2.2.2. Hava/Yakıt oranının egzoz
emisyonlarına etkisi:
Benzin motorunda güç azaltılmak veya
arttırılmak isteniyorsa yakıt miktarı değil, HFK sabit kalacak şekilde motora
emilen toplam yakıt/hava karışımın miktarı, bir gaz kelebeği yardımıyla emme kanalı
kesiti kısılarak veya açılarak ayarlanmaktadır. Bu nedenle benzin motorlarında,
ilk hareket, ivmelenme, maksimum güç vb. bazı çalışma koşulları dışında hava
fazlalık katsayısının stokiyometrik değer (HFK= 1)
civarında tutulması, karışımın tümü yanma odasında homojen olması (yanma odası
içinde her yerde HFK= 1 olması), bütün silindirlere gönderilen yakıt ve hava
miktarlarının eşit olması (her silindire giden yakıt/hava karışımında HFK= 1
olması) ve çevrimden çevrime farklılıkların olmaması (silindir içindeki ve
silindirler arasındaki düzgün HFK dağılımının her çevrimde sağlanabilmesi)
amaçlanmaktadır. Karışım oluşturma sisteminin bütün bu şartları sağlamasının
mümkün olmadığı durumlarda silindir içinde bölgesel olarak zengin ve fakir
karışımlar oluşmakta ve silindirler arası farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bu
durumda emisyonlarda artış olacaktır.
Şekil 2.18’den görüleceği üzere benzin
motoru eksik hava ile (zengin karışım) çalıştığında CO emisyonu hızla
artmaktadır. CO emisyonunun ana nedeni, yanma sırasında yeterli havanın
olmamasıdır. Az hava ile yanma durumunda yakıtın karbonunun tümü CO2’ye
dönüşmemekte ve CO olarak kalmaktadır.
HC emisyonları zengin karışımlarda yanma
tamamlanamadığı için artmakta, karışımın fakirleştirilmesi ile de azalmaktadır.
Ancak çok fakir karışımlarda yanma tekrar kötüleştiği için, motorun tasarımına
da bağlı olarak belirli bir HFK değerinden sonra yanmamış HC’lar
tekrar artış gösterir .
NOx emisyonları ise
HFK’nın 1.1 değeri civarında bir maksimumdan geçerek zengin ve fakir karışımlara doğru gidildikçe
azalmaktadır. Karışımın zenginleştirilmesi sonucu ortamda yeterli hava
bulunmaması, fakirleştirilmesi durumunda da sıcaklıkların düşmesi ile NOx’lerin azalmasına neden olmaktadır .
Karbüratör veya püskürtme sistemindeki
bir arıza veya ayar bozukluğu HFK' nı değiştirerek
doğrudan yanma sürecine, dolayısıyla emisyonları ve yakıt tüketimini etkiler
[10].
En çok karşılaşılan boşta çalışma
(rölanti) ayarsızlığıdır. Benzin motoru boşta çalışırken, ateşleme koşullarının
iyi olabilmesi için karışımın içindeki yakıt miktarı artırılmaktadır (zengin
karışım). Bu durumda hava yetersiz kaldığından CO ve HC emisyonları çok yüksek
değerlere ulaşmaktadır. Bu bakımdan, özellikle boşta çalışma durumunda,
karbüratör ve benzin püskürtme sistemi ayarlarının çok iyi olması ve motora,
imalatçının öngördüğü miktardan daha fazla yakıt gitmemesi çok önemlidir
[10].Modern elektronik kontrollü benzin püskürtmeli motorlarda is, boşta
çalışma sırasındaki yanma koşulları, karbüratörlü motorlara göre iyileştirilmiştir.
Bu bakımdan bunlarda HFK sürekli olarak ölçülerek kontrol edilmekte ve boşta
çalışırken bile HFK = 1 civarında kalması sağlanmaktadır. Bu nedenle bu
motorlarda boşta çalışma emisyonları çok düşüktür (karbüratörlü motorlardan 4-5
kez daha düşüktür). Bu motorlarda ayrıca ayar bozukluklarının, boşta çalışma
sırasında, HFK’ na etkisi de çok aza indirilmiştir .

Şekil
2.18 Benzin ve dizel motorlarında HFK’ nın (lambda) egzozdaki kirletici konsantrasyonlarına etkisi
[10].
HFK’nın arttırılması egzoz emisyonlarını da etkilemektedir.
Karışımın fakirleştirilmesiyle CO ve HC emisyonlarının azaldığı Şekil 2.19 ve
2.20’de görülmektedir. Hava fazlalık katsayısının arttırılmasıyla CO ve HC
değerlerinde önemli azalmalar meydana gelmiştir. CO değeri % 0.11’e kadar
düşerken HC değerinin 100 ppm’in altına düşmediği
görülmüştür [15].
HC’ların azalmayışının en önemli sebebi emme zamanında
silindir içerisine alınan karışımın, piston ile silindir arasındaki boşluklara
girerek yanmaya katılmadan egzoz zamanında dışarı atılmalarıdır. Ayrıca yanma
odası cidarında birikmiş ve gözenekli hale gelmiş kurumların hava yakıt
karışımlarını absorbe ederek yanmalarını engellediği
bilinmektedir [15].

Şekil
2.19. Hava fazlalık katsayısının CO emisyonuna etkisi. (Gaz kelebek açıklığı:3/4)
[16].

Şekil
2.20. Hava fazlalık katsayısının HC emisyonuna etkisi. (Gaz kelebek
açıklığı:3/4) [16].
2.2.3 Hava/Yakıt oranının karbüratörlü
ve enjeksiyonlu motorlarda değişimi :
Karışım oranını tanımlayan hava fazlalık
katsayısı, yanma hızını, dolayısıyla açığa çıkan ısı miktarını, basıncın ve
sıcaklığın değişimini etkiler. HFK 0.9–0.95 değerleri arasında bulunduğunda
yanma hızı maksimumdur. Dönme sayısı arttıkça en büyük yanma hızının elde
edildiği HFK, 0.8 değerine doğru kayar. Ancak 0.7 gibi bir HFK değerinin altına
düşüldüğünde, şartlara bağlı olarak, kolaylıkla tutuşma sınırının dışına
çıkılmaktadır. HFK’ nın 0.8 - 0.9 gibi değerlerinde
tutuşma gecikmesi süresi ve ana faz süresi kısalmakta ve basınç artma hızı
büyümektedir. HFK 0.9’dan büyük ise tutuşma gecikmesi büyür, ana faz süresi ise
çok az değişir, basınç artma hızı ve buna bağlı olarak maksimum basınç düşer
[14].
Şekil 2.21’de karbüratörlü ve
enjeksiyonlu sistemde motor devrine bağlı olarak hava yakıt oranı değişimi
gösterilmiştir [12].
Şekil 2.21’de görüldüğü gibi
karbüratörlü sistemin hava yakıt oranı düşük devirlerde zengin karışım (1/11)
oluşturacak şekildedir. Devirdeki yükselmeye paralel olarak hava yakıt oranında
da artış görülmektedir. 3500 min-1
civarında hava yakıt oranı (15,1/1) değerine kadar yükselmektedir. Enjeksiyon
sistemli motorda ise hava yakıt oranı (15,2/1) civarında hemen hemen sabit kalmaktadır. Hava yakıt oranının bu şekilde
sürekli stokiyometrik oranda tutulması elektronik
kontrol ünitesi tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu sistemin en önemli
üstünlüğüdür. Bilindiği gibi stokiyometrik oranda en
mükemmel yanma meydana gelmektedir. Bu sebeple en temiz egzoz emisyonu da bu
oranda gerçekleşmektedir [12].

Şekil 2.21 Karbüratör ve enjeksiyon sisteminde motor devrine
bağlı olarak hava/yakıt oranındaki değişim (4/4 gaz kelebek açıklığı) [12].

Şekil 2.22 Karbüratörlü ve
enjeksiyonlu sistemde 2500 min-1 sabit
devirde motor momentine bağlı olarak hava/yakıt oranının değişimi [12].
Şekil 2.22’ de sabit motor devrinde
enjeksiyonlu ve karbüratörlü sistemin değişik moment değerleri bağlı olarak
hava yakıt oranındaki değişimi gösterilmiştir [12].
Şekil 2.22’de görüldüğü
gibi karbüratörlü sistemin hava yakıt oranı motor momentindeki değişmeye bağlı
olarak 13,8 ile 14,2 değeri arasında değişmektedir. Enjeksiyonlu sistemde hava
yakıt oranının bu şekilde karbüratörlüye göre daha fakir ve stokiyometrik
orana yakın olarak tutulması elektronik kontrol sistemi tarafından
gerçekleştirilmektedir. Böylelikle hem yakıt ekonomisi, hem de daha iyi bir
yanma ile temiz egzoz emisyonu sağlanmaktadır [12].
Fakir karışımlarda ( l = 1.1 – 1.2) ise, tutuşabilme sınırına yaklaşılmış
olunduğundan, motorun yapısına bağlı olarak ateşleme ve yanma, çevrimden çevrime
değişim gösterir. Karışım fakirleştikçe ateşlemenin sağlanamadığı çevrimlerin
sayısı giderek artar [12].