SUDAN HİDROJEN ÜRETİMİ VE ENERJİ SEKTÖRÜNDE HİDROJEN *

Doç.Dr.Z.Sema BAYKARA YTÜ, Kim.Müh.Böl., İstanbul

 

ÖZET

Hidrojen ekonomisine, hatta uygarlığına geçiş özleminin temelinde çevresel açıdan tamamen temiz enerji tür ve sistemlerine dönülmesi bulunmakta, 1997’de başlayan Kyoto Protokolu süreci bu yönde somut bir adım oluşturmaktadır. Hidrojenin güneş enerjisi uygulanarak sudan üretilmesi bu amaca en uygun seçenek olarak gözükmekte, aynı zamanda kullanıcılara bağımsızlık getirmektedir.

Bu çalışmada enerji gereksinimi güneş enerjisiyle sağlanan sudan hidrojen üretimi yöntemleri ele alınmakta; ayrıca hidrojen üretim, iletim, depolama ve kullanım (taşıt, cihaz, bina) alanlarında geliştirilmekte olan teknolojilerde emniyet, verim, çevresel faktörler ve maliyet açısından bu günkü durum ve yakın vadede ulaşılması planlanan hedefler; bu konularda öncü durumdaki devletlerde hazırlanan yasal mevzuat ve standartlar, benimsenen politikalar ve oluşturulan insiyatifler kısaca gözden geçirilmektedir.

 

GİRİŞ

Zaman içinde sıvı ve gaz yakıtların arzında meydana gelecek açıkların kömürden elde edilecek sentetik yakıtlarla kapatılması ve nihai olarak bu kaynakların nükleer (fizyon ve füzyon) enerji ve yenilenebilir enerjiyle (su gücü, güneş, rüzgar) üretilecek elektrikle ikamesi öngörülmektedir. Oysa, kurulu düzendeki uygulamaların çoğu elektrikle değil yakıtla çalışmaktadır. Bu kapsamda, sudan elde edilebilen ve çevreyi en az kirleten bir yakıt olarak hidrojen ağırlık kazanmıştır.

Hidrojen ve elektrik birbirine kolaylıkla dönüştürülebilir enerji türleri olduğundan hidrojen, tüm sektörleri doğrudan ya da dolaylı etkileyebilmesi, toplumsal gelişme ve refah düzeyini belirleyici oluşu açısından çok kritik bir konumdadır.

En gelişmiş ülkelerin yanısıra birçok ülkelerde hidrojen ekonomisine geçiş doğrultusunda politikalar belirlenmekte, ulusal plan ve programlar hazırlanmakta, ilgili teknolojilerin geliştirilmesi ve uyarlanması için geniş kapsamlı ve yoğun araştırmalar yapılmakta, yasal mevzuat ve standartlar hazırlanmaktadır.

Hidrojen, birincil kaynaklardan (Tablo 1) gene birincil kaynaklarla üretilebilir. (Şekil 1).

 

 

HİDROJEN ÜRETİMİ

Hidrojen, geleneksel olarak hidrokarbonlardan ve sudan üretilmektedir(1). Hidrokarbon bileşiklerinin üretime katkısı %95 dolaylarında olup bu üretim süreçlerinden karbon dioksit de çıkmakta ve atmosferde sera etkisi yaratmaktadır. Hidrokarbonların tükenebilir oluşu ileride hidrojenin daha ziyade sudan üretilmesini ve üretim teknolojilerinin bu yönde geliştirilmesini gerektirmektedir. Üretim yöntemleri, yaygın bir şekilde kullanılmakta olan ticari yöntemler ve diğer yöntemler olmak üzere iki grupta toplanabilir (Tablo 2(a)).

 

(*) I. Ulusal Hidrojen Kongresi, 16 Temmuz 2002, Ankara

Tablo 1: Birincil kaynaklar ve hidrojen talebi

 

Birincil Kaynaklar :

Petrol

Doğal Gaz (NG)

Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (LPG)

Kömür

Yenilenebilir Kaynaklar (su gücü, güneş, rüzgar vb.)

Nükleer Yakıtlar

 

Hidrojen

Hammadde Olarak Talep :

Petrol Arıtımı

Kimyasal Endüstri (amonyak, metanol, yağ vb.)

Sentetik Yakıt Üretimi

Metalurji

Enerji Kaynagı Olarak Talep :

Ulaşım Sektörü (uzay, hava, kara, deniz)

Merkezi Enerji Santralları (elektrik, ısı)

 

 

 

 

 

 

Tablo 2(a): Hidrojen üretim yöntemleri

Ticari Yöntemler

Hidrokarbonların Buharla Katalitik Bozunumu

Hidrokarbonların Basınç Altında Kısmi Oksitlenmesi

Kömürün Gazlaştırılması

Suyun Elektrolizi

 

Diğer Yöntemler

Hidrokarbon Kaynaklı Yöntemler :

Şehir gazı üretimi

Hidrokarbonların buhar ve oksijenle oksitlenmesi

Hidrokarbonların ve doğalgazın ısıl dekompozisyonu

Metanın içten patlamalı motorlarda oksitlenmesi

Suyun Kimyasal Dekompozisyonu :

Termokimyasal Dönüşümler

Fotokimyasal Dönüşümler

H2S Dekompozisyonu

Biyokütleden üretim

Enerji krizinden bu yana, ileriye dönük olarak hidrojenin yeryüzünde ve uzayda yenilenebilir enerjiyle üretilmesine yönelik tasarım, malzeme ve uygulama çalışmaları geniş ölçekte ve muhtelif aşamalarda sürmektedir. Gelişmiş ülkeler aralarında işbirliği yaparak bu sektöre uzanan çok geniş kapsamlı ve uzun vadeli ortak projeler yapmaktadırlar(2).

 

SUDAN HİDROJEN ÜRETİMİ

Ticari anlamda sudan hidrojen üretimi geleneksel yöntemlerle üretilen elektrik (hidroelektrik, termik veya nükleer santrallarda) kullanılarak suyun elektrolizi sonucu gerçekleşir.

Hidrojenin “temiz” yöntemlerle üretilmesi, elektriğin yenilenebilir enerji kaynakları (hidrogüç, güneş, rüzgar gibi) ile elde edilmesine bağlıdır.

Suyun güneş enerjisi ile ayrıştırılması sonucu hidrojen üretimi başlıca iki grupta toplanabilir: termokimyasal süreçler ve fotokimyasal süreçler. Burada gruplama güneş enerjisinin kullanılış biçimi ile ilgilidir.

 

 

Termokimyasal Süreçler:

Güneş ısıl enerjisi kullanılarak suyun yüksek sıcaklıkta tek aşamada veya birden fazla aşamada ayrıştırılması ile hidrojen elde edilebilir(3). Bu süreçlerde çalışma sıcaklığı 1000-2500 K dolaylarında olup, güneş ışınlarının optik sistemlerle yoğunlaştırılıp odaklanmasını gerektirmektedir. Toplam verim farklı tasarımlar için farklı değerler alabilmekle birlikte ticari elektroliz veriminden daha düşük düzeydedir.

 

Fotokimyasal Süreçler:

Güneş foton enerjisi kullanılarak sudan hidrojen üretimi amacıyla fotovoltaik pillerle elektrik üretimi ve elektroliz, yarı iletken elektrodlu fotoelektrokimyasal piller, fotobiyolojik sistemler ve fotobozunum sistemleri gibi süreçler geliştirilmektedir(4). Bu sistemler için de verim düzeyi (şimdilik % 16) ticari elektrolize nazaran daha azdır.

 

HİDROJEN ÜRETİM MALİYETİ

Çeşitli optik düzeneklerle yoğunlaştırılan yüksek sıcaklıktaki güneş radyasyonuyla doğrudan veya dolaylı olarak hidrokarbon kökenli maddelerden (özellikle kömür) ve sudan veya fotovoltaik düzeneklerle üretilen elektrik ve elektrolizle sudan üretilen hidrojen şimdilik ticari yöntemlerle kömürden üretilen hidrojene kıyasla yaklaşık 3-15 kat, ticari elektrolizle sudan üretilen hidrojene kıyasla da 1-4 kat maliyet taşımaktadır (Tablo 2(b)). Zaman içinde kömür rezervlerinin azalması ve güneş teknolojilerinde görülen gelişmeler ve ucuzlama bu maliyetleri ister istemez değiştirecektir. Ayrıca hidrokarbon kökenli ticari hidrojen maliyetinin benzinden daha az olduğu bilinmektedir.

 

 

 

Tablo 2(b): Güneş enerjisinin kullanıldığı muhtelif proseslerle üretilen hidrojen maliyeti(3)

İncelenen Proses Türleri

Maliyet

(maliyet)j

Maliyet

(maliyet)k

a) Suyun Güneşle1 Elektrolizi

b) Suyun Güneşle2 Elektrolizi

c) Suyun Güneşle3 Elektrolizi

d) Suyun Güneşle4 Termolizi

e) Suyun Melez Termoliz ve Elektrolizi (a+d)

f) Kömürün Güneşle5 Gazlaştırılması6

g) Kömürün Melez Gazlaştırılması (f+6)

h) Güneşle5 Termokimyasal Çevrim7

i) Güneşle5 Melez Termokimyasal Çevrim8

j) Ticari Elektroliz

k) Ticari Kömür Gazlaştırma6

1.1

3.9

2.6

3.3

2.2

0.8

0.7

1.9

1.6

1.0

0.3

 

4.4

15.2

10.1

12.5

8.6

2.9

2.6

7.3

6.2

3.8

1.0

 

1. Güneş proses ısısıyla (parabolik odaklayıcı) elektrik üretimi

2. Güneş pilleri ile elektrik üretimi

3. Güneş proses ısısıyla (güneş kulesi) elektrik üretimi

4. Güneş proses ısısı (parabolik odaklayıcı) üretimi

5. Güneş proses ısısı (güneş kulesi) üretimi

6. Koppers-Totzek kömür gazlaştırma yöntemi

7. GA Termokimyasal çevrimi

8. Mark 11 Termokimyasal çevrimi

Kabuller : % 15 sabit giderler

$ 10/ton kömür fiyatı

Buradaki maliyet yılda 150-350 GJ üretim kapasitesindeki tesisler için hesaplanmıştır. Yılda 3000 saatlik güneşle operasyon kabul edilirse, bu kapasite saatte 3,9-9,1Nm3 hidrojen üretimi anlamına gelmektedir. Oysa, hidrojen kullanımı arttıkça daha büyük çapta üretim gerekecek, saatte 500 Nm3 veya daha fazla üretim söz konusu olacaktır. Ayrıca, yenilenebilir enerji türlerinin kullanıldığı hidrojen üretimi teknolojileri olgunlaştırılırken, mevcut dağıtım şebekesinden yararlanmak üzere metanol, doğal gaz ve diğer hidrokarbonlardan hidrojen üretimi gündemdedir. Yenilenebilir enerji kaynaklı (güneş, rüzgar, sugücü) elektrik kullanılarak gerçekleşen elektrolizle sudan üretilen hidrojen maliyetine kıyasla hidrokarbon kökenli hidrojen üretimi maliyeti oranları Tablo 2 (c) de sunulmaktadır.

Bor kökenli hidrojen üretim maliyetinin elektroliz maliyetine oranı ise diğer süreçlerinkinin çok üzerindedir.

 

Tablo 2(c) : Hidrokarbon kökenli hidrojen maliyetlerinin yenilenebilir enerjiyle sudan elektroliz kaynaklı hidrojen maliyetiyle karşılaştırılması

Üretim teknolojisi

maliyet oranı

Üretim kapasitesi (Nm3/saat)

Suyun elektrolizi

1.0

500

Metanolün bozunumu

0.83

500

Doğal gazın buharla bozunumu

1.17

500

Hidrokarbonların kısmi oksidasyonu

0.58

>500

 

HİDROJENİN DEPOLANMASI

Hidrojen basınç altında gaz olarak veya 20K sıcaklıkta sıvı olarak büyük hacimlerde depolanabilir. Sıvılaştırarak depolamanın maliyeti diğerinin on katı civarındadır. Hidrojen düşük basınçlı gaz depolarında, yüksek basınçlı çelik tanklarda ve düşük sıcaklık tekniğinin uygulandığı depolarda biriktirilir. Sıvı hidrojen, hacmi 1000m3 veya daha fazla olan özel yalıtımlı geniş tanklar içinde büyük ölçekte depolanabilir.

Hidrojen bir enerji taşıyıcı olarak kullanıldığında doğacak büyük ölçekte depolama gereksinimi yer altında gözenekli rezervuarlar (su rezervleri gibi) içinde karşılanabilir (Tablo 3(a)).

 

 

Tablo 3(a) : Hidrojen için depolama seçenekleri

Yerüstünde Depolama

Basınçlı Gaz ve Düşük Sıcaklıkta Sıvı (özel tanklar içinde)

Boru Hatları

Metal Hidrürler, Metal nanoyapılar

Karbon nanoyapılar, Cam Mikrokürecikler

 

Yeraltında Depolama

Gözenekli Rezervuarlar (su, doğalgaz, petrol yatakları)

Mağaralar (tuz yatakları, eski madenler vb)

Bazı depolama sistemleri için enerji ve maliyet Tablo 3(b) de verilmektedir.

Hidrojen aynı zamanda metal hidrürler(5), nano yapılı karbon(5), grafit(5) ve metaller(6) ve cam mikrokürecikler(7) içinde depolanabilir (Tablo 4).

Depolama sistemlerinde hidrojen kapasitesinin ağırlık açısından %6.5 H2, hacim açısından 62 kg H2/m3 olarak hedeflenmesi ABD Enerji Bakanlığı tarafından öngörülmektedir. Depolamayla ilgili standartlar literatürde mevcuttur(8).

 

Tablo 3(b): Bazı hidrojen depolama sistemleri için enerji gereksinimi(7) ve maliyet verileri

Depolama Yöntemi

Enerji Gereksinimi (MJ/kg) (GJ/m3)

Maliyet (kW.saat/kg)

Sıvı Hidrojen (20 K)

120

8

33.33

Gaz Hidrojen (15000 kN/m2)

1.5

2

0.42

Hidrürler (ortalama)

2.0

3

0.55

Mikrokürecikler (50kgH2/m3)

5.3

3.5

1.47

Basınçlı depolar içinde hidrojen depolama maliyeti ($/m3) gazı yeraltındaki doğal mağaralarda depolama maliyetinin 30 katıdır. Bazı kaynaklarda(9) bildirilen mali verilere göre bu fark 50 kata varmaktadır. Yeraltı depolaması yüksek saflıkta hidrojen için uygun olmayabilir.

Hidrojenin mevcut yöntemlerle sıvılaştırılması ısıl değerinin %30’una eşdeğer bir enerji gerektirmektedir. Ayrıca depolama, iletim ve kullanım sırasında meydana gelen “buharlaşma kaçakları” mevcut yanma enerjisinin %40 kadarının kaybına yol açmaktadır. Buharlaşan hidrojenin yeniden sıvı faza dönüştürülmesi için çalışmalar yapılmaktadır(10).

 

Tablo 4 : Hidrojenin metal, karbon ve grafit içinde depolanması

Malzeme

Hidrojen Kapasitesi (%, ağırlık olarak)

Sıcaklık (K)

Basınç (M Pa)

Mg (% 8)(5)

2

573

0.1

Ca (% 5)(5)

2

1073

0.1

Nanoyapılı karbon(5) (SWNT)

1

300

10.0

Nanoyapılı grafit(5)

7.4

600

 

Nanoyapılı Mg-Ni-RE(6) (=La, Nd)

5.0-5.5

373

3.0

 

HİDROJENİN İLETİMİ

Hidrojen gazı, 1600 kN/m2 basınç altında, hacmi 7.5 m3’e varan çelik gaz silindirler içinde veya 700-5100 m3 hacmindeki yüksek basınçlı gaz tankerleriyle ticari olarak taşınmaktadır. Gaz hidrojenin büyük ölçekteki sevkiyatı için 5000 kN/m2 basınçta çalıştırılan mevcut doğal gaz hatlarının kullanılması da mümkündür(10,15).

Sıvı hidrojen iletimi, içinde sıcaklığın 20 K düzeyinde tutulduğu düşük sıcaklık teknolojisi normlarına göre yalıtılmış özel tanker vagonlarla demir yolu ile gerçekleştirilmektedir(12). İletim için standartlar mevcuttur(13). Deniz yoluyla büyük ölçekte sıvı hidrojen iletimi üzerinde de çalışmalar yapılmaktadır(14). Karmaşık teknoloji gereksinimine rağmen hidrojenin sıvı fazda iletiminin en ekonomik taşıma yöntemi olduğuna inanılmaktadır(10,15).

 

GÜVENLİK AÇISINDAN HİDROJEN

Hidrojen zehirli bir gaz değildir. Kullanımındaki tehlike oksijen ve havayla karıştığında ileri derecede tutuşabilir olmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, renksiz ve kokusuz oluşu ve çok soluk bir alevle yanması dolayısıyla varlığı kolayca farkedilemez. Hidrojenin ve diğer bazı yakıtların güvenlikle ilgili özellikleri Tablo 5(a)’da verilmektedir.

Hidrojen-hava karışımlarının patlama ve tutuşma sınırları benzinin ve metanın hava karışımlarına nazaran daha geniştir. Hidrojenin moleküler ağırlığı, yoğunluğu (havanın 1/14 misli, metanın 2/3 misli) ve viskozitesi çok düşüktür. En küçük molekül olması nedeniyle depo ve boru malzemeleri içine rahatlıkla sızarak metalleri kırılganlaştırır; kolaylıkla kaçak yapabilir.

Bu özelliği dolayısıyla, hidrojen kaçağı tutuştuğu takdirde yukarıya doğru yükselen dar bir alev oluşturur, dolayısıyla çevreye verebileceği zarar diğer gaz ve sıvı yakıtlara kıyasla çok daha azdır.

Büyük ölçekte hidrojenin kullanıldığı açık hava amonyak tesislerinde yangın olayları seyrek olup genellikle talimatlara yeterince uyulmamasından kaynaklanmaktadır. Petrokimya endüstrisinde yangınların yarıdan fazlası belli ekipman elemanlarından (contalar, boru flanşları, vana aksamı, eşanjörler, atık ısı kazanları gibi) gaz sızması sonucu çıkmaktadır. Sıvı hidrojen uzun süredir roket yakıtı olarak kullanıldığından güvenlikle ilgili deneyim ve bilgi birikimi oluşmuştur.

 

Tablo 5(a) : Hidrojen ve bazı yakıtların güvenlikle ilgili özellikleri(16)

Özellik

Hidrojen

Metan

Metanol

Benzin

Jet Yakıtı (JP-Y)

Kaynama sıcaklığı (K)

20.3

112

338

---

---

Buharlaşma ısısı (MJ/kg)

0.45

0.51

1.1

---

---

Özgül ağırlık (kaynama)

1.03

1.38

---

---

---

Özgül ağırlık

0.07

0.55

---

---

---

Difüzyon katsayısı (cm2/s)

0.63

0.2

---

0.08

---

Havayla tutuşma sınırı (% hacim)

4.1-74

5.3-15

6.0-37

1.5-7.6

0.8-5.6

Havayla patlama sınırı (% hacim)

18-59

6.3-14

---

---

---

Ateşleme sıcaklığı (K)

850

807

700

530

522

Ateşleme enerjisi (MJ)

20

300

---

250

---

Alev sıcaklığı (K)

2400

2190

---

---

---

Alev hızı (m/s)

2.75

0.37

0.41

<0.3

---

Söndürme mesafesi (cm)

0.06

0.23

---

>0.25

---

Alev yayınırlığı

0.10

1.00

---

---

---

Yanma ısısı (MJ/kg)

120

50

20

44

43

Yanma ısısı (GJ/m3)

8.5

21

16

31

34

 

Sıvı hidrojenin depolama sıcaklığı çok düşüktür (Tablo 5(b)). İyi yalıtılmamış kaplarda sıvı hidrojenle temas eden hava sıvılaşır ve hidrojene karışarak yangın tehlikesi oluşturur. Sıvı hidrojen döküldüğünde çevresindeki hava atmosferle denge halinde sıvılaşır, yaklaşık %50 oranında hidrojen-oksijen karışımı oluşur ve bir yangına veya patlamaya neden olabilir. Viskozitesi çok düşük olduğundan hidrojen defolu tanklardan yüksek hızla sızabilir. Bu yüzden sıvı hidrojen, çift cidarı arasındaki hava boşaltılıp yerine perlit doldurularak yalıtılmış Devar tipi sağlam kaplarda depolanır. Uzun süre depolanan hidrojen “buharlaşma kayıpları” ile eksilebilir. Buharlaşma kayıpları, ısı veren “orto-para” dönüşüm reaksiyonu, tanka ısı aktarımı ve çalkalanma dolayısıyla veya tanktan hidrojen boşaltma sırasında oluşabilir(10). Hacmi 103 m3 mertebesindeki hareketsiz depolardan günde %0.03-0.05, hacmi 102-10 m3 düzeyindeki demiryolu ve karayolu tanklarından günde %0.3-0.5 hacmi 1 m3 dolayında olan hareket halindeki depolardan günde %1-2 buharlaşma kaybı olduğu saptanmıştır(15).

 

Teknolojideki gelişmelerle bu sorunların yakında çözümlenmesi beklenmektedir.

Tablo 5(b): Sıvı durumdaki hidrojen ve doğalgazın bazı özellikleri(11)

Özellik

Sıvı Hidrojen

Sıvı Doğalgaz

Ergime noktası (K)

Kaynama noktası (K)

Kritik sıcaklık (K)

Kritik basınç (kN/m2)

Sıvı özgül ağırlığı

Yoğunluk (kg/m3)

Viskozite (Ns/m2)

13.95

20.45

33.15

13.1

0.70

71.0

18.2 x 10-6

90.75

111.85

190.35

46.4

0.47

42.4

140 x 10-5

ENERJİ SEKTÖRÜNDE HİDROJEN

Hidrojenin doğal gaz dağıtım şebekesinde enerji taşıyıcı; merkezi güç ve proses ısısı üretimi ve mekan ısıtmada ve muhtelif taşıtlarda yakıt olarak kullanımı gündemdedir. Ayrıca, konvansiyonel ve nükleer elektrik santrallerindeki atıl kapasite suyun elektrolizi (Tablo 6) ile hidrojene dönüştürülerek depolanıp, gerektiğinde gaz şebekesine veya tekrar elektriğe dönüştürülerek elektrik şebekesine verilebilir (Şekil 2). Alkalin, proton değişim membranlı (PEM) ve yüksek sıcaklığa dayanıklı katı oksit tip elektroliz cihazı teknolojileri geliştirilmiş bulunmaktadır.

Tablo 6 : Elektroliz hücrelerinin bazı özellikleri(17)

 

Teknoloji

 

Voltaj (V)

 

Verim (%)

Akım Yoğunluğu (mA/cm2)

Basınç

(105 N/m2)

Tank Tipi (17a)

 Electrolyser Corp.

 1978-Öncesi

 1983-Sonrası

 General Electric

 1985-Sonrası

PEM Tipi (17b)

 

2.04

1.08

 

1.7

 

71

83

 

88

 

90

 

135

190

 

1080

 

1000

 

1.03

1.03

 

30-60

 

7.0

 

Enerji Taşıyıcı Olarak Hidrojen

Hidrojenin doğal gaz hatlarına, karışımın enerji içeriğini belli bir düzeyin altına düşürmeyecek bir yüzde ile (% 10 gibi), katılması veya hidrojen için benzer bir dağıtım şebekesi döşenmesi uygun görülmektedir. Basınç düzeyi 5170 kN/m2 olan mevcut doğal gaz hatlarının enerji kapasitesi değişmeksizin sırf hidrojen iletiminde kullanılabilmesi için kompresörde 3-8 kat gaz işlenmesi ve kompresör gücünün 5.5 kat artması gerekmektedir(11).

Dağıtım şebekesinde meydana gelebilecek hidrojen kaçağı hacmi doğal gaz kaçağının üç misli kadar olmakla birlikte kaçaktan kaynaklanan enerji kaybı her iki gaz için hemen hemen eşit miktardadır. Kullanılmakta olan eski boru hatlarında yaklaşık 1760-7000 m3/km dolayında doğal gaz kaçağı olduğu tahmin edilmektedir. Plastik borulardaki kaçaklar daha düşük düzeydedir.

 

 

 

Elektrik ve Isı Üretiminde Hidrojen

Hidrojen, yan ürün olarak üretildiği endüstriyel tesislerde ve “hava gazı” ismiyle bilinen gaz karışımı olarak zaten uzun süredir mevcut yakma teknolojileriyle proses ısısı üretiminde kullanılmaktadır. Elektrik ve ısı üretiminde kullanılmak üzere muhtelif kapasitelerde yakıt pilleri de geliştirilmektedir (Tablo 7).

 

Tablo 7: Yakıt pilleri(18)

Yakıt Pili Tipi

Elektrolit Malzeme

Çalışma Sıcaklığı (K)

Alkalin

Potasyum hidroksit

320-360

Proton değişim membranı

Polimerlik

320-400

Fosforik asit

Ortofosforik asit

460-480

Erimiş karbonat

Lityum/potasyum karbonat karışımı

900-920

Katı oksit

Stabilize zirkonyum oksit

1170-1270

Biyolojik

Sodyum klorür

Çevre sıcaklığı

Doğrudan metanol

Sülfürik asit veya polimer