1. GİRİŞ

Taşıt araçları üzerinde kullanılan direksiyonların amacı aracı istenilen yönde gidişe yöneltmek ve gidişi kontrol altında bulundurmaktır. Taşıtlarda hareket daha çok bir düzlemsel harekettir ve dönme hareketini de bir dönme merkezi etrafında yapılan bir hareket olarak belirlemek mümkündür. Bu dönme merkezine ani dönme merkezi de denebilir. Dönme sırasında tekerlek aks uzantılarının ani dönme merkezinden geçmesi iyi bir dönüş için gereklidir. Bu  bakımdan tekerleklerin dönme sırasında saptırılması ve bu durumun gerçekleştirilmesi lazımdır. Ancak tekerleklerin tümünün saptırılmasına gerek kalmadan da aks uzantılarının ani dönme merkezinden geçirilmesi mümkündür.

Taşıtlarda manevra kabiliyeti ya da dönebilme yeteneği, tekerleklerin dönebildiği minimum yarıçaptır. Bu yarıçapın küçüklüğü oranında taşıt keskin dönüş yapar. Dönüş yarıçapını küçültmenin bir yolu arka tekerlekleri de saptırmaktır. Yani arka tekerleklere de direksiyon uygulanarak önlere yardım sağlamakla dönüş daha keskin hale getirilebilir. Fakat böyle bir durumun gerçekleştirilmesi aracın stabilitesine etkir. Onun için ancak düşük hızlarda dört tekerin birden direksiyon çalışmasına katılması iyi sonuç verebilir.

Otomobiller de en çok kullanılan mekanik tip direksiyonlarda   dişli kutusu oranı azaltılarak direksiyon simidine uygulanan giriş kuvveti azaltılmış olur fakat bu durum gittikçe çoğalan yan tesir etkisini ortaya çıkaracağından direksiyon simidini döndürme işi daha uzun sürecektir. Bu nedenle araç virajı alırken hızı azaltılmalıdır, bu hareket ise yol hissi çok olan şoförler tarafından güvenli bir şekilde yapılmayabilir.

Bilindiği gibi eğimli yollarda, taşıt ağırlığı öne doğru kayarak direksiyonun dönmesini zorlaştırır, ayrıca bunun yanında kalın radyal lastiklerin, geniş taban lastiklerin kullanılması başlangıçta büyük bir statik torku gerektirir Virajlardaki yol hissinin daha iyi olması, statik torkun daha kolay elde edilmesi ve taşıt ağırlığının meyilli yollardaki etkisini tok etmek için hidrolik güç yardımlı direksiyon sistemleri dizayn edilmiştir.

Hidrolik direksiyon sistemlerinin kullanılması 1900’lü yılların başına uzanır. Araçların büyümesiyle birlikte yönlendirme için gerekli kuvvetler artmış olup manuel yönlendirme  sırasında sürücü ile tekerlek arasında bir takım dişli, hidrolik, pnömatik vs. mekanik sistemlerin konulması kaçınılmaz olmuştur. Hidrolik yardımlı direksiyonlar direksiyon döndürme kuvvetini azaltarak şöfere aracı daha kolay yöneltme imkanı vermektedir. Bu sistemler direksiyon simidini döndürmeyi kolaylaştırmalı fakat şoförün direksiyon hissini edinmesini sağlamalıdır. Sürüş esnasında, aracın tekerlekleri tarafından yoldan dolayı oluşacak dirençleri direksiyon simidine iletir. Şoför bu hisse göre önceden davranarak aracı istenilen noktada döndürmeye çalışır. Hidrolik yardımlı direksiyonlar yol hissini yaratabilmek amacıyla sistemde 5-15 N kadar bir dönüş kuvvetini gerektirecek şekilde yapılmışlardır (1).

Sürüş konforunu artırmak için modern otomobillerde geniş tabanlı ve düşük basınçlı lastikler kullanılmakta, bunun sonucunda da yol yüzeyi ve lastikler arasındaki sürtünmenin artması nedeniyle daha fazla direksiyon eforu gerekmektedir. Direksiyon eforu, direksiyon dişlisinin dişli oranının artması ile azalabilir.

Bununla birlikte, araç döndürüldüğü zaman daha büyük bir direksiyon simidi dönme hareketine neden olacaktır ve bu keskin virajları dönmeyi zorlaştırır. Bu nedenle direksiyon eforu küçük tutulmak istendiğinde bazı yardımcı düzeneklere ihtiyaç vardır.

Diğer bir ifadeyle eskiden sadece büyük kapasiteli araçlarda hidrolik direksiyon sistemi kullanılırken günümüzde küçük kapasiteli binek otomobillerde de hidrolik direksiyon sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

2. HİDROLİK DİREKSİYON SİSTEMİNİN GENEL YAPISI VE ÇALIŞMASI

2.1. HİDROLİK DİREKSİYON SİSTEMİNİN GENEL YAPISI

Sistem genel olarak hidrolik pompa, yön kontrol valfı, silindir, emniyet valfı, depo, filtre ve ara elemanlardan oluşur.

Hidrolik pompa: Otomobillerde kayış kasnak sistemi ile çalışır. Tamamen motor gövdesinden ayrıdır Depo ve pompa gövdesi tek parça halindedir Kamyon, traktör, iş makineleri gibi ağır taşıtlarda ise pompa ve depo tek parça olarak motor gövdesine bağlanmıştır. Pompa hareketini dişli sistemi ile motordan alır. Bu ağır taşıtların bir kısmında (özellikle traktörlerde) bu pompadan çıkan basınçlı akışkan aynı zamanda yardımcı aksamların kontrolünde (pulluk, pulvericator gibi ) kullanılır, bu devreler genellikle kapalı merkezli devrelerdir.

Şekil 2.1. Hidrolik direksiyon sisteminin parçaları

Yön kontrol valileri: Direksiyon ve rotlarla direkt irtibatlı olan birleşik komuta sistemi içerisinde yer alır.

Güç Silindiri: Rot ve şasi ile irtibatlıdır. Yön kontrol valfı tarafından kontrol edilir. Bağlantıda genellikle esnek borular kullanılır.

Emniyet Valfı: Pompa depo kompleksi üzerindedir. Pompadan çıkan fazla basınçlı akışkan bu valfden depoya gönderilir.

Depo: Depo pompa kompleksi üzerindedir. Depo sürekli kontrol edilir ve dolu tutulur. Depodaki yağ tamamlanırken silindirin en kısa konuma gelmesi sağlanır. Bu sayede piston kolundan dolayı meydana gelecek taşmalar önlenmiş olur.

Filtre: Emiş hattında yer alır. Genellikle öze! tel süzgeçler kullanılır. Bunlar kullanıldığında değiştirilemez, çıkarılarak temizlenir ve yerine takılırlar.

Ara Elemanlar: Genellikle esnek, basınca dayanıklı hortumlar oluşturur. Bu hortumlar kontrol edilip, çatlak ve delinme gibi durumlarda değiştirilirler. Pompada kullanılan V kayışları da gerginlik ve çatlak kontrollerine tabi tutulurlar.

 

 

 

2.2. HİDROLİK DİREKSİYONUN BASİT ÇALIŞMASI

Hidrolik direksiyonun direksiyon eforunu sağlayan iki ayrı tipi vardır, birinci tip motor gücünü kullanan hidrolik bir sistemdir. Diğeri ise bir elektrik motor kullanır. Birincisi için motor bir pompanın hareketinde kullanılır ikincisi için, ön bagaj kompartmanı içinde bağımsız bir elektrik motorlu pompa kullanılır, har ikisi de hidrolik basınç üretir ve bu basınç hidrolik silindir içinde bir piston üzerinde uygulanır, böylece hidrolik basınç kremayer eforu için pinyona yardım eder. Bu yardımın miktarı basıncın miktarına bağlı olarak pistonun üzerine uygulanır. Bu nedenle, eğer daha fazla direksiyon kuvveti gerekirse, basınç yükselmelidir. Hidrolik basınç içindeki değişim, direksiyon ana miline bağlı bir kumanda valfi ile sağlanır.

 

Nötr konumu (düz sürüş):

Şekil 2.2. Direksiyonun nötr konumu (Düz sürüş)

Hidrolik yağı pompadan kumanda valfıne gönderilir. Eğer kumanda valfı nötr konumu içinde ise hidroliğin hepsi kumanda valfinden geçerek emniyet valfı içine akar pompaya geri döner. Aynı zamanda, hemen hemen hiç basınç oluşmaz,çünkü silindir pistonunun her iki tarafındaki basınç eşittir ve piston bu durumda herhangi bir yöne hareket etmeyecektir.

 

Dönüş sırasında:

Direksiyon ana mili herhangi bir yöne döndüğü zaman, kumanda valfı de hareket eder ve hidrolik geçişinin biri kapanır. Diğer geçit açılır ve hidrolik akış hacmi oranında bir değişime neden olur. Aynı zamanda da, basınç oluşur. Sonuç olarak, pistonun her iki tarafı arasında bir basınç farkı meydana gelir ve piston daha düşük basıncın bulunduğu tarafa doğru hareket eder, böylece silindirin düşük basınç tarafındaki hidrolik, kumanda valfinden pompaya geri döner.

Şekil 2.3. Direksiyon dönüş sırası

 

2. 3. HİDROLİK DİREKSİYON TASARIMLARI

İki genel tipi bulunur; 1) Modüler 2) Tam hidrolik (hidrostatik) ikisinin birleşiminden yarı modüler veya bileşik tip hidrolik direksiyon tasarlanmıştır.

a-) Modüler ve yarı modüler hidrolik direksiyon tasarımı

Modüler hidrolik direksiyon sistemlerinde dişli kutusundaki parçalar hidrolik piston ve silindirlerde meydana gelmektedir. Bu şekilde sistem daha küçük bir yapıya sahiptir.

Yarı modüler hidrolik direksiyon sistemlerinde harice hidrolik silindir direksiyon dişli kutusuna ilave edilmektedir. Bu silindir bağlantı kolları sayesinde direksiyon kollarındaki kuvveti ortadan kaldırır.

Şekil 2.4. Modüler hidrolik direksiyon sistemi

 

Şekil 2.5. Yarı modüler hidrolik direksiyon sistemi

 

Direksiyon simidi döndürüldüğünde kontrol supabı devreye girer ve hidrolik yağın hidrolik silindire ulaşmasını sağlar. Hidrolik silindirdeki basınç altında hidrolik yağ,direksiyon kuvvetinin sürücü tarafından azaltılmasın sağlar. Hidrolik yağ, hidrolik silindirin diğer ucundaki çıkıştan geçerek hidrolik haznesine döner. Direksiyon hareketi kesintiye uğradığında,kontrol pistonu hareketsiz olarak kabul edilir. Bu durumda hidrolik silindir içersindeki basınç azalır.

Hidrolik direksiyon sisteminde bir arıza meydana geldiğinde sürücü aracı mekanik direksiyon sistemiyle kumanda edebilmektedir. Bu durumda daha fazla kuvvete ihtiyaç olacaktır. Bu şekilde basit yapıya sahip olan hidrolik direksiyon tipleri binek taşıtlarında ve ticari araçlarda kullanılmaktadır.

 

b) Tam hidrolik (hidrostatik hidrolik) direksiyon

Bu sistemde direksiyon simidi tekerleklere mekanik olarak bağlı değildir. Direksiyon simidi döndüğünde kontrol pompası devreye girer. Kontrol pompasından geçen hidrolik yağ kontrol supabı üzerinde etkili olur. Sonuç olarak; hidrolik yağ hidrolik silindirin bir tarafına akar.

Geri dönen hidrolik yağ hidrolik yağ hidrolik silindirin diğer ucundan çıkarak hidrolik haznesine ulaşır.

Hidrolik silindirin pistonu yer değiştirir ve sonuç olarak direksiyon bağlantıları hareket eder.

Araç düz konumda hareket ederken hidrolik direk olarak hidrolik haznesine gönderilir. Tam hidrolik direksiyon sistemi sadece traktörlerde ve hızı saatte 30 mili geçmeyen araçlarda kullanılmaktadır. Eğer hidrolik direksiyon pompası arızalanırsa direksiyon hakimiyeti acil durumlarda kullanılan direksiyon pompası ile sağlanır ve bu pompa son dişli sistemine bağlanmıştır.

Şekil 2.6. Tam hidrolik direksiyonlar

 

2.4. Hidrolik Güç Yardımlı Direksiyonların Avantajları Ve Dezavantajları

2.4.1. Hidrolik Güç Yardımlı Direksiyonların Avantajları

Hidrolik güç yardımlı direksiyonların kullanım nedenlerinden en önemli bir kaç tanesi şöyle sıralanabilir:

 

a) Sürücünün yönlendirme için harcadığı güç en aza indirilerek sürücünün yorulmasını engeller.

b) Direksiyon belli bir manevra sırasında dönme miktarı azaltır.

c) Yoldaki bazı tepkilerin sürücü tarafından direksiyonda hissedilmesi azalır.

d) Lastik patlamaları sırasında direksiyonun kontrolün kaybedilmesini önler ve güvenirliği arttırır.

 

2.4.2. Hidrolik Güç Yardımlı Direksiyonların Dezavantajları

a) Yeni ek sistemler kullanarak parça sayısı artmış ve maliyet fazlalaşmıştır.

b) Yeni ek sistemler kullanarak karmaşık bir yapı oluşmuştur ve bakımı zorlaşmıştır.

c) Hidrolik pompa motordan ek bir güç çektiği için yakıt ekonomisi kötüleşmektedir.

d) Motor çalışmazken direksiyon simidinin döndürülmesi zorlaşmaktadır.

 

2.4.3 Direksiyon Sisteminde Hidrolik Güç Kullanmanın Nedenleri

a) Hidrolik sistemin kendi kendini yağlama özelliği vardır.

b) Hidrolik akışkanın özelliğinden dolayı az bir kuvvet ile yüksek basınç elde edilir.

c) Küçük hacimlerde büyük kuvvetler iletilebilir.

d) Büyük kuvvet, büyük bir hızla uygulanabilir veya geri çekilebilir.(Bu şekilde manevra kabiliyeti hızlanmıştır.)

e) Sıvıların sıkıştırılamaz özelliğinden yararlanarak hareketler üzerinde etkili bir kontrol sağlanmıştır.

f) Sistem kapalı olduğundan kirletici maddelerin sisteme girmesi zorlaşır.

 

2.4.4.Hidrolik Güç Yardımlı Direksiyon Sisteminden Arzulanan Özellikler

2.4.4.1. Emniyet (Güvenlik )

Hidrolik güç yardımlı direksiyon sistemlerinin ilk olarak kullanılmaya başlandığı yıllarda bu sistemin en iyi kullanımına yönelik çalışmalara büyük bir ağırlık verilmiştir. Direksiyon simidi üzerinde oluşan etkilerin(yola ve manevraya bağlı olarak) hissedilmesi konusunun ne kadar önemli olduğu daha o günlerde (1950’li yıllarda) anlaşılmış olup, manevralar sırasında oluşan yanal ivmenin artması ile birlikte kendi kendini hizalayan torkun azalmaya başlamasının hissedilmesini lastiklerin yol tutuşu hakkında bilgi verdiği gözlenmiştir. Böylece bugündeki çalışmalarda aracın yol tutuşu konusundaki limit değerler (yani aracın manevra sırasında gelen merkezkaç kuvveti etkisi ile devrilme veya savrulma eğiliminin başladığı anlar) direksiyon sisteminden hissedilerek sürüş emniyeti artırılmıştır. Lastik patlamalarında aracın bir tarafa çekmesini engeller.

 

2.4.4.2. Hassasiyet

Hidrolik sistem en ufak manevra komutlarını algılamalıdır. Şoförün en ufak hareketinde sisteme basınç etkilemeli, istediğinde ise bu basınç kuvveti tekrar kaldırılmalıdır.

 

2.4.4.3. Bakım (Servis ) Kolaylığı

Hidrolik direksiyon sisteminde çalışma maddesi özel hidrolik yağıdır. Bu yağın kontrolü her 10.000 km’de bir yapılmaktadır. Kontrol anında motor relanti devrinde çalışmalıdır. Kontrol yapılmadan önce direksiyon birkaç kez tam sağa ve sola çevrilmeli, sonra düz durumda tutulmalıdır. Hidrolik seviyesi, hidrolik yağ deposu üzerinde bulunan yağ seviye çubuğundan okunur. Az ise ilave edilir. Hidrolik direksiyon sistemli araçlarda uzun süreli park halinde direksiyon tamamen sağa veya sola kırılmış olarak tutulmalıdır. Hidrolik direksiyon sisteminde basınçlı yağı sağlayan pompa hareketini V kayışı ile motordan alır. V kayışı gerginliği 1-1,5 cm esnemelidir.

 

 

2.4.5. Hidrolik Güç Yardımlı Direksiyon Kullanımını Yakıt Ekonomisine Etkisi

Hidrolik güç yardımlı direksiyon sistemlerinde kullanılan pompa taşıt hızı ne olursa olsun, sabit bir motor momenti ile çalışır. Maksimum moment devirlerinde motorun özgül yakıt tüketimi düşük olduğundan, güç direksiyon pompasının çalıştırmak için gerekli moment motordan daha ekonomik bir düzeyde sağlanır. Böylece yüksek hızlarda güç direksiyonuna giden kayıp azalır.

Şekil.2.7. Hidrolik güç yardımlı direksiyon taşıtta yakıt ekonomisi kaybı

 

3. HİDROLİK GÜÇ YARDIMLI DİREKSİYON SİSTEMİNDE KUMANDA TEKNİKLERİ (DİŞLİ KUTUSU)

 

3.1.Hidrolik Direksiyon Dişli Kutusunun Tanımı

Hidrolik silindir içindeki piston, kremayer dişli mili üzerine yerleştirilmiştir ve kanatlı tip hidrolik pompanın meydana getirdiği hidrolik basınç pistonun iki yönünden birini itekleyerek kremayeri hareket ettirir. Hidrolik basınç kapağı, piston üstündeki piston keçesi ile önlenir. Hidroliğin harici kaçaklarını önleyen, silindirin her iki tarafında birer yağ keçesi vardır. Kumanda valf mili direksiyon simidine bağlıdır. Direksiyon simidi düz sürüş pozisyonunda iken kumanda valfide düz konumdadır. Bu durumda hidrolik pompanın bastığı yağ piston yüzeylerini etkilemeyip rezervuar tanka geri döner. Direksiyon herhangi bir yöne döndürüldüğünde ise kumanda valfı hidrolik yağı pistonun bir yüzeyine doğru yönlendirir. Pistonun aksi tarafı ise kumanda valfı üzerinden rezervuar tanka açılır (Şekil 3.1.)

Şekil 3.1. Hidrolik direksiyon yapısının genel görünüşü

 

3.2. Aynı Eksenli Birleşik Hidrolik Yardımlı Direksiyon(Entegre Dişli)

Sistemde, mekanik direksiyon kutularında kullanılan ana elemanlar kullanılır. Sektör mili, üzerindeki dişli aracılığı ile döner bilyalı somunla kavraşmıştır. Döner bilyalı somunda bilyalar üzerinden sonsuz vidaya kavraşmış ve onun üzerinde aşağı yukarı gidip geleme hareketi yapabilecek konumdadır. Mekanik direksiyondan farklı yanı reaksiyon ünitesinin mihver levyesinin, supap gövdesinin ilavesi ve bilyalı somunun bir güç pistonu olarak kullanılmasıdır.

Şekil 3.2. Aynı eksenli birleşik hidrolik yardımlı direksiyon(entegre dişli) genel yapısı

3.2.1. Mekanizmanın çalışması

3.2.1.1. Nötr Pozisyon

Direksiyonun çalışması sırasında basınç altındaki yağ pompadan gelerek giriş kanalından supap gövdesine geçer. Direksiyon simidine 0,5-1,5 kg dan daha fazla bir döndürme kuvveti uygulanmadığı zaman reaksiyon ünitesi ortalanmış konumdadır. Bu durumda mihver levyesi düz-aşağı yukarı konumda kalmaktadır. Bu konum supap makarası ve mekanizması nötr, çalışmaz, durumdadır.

İki adet çanak tip yay (baskı plakası) orta dayanma yatağı kefesini nötr durumda tutar. Orta dayanma yatağı sonsuz vida miline bağlanmıştır. Orta dayanma yatağının dışında yanlardaki yataklar sonsuz yataklar sonsuz vida mili ile birlikte dönerler. Orta yatak sonsuz vida ile birlikte eksenel bir gidip gelme hareketi yapabilir, fakat mil ile birlikte ekseni etrafında dönel hareket yapamaz . Mihver levyesinin alt ucu orta dayanma yatağı üzerindeki bir yuvaya oturur. Ona yatak nötr durumda iken, mihver levyesi düz yukarı kalkıktır ve supap makarasını nötr durumda tutar. Supap makarası nötr durumda iken basınç altıdaki yağ (sıvı) güç pistonunun iki tarafına ve her iki reaksiyon halkasına gönderilir.

Şekil 3.3.Nötr Pozisyonda Sistemin Çalışması

Basınç altındaki hidrolik yağı aynı zamanda,güç pistonu ile sonsuz vida mili arasındaki bilyaların etrafında dolaşır. Bu yağı sonsuz vida milinin sol tarafı ile güç pistonunun sol tarafında oluşan bölmeye dolar. Sonsuz vida milinin ucunda oluşturulan bu basınç, sonsuz vida milinin dengeleme halkası tarafından karşılanır. Nötr konumunda bütün yanlardaki basınç eşitlenir ve güç pistonu tarafından sektör miline, daha doğrusu komuta miline herhangi bir basınç ve itme kuvveti uygulanmaz.

3.2.1.2. Sola dönüş

Direksiyon simidi sola döndürüldüğü zaman sonsuz vida mili hareketi güç pistonuna iletmeye çalışır. Güç pistonunun üzerinde bulunan kremayer dişleri komuta kolu dişleriyle kavraşmışlardır ve tekerlekler tarafından dönüşe karşı gösterilen direnç güç pistonunun bulunduğu konumda tutar.

Şekil 3.4. Sola Dönüşte Sistemin Çalışması

 

Güç pistonu harekete karşı bir dirençle olduğu yerde kalmak isteyince bir miktar yan boşluğu bulunan sonsuz vida mili güç pistonundan çıkmaya çalışır. Takriben yüzde birkaç mm kadar pistondan çıkınca kendisiyle birlikte orta dayanma yatağının kafesini hareket ettirir. Orta dayanma yatağının kafesi mihver levyesinin altını sağa doğru harekete geçirir. Bu hareket mihver levyesinin üst ucunun supap makarasını sola doğru kaydırmasına sebep olur.

Supap makarası sola dönüş konumuna gelince sola dönüş yağ kanalını açar ve basınç altındaki yağ sola dönüş güç bölmesine geçer. Sağa dönüş kanalı basınçlı yağı alamaz fakat sağ güç haznesinden yağın geri gelmesine izin verir.

Supap makarası sola hareket edince iki olay meydana gelir;

Basınç altındaki yağ sola dönüş bölmesine geçer. Güç pistonunun üzerine bir itme kuvveti uygulanır. Sağ dönüş bölmesi artık basınçlı yağ almadığından güç pistonu sola doğru itilmiş olacaktır. Pistonun sola hareketi sağa dönüş bölmesindeki yağ, bu bölmeden dönüş kanalları içinden pompa yağ deposuna dönmeye zorlar.

Basınç sola dönüş bölmesini doldururken sağ reaksiyon halkasını da besler. Bu, orta dayanma yatağının nötr konuma gelmesini sağlayacak basıncı oluşturur. Yuvarlak reaksiyon yayaları da onu nötr konuma getirmeye çalışırlar. Orta dayanma yatağı üzerine etkiyen bu iki kuvvet, şoförün direksiyonu döndürme kuvvetine karşı çalışırlar. Yani direksiyon döndürülürken bu iki kuvveti yenmesi gerekir. Bu kuvvetler yol hissi ya da direksiyon hissi denilen kontrol etkisini yaratırlar.

Şoförün döndürme kuvveti, reaksiyon halkası ve baskı plakası tarafından meydana getirilen karşı kuvvetleri yenemeyecek dereceye düşünse orta dayanma yatağı nötr konuma itilmiş olur. Dayanma yatağının nötr gelmesi mihver levyesi aracılığı ile supap mekanizmasını nötr konuma getirir. Güç pistonu iki yanındaki basıncı eşitler.

 

3.2.1.3. Sağa dönüş

Sağa dönüş sırasında da aynı olaylar meydana gelir. Sadece supap makarası sağa hareket eder ve basınç altındaki yağ sağa dönüş bölmesine gönderilir.

Sonsuz vida mili direksiyon miline bir elastiki bağlayıcıyla tespit edilmiştir. Bu bağlama şekli sonsuz vida milinde gerekli eksenel gezinmeye imkan verir. Devredeki yağ sızıntı ve kaçakları neoplenden yada kauçuktan yapılan segmanlarla önlenir.

 

3.3. Eksenden Kaçık Birleşik Hidrolik Yardımlı Güç Direksiyonu (Yarı Entegre Dişli)

Bu tür hidrolik yardımlı direksiyon basınç altındaki yağın uyguladığı itme kuvveti direk sistemde olduğu gibi döner bilyalı somun tertibatına uygulanamaz. Bunun yerine pitman kolu miline bir güç pistonu aracılığıyla iletilir. Güç pistonunun kolu ayrı bir silindir içinde hareket eder. Güç pistonu kolunun dışarıda kalan tarafından kremayer dişleri açılmıştır. Bu sektör mili dişlisi ( pitman mili) ile kavraşmıştır.

Şekil 3.5. Nötr pozisyonda sistemin durumu

Şekil3.5.'de de gösterildiği gibi komuta kolu ya da pitman kolu diye gösterilen mile geçen sektör dişlisi iki taraflı olarak yapılmıştır. Bir yandan bilyalı somun diğer yandan kremayer ile kavraşmıştır.

 

3. 3. 1. Mekanizmanın Çalışması

3.3.1.1. Nötr Durumu

Sistem şekil 3.5.‘deki durumunda nötr pozisyondadır. Düz gidiş halinde ve makara supap şekildeki konumda iken devredeki sıvı orta giriş kanalından makara supabına girer. Sağa ve sola dönüş kanalları kapalıdır. Hidrolik burada ikiye ayrılarak tekrar depoya döner. Hareket yönü oklarla gösterildiği gibidir. Bu durumda pistonun her iki tarafına da aynı basınç uygulandığından piston herhangi bir yöne hareket edemez.

 

3.3.1.2. Sağa ve Sola Dönüş

Motora supap, gövdesi içinde boşluk bırakmayacak şekilde alıştırılmış ve yataklanmıştır. Ancak makara supap bir miktar eksenel gezinti hareketi yapabilir. Makaranın içinde bulunduğu gövdenin içi daireyi kanallara basınç hattına açılmıştır. Diğer taraftan iki kanalda da göç silindiri pistonunun kol yada baş taraflarına açılır.

Şoförün direksiyonu bir yana kırmasının sonunda makara supap gövde içinde eksenel hareketine geçer ve depoya dönüş kanallarını kapar. Bu nedenle devrede basınç artmaya başlar. Örneğin supabın sağ doğru hareket ettiğini kabul edelim makara supap dönüş kanallarını kapadığı için sadece silindir içindeki pistonun kol tarafına akış vardır.

Piston, kol tarafından gelen yağın etkisi ile itilir ve piston, kursunun sonuna kadar gider. Çünkü yağın üzerindeki basınç artmaktadır. Pistonun baş tarafında bulunan yay ise açılan bir kanaldan depoya dönüş yapabilir. Böylece pistonun hareketine bağlı olarak kremayer çalışır ve sektör dişlisini dolayısı ile piston kolu milini ve diğer direksiyon bağlantılarını harekat ettirir. Araç dönmeye başlar.

Şekil 3.6. Sağa dönüş hareketi

 

3.4. Aynı Eksenli Burulma Çubuklu Döner Makara Supaplı Hidrolik Yardımlı Direksiyon

Şekil 3.7. Aynı eksenli burulma çubuklu döner makara supaplı hidrolik yardımlı direksiyon genel yapısı

Direksiyon dişli kutusu, kremayer - pinyon tipi dişli kutusu olup içinde bir hidrolik basınç kontrol bölümü vardır. Hidrolik basınç kontrol bölümünde kompak ve güvenilir bir döner valf kullanılır. Şekil 3.8. A-A kesiti görülmektedir.

 

Şekil 3.8. Aynı eksenli burulma çubuklu döner makara supaplı hidrolik yardımlı direksiyon kesit görünüşü

Kumanda valfı (döner valf)dişli kutusu içine yerleştirilmiştir ve pompanın bastığı yağı yönlendirmeye yarar. Direksiyon simidi torku uygulanan kumanda valf mili pinyon dişlisi bir burulma mili vasıtasıyla birbirine bağlıdır. Pinyon ve valf grubu, giriş mili, burma çubuğu, pinyon dişlisi ve döner valfden meydana gelir. Döner valf ve pinyon dişli bir pim ile tutturulur ve beraber dönerler.

Giriş milinin içi boştur ve içinde burma çubuğu vardır. Giriş mili üst ucundan burma çubuğuna pimlenmiştir. Alt taraftaki ucu ise pinyon dişlisindeki burç üzerine yataklanmıştır. Burma çubuğu, alt ucundan pinyon dişlisine freze geçme ile temaslandırılmıştır. Burma çubuğunun aşırı burma etkisini önlemek için pinyon dişlisinde bir stoper vardır. Bu stoper aynı zamanda hidrolik sistem devreden çıktığında (yağ pompası kayışının kopması, yağın akması gibi nedenlerle) direksiyon dönüşünün direk olarak giriş milinden pinyon dişlisine iletilmesini sağlar. Döner valf bir pim yardımı ile pinyon dişlisine sabitlenmiştir. Şekil 3.9. pinyon ve valf gurubun yapısı ve kesiti görülmektedir.

Şekil 3.9. Pinyon ve valf gurubun yapısı ve kesiti görülmektedir.

 

3.4.1 Mekanizmanın Çalışması

Direksiyon döndürüldüğünde giriş mili de döner. Giriş milinin dönüşü burma çubuğunun, pinyon dişlisini döndürmesine neden olur. Ancak pinyon dişlisinin dönüşü tekerlek-yol direnci nedeni ile engellenir. Bunun sonucunda burma çubuğu, bu yol direncine bağlı bir burma yüküne maruz kalır. Döner valf, pinyon dişlisine bir pimle sabitlenmiştir. Bu bakımdan giriş milinin dönme açısı, döner valfın dönme açısından daha (burma çubuğunun burma açısı kadar) büyüktür. Böylece giriş mili ile döner valf arasında farklı bir dönme meydana gelir. Bu farklı dönme, giriş milinin dış yüzeyindeki ve valfın iç yüzeyindeki girinti ve çıkıntıların etkisiyle yağ geçişinin daralıp genişlemesine (yani yağ geçişi açıklık alanının değişmesine) neden olur. Bu da hidrolik yağının, yağ pompasından silindir tüpünün sol veya sağ odacığına ve silindir tüpün sol veya sağ odacığından yağ haznesine gidişini sağlayan hidrolik basıncı kontrol eder. Sonuçta silindir tüpünün sağ ve sol odacıkları arasında oluşan basınç farklılığı, kremayerin hareket etmesine neden olur.

 

3.4.1.1 Nötr Pozisyon

Direksiyon düz konumda iken giriş mili dönmez, böylece döner valfe göre nötr konumda kalır. Bunun sonucunda yağ pompasından gelen yağ gömlek a - kanal a - kanal d yolu ile odacık A'ya gidip buradan yağ haznesine geri döner. Bu durumda silindir tüpün sağ ve sol odacıklar arasında basınç farkı oluşmadığından direksiyonu döndürmek için yardım oluşmaz.

Şekil 3.10. Nötr konum

 

3.4.1.2. Sağa Dönüş

Direksiyon sağa çevrildiğinde burma çubuğu şekilde görüldüğü gibi saat yönünde bir burmaya maruz kalır. Giriş mili de aynı miktarda saat yönünde döner. Buna bağlı olarak giriş mili ile döner valf arasında dönme farklılığı meydana gelir. Giriş mili ve döner valf yüzeylerindeki girinti ve çıkıntılar yağ geçişleri (R) ve (L') 'nü daraltır. Böylece yağın, yağ pompasından kanal a - kanal d - kanal c - yolu ile akışı durur. Bu durumda yağ, yağ pompasından gömlek a - kanal a - kanal b - gömlek b yolu ile silindir tüpün sol odacığına akar. Meydana gelen basınç kremayerin sağa hareket etmesine neden olur. Böylece direksiyonu sağa döndürmek için gerekli kuvvete yardım edilmiş olur. Silindir tüpü sağ odacığındaki yağ, gömlek a - kanal c - kanal d - odacık A yolu ile tekrar yağ haznesine geri döner.

Şekil 3.11 Direksiyon sağa çevrildiğindeki konumu

 

 

3.4.1.3. Sola Dönüş

Direksiyon sola döndürüldüğünde burma çubuğu şekilde gösterildiği gibi saat yönünün tersi yönde burulmaya maruz kalır. Giriş mili de aynı miktarda saat yönünün tersine döner. Bu olay, giriş mili ile döner valf arasında dönme farklılığı meydana getirir. Buna bağlı olarak giriş mili ve döner mil yüzeyindeki girinti ve çıkıntılar yağ geçişleri (L) ve (R')'nü daraltır. Yağ pompasından gelen yağ, kanal a - kanal d - kanal b yolu ile akmayı durdurur. Yağ bu durumda yağ pompasından gömlek a - kanal a- kanal c - gömlek c yolu ile silindir tüpün sağ odacığına dolar. Meydana gelen basınç kremayeri sola doğru hareket ettirir. Bu durum direksiyonu sola çevirmek için gerekli kol gücünü azaltır. Diğer taraftan silindir tüpün sol odacığındaki yağ gömlek b - kanal b -kanal d yolu ile odacık A'ya giderek yağ haznesin geri döner.

Şekil 3.12 Direksiyon sola çevrildiğindeki konumu

 

3.4.2. Akış Kontrol Valfının Çalışması

Yağ pompasının pompaladığı yağın basıncı, pistonu ve akış kontrol valfıni çalıştırır. Piston ve akış kontrol valfı dişli kutusuna giden yağın akış miktarını kontrol eder. Yağ pompasından gelen yağın basıncı akış kontrol valfine etkir. Yağın basıncı fazla olduğunda yani yüksek devirlerde akış kontrol valfi sağa hareket ederek yağ pompasına yağ geri gönderilir. Yağın basıncı düşük olduğunda düşük devirlerde akış kontrol valfi sola hareket ederek yağ pompasına az, dişli kutusuna fazla yağ gönderilir. Şekil 3.13 ‘de çalışma yapısı görülmektedir.

 

Şekil 3.13 Akış kontrol valfının kesit görüntüsü

 

3.4.3. Emniyet Valfının Çalışması

Aracın aynı konumda uzun süre kullanılması gibi durumlarda odacık A'daki basınç artar. Bu durumda odacık B'deki basınç da artar. Bu basınç değeri emniyet yayının (5) seçilmiş basınç değerini (80 kg/cm2) yenerse, çelik buya ile kapanan emniyet valfî açılır. Böylece yağın, baypas kanalından pompanın yağ emme kanalına dönüşüne izin verilmiş olunur. Bunun sonucunda odacık B'deki basınç düşer ve emniyet valfî tekrar kapanır. Bu olay, maksimum basınçla emniyet yayı arasındaki dengeye bağlı olarak kendiliğinden gerçekleşir.

Şekil 3.14 Emniyet valfının kesit görünümü

 

 

 

3.5. Kremayer Dişli Tip Aynı Eksenli Spool Valf Tipi Hidrolik Yardımlı Direksiyon

Şekil 3.15 Kremayer dişli tip aynı eksenli spool valf tipi hidrolik yardımlı direksiyonunun genel yapısı

Kumanda valfı (spool valf ve kovan valf) dişli kutusu içersine yerleştirilmiş ve pompadan basılan yağın yönlendirilmesini sağlar. Direksiyon simidi tarafından tork uygulanan kumanda valf mili ve pinyon dişli, burulma mili vasıtasıyla birbirleriyle irtibatlıdır.

Eğer hidrolik pompadan basıncı uygulanmaz ise, burulma mili komple burulur, kumanda valf mili ve pinyon dişli stoplayıcıya temas eder, böylece kumanda valf mili torku pinyon dişliye direkt uygulanır. Spiral yivlere temas eden iki bilya kumanda valf milinin alt parçası içine yataklandınlmıştır.

Şekil 3.16. Hidrolik kontrol devresi

 

Şekil 3.17 Hidrolik devre eleman kesiti

Spool valf, kovan valfın iç tarafına yerleştirilmiştir, ve spool valfin alt parçasının üstünde yiv ve bir delik vardır. Spool valf iki bilya vasıtasıyla kumanda valf miline bağlıdır ve o da iki kayar pim vasıtasıyla pinyon dişliye bağlıdır. Spool valf pinyon dişli gibi aynı yönde döner fakat aşağı ve yukarı yalnız l mm hareket eder. Kovan valf dişli kutusu ve spool valf arasına yerleştirilmiştir ve kovan valfın kayma plakası ve emniyet segmanı vasıtasıyla pinyon dişliye bağlanmıştır. Kovan valf aşağı ve yukarı hareket edemez.

Hidrolik devre içinde bir kısıtlama, kovan valfe bağlı olarak spool valfın dikey hareketiyle meydana gelir. Sağa döndüğü zaman, basınç "X" ve "Y" orifıslerinde spool valfin aşağı veya yukarı doğru hareket ederek orfislerin açık veya kapanılması sağlanır.

Direksiyon simidi döndürüldüğünde, kumanda valf mili döner, burulma mili vasıtasıyla pinyon dişlide döner. Bu esnada pinyon dişliden ayrı olarak burulma mili de burulur. Kumanda valf mili de bu burulma miktarıyla orantılı olarak döner. Bilyaların vidalanma hareketi neticesinde ise spool valf aşağı veya yukarı hareket eder. Özetle; spool valfın, kovan valf ile ilişkili olarak aşağı yukarı hareketi burulma milinin burulma miktarı ile sınırlıdır.

Sağa dönüşteki yukarı hareket ve sola dönüşteki aşağı hareket güç pistonunun sağ ve sol tarafında farklı basınçlar oluşturur ve böylelikle direksiyona yardımcı kuvvet elde edilmiş olur.

 

3.5.1. Mekanizmanın Çalışması

3.5.1.1. Nötr konum

Şekil 3.18 Nötr konumu

Kumanda valf mili denemediğinden, spool valf nötr konumdadır,güç pistonunun sağ ve sol silindir tarafında basınç farkı yoktur. Bu nedenle pompanın bastığı yağ rezervuar tanka geri döner.

Hidrolik akışı: Hidrolik pompa—>Kumanda valfı—>Pompa rezervuarına

 

3.5.1.3. Sola dönüş

Şekil 3.20. Sola dönüş konumu

 

Kumanda valf mili sola döndüğü zaman, spool valf aşağı doğru hareket eder. Bu esnada "Y"orifısi boğazı kapanır ve hidrolik yağ sol silindir odasına basılır. Direksiyon simidinin daha fazla dönmesiyle, spool valf daha çok aşağı doğru hareket eder, "X" orifısi boğazı kapanır ve basıncın maksimuma yükselmesine neden olur. Diğer bir ifade ile "B" ve "C" geçitleri kapanır, böylece bütün hidrolik yağ "D" geçidi üzerinden sağ silindir odasına akar.

Hidrolik akışı: Hidrolik pompa à Kovan valf à Spool valf "D" geçidi. à Spool silindir odası. Sağ silindir odası içindeki hidrolik yağ "A" geçidinden rezervuara döner.

 

3.6. Rottan Kumandalı Hidrolik Yardımlı Direksiyon

Rottan kumandalı hidrolik yardımlı direksiyon yardımının sağlanması için bir hidrolik silindir ile bir kontrol supabı kullanılır, bu sistemde direksiyon dişli kutusu mekanik direksiyonlarda olduğu gibidir. Bir pitman ya da komuta kolu güç silindirinin supabını işletir.

Güç silindirinin bir ucu şasiye bağlanmıştır, diğer ucu ise, direksiyon rot bağlantısının ara rotuna yada röle rotuna bağlanmıştır, röle rot, kontrol supabına bağlanmıştır. Kontrol supabı da yüksek basınç boru ve hortumları aracılığı ile güç silindirine bağlıdır.

Komuta kolunun ucu bir küre halinde getirilmiştir. Küre biçimindeki bu uç, kontrol supabı tertibatının içinde meydana getirilen küresel biçimdeki yatağa oturur, bu bakımdan komuta kolunun küresel ucu üzerine gelen basınç yada itme kontrol supabını sağa yada sola doğru itmeye çalışır. Bu tahrik hareketinden sonra kontrol supabı, basınçlı yağın güç silindiri pistonunun bir yada öteki tarafına geçmesine müsade eder.

Bu tip hidrolik yardımlı direksiyonda da yol yada direksiyon hissi birleşik tipte olduğu gibidir. Aynı prensipler altında bir çalışma olmaktadır. Rottan kumandalı hidrolik yardımlı direksiyon sisteminin sağa, sola dönüşlerini ve nötr durumu şekiller üzerinde inceleyiniz. Rottan kumandalı hidrolik yardımlı direksiyon sisteminde hirdolik ünite çalışmadığı zaman direksiyonu mekanik olarak kullanmak mümkündür.

 

3.6.1.Mekanizmanın Çalışması

3.6.1.1. Nötr pozisyon

Pompadan gelen basınçlı hidrolik borulardan geçecek kontrol supabına gelir. Hidrolik güç ünitesi direksiyonu döndürmeye yardım etmediği zamanlarda supap makarası bir yay vasıtasıyla merkezi durumda tutulur. Bu durumda basınçlı yağın supap makarası sahasından gövde kanalına geçmesine müsaade edilir.

Şekil 3.21. Rottan kumandalı hidrolik yardımlı direksiyonun nötr konum

Güç silindirin sağına ve soluna basınçlı  hidrolik gönderen kanalların ikisi birden açıktır. Güç silindirinin iki tarafına da aynı basınç etkidiğinden güç silindiri hareket etmez. Yukarıdaki durumdan dolayı pompa devresinde az miktarda bir geri basınç oluşur. Pompa bu geri basıncı yenmek üzere  basınç oluşturmalıdır. Şekil 3.21. ‘de  sistemdeki hidrolik yağın akışı görülmektedir. Hidrolik yağ supap makarasına giriyor. Buradan güç silindirinin iki tarafına etkiyor. Bir miktar hidrolikte depoya dönüyor. Böylece  sistem dengede duruyor.

 

3.6.1.2. Sola dönüş

Direksiyon simidi 18-50 N’luk bir kuvvetle sola döndürülünce pitman kolu kontrol supabının makarasını hareket ettirecektir. Bu hareketle, pompadan gelen yağın, güç silindiri pistonunun sağ tarafına sevkini sağlamak üzere bir kanal açılacaktır. Böylece sola dönüş esnasında kolaylığı sağlamak için piston kolu yeteri kadar yardımı temin etmek üzere harekete geçecektir. Aynı zamanda güç silindiri pistonun diğer tarafında bulunan hidrolik kontrol supabındaki başka bir kanal vasıtasıyla, depoya sevk edilecektir. Şekil3.22. ’ de sola dönüş sırasında hidrolik akışkanın akış yönleri görülmektedir.

Şekil3.22. Rottan kumandalı hidrolik yardımlı direksiyonun sola dönüşü

Şoför direksiyon simidini istenilen durumda durdurulunca veya merkezlenme yayının merkezlenme supabı üzerindeki basıncından daha az kuvvet tatbik edince, merkezleme yayı supap makarasını geriye, merkezi pozisyona getirecektir. Dolayısıyla güç silindirinin sağladığı yardım ortadan kalkar.

Supap makarası, merkezlenmesinde, merkezleme yayının tesiri ve hidrolik basıncının da etkisi vardır. Bu durumda, dış muhafaza ile muhafaza keçeleri arasındaki odacıklara makara içindeki iki kanal birleştirmek suretiyle sağlanmıştır. Bu odacıklardaki hidrolik basınç güç silindirine tatbik edilecek basınçla orantılı olarak artar. Böylece  bu merkezleme kuvveti, ön tekerlekleri döndürmede de istenen kuvvetle orantılı olarak direksiyon simidinde bir  hassasiyet verir.

3.6.1.3. Sağa dönüş

Şekil 3.23.Rottan kumandalı hidrolik yardımlı direksiyonun sağa dönüşü

Sağa dönüş yapılırken,pitman kolu, kontrol supabı makarasını sola dönüştekinin aksine hareket ettirecektir. Bu hareketle makara, supap donanımı içindeki diğer kanallı açarak hidroliği güç silindiri pistonunun sol tarafına sevkedecek ve bu da sağa dönüş  için lazım olan yardımcı kuvveti temin etmiş olacaktır. Şekil3.23.’ de sağa dönüş sırasında hidroliğin akışı görülmektedir.

 

3.7.Güç Silindiri Ve Kontrol Supabının Bir Ünite Halinde Olduğu Rottan Kumandalı Direksiyon

Rottan kumandalı hidrolik yardımlı direksiyonlardan birinde de kontrol supabı ve güç silindiri bir ünite halindedir. Komuta kolu yada pitman kolu supabı işletir ve basınç altındaki yağın güç silindirine geçmesine müsaade eder. Bu sistemde yol yada direksiyon hissi supap makarasını harekete geçirebilmek için gereken kuvvetle ortaya çıkar. Çünkü supap yağ basıncı tarafından ortalanmış konumda tutulur. Şekilde bu tür bir rottan kumandalı hidrolik yardımlı direksiyon düzeni görülmektedir. Sistemin çalışması açıklanan diğer rottan kumandalı direksiyonun aynıdır.

Şekil 3.24. Rottan kumandalı hidrolik direksiyon sistemi

Yol darbeleri, enine,istikamet çubuğuna iletilince supap muhafazası, supap makarasına bağlı olarak hareket  eder. Güç silindiri tarafından temin edilen  bir karşı kuvvet, darbeleri geniş bir şekilde emer. Supap gövdesinin geri dönüş kısmına bir çek valf (kontrol supabı) yerleştirilmiştir. Bu supap pompasının arızalı olması halinde hidroliğin,pistonun bir tarafına geçmesine müsaade eder.

 

4. HİDROLİK GÜÇ YARDIMLI DİREKSİYON SİSTEMİNİN DEVRE ELEMANLARI

Hidrolik yardımlı direksiyon mekanizması, güç silindiri, yön kontrol valfi, hidrolik pompa, yağ deposu ve yağ ve bağlantı hortumları gibi kısımlardan meydana gelmiştir.

 

4.1. Güç Silindiri

Güç silindiri, direksiyon sektör milinin üzerindeki sektör dişlisine bir kremayer dişlisi ile bağlanır. Hidrolik enerjinin üretimi gerekli kuvvetin oluşturulması için çift etkili (double acting ) bir silindir kullanılır. Güç silindirinin boyutu oluşacak maksimum güç sürücüye direksiyonu iki uç nokta (tekerleğin dönebileceği en büyük açılar ) arasında rahatlıkla döndürebileceği şekilde seçilir. Yarı entegre dişli ve bağlantı birimi kullanılan sistemlerde kontrol valfinin çalışması servo pistonunun bağladığı rotun (çubuğun) alanında meydana gelen azalmayı dikkate alarak daha yüksek bir basınç oluşturacak şekilde olmalıdır. Böylece pistonun her iki tarafındaki çıkış kuvvetleri dengeli olur. Hidrolik servo yönlendirme sistemlerinde genellikle piston halkası (sekman) tipli contalar servo pistonları üzerinde kullanılırlar. Entegre dişli tip hidrolik servo yönlendirme sistemlerinde dişli ve bilya- somun ikilisi servo pistona etkiyecek şekilde kullanılmaktadır. Bu durumda redüksiyon dişli kutusu güç silindiri olarak ele alınır ve iç kısmında bir oluk ile hidrolik sıvısının kör uca taşınmasını ve buradan geri dönüşü sağlanır.

Şekil 4.1. Servo pistonunun hareketi (Entegre)

Şekil 4.2. Servo pistonunun hareketi (Rack and pinion)

Entegre dişli tip güç silindirinin rack and pinion şeklinde olanları için rack kutusu güç silindiri olarak kullanılır ve rack servo piston olarak işlev görür. 

Yarı entegre dişli tip hidrolik servo yönlendirme sistemlerinde basit bir teleskopik güç silindiri esnek bir burcun kör ucuna pivotlanmış olup diğer ucu servo piston biyelini (rot) hareket ettirdiği için basınca karşı contalanmıştır. Bu biyel, direksiyon bağlantısına dış kısmına bağlanmış şekilde şekil 3.1.2. de görülmektedir. Bu sistemde sıvı bağlantıları silindirin her iki ucunda bulunurken esnek hortumlar ise hidrolik sıvısını kontrol valfı kutusu ve güç silindiri arasında taşımak için gereklidir.

Şekil 4.3. Yarı blok yapı (Yarı Entegre)

Ağır vasıtalar için güç silindirleri kontrol valfı ile bağlanmış durumda olup, silindirin iç düzenlemesi daha karmaşık bir hal alır. Burada güç silindirinin kontrol valfı tarafından olan ucu direksiyon kutusundaki depo koluna bağlı iken diğer uç esnek bir şekilde servo piston biyteli üzerinden şaseye bağlıdır. Hidrolik bağlantıları kontrol valfının uçlarında bir çift esnek hortum ile sağlanır ve bu hortumlar pompaya bağlıdır. Böylelikle güç silindiri artan hidrolik basıncı ile hareket eder. Bu tip uygulama ile lineer tip kontrol valfleri yakından ilişkilidir. Şekil 3.1.5. de sistemin yapısı görülmektedir.

Şekil 4.4. Güç silindiri ve kontrol valfinin şasiye bağlantısı

 

4.2. Yön Kontrol Valfi

Yön kontrol valfi direksiyon miline bağlı olarak çalışır ve mille aynı merkezlidir. Hidrolik alıcılar hidrolik enerjiyi mekanik enerjiye dönüştürürler. Hidrolik silindirler ve hidrolik motorlar birer hidrolik alıcı olup silindirler doğrusal, motorlar dairesel (açısal) hareket üretirler. Hidrolik silindirlerin doğrusal hareketlerini ileri- geri hareket olarak yorumlayabiliriz.

Hidrolik motorların hareketlerini de sağa- sola hareket olarak söyleyebiliriz. Bir hidrolik sistemdeki alıcının hareketini ileri-geri veya sağa- sola olarak yapabilmesi veya istediğimiz anda yön değiştirmesi veya durdurması işini yön kontrol valfleri sayesinde yaparız. Yön kontrol valfleri alıcıya giden akışkanın yönünü istediğimiz gibi kontrol edebilir ve istenilen yerde bekletebilir.

Hidrolik direksiyonlarda bu valfin üç görevi vardır:

i. Güce ihtiyaç olmadığı zaman valf nötr konumda kalır ve pompa tarafından dağıtılan hidroliğin tekrar rezervuara dönmesini sağlamak, 

ii. Artan direksiyon döndürme gücüne bir cevap olarak, kontrol valfi pompa tarafından dağıtılan hidroliği servo pistonun uygun tarafına yönlendirmek ve aynı zamanda pistonun diğer tarafındaki hidroliği rezervuara dönüşünü sağlamak,

iii. Kontrol valfi sürücüye direksiyonun döndürülmesi için gereken kuvvet ile orantılı olacak şekilde doğal veya yapay bir döndürme hissi vermelidir,

Kontrol valfleri iki temel tip olarak dizayn edilmektedir. Bunlar doğrusal (lineer) ve dönel ( rotary) tip kontrol valfleridir.

 

4.2.1. Lineer tip

Şekil 4.5. PAS’ın Lineer-Makaralı kontrol valfinin hareket sırasının şematik gösterilişi

Bu tip valfler direksiyon çubuğunun alt kısmında bulunur ve üç yüzey arasında oluşan iki kanaldan sıvı akışını sağlar. Bu kanallar (şekil 3.xx) kasıtlı olarak direksiyon dişli kutusu içindeki üç tane girişten kaçık olarak konumlandırılır. Bu kutu içindeki makara valfinin hareketi oldukça sınırlıdır. Makara valfi zıt(karşılıklı olarak) çalışan iki tane reaksiyon silindiri ile nötr konumda tutulur.

Direksiyon simidin döndürülmesine karşı olan direnç artıkça direksiyon dişlisi, dişliye bağlı çubuğun reaksiyonuna karşılık olarak harekete başlar ve sonunda reaksiyon silindirleri arasındaki yaylarda oluşan ön yüklemeyi aşarak pompadan gelen hidrolik sıvısını rezervuara dönmesini engeller ve servo pistonun uygun tarafına yönetilir ve tekerleklerin dönmesi için gereken güç sağlanır.

Lineer tip kontrol valflerin bir özelliği de sistemdeki hidrolik basıncın reaksiyon silindirlerine karşı etkimesi (iç taraftan) ve aradaki yaylara ilave bir kuvvet uygulamasıdır. Dönme sırasında gereken gücün artmasına bağlı olarak hidrolik basınç da artacağından valfler üzerinde etki dişlisi zorlar ve bu zorlama sürücü tarafından hissedilerek daha fazla döndürme etkisi uygulamasını sağlar. Oluşan bu doğal etkiden dolayı bu tip valflere ‘‘ reaktif valf ’’ adı da verilir.

Şekil 4.6. Lineer makara kontrollü valfle birlikte çarpmalı kol

Şekil 4.7. Lineer kontrol valfinin görünümü

Lineer tip kontrol valflerinin ileri bir modeli ayrı olarak çalışan makara valflerinin bir çarpma levyesi yardımı ile hareket ettirilmesi ile geliştirilmiştir. Çalışma prensibi yukarıda bahsedilen tiple aynıdır.

Mercedes-Benz firmasınca 1961 yılında bir başka tip lineer kontrol valfi uygulamasında ise makara valf direksiyon dişlisine teğet olarak monte edilmiş olup eksenel hareketini servo pistona bağlı kontrol flanşından alır. Bu sistemin şoför için mükemmele yakın bir hissetme sağladığı bilinmektedir. (şekil 3.2.1.3.)

 

4.2.2. Rotary tip

Bu tip valfler 1960’larda kullanılmaya başlanmış olup HSYS’nin hassasiyrtini artırmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu yeni düzenlemede direksiyon simidi makara valfin dönel hareketini sağlamaktadır. Dönel valf iç kısmı kamalı olan bir dış gömlekten oluşur ve direksiyon dişlisi ile birlikte döner. Ayrıca dış tarafı kamalı olan bir iç gömlek de direksiyon çubuğu ile birlikte döner.

Şekil 4.8. Dönel tip valfin hareket mekanizmasının gösterilişi

 

Koeksenel (sarmal) olarak birbirine monte edilmiş olan bu gömlekler kamalar üzerinden değil, burulma çubuğunu merkezleyen bir valf üzerinden etki alırlar.

Şekil 4.9. Dönelli valfin örnek çalışma karakteristikleri

Bu çubuk bir ucundan direksiyon çubuğuna diğer ucundan direksiyon dişlisine bağlıdır. İç kısımda yer alan mekanik stoplar direksiyon simidi ile dişlisi arasında olabilecek izafi açısal hareketleri engeller ve böylelikle makara valfin iki gömleği arasındaki izafi hareket de önlenmiş olur.

Direksiyon simidinin dönmesine karşı olan direnç arttıkça, kamalı hidrolik girişleri izafi açısal hizalanmalarını değiştirirler. Bu değişim burulma çubuğu yardımı ile olur. Valfin dış gömlek kısmındaki delikler ile dış yüzey arasındaki hücresel kanallar arasında bağlantı olduğundan hidrolik sıvı normal olarak pompa ve valf arasında dolaştırılır ve servo pistonun uygun tarafına yönlendirilir.

Bu dönel tip kontrol valf sistemindeki hidrolik basınca maruz kalmadığı için non-reaktif olarak adlandırılır.

Bu nedenle sürücüde oluşan hissetme nötr olmayıp yapaydır. Şekil 3.30 ‘da makara valfden dağılan hidrolik basıncı ile valflerin açısal yer değişimi arasındaki ilişkiyi veren grafik görülmektedir.

 

4.3. Yakıt pompaları

Hidrolik Direksiyona Ait Pompa Çeşitleri