l;ük ve Orta Büyüklükte İşletmeler (KOBİ) daha ziy= ade kendi işgücü yetiştirme problemlerini kendi usulleri ile (usta-çırak usulü) ile çözmeye çalı= ;şmışlardır. Gelişmiş ülkelerde merkezi otorite, MTE konusunda daha çok etüt ve planlama rollerini üstlenmiş ve uygulamal= ar yerel yönetimlere ve bunlara bağlı eğitim kurumları= ;na bırakılmıştır. Yapı statik ve statükocu olmayıp yöresel ihtiyaçlara göre esnek tarzdadır= . Özel sektörde daha kolay istihdam edilebilme sebebiyle MTE de ciddi bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Bu çalışmada Türkiye’de MTE’nin problemleri irdelenmiş ve yeniden yapılandırılması konusunda çözüm yolları sunulmuştur.

 

2.      TÜRKİYEDE MESLEKİ TEKNİK EĞİTİMİN GELİŞİMİ<= /o:p>

Osman= lı’dan miras Sanayi Mekteplerini takiben MTE Sanat Enstitüsü ve Endü= ;stri Meslek Liseleri ile günümüze kadar gelmiştir. 1936 yılında bu okullara öğretmen yetiştirmek maksadıyla Ankara Erkek Teknik Öğretmen Okulu açı= ;lmış, bunu Teknik Eğitim Fakülteleri (TEF) takip etmiştir. Bug&uum= l;n TEF’lerin öğrenci kaynağı olan MTE orta öğretim kurumları kan kaybetmekte bu durum dolayısı= ;yla TEF’lere gelen öğrenci profiline yansımaktadır. B= eş yıllık kalkınma planlarının tamamında mesleki= ve teknik eğitim için çağ nüfusunun %65’i hedeflenirken, hiçbir zaman bu hedefe ulaşılamamıştır [MTE, 1997]. Çizelge 2̵= 7;de MTE’de beş yıllık kalkınma planlarında hedeflenen ve gerçekleşen okullaşma yüzdeleri ve öğrenci sayıları verilmiştir.

 

Çizelge 2. Kalkınma planlarında MTE’de hedeflenen ve gerçekleşen öğrenci durumları

Kal= kınma Planı Dönemi

Öğretim Yılı

Okullaşma Hedefi

Gerçekleşen Okullaşma

%

Öğrenci Sayısı

%

Öğrenci Sayısı

I. Kalkınma

1967-1968

5,9

123.000

3,8

79.614

II. Kalkınma

1972-1973

9,2

230.000

6,1

152.959

III. Kalkınma

1977-1978

11,5

308.000

11,1

296.685

IV. Kalkınma

1982-1983

13.1

420.000

10.9

350.132

V. Kalkınma

1987-1988

19,2

646.000

14,2

499.292

VI. Kalkınma

1992-1993

19,9

794.000

18,8

751.422

Ara yıl

1994-1995

--

--

22,4

898.000

Ara yıl

1995-1996=

--=

--=

23,5

946.121

=  

=  

3.      MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİN PLANLANMASI

Mesle= ki ve teknik eğitimin maliyetinin yüksek olması sebebiyle mevcut imkanların ülke şartlarına göre optimum dağılımı ve verimli kullanılması, gereken seviyede insan gücü yetiştirilmesi, kısaca iyi bir planlanmanın yapılması şarttır.

 

3.1.<= span style=3D'font:7.0pt "Times New Roman"'>      İhtiyaç Duyulan Kalifiye İnsan Gücü Portresi

G&uum= l;nümüzde insan gücü portresi gelişen teknolojinin taleplerine gö= re şekillenmektedir. Son yıllarda el becerisi/beden gücüne sahip insan yerine bilgiye ulaşabilen, teknolojiyi kullanabilen ve bey= in gücünü kullanarak yorum yaparak ortaya çıkan problemlere çözüm üretebilen bir teknik eleman modeli= ne ihtiyaç vardır. Gelişmiş ülkelerde eğitim ve öğretim sistemleri ekonomistler tarafından talep edilen insan kaynaklarını sağlamak için büyük baskı= ile yüz yüze kalmaktadırlar. Bazı OECD ülkelerinde hükümetler bu talebi karşılamak için yakın gelecekte oluşturulacak yeni meslekler için ciddi projeler hazırlamaktadır [Mc Farland ve Vickers, 1994].

Bu se= beple MTE kurumlarında eğitim-öğretimi bu esaslara göre uyarlamak gerekmektedir. Gelişen bilgisayar teknolojisinin yardımıyla bilgiye ulaşmak bir engel olmaktan çıkmış, verilerin yorumlanmasında hazırlanan bir takım yol gösterici programlar ile problem çözme hızı artarak zaman ve işgücü kaybı ortadan ka= ldırılmıştır. Birtakım bilgilerin ezberlenmesi yerine bunların bir kayıt ortamında toplanması ile bunlara her an erişim kolaylaşmış ve ayrıca tecrübe birikimleri kaydedil= erek kullanıcıların hizmetine sunulmuştur.

Genel= likle ülkemizde teknolojinin gelişmesinde endüstri itici motor görevi yapmış ve endüstrinin talep ettiği seviye ve nitelikte insan gücü yetiştirmede mesafe kapatılamamıştır. Endüstrideki problemleri kangren olmaya başladığı zaman MTE’de yenileştirme ihtiyacı duyulmuş, adeta endüstri MTE’yi yönlendirmiştir. Oysa ki MTE’de alanında yetiştirilecek insan gücü, endüstrinin sadece bugü= nkü ihtiyaçlarına göre değil ülkenin gelecek ihtiya&= ccedil;larına göre de yetiştirilmeli, bu sebeple ileriye yönelik mastı= ;r planlar hazırlanmalıdır.

 

 

3.2.<= span style=3D'font:7.0pt "Times New Roman"'>      Kalifiye İnsan Gücün&u= uml;n Eğitim Düzeyi

Orta = dereceli meslek okullarına talep durma noktasına gelmiş, birçok bölüm, hatta okul kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. İlköğretimde, öğrencilerin bilimsel olarak mesleğe yönlendirilmesi yapılmadığı gibi, meslek lisesi mezunlarına yüksek öğretime geçişte getirilen kısıtlamalar bu sonucu doğurmuştur. MTE yükseköğretim kurumlarının öğrenci kayna= ğı EML’ler olduğuna göre, yüksek öğretime gelen öğrencilerin de vasat seviyede olacakları aşikardı= r. Bunun sonucu olarak TEF mezunlarının istihdam alanlarında istenilen performansı vermeleri beklenemez. Oysa bu elemanlar iç= ;in endüstride ve MTE ortaöğretim kurumlarında ciddi bir talebin olduğu bir gerçektir. 1994’de hazırlanan MTE= raporunda, 2000 yılı için Teknik Öğretmen açığının 50.000 civarında [Kılı&c= cedil;, 1998] ve 1996 yılında, 1994 mezunları izleme araştırmasında talebin %63 olacağı belirtilmiş= ;tir [Mahiroğlu, 1996]. İnsan gücü eğitiminde genel amaçlı bilgiyle donatılmış elemanlar yerine, dah= a az tipte fakat kendi ilgi alanı ile ilgili derinliğine bilgi-beceri sahibi elemanlar hedeflenmelidir. Hedef, her şeyi bilen değil, bildiğini eksiksiz bilen elemanlar yetiştirmek olmalıdı= r.

=  

3.3.<= span style=3D'font:7.0pt "Times New Roman"'>      Eğitim İmkanlarını= ;n Optimizasyonu

MTE kuruluş maliy= eti yanında sürdürülmesi de yüksek harcama gerektiren = bir sektördür. Dolayısıyla, gerek yapılan yatırımda gerekse mevcut imkanların optimum kullanımında azami gayret gösterilmelidir. Mesela, bir ilde = birden fazla EML açılmış ise, bazen birkaçında a= ynı bölümlerin mevcut olduğu görülmektedir. Bu durum değişik Meslek Yüksek Okulları (MYO) için de söz konusudur. Her okuldaki bölüm/program için ayn= 05; atelye/laboratuarların kurulması ciddi bir kaynak israfı demektir. Ayrıca okulların bazı laboratuarları ortak kullanılabilir, ate= lye eğitiminden mahrum yetişen bazı MYO/TEF için EML atelye/laboratuarları tahsis edilebilir. Ayrıca, maliyetlerinin yüksek olması sebebiyle yeni teknolojileri okullara hemen transfer etmek mümkün olmadığından, ortaöğretim/y= üksek öğretim için özel sektörün eğitim imkanlarından faydalanabilir ve okulların eğitim imkanlar= 05; özel sektöre sunularak atıl kapasite değerlendirilebilir.

 

<= ![if !supportLists]>4.      MTE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME

Tekni= k elemanların yetiştirilmesinde (okullar veya endüstri için) en büyük görev TEF’lere düşmektedir. Sayılarının sürekli artmasına karşıl= 5;k, özellikle yeni açılanların fiziki ve akademik personel yetersizliği ve akademik personelin yeterli sanayi tecrübesinin olmayışı sebebiyle mezun olan teknik öğretmenler beklentileri sağlamaktan uzaktır. Bir de hiç eğitim formasyonu almamış ve endüstri tecrübesi olmayan değişik fakülte mezunlarının, mezuniyetlerini taki= ben bu okullarda (aynı zamanda meslek yüksek okullarında) öğretim elemanı olarak istihdam edilmeleri sıkıntıları artırmıştır. Oysa bug&u= uml;n birçok gelişmiş ülkede 4-5 yıl sanayi tecrü= besine sahip olanlar bu okullarda öğretmen/öğretim elemanı olarak istihdam edilmektedir.

TEF= ’lerde aynı bölümde okutulan ders müfredatları ve kredi saatlerinde de kayda değer farklılıklar mevcut olup, ö&= #287;retmenlik meslek derslerinin de teknik öğretmen yetiştirmenin ruhuna u= ygun olmadığı görülmektedir. Birçok ünivers= itede toplam kredi sınırlamaların bulunması ve öğre= tmenlik meslek derslerinin bu sınırlama dışında tutulmaması alan derslerinin ağırlığını oldukça azaltmıştır.

TEF&#= 8217;lerin eğitim süreleri 4 yıldır; oysa bugün Eğitim Fakültelerinin lise öğretmenliği branşlarında eğitim süresi 5 yıla çıkarılmış ve ayrıca Fen Fakültesi mezunları da tezsiz yüksek lisans yapmak suretiyle öğretmen olabilmektedir [Mahiroğlu,1998]. Dolayısıyla, bu fakülte mezunları da öğretmen olmak için beş yıldan fazla eğitim almak mecburiyetindedirler. Bu durumda, TEF’lerin 5 yıla çıkarılması veya 4. yıldan sonra öğret= menlik meslek derslerinin isteğe bağlı olarak verilmesi uygun olacaktır.

Son yıllarda bu fakültelerin sayılarında hızlı bir artış görülmekle beraber, eğitim kalitelerinin aynı oranda arttığı söylenemez. Bu sebeple bu okulların modern eğitim anlayışıyla yeniden düzenlenerek, belli standartlara getirilmesi kaçınılmazdır. Buna ilaveten, yeni açılan TEF’lerin durumu dikkate alındığında, bu şartlarda yetiştirilen teknik elemanların ülkenin endüstriyel kalkınma problemlerine çözüm sağlaması mümkün görül= memektedir.

 

5.      OKUL-SANAYİİ İŞBİRLİĞİ

Dünya Bankası E= ğitim Raporuna göre mesleki beceriler genel öğretimi takiben işyerinde verilmelidir. Özel sektör mesleki eğitimde, o= kullaşmanın yönetiminde ve hazırlanmasında doğrudan ilgili kılınmalıdır [Bennell ve Segerstrom, 1998]. 1995 Dü= ;nya Geliştirme Raporu’na göre [World Bank, 1991], entegre edilen bir dünyada teknik elemanların kabiliyetleri ve artan becerileri global ekonomide artan entegrasyon ve rekabet için anahtar rolü= ne sahiptirler. MTE kurumlarında yetiştirilen teknik öğretmenlerin MTE-ortaöğretim kurumları yanın= da endüstride de istihdam edildikleri dikkate alındığı zaman, okul-sanayi işbirliğinin sürdürülmesi kaçınılmazdır. Okullar, teknoloji geliştirmede ve sunmada endüstriye önderlik yapabilmesi için yetişen elemanların endüstriyi tanıması, problemlerini bilmesi = ve bunlara çözüm üretmek için beyin fırt= 5;nası yapması gerekir. Sanayiden gelen araştırma talepleri TEFR= 17;lerde bir proje kapsamında yüksek lisans/doktora tezi olarak ele alınmalı ve bazı deneysel çalışmalar endüstride gerçekleştirilerek ilişkiler güçlendirilmelidir. İki kesimin birbirlerini tanıması sonucu danışmanlık hizmetleri de işl= erlik kazanacaktır. Böylece üretime hiçbir katkısı olmayan tez çalışmaları yerine endüstrinin doğrudan ihtiyaçlarına yönelik tez çalışmaları üretime dönüşerek değer kazanacaktır.

 

 

6.      YURT DIŞI FİNANSMANIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE OPTİMUM KULLANIMI

T&uum= l;rkiye’de MTE’nin modernizasyonu çerçevesinde zaman zaman yurtdışı finansman imkanlarından faydalanılmış, bu kaynaklar genellikle makine-teçhizat alımında kullanılmıştır. Bunun yanında MTE’de görev alan öğretmenlerden yurtdış= 5; eğitim alanların sayısı çok kısıtl= 5; tutulmuştur. 1985’te başlatılan Dünya Bankası Projesi ile makine-teçhizat alımı ile birlikte insana da d= ayalı bir eğitim projesi yürütülmüş, çok sayıda teknik öğretmenin yeni oluşturulan branşlar= da yurt dışı eğitimi alması sağlanmıştır. Ancak projenin son durumu incelendiğ= inde, bugün bu eğitimi alanların birçoğu görevden ayrılmış veya açılan yeni programlar kapanma noktasına gelmiştir. Yurtdışı eğitim alanında seçilen programlar isabetli olmakla beraber, bu eğitim için seçilen okullar, öğretmen seviyele= ri, okul imkanları ve uygulanan müfredat programlarının yet= erli olmadıkları gözlemlenmiştir. Alınan teçhiza= tlar kısa zamanda demode olmuş ve yenilenmeleri de gerçekleştirilememiştir. Bunların bir kısmının ülke içerisinde sağlanması mümkün iken tamamen ithal edilmiş, aynı tür malzem= eden çok sayıda alınarak kaynak israfı yapılmıştır. Bunun yanında yurtdışı eğitimi alan teknik öğretmenlerin eğitim-öğre= tim hizmetlerinde verimli olarak çalıştırılmalar= 5; sağlanamamıştır. Oysa proje kapsamında açılan yeni programlar bir “hizmet içi eğitim merkezi” olarak düzenlenebilir ve bu eğitim merkezlerinde y= urt dışı eğitimine alternatif olarak dünya standartlarına uygun eğitim verilmesi sağlanabilir. Böy= lece yetişmiş insan kaynağının israf edilmesi önlenmiş olacaktır.

=  

7.      TARTIŞMA VE SONUÇLAR=

Yeti&= #351;miş iş gücü uluslar arası stratejik bir önem kazanmıştır. Bu bağlamda değişikliklere uyum sağlayabilen, yeni pazar ve teknolojileri araştırarak kendis= ini yenileyebilen nitelikli insan gücü yetiştirilmeli ve gelişmiş ülkelerin uyguladıkları metot ve programl= ar dikkate alınmalıdır. Ancak, endüstrinin de bu nitelikli insan gücünü istihdam etmesi ile gelişmesi ve küreselleşen dünyada rakipleri ile rekabet etmesi mümkün olacaktır. Bu sebeple Türkiye’deki mesleki= ve teknik eğitimin yeniden yapılandırılmasında aşağıdaki hususların ele alınması gerekmekted= ir:

1.   &n= bsp;  Akademik öğretim ve MTE arasındaki boşluk mesleki derslerin genel eğitim müfredatı içine dahil edilmesi ile azaltılmalı ve genel eğitim = ile mesleki eğitime sıkı bir yaklaşım sağlanmal&#= 305;dır.

2.      Günümüzde rekabet esaslı müfredat geliştirme daha önemli bir role sahip olmalıdır.

3.      Eğitim otoriteleri, istihdam organizasyonları ve aynı zamanda endüstriler arasındaki iş birliği güçlendir= ilmelidir.

4.      MTE’de görevlendirilecek öğretmen adayların belirli bir program dahilinde endüstride tecrübe kazandıktan sonra göreve başlatılmaları sağlanmalıdır. Diğer taraftan, öğretmenler/öğretim elemanları periyodik olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalı, teknolojik gelişmeler ile tanıştırılmalı ve açılan teknoloji fuarlarını takipleri sağlanmalıdır. Teknik ve mesleki açıdan öğretmenler kendilerini yenilemeli, rekabet ortamı oluşturmak açısından akademik olarak derecelendirilme= li (stajyer öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen gibi) ve bunlara uygun iyileştirmeler yapılmalıdır.

5.      Ayrıca yurt dışında eğitilen öğretmenlerin bir şekilde uzun bir süre kurumlarında kalmaları için gerekli yükümlülükler ve iyileştirilmeler yerine getirilmelidir.

 

8.      KAYNAK= LAR

  1. Anonymous, Türkiye’de Mesleki Teknik Eğitimde Gelişmeler, MEB Yayınları,1991, Istanbul =
  2. Kılıç, R., Mesleki ve teknik eğitimin yeniden yapılandırılmasında modü= ;ler yaklaşım, Teknik Eğitim Dergisi, s. 17, 1998, İstanbul.
  3. Lee, E., Overwiev International Labour Rewiew, 134(4-5), pp. 441-= 450, 1995.
  4. Mahiroğlu, A., Teknik Eğitim Fakültesi Mezunlarını İzleme Araştırması, METARGEM Yayınları, 1996, Ankara= .
  5. Mahiroğlu, A., Yeni öğretmen yet= iştirme düzeni, 1. Mesleki Teknik Eğitim Sempozyumu, Karabük Te= knik Eğitim Fakültesi, s. 461, 1998, Karabük.
  6. McFarland, L. ve Vickers M., The Context and Rationale for the Reform of Vocation= al and Technical Education, In Vocational and Training for Youth Towards Coherent Policy and Practice, pp 7-18, OECD, Paris, 1994.
  7. METARGEM, Mesleki Teknik Eğitim, MEB, 1997, Ankara.
  8. OECD, Education and Training after Basic Schooling, p. 51, OEC= D, Paris, 1985.
  9. OECD, Education and Training after Basic Schooling, p. 158, OECD, Pa= ris, 1995.
  10. Smith H., Reflections on Technical and Vocational Education for the 1990s and Beyond, Prospect 25(2), pp. 327-335, 1995.
  11. Tabbron G., Yang J., The Interaction between technical and vocational education and training and economic development in advanced countries, Int. J. E= ducational Development, Vol. 17, No.3, pp. 323-334, 1997 U.K.
  12. Wilson D.N., Comparative Stud= y of Reforms in the Post-Compulsory Education and Training of Young<= span lang=3DEN-US> Adults, Comparative Education, 30(1), pp. 31-38, 1994.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÖZGEÇMİŞ

 =

Hacı SAĞLAM

 =

         = 1956 yılında Keskin’de doğdum. İlk ve orta öğrenimimi takiben 1979 yılında Ankara Yüksek Tekn= ik Öğretmen Okulu Makine-Tesviye Bölümünden mezun old= um. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı değiş= ;ik okullarda öğretmenlik yaptıktan sonra 1990 yılında Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Mak= ine Programına öğretim görevlisi olarak atandım. Halen= bu okulda, aynı programda öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım. Hidrolik-Pnömatik ve CAD-CAM konularında yurtdışında eğitim aldım. Endüstri Meslek Liseleri için Hidrolik-Pnömatik ders müfredatının hazırlanmasında bulundum ve MEB-YÖK Projesinde Makine İhtisas Komisyonu üyesi olarak görev aldım. Çal&= #305;şma konularım aşağıda sıralanmıştır:

&nb= sp;

·  Mesleki Teknik Eğitim

·  Makine Tasarımı ve İmalat= 5;

·  İleri Seviye Hidrolik ve Pnömatik Sistem Tasarımı ve Kuruluşu

·  Biyo-mekanik ve Takım Tezgahları İçin Deney Aparatı Tasarım ve İmalatı

·  Dolaylı Algılama Cihazlarına Dayalı Takım Durumu İzleme

·  Talaşlı İmalatta Yapay Sinir Ağı Uygulamaları

·  Makine Eğitimi konusunda Müfredat Hazırlama

·  İmalat Teknikleri ve Teknolojileri Konusunda Teknik Danışmanlık

&nb= sp;

Recai KUŞ

1968 yılında Adana’da doğdum. İlk ve orta öğrenimini takiben1988 yılında Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Otomotiv bölümünden mezun oldum. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı değişik okullarda öğretmenlik yaptıktan sonra 1998 yılında Selçuk Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Bölümüne öğretim görevl= isi olarak atandım. Halen bu okulda, bu bölümde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktayım. Çalışma konularım aşağıda sıralanmıştır.

&nb= sp;

·        Mesleki Teknik Eğitim

·        Emisyon Kontrolü

·        Taşıt Mekaniği

·        Yakıt Enjeksiyon sistemleri

·        Kompozit Malzemeler

------=_NextPart_01C65C23.29A49320 Content-Location: file:///C:/A368AEED/mesleki_egitimin_modernizasyonu.htm_dosyalar/header.htm Content-Transfer-Encoding: quoted-printable Content-Type: text/html; charset="us-ascii"





Ankara Üniversitesi – IVETA Bölgesel Konferansı – 20-22 Ekim 2003, Ankara-Türkiye

 

81

 

------=_NextPart_01C65C23.29A49320 Content-Location: file:///C:/A368AEED/mesleki_egitimin_modernizasyonu.htm_dosyalar/filelist.xml Content-Transfer-Encoding: quoted-printable Content-Type: text/xml; charset="utf-8" ------=_NextPart_01C65C23.29A49320--