GENEL
MAKSATLI UÇAKLARDA DİZEL MOTORLARIN KULLANIMI
Günümüzde
pistonlu motorlar ile donatılmış genel havacılık uçaklarının çoğunda dört
zamanlı benzinli motorlar kullanılmaktadır. Fakat havacılık operasyonlarındaki yüksek
maliyetler motor üreticilerini aynı performansı verecek daha ucuz, daha hafif
ve güvenilir motor tipleri geliştirmeye yönlendirmiştir. Ayrıca, başta Amerika
Birleşik Devletleri ve Avrupa’da olmak üzere çevre bilincinin gelişmesi ve
çevrecilerin hükümetlere olan baskılarının artması da yüksek sıkıştırma oranlı
motorlarda kullanılan kurşunlu benzinin kullanımını kısıtlamaktadır. ABD’de
yakın bir gelecekte Çevre Koruma Bürosu (Environmental Protection Agency)
tarafından bu tip (kurşunlu) yakıtların kullanımının tamamen yasaklanması
beklenmektedir. Bu da motor üreticilerini yukarıda sayılan özelliklere ilaveten
daha çevreci ve daha ucuz bir yakıtla çalışabilen motorlar geliştirmeye sevk
etmiştir. Yeni bir motor tasarlayıp, onu katı bir rekabetçi piyasaya sokmak
yerine, ilk önce mevcut motorları geliştirmek için yapılabilecek değişiklikler
araştırılmıştır.
MEVCUT
PİSTONLU MOTORLARIN ANALİZİ VE BU MOTORLARDAKİ GELİŞMELER
Geçmişteki
teknolojik ilerlemelerle karşılaştırıldığında, günümüzdeki uçak motorlarının
teknolojisi oldukça yalındır. Bunun bir sebebi mevcut motorların 400 hp’nin
altındaki sınıfta olmalarıdır (daha büyük pistonlu motorların yerini turboprop
motorlar almıştır). Diğer sebep de bu motorların, güvenirliğin ve fiyatın düşük
ağırlık ve maksimum performanstan daha önemli olduğu genel amaçlarla
kullanılıyor olmasıdır.
Yaklaşık
2.1 lb/hp’lik bir güç yüklemesi ve 0.421 lb/hp/hr optimum noktasındaki bir
özgül yakıt tüketimi mevcut benzinli (kıvılcım ateşlemeli) uçak motorlarını
karakterize etmektedir. Fakat bu motorlarda tam güç ancak “dahili soğutma” ile
elde edilebilmektedir. Burada yanma için gerekli yakıttan fazla ilave bir
miktar yakıt verilerek yanma odasının soğutulması gerekir. İlave yakıt yeterli
oksijen olmadığından yakılamaz. Tam güçte yakıt tüketimi yaklaşık 0.55 lb/hp/hr
dolaylarındadır. Yakıtın ziyan edilmesine ilaveten dahili soğutmadan
kaynaklanan emisyonlar da istenmeyen düzeylerdedir.
Textron
Lycoming ve Teledyn Continental pistonlu motor pazarını egemenlikleri altına
almışlardır. Bu şirketler genelde hava soğutmalı ve pervaneyi doğrudan döndüren
boksör motorlar üretmektedirler. Bu motorlar oldukça basit bir yapıya
sahiptirler ve dayanıklılıklarını ispat etmişlerdir. Seyir esnasında bu
motorlar yakıt tüketim eğrilerinin en iyi noktasında çalışmaktadırlar.
Dolayısıyla verim ve özgül yakıt tüketiminde önemli bir geliştirme pek olası
gözükmemektedir. O halde mevcut motorlarda geliştirmeye en açık konu olarak
performans kalmıştır. Motor performansını geliştirecek olasılıkları analiz
etmeden önce teorik olasılıklar incelendiğinde dört alternatif ortaya
çıkmaktadır:
1. Daha
fazla deplasman.
2. Daha
yüksek motor devri.
3. Daha
fazla yakıt/hava karışımı.
4. Daha
yüksek sıkıştırma oranı.
Deplasmanı
arttırmak için daha büyük ya da daha fazla sayıda silindir kullanarak motoru
büyütmek gerekir. Sürtünmenin ve ısı kayıplarının azaltılmasıyla özgül ağırlık
ve verim iyileştirilebilir ve silindir sayısının artması titreşimi azaltabilir.
Fakat motorun büyümesi karmaşıklığı ve ön alanı arttırır.
Yüksek
motor devri motor ağırlığını arttırmaz; fakat verimi, dayanıklılığı azaltır ve
pervane gürültüsünü arttırır. Devir düşürücü dişli kullanımıyla pervane sesi
azaltılabilir; fakat bu da ağırlığı ve karmaşıklığı arttırır, verimi ve
güvenirliği düşürür.
Emilen
yakıt/hava karışımının ağırlığı turboşarj ve ara soğutucu kullanımıyla
arttırılabilir. Mevcut yakıtların sınırlı antiknock kalitesinden dolayı
motorlar zaten detonasyon sınırına yakın çalışmaktadırlar. Turboşarj daha fazla
iç soğutmaya ve/veya düşürülmüş sıkıştırma oranına ihtiyaç duyar. Sıkıştırma
oranının arttırılması da yakıtın antiknock kalitesi ve yanma odasında izin
verilen maksimum sıcaklık ile sınırlıdır.
DİZEL
UÇAK MOTORLARININ ÖNEMİ
1920’lerin
sonlarında Maybach, Daimler-Benz, Packard and Guiberson gibi bazı üreticiler
dizel uçak motorları üretmişlerdir. Junkers JUMO 205 bunların arasında en
önemli olanıdır. Bu motor havacılık tarihinde tarifeli bir havayolu tarafından
kullanılan ilk dizel motordur ve oldukça çok sayıda (5000’den fazla)
üretilmiştir. Bu motorun 1220 librelik ağırlığı ve 880 hp’lik yüksek gücü o
zamanki yeni standartları belirlemiştir. Ayrıca bu motor ilk okyanus ötesi
seferlerde de kullanılmıştır. İki kademeli süperşarjlı (mekanik olarak
döndürülen bir süperşarj ve bir turboşarj) versiyonları 50000 ft’in üzerinde
uçan keşif uçaklarında kullanılmıştır ve 39400 ft’e kadar deniz seviyesi gücünü
verebilmiştir. 1944’deki bir bremze raporunda 16.6 litre silindir hacmine sahip
bir motordan 3100 rpm’de 1800 hp güç çekildiği ve fren özgül yakıt tüketiminin
(BSFC) 0.32 lb/hp/hr olduğu kaydedilmiştir. Bu tarihten beri hiçbir uçak
motorundan böyle bir değer elde edilememiştir. [2]
DİZEL
MOTORLARIN DEZAVANTAJ
VE AVANTAJLARI
Kıvılcım
ateşlemeli motorlarla karşılaştırıldığında dizel motoru aşağıdaki dezavantajlara
sahiptir:
• Basınç
(ateşleme basıncı) yaklaşık iki kat yüksektir. Bu da daha sağlam ve genelde
daha ağır bir tasarım gerektirir.
• Daha
büyük basınç yükselişlerinden dolayı daha sesli çalışır (özellikle rölantide
daha uzun ateşleme avansı ile çalışırken).
•
Sıkıştırma işi daha büyük olduğundan daha sarsıntılı çalışır. Aynı sebepten
dolayı daha yüksek starter gücü gerekir.
•
Sıkıştırma ateşlemeli motorların soğuk havalarda ve yüksek irtifalarda
çalıştırılmaları zordur.
• Dizel
enjeksiyon sistemleri basit karbüratörlerden daha pahalıdır. Buna rağmen modern
kıvılcım ateşlemeli motorlar basit karbüratörlerden daha hassas yakıt
sistemlerine ihtiyaç duyarlar.
• Dizel
motorlar daha yüksek hava/yakıt oranlarında çalışırlar. Güç çıkışı ve yakıt
tüketimine bağlı olarak motora daha fazla hava alınmalıdır.
• Dizel
motorlarda irtifaya bağlı olarak güç çıkışındaki düşüş daha büyüktür.
Dizel
motorları bu dezavantajlarının yanında önemli birçok avantaja da sahiptir:
• Arzu edilen
yakıt tipi: Dizel yakıtı ya da kerozen kolayca bulunabilir. Yakıt kalitesindeki
değişimler motor çalışmasının emniyetini ya da güvenirliğini pek etkilemez.
Yakıt içindeki küçük miktarlardaki su bile bir emniyet sorunu teşkil etmez.
Dizel yakıtı ya da kerozen benzol, kurşun ve temizleme maddeleri gibi zehirli
katkılar içermez. Çok daha yüksek parlama noktası ve düşük egzoz
sıcaklıklarından dolayı dizel motorlarda yangın tehlikesi oldukça düşüktür.
• Daha
düşük yakıt maliyeti: Dizel yakıtı ile galon başına %20-30 daha fazla menzil
elde edilir. Bu yakıtlar genelde havacılık benzininden (avgas) daha ucuzdur.
(ABD’de Jet-A’nın maliyeti 100LL havacılık benzininden 0.09 $ daha ucuzdur.
Avrupa’da özellikle İngiltere’de bu fark daha büyüktür. İngiltere’de Jet-A’nın
litresi 0.45 $ iken havacılık benzininin litresi 1.28 $’dır.) [1] Ayrıca dizel
motorlar en düşük fren özgül yakıt tüketimine (BSFC) sahip motor tipidir.
• Yüksek
güvenirlik: Gereken sağlam tasarım ve dizelin kendinden ateşleme prensibi
sayesinde dizel motorlar genelde çok güvenilirdir. Dizel motorların genelde 2
zamanlı çevrimle çalışacak şekilde üretildikleri göz önüne alındığında bir
supap mekanizmasının, kam milinin ve karışım kontrol kumandasının olmaması
güvenirliği arttırmaktadır. Güvenirlik havacılıkta aranan en önemli
gereksinimlerden biridir.
• Dizel
motorlar en yüksek verime sahip ısı makinalarıdır. En yüksek verim aynı zamanda
en düşük CO2 kirliliği anlamına gelir.
• Egzoz
resürkilasyonundan dolayı 2 zamanlı dizel düşük bir NOx kirliliği yaratır.
• Modern
yüksek basınçlı enjeksiyon sayesinde düşük bir kurum ve yanmamış hidrokarbon
emisyonuna sahiptir.
• Düşük
güçlerde bile yüksek bir verime sahiptir.
• Dizel,
kıvılcım ateşlemeli motorlar için büyük bir sorun olan ateşleme basınçlarındaki
dalgalanmaları önler. Bu da titreşim kaynaklarından birisini ortadan kaldırır.
• Bir
ateşleme sisteminin olmaması seyrüsefer ve haberleşme sistemlerinde parazit
oluşmasını önler. Askeri uygulamalarda bu daha çok istenen bir özelliktir.
•
Uygulamada dizel motorunu süperşarj etmede bir sınır yoktur. Düşük hava
yoğunluklarında yüksek güç çıkışı bir sorun değildir. Tüm pratik durumlarda
“overboost” bir sorun değildir.
• Daha
büyük genleşme oranı verimi arttırır ve egzoz gaz sıcaklığını düşürür. Bu
yüzden turboşarjların servis koşulları kritik değildir.
GÜNÜMÜZDE
DİZEL UÇAK MOTORLARINDAKİ GELİŞMELER
Daha
önce bahsedildiği gibi havacılık tarihinde dizeller önemli bir uygulama alanı
bulmuş, fakat yüksek güç çıkışlı dizeller yerini turboprop motorlara
bırakmıştır. Bir takım dezavantajlarından dolayı zamanla dizel motorlar
kullanılmaz hale gelmiştir. Fakat son yıllardaki petrol krizleri, hızla artan
yakıt maliyetleri, çevre bilincinin gelişmesi ve mevcut motorlar üzerinde
yapılabilecek geliştirme çalışmalarının sınırlılığı üreticileri yeni bir motor
tipi tasarlamaya itmiş ve dizellerin karakteristik avantajları bu çalışmaları
dizel motorlar üzerinde yoğunlaştırmıştır. Bu çalışmalara DeltaHawk turbo dizel
motoru, Zoche Aero Dizeller ve NASA tarafından yapılan araştırmalar örnek
olarak verilebilir.
Tablo
1. V-4 Turbo Dizel Özellikleri [1]
|
KONFİGÜRASYON |
- Yukarı
90 derece V-4, turboşarjlı, pervane doğrudan krank miline bağlı, yağ pompalı
ve harici hava-yağ seperatör/karterli iki zamanlı dizel . - Silindir
tepelerinde tepe profili krank mili referans alındığında Lycoming IO-360’dan
3.5 inç daha yüksek. - Motor
genişliği 24 inçin altında. |
|
SOĞUTMA |
- Sıvı
soğutmalı. |
|
GÜÇ |
- 2700
RPM’de 150 ve 200 hp modelleri mevcut. |
|
YAKIT TÜKETİMİ |
- BSFC
= 0.38 lb/hp/hr. |
|
AĞIRLIK |
- Starter,
yağ pompası, yakıt pompası, su pompası, alternatör, turboşarj, tüm dahili
borular ve dahili egzoz sistemi içinde 270 lb. - Soğutma sıvısı, yağ ve ısı eşanjörleri
takıldığında toplam montaj ağırlığı yaklaşık 310 lb. |
|
GÜVENİRLİK |
- Mevcut
dört silindirli benzinli motorlara nazaran daha az parça sayısı ve daha az
potansiyel kaçak noktası: - Kam
mili ve supap mekanizması yok. - Külbütör
kapak contası ve silindir kafası cıvataları yok. - Sağlam
bir blok ve kompakt V-4 tasarımı. - Ateşleme
sistemi yok. |
Tablo 2. Motor Ekonomisinin Karşılaştırması [1]
|
|
DeltaHawk V-4
Dizel |
Dizelin farkı
/ tasarrufu |
Lycoming IO
360 |
|
MOTOR
KARAKTERİSTİKLERİ |
|
|
|
|
Güç |
200 hp |
0 |
200 hp |
|
TBO |
2000 saat |
200 saat |
1800 saat |
|
BSFC;
lb/hp/sa @< %75 |
0.38 |
0.04 |
0.42 (en iyi
durum) |
|
Kuru ağırlık |
270 libre |
-56 libre |
326 libre |
|
Toplam montaj
ağırlığı |
310 libre |
-50 libre |
360 libre |
|
Toplam görev ağırlığı
(motor + %65 güçte 5.5 saatlik yakıt) |
572 libre |
-118 libre |
690 libre |
|
TAHMİNİ
MALİYET |
|
|
|
|
Satış fiyatı |
16000 $
- 18000 $ |
7000 $ - 9000
$ |
25000 $ |
|
Revizyon
maliyeti |
4000 $ |
8000 $ - 10000 $ |
12000 $ -
14000 $ |
|
2000 saatlik
TBO üzerinden yakıt maliyeti |
27440 $ |
13650 $ |
41000 $ |
|
200 saatte
değiştirilen ve her biri 14.75 $’lık 8 adet buji |
0 $ |
1180 $ |
1180 $ |
|
2000 saatlik
TBO üzerinden yağ maliyeti |
560 $ |
688 $ |
1248 $ |
|
2000 SAATLİK TOP.
TASARRUF |
|
30400 $ - 34400$ |
|
DeltaHawk Turbo Dizel Motoru
ABD’de
DeltaHawk Inc. tarafından genel havacılıkta kullanılmak üzere iki zamanlı V-4
ve V-8 konfigürasyonlarına sahip, turboşarjlı ve sıvı soğutmalı dizel motoru geliştirme
çalışmaları yürütülmektedir. Motorun özellikleri Tablo 1’de verilmiştir. Ayrıca
Tablo 2’de DeltaHawk V-4 Dizel motoru ile Lycoming IO 360 motoru ekonomi
açısından karşılaştırılmıştır. Dizel motorlarının karakteristik avantajlarının
yanında DeltaHawk motorları tasarımdan kaynaklanan ilave avantajlara sahiptir.
Bunlar:
•
Düzenli çalışma: İki zamanlı bir dizel motorda pervaneye sürekli olarak pozitif
tork uygulayan her devirde dört güç pulsu vardır. Dört zamanlı motorda ise
yaklaşık 30 derecelik bir negatif tork ile her devirde iki puls vardır.
• Sıvı
soğutma: Yüksek irtifalardan alçalma esnasında termal değişiklikler
azaltıldığından daha küçük imalat toleranslarına izin verilir. Bu da gücü ve
yakıt verimini arttır.
•
Dayanım: İki zamanlı ve piston portlu tasarımda supaplar, supap katarı (yaylar,
oturaklar, iticiler, piyanolar vb.) ve kam mili yoktur. Sıvı soğutma yorulmayı
azaltır. Silindir ve silindir bloğunu bütünleştiren tasarım saplama, conta ve
civata kullanımını ortadan kaldırır.
•
Güvenirlik: Fail-safe tasarım kriterleri sağlanmıştır. Bunlar yedek hava, yedek
yakıt pompaları ve düşük güçlerde soğutma sıvısı olmaksızın sınırlı çalışmadır.
• Küçük
boyut ve düşük ağırlık: V tasarımı sağlam ve az yer kaplayan bir tasarımdır.
İleri teknoloji malzemelerin kullanımı ve düşük ağırlık bir tasarım kriteri
olarak görüldüğünden sonuç olarak 1 hp/pound’luk bir güç/ağırlık oranına sahip
V-8 modeli doğmuştur. V-4 modeli eşdeğer uçak motorlarından en az 60 libre daha
hafiftir. [1] Yeni uçak tasarımcıları için V konfigürasyonu daha yuvarlak bir
motor kaportasına izin verir ve bu da aerodinamik gürültü ve pervane
gürültüsünü azaltır.
Soğuk
havalarda ve yüksek irtifalarda çalışma güçlüğü dizellerde karşılaşılan en
yaygın sorundur. Bazı kritik irtifalarda yakıt akışının azaltılarak (gaz
kolunun kısılması) turboşarjın devreden çıkarılması sonucunda silindir içinde
yakıtı ateşlemek için gerekli sıkıştırma sıcaklığına ulaşılamaz. Uçak havanın
daha yoğun olduğu daha düşük bir irtifaya düşünceye kadar gaz kolunun tekrar açılması
motorun tekrar çalışmasını sağlamaz.
Bu
sorunun çözülmesi için çeşitli yollar vardır. Bunlardan birisi kritik irtifayı
yükseltmek için sıkıştırma oranının arttırılmasıdır. Diğeri de gaz kolu ile
motor yakıt pompaları arasına bir aneroid kontrolör koyarak yakıt akışındaki
dalgalanmaları önlemektir. Bu sistem atmosfer basıncını ve gaz kolunun durumunu
baz alarak yakıt akışını kontrol etmektedir.
Sıvı
soğutmalı ve termostatik kontrollü motorlar motoru yani havayı sıcak tutarak
ateşleme özelliklerini iyileştirir. Katalitik “sıcak nokta” yaklaşımı, normal
katalize edilmemiş ateşleme etkin sıkıştırma oranlarının altında ateşleme
sağlayabilir. Pervane tarafından döndürülen mekanik bir süperşarj ilave hava
yoğunluğu sağlayabilir.
DeltaHawk
motorlarının ateşleme kritik irtifasını, birçok genel havacılık uçağının uçtuğu
yüksekliğe ulaştırmak için yukarıdaki yollar kullanılmaktadır. Kritik irtifanın
25000ft’in (7000 m) üzerinde olması beklenmektedir. [1].
Zoche Aero-Dizeller
Genel
havacılık için dizel motoru geliştirme çalışmalarından birisi de Almanya’da
Zoche Antriebstechnik tarafından yürütülmektedir. Yeni güç sisteminin çok
güvenilir mevcut benzinli motorlar ile başarılı bir şekilde rekabet edebilmesi
için bir seri hedefler formüle edilmiştir. Yeni bir ürün olarak piyasaya
yerleşmiş rakibi üzerinde belirgin avantajları olması gerekir. Bu nedenle
aşağıdaki amaçlar güdülmüştür [2]:
• Motor
ağırlığı/beygir gücü oranı mevcut motorlardan çok daha düşük olmalıdır. Bu
ayrıca tamamen monte edilmiş motor için de geçerli olmalıdır. Yani dizel start
ekipmanı için düşük ağırlıklı bir çözüm bulunmalıdır.
•
Motorun tasarımı gövdenin aerodinamik optimizasyonu ile uygun olmalıdır. Motor
ön alanı mümkün olduğunca küçük olmalıdır.
• Yakıt
tüketimi mümkün olduğunca düşük olmalıdır. Dizel yakıtı ya da kerozen (jet
yakıtı) kullanılabilmelidir.
•
Titreşim seviyesi minimumda tutulmalıdır. Dengelenmemiş kütle kuvvetleri ve
momentler olmamalıdır.
•
Çalıştırma prosedürleri basit olmalı, motorun istek dışı çalışmasına ya da
güvenirlik sorunlarına yol açan hatalı prosedür olasılığı olmamalıdır.
• Tüm
komponent ve prosedürler için en yüksek güvenirliğe ulaşılmalıdır.
• Her
komponentin emniyetli ve kusursuz bir şekilde tasarlanmasıyla hatalı montaj
olasılığı ortadan kaldırılmalıdır.
• Modüler
tasarım prensibi komponentlerin farklı performanslı motorlarda
kullanılabilmesini sağlamalıdır.
•
Hidrolik pervane governörü kullanım provizyonu standart olmalıdır.
•
Motorlar her koşulda kullanılabilir olmalıdır (tam aerobatik basınçlı yağlama).
• Uçuş
manevraları motor güç çıkışını değiştirmemelidir.
• Soğuk
dizel yakıtlarındaki filtrasyon sorunları çözülmelidir.
Çok
düşük bir ağırlık elde etmek için enerji dönüşümüyle doğrudan ilgili olmayan tüm
komponentler minimum boyutlarına indirilmelidir. Bu da radyal konfigürasyonla
mümkündür. Tarihi motor gelişimine bir göz atıldığında radyal motorların büyük
ön alanlarından dolayı yerini boksör motorlara bıraktığı görülmektedir. Radyal
motorlarda boyutları büyüten bir faktör supap ve biyel mekanizmasını (ana ve
tali biyel) içeren silindir kafası için oldukça büyük bir alan gereksinimidir.
Fakat iki zamanlı motorlar supaplar olmaksızın yapılabilirler. Ayrıca iki
zamanlı dizel motorlar genelde basınçlı yağlamalı karterlere sahip
olduklarından daha çevrecidirler. Süpürme hava basıncı genelde bir üfleyici
tarafından sağlanır. Süpürme havası içinde yakıt bulunmayan temiz hava
olduğundan kirlilik yaratmaz.
Tüm
kütle kuvvetleri veya momentlerin tamamıyla dengelenmesi eski silindir
düzenleriyle mümkün değildir. Örneğin bir boksör motorda karşılıklı silindir
sıralarının kütle kuvvetleri birbirlerini neredeyse dengelerler. Fakat
silindirler tam olarak karşılıklı yerleştirilemediğinden bir miktar kütle
kuvveti dengelenemez. Aynı durum sıra tipi motorlar için de söz konusudur.
Radyal motorlarda bile ana ve tali biyel asamblelerinin kullanımı ve tek sayılı
silindirlerden dolayı bir miktar kütle kuvveti ve moment dengelenemez. Oysa
simetrik, dört silindirli radyal motor kütle kuvvetleri ve momentler için tam
bir dengeleme sağlar. Bu, tüm pistonların ortak bir düzlemde hareket ettiği ve
ortak bir kranka bağlandığı bir tasarımdır. Bu tasarım sayesinde biyel ve
pistonların salınım ve dönme hareketi yapan kütleleri, ağırlık merkezi krank
miline bağlı olarak değişmeyen bir noktada olan bir dengesizlik oluşturur.
Böylece krank mili üzerine takılan bir çift balans ağırlığı ile tüm kütle
kuvvetleri ya da momentler tamamen dengelenebilir.
Ana
sorun bir dizel motorunu ilk çalıştırmada gereken yüksek güçtür. Dizelleri
çalıştırmak için gerekli ağır bataryaların uçak için uygun olmadığı açıktır. Bu
sorun, karter süpürmesi olmayan iki zamanlı bir motorun ancak üfleyicinin
silindirlere basınç uyguladığında çalıştırılabileceği gerçeği ile daha da
ciddileşmiştir. Bu oldukça yüksek motor devri dolayısıyla yüksek starter gücü
gereksinimini artırır. Bu sorunun çözümü patentli bir hava starter sistemidir.
[2] Bu sistem hava starter motorunun egzozunu kullanarak turboşarjı hızlandırır
ve anlık süpürme hava basıncı sağlar. Bu sistem start esnasında oldukça yüksek
bir pompalama sağlar ve motor ilk devirde ateşlenir.
Start
sistemine bağlı bir pnömatik sistem motora start esnasında ön yağlama sağlar.
Mekanik üfleyicinin kompresör diski bir starter türbini olarak kullanılarak
önemli bir ağırlık düşüşü sağlanmıştır. Hava rezervuarını da içeren starter
sistemi 2 librenin biraz üzerinde bir ağırlığa sahiptir. Motorun start edilmesi
de çalışması da herhangi bir elektriki komponentin işlevini gerektirmediğinden
güvenirlik yüksektir.
Starter
hava rezervuarı manifold havasıyla döndürülen serbest türbinli bir kompresör
tarafından tekrar doldurulabilir. Bu kompresör hiçbir dişli, kavrama, sviç veya
emniyet valfi olmaksızın çalışmaktadır. Rezervuar, kompresörün 28 psi’lık bir
hava kaynağı ile döndürülmesiyle doldurulabilir.
Hava
starteri hafif olma avantajının yanında düşük atmosfer sıcaklıklarında yüksek
bir güç çıkışı verebilmektedir. Havanın kendi kendine boşalması rezervuarın iyi
bir şekilde contalanmasıyla önlenmiştir.
Motor
kuru karterli basınçlı yağlama sistemine sahiptir. Yağ skavenç pompaları yağı
herhangi bir konumda ve makul herhangi bir akselerasyon altında
pompalayabilmektedir.
Krank
karteri tek parçalı tünel karter tipindedir ve hava giriş manifoldu ile
yekparedir. Çok sağlam, fakat hafif bir tasarım çok gelişmiş sonlu eleman
modellemesinin kullanılmasını mümkün kılmaktadır.
Krank
mili için bilyeli yatak kullanılarak sürtünme azaltılmıştır. Bağımsız
enjeksiyon pompaları radyal bir konfigürasyonda yerleştirilmiştir. Bu sayede
optimal hidrolik özelliklerine sahip kısa enjeksiyon hatları sağlanmıştır.
Enjeksiyon
pompaları krank miline bağlanmış ve dört silindir sırası başına tek bir kamdan
hareket almaktadır. Yakıt pompası, yakıt filtresi ve yakıt hatları tamamen
aksesuar gövdesiyle birleştirilmiştir. Böylece yakıta yeterli miktarda ısı
iletimi sağlanmış ve düşük sıcaklıklardan doğabilecek tıkanmalar önlenmiştir.
Yakıt
pompaları, yağ pompaları ve fırçasız-kısa devre korumalı alternatör doğrudan
krank milinden hareket alırlar. Tüm aksesuarlar, mevcut uçak motorlarındaki
uygulamalara nazaran doğrudan hareket alırlar. Bu sayede motorun emniyetli
çalışması V kayışları gibi parçalara bağlı değildir.
Sadece
bir tane gaz kolu olduğundan motorun kullanımı kolaydır. Karışım kolu,
alternatif hava, yardımcı yakıt pompası, manyeto anahtarı, uyulması gereken
sıcaklık limitleri, yükleme (boost) ya da güç sınırlamaları yoktur. Devir
düşürücü dişli donanımının olmaması, parçaların çok az sayıda olması ve
güvenilir dizel komponentlerinin kullanımı sayesinde iyi bir güvenirliğe ve
düşük bakım maliyetlerine sahiptir.
Yüksek
bir uçuş güvenirliğine sahiptir. Çünkü karbüratör buzlanması, manyeto ya da
buji sorunları ve buhar tıkanması yoktur. Türbin giriş sıcaklığı çok düşük
olduğundan gözlenmesine gerek yoktur. Hatta silindir başı sıcaklıkları bile
kritik değildir.
Düşük
sıcaklıklarda güvenli bir start kabiliyetine sahiptir. Patentli start sistemi
anlık manifold basıncı sağlar. Soğuk start ve 2500 rpm’e akselerasyon 1 saniye
içinde sağlanmaktadır. [2]
Çok
karmaşık Zoche aero-dizel, tungsten balans ağırlıkları ve tam akrobatik
basınçlı yağlama gibi özelliklerinin yanında en son silindir teknolojisini
kullanmaktadır. [2] Zoche aero-dizelin yüksek verimi atılan ısı miktarını
azaltır. [2] Böylece soğutma havası gereksinimi asgariye indirilir. Dizel
motorunda, kıvılcım ateşlemeli motorların silindir kafaları gibi mutlaka
soğutulması gereken noktalar olmadığından, soğutma sorunları daha da
azaltılmıştır.
Şarj
hava basıncı oldukça verimli mekanik üfleyici ve bir turboşarj kombinasyonu ile
sağlanmaktadır. Yakıt enjeksiyon pompası ve bunun besleme pompası, yakıt
filtresi ve tüm bağlantı tesisatı krank karteri asamblesine yerleştirilmiştir.
Emme manifoldu krank karteri ile yekpare dökülmüştür. Böylece parça sayısı
azaltılarak güvenirlik arttırılmıştır. 1992 yılında bu proje Philip Morris
araştırma ödülünü kazanmıştır.
Zoche ZO
01A ve ZO 02A motorlarının bazı özellikleri eşdeğer motor tipleri ile
karşılaştırmalı olarak Tablo 3’de verilmiştir.
Tablo
3. Çeşitli
Motor Tiplerinin Özelliklerinin Karşılaştırılması [2,3,4]
|
Motor tipi |
ZO 01A |
ZO 02A |
O-235 C serisi |
O-290 D2 serisi |
IO-320 C serisi |
|
Güç hp/rpm |
150/2500 |
300/2500 |
115/2800 |
140/2800 |
160/2700 |
|
Deplasman inç küp |
162.6 |
325.3 |
233.3 |
289.0 |
319.8 |
|
Sıkıştırma oranı |
17:1 |
17:1 |
6.5:1 |
7.5:1 |
8.5:1 |
|
Ağırlık libre |
185 |
271 |
240 |
264 |
294 |
|
Ağırlık/güç oranı lb/hp |
1.23 |
0.90 |
2.08 |
1.88 |
1.83 |
|
Max. Güç BSFC lb/hp/hr |
0.365 |
0.365 |
0.558 |
0.560 |
--- |
|
Seyir (%75) BSFC lb/hp/hr |
0.357 |
0.357 |
0.509 |
0.434 |
0.545 |
NASA Tarafından Yürütülen
Çalışmalar
NASA
tarafından genel maksatlı uçaklarda kullanılan tepki sistemleri üzerinde çalışmalar
yapılmış ve ileri teknoloji kullanımıyla performans özelliklerinde önemli
gelişmeler sağlanmıştır. Yapılan çalışmalar aşağıdaki motor tipleri üzerinde
yoğunlaşmıştır [5]:
1. Düşük
maliyetli ve genel havacılıkta kullanılan türbinli motor (GATE).
2. Çok
gelişmiş kıvılcım ateşlemeli pistonlu motor (SIR).
3. Çok
gelişmiş dizel motoru.
4. Çok
gelişmiş dönel (Wankel) motor.
Bu motor
tiplerinden konuya uygun olarak sadece dizel motoru incelenmiştir. NASA’nın üzerinde
çalıştığı dizel kavramı, birçok ileri teknolojiye sahip iki zamanlı bir radyal
motor tarafından temsil edilmektedir. Bu NASA Lewis Araştırma Merkezi’nde
çalışılan motor tasarımının ölçekli bir versiyonudur. [5]
Dizellerde
genelde karşılaşılan sorun, sadece kabul edilebilir bir start performansı için
gerekli çok yüksek sıkıştırma oranlarıdır. Bu sorun bir kompresör, türbin ve
yakıcıdan oluşan bağımsız bir turboşarj çevrimiyle çözülmüştür. Maliyet ve
karmaşıklığın artmasına rağmen, mükemmel tasarım gelişmeleri sağlanmıştır.
Dizellerde karşılaşılan start sorunları (soğuk, sıcak ve tekrar start) ilk önce
turboşarj çevriminin başlatılması ve sonra dizel silindirlerini hareket
ettirmek için sıcak basınçlı hava tedarik edilmesi ile çözülmüştür. Böylece motor
çok daha düşük sıkıştırma oranlarında (10:1 dolaylarında) tasarlanabilir,
gerilmeler ve motor ağırlığında önemli düşüşler sağlanmış olur. Dahası bağımsız
turboşarj çevriminin sahip olduğu kanallar hava akımının dizeli bypass etmesini
sağlar. Böylece yerde motorun komple çalıştırılmasına gerek kalmaksızın
yardımcı güç sağlar.
İki
zamanlı dizel çevrimi düşük bir ağırlık/güç oranı vermektedir ve supap
mekanizmasının olmaması karmaşıklığı azaltmaktadır. Sonuç belirli bir deniz
seviyesi gücü için çok gelişmiş kıvılcım ateşlemeli pistonlu motordan çok daha
düşük bir ağırlığa sahip bir motordur. Maalesef 35000ft’lik bir seyahat
irtifasında dizel motorundaki yüksek güç düşüş oranı bu avantajı bertaraf
etmektedir.
Başarılı
bir dizel tasarımı için turboşarj kapasitesinin, mevcut performans
seviyelerinden daha yükseğe çıkarılması gerekir. Yüksek turboşarj basınç
oranından dolayı motor egzoz havası, 17000 ft irtifanın üzerinde turboşarjı
döndürmek için yeterli enerjiye sahip değildir. Bu yüzden yüksek irtifalarda istenmeyen
güç düşüşlerini önlemek için, türbin giriş havasına ilave enerji sağlamak
amacıyla turboşarj çevriminde yakıt yakmak gerekir. Silindir gömlekleri ve
piston kafaları seramik malzemeden yapılmıştır ve böylece silindirlerin
soğutulmadan (adyabatik) çalışması sağlanmıştır. Bu sayede soğutma hava akımına
ısı geçişi engellenerek soğutma sürüklemesi azaltılmış ve motor verimi
arttırılmıştır. Fakat bir yağ soğutucusuna ihtiyaç duyulacaktır ve enjektörlere
için de bir miktar soğutma havası gerekecektir.
SONUÇ
Tüm bu
yapılan çalışmalar sonucunda gelecekte dizel motorların genel maksatlı hafif
uçaklarda kullanımı mümkün görülmektedir.
Malzeme
ve imalat teknolojisindeki gelişmeler ve kabin basınçlandırması olmayan
uçakların seyir irtifalarının düşük olması dizellerin birçok dezavantajını
ortadan kaldırmakta ve bu uçaklarda çok daha ekonomik ve güvenli bir şekilde
kullanılabileceklerini göstermektedir.
DÖNÜŞÜM
TABLOSU
Aşağıdaki
tablo ile metin içindeki birimlerin SI birim sistemine dönüşümlerini elde etmek
mümkündür.
Tablo 4. Dönüşüm Tablosu
|
Temel Büyüklük |
Amerikan Birim
Sistemi |
Dönüşüm Faktörü |
SI Birim
Sistemi |
|
Ağırlık |
lb |
4.448222 |
N |
|
İrtifa |
ft |
0.3048 |
m |
|
Uzunluk |
in |
0.0254 |
m |
|
Güç |
hp |
745.6999 |
W |
|
Güç Yüklemesi |
lb/hp |
0.005965163 |
N/W |
|
Özgül yakıt
tüketimi |
lb/hp/hr |
0.000001657 |
N/W/s |
KAYNAKÇA
1. DeltaHawk, Inc., 3003 Golf
Avenue, Racine, WI 53404 US, 2000. http://www.deltahawkengines.com
2. Michael Zoche Antriebstechnik, Keferstrasse
13-80802 Muenchen, Germany, 2000. http://www.zoche.de
3. Avco-Lycoming O-235 and O-290
series Operator’s Manual, Section 2 Specifications and Section 3 Operating
Conditions, 1988.
4. Textron-Lycoming O-320 and
IO-320 series Operator’s Manual, Section 2 Specifications and Section 3
Operating Instructions, 1993.
5.
David L. Kohlman and James Hammer, Design Study of Technology Requirements for High
Performance Single-Propeller Driven Business Airplanes, 1985