DİZEL MOTORLAR HAKKINDA BİLMEK
İSTEDİKLERİNİZ
Dizel motorunuz varsa veya bir gün almayı
düşünüyorsanız burada anlatacağımız bilgiler mutlaka işinize yarayacaktır. Bu
bilgilerle motorunuz üzerinde usta çağırmadan kendi kendinize bir takım arıza
veya normal bakımlarınızı yapabileceğinizi umuyorum. Fakat bilginin yanında
aynı zamanda da beceri istemektedir. Umarım işinize yarar.
Motor: Kimyasal enerjiyi ısı enerjisine,
ısı enerjisini de mekanik enerjiye çevirme amacıyla üretilmiş mekanik parçalar
bütünü bir araçtır. Motorlar iki ve dört diye tabir edilen zamanların meydana
gelmesiyle isteğe göre iş üretirler. İsteğe göre diyorum çünkü motorlardan bir
çok şekilde faydalanılır. Günümüzde artık çoğunlukla dört zamanlı motorlar
kullanılmaktadır.
Bu dört zamanı biraz açalım.
1. Emme zamanı: Piston aşağıya inerken, emme supabı açılır ve içeri
hava filtresinden temizlenmiş olarak gelen havanın alınır.
2. Sıkıştırma zamanı: Emme zamanı bitip, yani hava alımı bittikten
sonra piston yukarıya doğru çıkmaya başlar ve içeriye alınan hava sıkışarak
ısınır. İşte bu sıkışma ve ısınmanın en fazla olduğu anda içeriye enjektörler
aracılığıyla içerideki basınçtan daha yüksek bir basınçla yakıt püskürtülür ve
yakıtın (daha önce içeriye alınan havanın yardımıyla) yanmasıyla birlikte ani
bir patlama olur.
3. İş zamanı: Yanma ve patlamanın etkisiyle
piston kuvvetlice aşağı doğru itilerek krank milinin dönmesi sağlanır.Bu dönme
neticesinde motorumuzdan bir iş almış oluruz.
4. Egzoz zamanı: İş zamanı biterken bu sefer egzoz supabı açılarak
içerideki yanmış gazlar manifold ve egzozdan dışarıya atılarak bu dört zaman
oluşmuş olur. Bu zamanlar verilen gaza göre devam eder gider.
Yakıt Sistemi
Dizel motorlar bilindiği üzere temiz
motorin ile çalışırlar. Kullandığınız yakıtın temiz olması öncelikle aldığınız
yere bağlı olmakla birlikte sizde bu yakıtın temiz olarak motora gitmesini
sağlamak zorundasınız. Teknenizde yakıt için mutlaka bir deponuz olmalı. Bu
depolarda dikkat edilmesi gereken hususların en başında deponun altında pislik
ve suyun alınması için tahliye vanasının bulunmasıdır. Motorin, alındığında
veya daha sonra su olması ihtimali yüksek olan bir yakıttır. Bu su da
motorunuzda arızalara sebep verir.İşte bunun önüne geçebilmek
için deponun altına tahliye vanasının konması gereklidir. Bu vana sayesinde
depo içindeki su ve tortu dışarı alınarak yakıtın temiz tutulması sağlanır.
Vanadan sonra emniyet açısından bir kör tapa konabilir. Burada değinmeden geçemeyeceğim önemli bir konu ise sakın siz deponun altını
(veya herhangi bir yerini) yakıtı boşaltsanız bile kaynak yapmaya
kalkmayın.Çünkü depo patlar. Kaynak yapanlar depoyu sabunlu su ile yıkadıktan
sonra içini su ile doldurup yapıyorlar.Bir başka konu ise deponuzun üstünde
havalandırma borusunun bulunması ve yerin durumuna göre içine su girmemesi için
kıvrık bir boru (soru işaretine benzeyen) olursa harika olur. Deponuzda
bulunması gerekenlerden diğeri, yakıtın fazlasının motor üzerinden geri dönüş
yapıp tekrar depoya dönüşünü sağlamak için depo üstünde boru bağlantısının
yapılacağı muhtemelen kısa bir boru veya nipel, bir
diğeri ise motora yakıtın gitmesi için konulacak olan çıkış,buna bağlı olarak
kesinlikle olması gereken bir vanadır.Vana herhangi bir arıza, sızma, tehlike
anında yakıtı kesmek için kullanılır. Örneğin borulardan biri yakıt kaçırıyor
ve siz onu tamir etmek için açtığınızda deponuzdaki yakıtın akmasını
önleyemezsiniz.Vananızı kapattığınızda ise sadece boru içinde bulunan yakıt
akacaktır. Bunu da yavaşça gevşettiğiniz yerden bir kaba alarak arızaya gönül
rahatlığı ve temiz bir işçilikle devam edebilirsiniz.
Püf noktası:
Mazotu, yağlı boya yapıldıktan sonra
ellerinizdeki boyaları çıkarmak için kullanabilirsiniz.
Dökülen mazotu sildiğiniz bez veya
üstüpüleri atmayıp soba vs.. tutuşturmakta kullanabilirsiniz.
Mazot kokan yerlerin yakınlarına
sivrisinekler yaklaşamazlar.
Bu arada söylemeyi unuttuğum bir nokta
var.Yakıtınızı alacağınız çıkış noktası deponuzun altından en az üç santimetre
yukarıda olursa deponuzun altındaki biriken tortu ve su seviyesi altta kalacağından
motora gitmesini önleyebilirsiniz. Şöyle de diyebiliriz; Depomuzu temizlemeyi
uzun bir süre unuttuğumuz zamanlarda bu çıkışın biraz yüksekte olması bizi daha
sonra istenmeyen arızalardan kurtaracaktır.
Depomuzun çıkışındaki vanaya bağlı bir
boru vasıtasıyla motorumuzun üzerinde bulunan besleme pompasına giriş yapılır.
Besleme pompasının görevi enjeksiyon pompasına kesintisiz olarak yakıt
göndermekten ibarettir. Kısaca su pompasının yaptığı işi yapar. Yani bir
taraftan alır diğer tarafından verir. Değişik tipleri mevcuttur. Kimi yanındaki
kelebek şeklindeki bir küçük parçayla, kimisi üstünden döndürülerek
çıkarılan hastanelerde kullanılan şırıngaya benzeyen parçayla hava almak ve
gerekli yerleri yakıtla doldurmak için elle çalıştırılabilirler. Kimisi de
yukarıda benzettiğimiz şırınganın altındaki camdan küçük bir filtreye
bağlantılıdır. Bazı motorlarda olmayabilir ve yakıt direk olarak yakıt
filtresine girer. Motorumuz çalıştığında besleme pompamızda çalıştırılarak
düzenli olarak yakıt çıkışı sağlanmış olur. Besleme pompası aynı zamanda
depomuzdaki yakıt seviyesi filtre giriş seviyesiyle aynı olmadığı zamanlarda
(böyle olunca seviye farkı doğacağından yakıt akışı olamaz ve depomuz dolu olsa
bile sanki hiç yakıtımız yokmuş gibi) motorumuz bir süre sonra çalışmayacaktır.
Dikkat edilecek olursa besleme pompası ile enjeksiyon pompası ayrı ayrı şeylerdir ve karıştırılmaması gerekir. Besleme
pompasından hava almak istediğimizde bazı hallerde çalışmadığını görürüz. Bu
gibi durumlarda marşa motor çalışmayacak şekilde tek bir tık yaparsak sorun
çözülür. Veya volanı çevirerek...
Besleme pompası çıkışından yakıt bir boru
aracılığıyla bu sefer yakıt filtresine gönderilir. Olmazsa olmaz denebilecek
olan bu filtre yakıtımızı temizleme görevine bakar. Gözümüz gibi baktığımız
motorumuza pislik,su gibi zararlı maddelerin gitmesini engeller. Motorumuzda
ikinci yağ değişiminde mutlaka değiştirilmesi önerilir. Aldığınız yakıtın
temizliğiyle de orantılıdır denebilir.
Ve filtre edilen yakıt yine bir boru
vasıtasıyla enjeksiyon pompasına gelir. Enjeksiyon pompası karmaşık bir yapıya
sahiptir. Sanki motor üstünde bir motor gibi. Üzerinde motorunuzdaki silindir
sayısına göre çıkış bulunur. Enjeksiyon pompasının görevi yakıtı yüksek
basınçla enjektörlere göndermektir. Tabi bunu da ateşleme sırasına göre
yapar.Yani hangi piston sıkıştırma zamanını tamamlamak üzere ise ona
göndermekle görevlidir. Enjeksiyon pompasının üzerinde hava almak için bir tapa
mevcuttur. Yakıt pompası üzerinde Regülatör denen bir bölüm vardır. Motorun devri
arttırıldığında yani gaz verildiğinde buna bağlı olarak motora gönderilen
yakıtın da arttırılması gerekmekte olacağından bu işi de o yapar.Önemli bir
görev de o üstlenmiştir. Enjeksiyon pompasından çıkan yakıt enjektörlere
gönderilir. Yakıtın çıkış basıncı çok yüksek olduğundan enjektörlerle
enjeksiyon pompasını birleştiren borular bu yüksek basınca dayanacak şekilde
yapılmışlardır. Nihayet enjektörlere gelen yakıt,enjektör ucuna (kütüğüne)
monte edilmiş memeler aracılığıyla silindire duman veya sis şeklinde
püskürtülerek yanması sağlanır.Enjektörler yakıt giriş kısmı, gövde, iğne ve
meme gövdesinden ibaret mekanik parçalardır. Yakıtın fazlası yine enjektörlerin
üzerindeki çıkışa bağlanan boru vasıtasıyla depoya geri gönderilmektedir.
Motorun havasının alınması:
· Motorunuzu ilk
kez çalıştırıyorsanız
· Yakıtı depoya
ilk kez koyduğunuzda
· Yakıt
filtresini değiştirdiğinizde
· Motorunuzu uzun
bir süre çalıştırmadığınızda
· Enjeksiyon
pompasının veya besleme pompasının sökülüşünde
· Yakıt geliş
borularının sökülüşlerinde
Yakıt sisteminin havasının alınması
gerekir.Yakıt deponuzdaki yakıtın tamamen boşalmamasına dikkat etmek gerekir.
Enjektörlerin Kontrolü:
Enjektörlerin kontrolünün gerçek anlamda
yapmak için kontrol aparatı olsa da çoğunlukla böyle bir şeye sahip olma
gereksinimi duymayız. Peki kontrol için sanayideki pompacıya mı gideceğiz?
Bence buna hiç gerek yok. Madem ki kontrolü kendimiz yapacağız, başlayalım o
zaman.
Enjektör yerinden sökülüp dışarıda kendisine ait olan yakıt borusuna bağlanır.
Bunu yaparken boruya zarar vermemeye dikkat edilir. Volan uygun bir anahtar ile
yavaş yavaş çevrilir. Bir süre sonra enjektördeki
akış gerçekleşecektir. Eğer damlama, akma (işeme de denmekte) oluyorsa o
enjektörün memesinin değişmesi gerekmektedir. Enjektör memesinin üzerinde
bulunan deliklerden duman veya sis şeklinde bir akış olmuşsa o enjektörün
memesi iyi çalışıyor demektir. Bu işlem diğer enjektörlere de uygulanarak
kontrol bitirilmiş olur.
Enjektör memesi değişimi basittir. Bu iş için mengeneye ihtiyaç duyulsa da eğer
becerikli iseniz iki anahtar yardımıyla (anahtarın biri yerden destek alınarak
kullanılır) sökebilirsiniz. Sökülen memenin üzerindeki numaralardan yeni
alacağınız memenin ne olacağını bulabilirsiniz. Takarken yuvasına oturtmaya
dikkat edilir. Bir de meme alırken uçlarına konulan özel pullarını da almayı
unutmayın sakın.
ÇEŞİTLİ MOTOR ARIZALARI
Motor düzgün çalışmıyor:
-
Yakıt filtresi tıkalı olabilir.
-
Enjeksiyon pompasında veya herhangi bir yerde hava vardır.
-
Yakıt bağlantı rekorlarında gevşeklik olabilir.
Eksozdan siyah-mavi duman çıkıyor:
- Yağ
fazla olabilir.
-
Enjektörlerin biri veya birkaçı çalışmıyor.
-
Fazla yakıt püskürtülüyor. Püskürtme ayarları bozuk.
-
Kompresyon ayarları bozulmuş olabilir.
-
Hava girişi tıkalı olabilir.
-
Yakıtın kalitesi bozuk olabilir.
- Segmanlar sıkı olabilir.
-
Gömlekler aşınmış olabilir.
Yağ basıncı düşük:
- Yağ
eksiktir.
- Ana
yataklar veya biyel kol yatakları tıkalı olabilir.
- Yağ
filtresi tıkanmıştır.
- Yağ
pompa dişlisi aşınmıştır.
-
Gevşek bir basınç ayar subap yayı olabilir.
- Çok
ince yağ konulmuştur.
- Yağ
basınç göstergesi bozulmuştur.
Yağ basıncı yüksek:
-
Sıkışmış bir basınç ayar subap yayı olabilir.
- Yağ
fazla kalındır.
- Yağ
boruları tıkanmış olabilir.
Motor çok fazla ısınıyor ve sarsıntı yapıyor:
- Soğutma
yetersiz, kanallar tıkanmış.
-
Enjektörler arızalı olabilir.
- V
kayışı kopmuş.
-
Aşırı püskürtme var.
Motor çalışmıyor:
-
Yakıt bitmiştir.
-
Stop çekili kalmış olabilir.
-
Yakıt filtresi veya pompası tıkalı olabilir.
- Akü
bozuk veya şarjsızdır.
Motor çok zor çalışıyor:
- Akü
şarj istiyor veya bozulmak üzeredir.
- Akü
kutup başları oksit yapmış veya gevşek olabilir.
-
Yakıt yeterince gelmiyor.
-
Motor yağı çok kalın veya soğuktan kalınlaşmış olabilir.
-
Stop yarım çekili halde olabilir.
Motora yağ koyma:
Motorun yağı değiştirilmeden önce motor
birkaç dakika çalıştırılıp ısınması sağlanır. Böylelikle yağ akışı daha kolay
olacaktır. Yağ doldurma kapağı açılır. Yağ seviye kontrol çubuğu yerinden
çıkarılır. Yağ tamamen boşalana kadar karter’deki
(Veya varsa yağ boşaltma pompası) tapa kapatılmaz. Yağ boşaldıktan sonra bir
iki litre temiz yağ koyma imkanınız varsa karter
iyice temizlenmiş olacaktır. Tapa dikkatlice kapatılır. Yağ doldurulmaya
başlanır. Ara sıra temiz bir bezle silinmiş olan yağ seviye kontrol çubuğu
yerine sokularak çıkarılır, her seferinde tekrar temizlenir ve seviye kontrolü
yapılır. Yağ koyma işlemi bittikten sonra (yağ seviye kontrol çubuğu yerine
sokulmuş, yağ doldurma kapağı takılmış olarak) motor birkaç dakika çalıştırılıp
yağlama yaptırılır. Varsa göstergeden yağ basıncı gözlenir.
Yağ seviye kontrol çubuğu üzerine
dikkatlice bakılacak olursa, ucuna doğru iki adet çizgi göreceksiniz.Bu
çizgilerin birinde Min. Diğerinde ise Max. yazar.
İşte bu çizgiler koyacağımız veya yağ seviye kontrollerinde durumu bize
bildirirler. Yağ kesinlikle Min. çizgisinden altta
olmamalıdır. En iyisi bu seviyeye inmemesini sağlamalıyız. Yine Mak. çizgisinden yukarıda da olmamalıdır.Normali iki çizgi
arasında olmasıdır. Her ihtimale karşı Mak. Çizgisine
yakın olursa daha iyi olur.İki ayrı cins yağı birbirine karıştırıp kullanmayın.
Yeni motorlarda yağ sarfiyatı daha fazla
olmaktadır. Yağda eksiklik varsa zaman geçirmeden tamamlamak
gerekmektedir.Yatak sarma veya başka bir deyişle kol çıkarma motorda yağlamanın
arıza nedeniyle olmayışı veya yağın bitmesi nedeniyle olmaktadır.Çok kötü bir
durumdur ve çok pahalıya patlar.
Motor Yağının Görevleri:
- Aşımayı önlemek.
-
Soğutmayı sağlamak.
Motor yağı çalışan parçaların birbirine
sürtmesi nedeniyle oluşan aşınmaları önlemektedir.Ayrıca yanma nedeniyle oluşan
ısının dağıtılması görevini üstlenir.Hava soğutmalı motorlarda yağ soğutucusu
bulunur ve burada soğutulan yağ tekrar sisteme dağıtılarak soğutma sağlanmış
olur.Su soğutmalı motorlarda bu görevi su almıştır.Radyatör-pervane vasıtasıyla
su soğutulur.Soğutma kanalları daima temiz tutulmalıdır.
Hava Filtreleri:
- Yağ
banyolu hava filtresi.
-
Kuru tip hava filtresi.
Pistonun aşağıya inmesiyle (aynı zamanda
emme subapı açık halde) silindir içine güçlü bir
şekilde yanmanın sağlanabilmesi için hava emişi yapılmaktadır. Bu hava içinde
çeşitli maddeler (toz, çeşitli katı veya plastik parçaları, yaprak veya kağıt
gibi) bulunabilir. Bunlar motorumuz için son derece zararlı olacağından bunları
daha girişte engellemek için hava filtreleri kullanılır. Filtrenizin girişine
eğer yoksa sinek teli cinsinden sık örgülü sağlam bir teli kelepçe ile bağlantı
yapmanızı öneririm.
Yağ banyolu filtrelerde emilen hava
filtre içindeki borudan geçtikten sonra filtre içinde
bulunan yağa değerek ön temizleme yapılır. Daha sonra buradan çıkan hava filtre
içinde bulunan filtre elemanına çarparak iyice temizlenmesi sağlandıktan sonra
emme manifoltundan silindire girer. Filtreyi ara sıra
kontrol etmekte fayda vardır.Yağ kirlenmiş ise değiştirilmesi gerekir. Filtreye
bağlı yağ doldurma tası içinde bir çizgi mevcuttur. Yağ bu çizgiye kadar konulmalıdır.
Kuru tip hava filtrelerinde ise temizleme
kağıt elemanlar sayesinde olur. Toz çanağı zaman zaman
temizlenmelidir. Ayrıca kağıt filtre bozulmamış ise hava tutularak temizlenir.
Bunlara dikkat edilirse kağıt filtrelerin uzun ömürlü olması sağlanmış olur.
Subap Ayarı
Subap, silindir içine havanın alınmasını ve yanmış
gazların dışarı atılmasını sağlayan mekanik bir parçadır. Subapların
çalıştığı ortamda çok yüksek sıcaklıkların olması nedeniyle uzama yaparlar.
İşte subap ayarı bunun için (motor komple bakıma
girince de mecburen ) yapılmaktadır.
Ayar yapılırken biraz boşluk verilerek
(tatlı sert denir) yapılmalıdır. Bütün motorların subap
ayar değerleri değişiktir. Kataloguna bakmak gerekir. Ayrıca subap ayarı motor soğukken yapılır. Bunun için sentil (subap ayar çakısı) denilen mm’lik
veya inch cinsinden ayar bıçağı bulunur. Yine
kitapçığından bu değerin kaç olduğu mm’rik veya inch’lik ile mi yapılacağı ve motorunuzun silindir sayısına
göre ateşleme sırası bulunmalıdır.
Ayar yapılacak silindirin pistonu
sıkıştırma pozisyonunda yani ekzost subapı kapanıp emme subapı
açılmak gelinceye kadar volan anahtar yardımıyla ağır ağır
çevrilir. Subaplar yukarıda anlatılan duruma gelince
volan tarafına bir işaret konur ve 360 derece (bir tam tur daha) çevrilip bırakılır.
Sentil subap aralığına sokulur, her iki yüzeye
hafifçe değiyorsa ayar iyidir. Çok sıkı veya bol ise ayar somunu gevşetilir,
tornavida yardımıyla ayarın doğru olması sağlanır ve somun sıkılıp tekrar
kontrol edilir.Yukarıda sözünü ettiğim “ayar yapılırken biraz boşluk verilmeli”
burada uygulanmalıdır. Yani sentil subap aralığından
ne çok sıkı nede çok gevşek bir şekilde geçmelidir.
Sıkı olursa tehlikelidir.Gevşek yapılırsa verim düşecektir.Bu kontrol veya ayar
emme ve ekzost subapları
için ayrı ayrı yapılmalıdır. Ayrıca emme ve ekzost subapları ayar değerleri
farklı olabilir. Bu duruma dikkat edilmelidir.Ayar sırasında kapak açık
olduğundan içeri herhangi bir şey düşürmemeye dikkat ediniz.
Motor Çok Uzun Süre Çalışmayacaksa
Diyelim ki bir sezon (yaz veya kış)
motorunuzu çalıştırmayacaksınız. O zaman yapılması gereken işlemler vardır. En
azından onu pas veya kışın olabilecek dondan korumalısınız. Aksi takdirde çok
üzüleceğinize eminim. Her tarafı pas yapmış, boyaları dökülmüş veya daha da
kötüsü eğer motorunuz su soğutmalı ise antifirizi
bulunmayan motorunuzu bloğunun çatlamış olarak bulmaktır.
Yapmanız gerekenlere gelince,
- Dışı
mazot veya benzinle silmek gerekir.
- Karterdeki ve hava filtresi içinde bulunan yağ boşaltılıp
pas önleyici yağla doldurulur.
- Motor
bir müddet çalıştırılıp her tarafının korutucu yağla yağlanması sağlanmalıdır.
- Hava
filtresi, ekzost girişleri özellikle suyun girmemesi
için sıkıca kapatılmalıdır.
-
Radyatör veya bloktaki suyu ister tamamen boşaltın veya her ihtimali göz
önüne alarak fazlaca antifiriz koyun.Yeri gelmişken antifiriz ölçüsü normal olarak 1/3 dür. Yani üç litre suya
bir litre antifiriz konur. Radyatörde bulunan suyu
sık sık değiştirmek iyi değildir. Su iyice bozulmadan
kesinlikle değiştirmeyin. Antifiriz koyacağınız zaman
mecburen su akıtmanız gerekeceğinden bu suyu atmayıp antifiriz
konduktan sonra ilave için kullanın.