BUJİLER

Buji Tam Bir Asır
Önce İcat Edilmişti
Benzinli bir motorun düzenli olarak çalışması
için üç şeye ihtiyaç vardır; hava, yakıt ve buji... Tiroidin hava ve yakıt
ayakları hakkında çok şey konuşmaya gerek yok. Neticede fazlasıyla doğallar...
Fakat son ayak buji tabir yerindeyse 'olmazsa olmaz' konumunda...
Bundan tam 100 yıl önce Robert Bosch'un patent başvurusuyla başladı hikaye... Yüksek
gerilimi manyeto tutuşturma sistemi ile birleştirilerek dizayn edilen buji,
Carl Benz'in ateşleme sistemindeki en büyük engel
olarak tanımladığı parçanın yerini tamamladı.
Düşük hızlı, alçak kompresyonlu benzin
motorlarında kullanılan ilk versiyon buji sadece 1000 km'lik
ömre sahipti. Aradan geçen zaman ve üretim teknolojilerindeki gelişmeler
ışığında buji de kendini yeniledi. Günümüzün modern bakır-nikel bujileri tam
25.000 km'lik ömre sahip. Bujilerin kullanım
süresinin uzatılmasına rağmen parçanın temel fonksiyonu 1900'lü yılların
başından beri değişmedi. Değişen tek şey emisyon ve servis hayatındaki
gereksinimler oldu.

Motor sistemi bileşeninin anahtarı olan
bujinin görevleri zamanla genişledi. Yakıt ekonomisinde, temizlikte, etkili
tutuşmada, motor ve katalitik konvektörlerin güvenilir bir şekilde çalışmasında
önemli rol oynamaya başladı. Tipik bir bujinin saniyede 100 kez veya kullanım
ömrü süresince 20 milyon kez kıvılcım yarattığı düşünülürse asli görevinin de
zorluk derecesi ortaya çıkıyor.
1974 yılıysa buji
teknolojileri konusunda bir devrim yılı olarak kabul edilebilir. O zamana kadar
bujinin dizaynı ve boyutu, doğru zamanda, yeterli sıcaklıkta ve tutuşma rezerv
talebine karşılık verebilecek şekilde yapılmıştı. Nikel-krom en çok kullanılan
materyaldi. 1974'den sonra otomobillerin emisyon oranlarını azaltmak için
getirilen yeni kanunlarla buji de ciddi bir değişime girdi. Bu kanunlar,
kurşunsuz benzin kullanımını ve bujinin sık aralıklarda değişimini
gerektiriyordu. Ayrıca artık küçük hacimli motorlar diğerlerine oranla daha
fazla talep görüyordu.Bu noktada buji dizaynını iki faktör etkiler. Birincisi
kurşunsuz benzin daha yüksek yanma sıcaklığına sahip olduğu için sıcaklık
aralığının genişletilmesi ve temizleme sıcaklığının düşük yüklerde
erişilebilmesi sağlandı. Böylelikle yüksek yüklerde fazla ısının önüne
geçilmesi engellendi. İkincisiyse, bujinin katalitik konvektöre zarar vermesini
engellemek amacıyla düzenlenmesiydi.
Sonuç olarak, gelişmiş
korozyon ve erozyon dayanıklılığı sunan ve ısıyı transfer edebilme kapasitesi
sağlayan yeni materyaller dizayna entegre edildi. Bu materyallerin birisi,
bujinin çekirdeği için kullanılan ve nikel kromla kaplanan bakır
oldu.Gelecekteki bujilerin, tutuşma ve benzin enjeksiyon sistemlerindeki
değişiklikleri, motor boyutundaki küçülmeleri, emisyon oranlarını ve yakıt
ekonomisini destekler şekilde gibi tasarlanacağı tahmin ediliyor.