ERGONOMİ TEKNOLOJİSİ

GİRİŞ

Ergonomi disiplini anlatılırken, en sık kullanılan yöntem onun tanımlayıcı bir ifadesini kullanmak seklinde olmaktadır. Örneğin, son zamanlarda Uluslararası Ergonomi Kurumu (IEA) ergonomiyi su şekilde tanımlamaktadır:

“Ergonomi ya da İnsan Faktörleri Mühendisliği, insanin refahını, mutluluğu ve genel sistem performansını geliştirecek bilgi ve teoriyi bulmayı, uygun yöntemlerin uygulanmasını, ve bir sistemin diğer elementler ve insanlar arasındaki etkileşimlerini temelde anlamaya çalışan bilimsel bir disiplindir.”

Eski IEA tanımı ise Ergonomiyi “İsleri, sistemleri, ürünleri ve çevrelerini insanların sınırları ve zihinsel-fiziksel yetenekleri ile uyumlaştıran insan bilimlerinden çıkarılan bütün bir bilgi (IEA 1997)” seklinde tanımlamaktadır.

Kuzey Amerika Profesyonel Ergonomi Sertifika Kurulu (BCPE) ise Ergonomiyi, insanin yetenekleri, sınırları, ve diğer tasarımla ilgili insan karakteristiklerine ilişkin bir bilgi bütünü olarak tanımlamaktadır.Başka bir deyişle, Ergonomik Tasarım ya da Mühendisliği, etkili insan işlevleri ile güvenli ve konforlu çevreler, ürünler, sistemler, isler, görevler, makinalar, ve aletlerin tasarımı bilgisinin kullanılmasıdır (BCPE 1999). BCPE’nin bu tanımı 1988 yılında Chapanis tarafından orijinal olarak geliştirilmiştir. Benzer tanımlayıcı ifadeler dünya çapında diğer ergonomi kuruluşlarınca da kullanılmaktadır.

Bu tanımlayıcı ifadelerin bir kaçının içeriğini analiz eden BCPE, ergonominin pratik faaliyetlerle yakından ilgili olan, analiz, test ve değerlendirmeyle insanin yetenekleri, sınırları ve diğer karakteristik özelliklerine ilişkin tasarım bilgisinin uygulanmasını, ergonomi pratiğinin temel odak noktası olduğunu belirtmiştir.

Daha çok son zamanlarda HFES, ileride burada tanımlanacak bazı çalışmaların yeniden incelemeleri ve üyelerinin faaliyetlerinden, ergonomi teknolojisinin uygulamaları olarak ergonominin tanımına, sistemlerin kontrol ve standartlaştırılması da eklenmiştir. Böylece ergonomi teknolojisi, sistemlerin kontrolü, standartlaştırılması, test edilmesi, değerlendirilmesi, ve analizi ile tasarımına uygulanması seklinde tanımlanmıştır (HFES 1999:389).

HFES’in 1999 yılındaki stratejik planında teknoloji terimi, bir bilimsel disiplince geliştirilen ve uygulayıcıların basari ile kullandıkları araçlar, yöntemler, spesifikasyonlar, kılavuzlar, tasarım prensipleri olarak anılmaktadır. Bu da burada kullanılan işlevsel teknoloji tanımı ile aynidir.

Bazı amaçlar yönünden yararlı olmasına rağmen, bir disiplinin tanımlayıcı ifadeleri bazen onun tekliğini ve sınırlarını açıkça tanımlamaz. Örneğin, burada daha önce belirtilen ergonominin tanımlayıcı ifadeleri endüstriyel ve kurumsal psikoloji ile endüstri mühendisliği disiplinlerini açıkça birbirinden ayırmaz. Gerçekten de ergonomi ile ilgili bu her iki disiplinin, sistemlerin tasarımı ve insanin yetenek ve sınırları ile ilgili olduğu tartışılabilir. Aslında, bir araştırma ve uygulama alanlarının araçları tamamen tanımlayıcı olduğunda, bu alanın tek bir disiplin mi yoksa sadece birkaç diğer disiplinin alt alanlarının bir birleşimi mi olduğunu tespit etmek zordur. Gerçekten herkes için bu durum, ergonomiye ilişkin bir karmasa yaratmaktadır. 1996 yılında HFES tarafından bütün üyelerine yapılan araştırmada, üyelerinin %50’si insan faktörlerini/ergonomiyi tek başına ayrı bir disiplin olarak gördüğünü belirtmişlerdir. Bunun yanında diğer %50’si ise insan faktörlerini/ergonomiyi disiplinler arası bir çalışma ve uygulama alanı olarak gördüklerini kaydetmişlerdir. Çoğunlukla bu kişiler ergonomiyi endüstri mühendisliği veya uygulamalı-deneysel endüstri psikolojisinin bir kombinasyonu olarak görmektedirler. Bazı ülkelerde örneğin Danimarka ve Avustralya’da, iyileştirme (rehabilitation) disiplinleri ayni zamanda ergonominin disiplinler arası bütünsel bölümü olarak görülmektedir.

Tanımlayıcı ifadelere dayanmak yerine, bir disiplini onun tek bir teknolojisi olarak tanımladığımızda bir disiplinin doğası ve kapsamı açığa çıkmaktadır. Aslında bu sadece, ayrı bir disiplin bile olsa, açıkça tespit edilebilen bir alanı, teknoloji yönünden araştırma ve uygulama alanı olarak tanımlama girişimidir.

 

ERGONOMİNİN PRATİK VE KAPSAMININ TESBİTİ

1970’ler ve 1980’lerin sonu ile 1990’larin baslarında Kuzey Amerika Profesyonel Ergonomi Sertifika Kurulu (BCPE) ile Bati Avrupa Ergonomi Topluluğu’nun görüşleri ve Uluslararası Ergonomi Kurumu (IEA) tarafından ergonominin pratik ve kapsamını tespit etmek için yapılan kapsamlı araştırma çalışmaları, 10 Ergonomi Topluluğunun temsilcilerinin toplanmasıyla bir çok kez ABD’de yapılmıştır. ABD’de yapılan bu toplantılardan ilki dışında, diğer toplantılarda bu incelemelerin ana amaçları, profesyonel ergonomi eğitim programlarının gerekliliklerini tespit etmek ve ergonomi alanında profesyonel bir sertifika programı geliştirmekti.

 

AMERİKA HAVA KUVVETLERİ ÇALISMASI

1978 yılında Hava Kuvvetlerinden doktoralı insan faktörleri profesyoneli olan Albay Joseph Birt yönetiminde geniş bir proje ekibi, genelde ve özelde hava kuvvetlerinde savunma bölümlerinin araştırma-geliştirme faaliyetleri, test edilmesi ve değerlendirilmesi ile işletim süreçlerinde insan faktörleri mühendisliğinin bütün yönlerini incelemek amacıyla bir girişim başlattı. Projenin değişik aşamalarında bir çok ergonomist/insan faktörleri profesyoneli dahil olduysa da, çekirdek kadroda Virginia Tech’den Profesör Bob Williges ve Profesör Harry Snyder, St Louis de McDonnel Dougles’da İnsan Faktörleri Mühendisliği Sefi Ed Jones, o zamanlar Güney California üniversitesinde insan faktörleri doçenti olan bu satırların yazarı Hal W. Hendrick bulunuyordu. Önde gelen insan faktörleri profesyoneli L. McIIvane Parsons’ti. Parsons o zamanlar hayli deneyimli sistem programı ofis proje yöneticisiydi. Albay Birt ayni zamanda aktif bir biçimde bütün projeye katılıyordu.

Projenin sorumluluğunda ve çalışmalarda önemli çakışmalar olmasına rağmen, Bob Williges değişik ergonomi yöntemleri ve su anda bile savunma bölümlerinde kullanılmakta olan aletlerin hepsinin dokümantasyonun bas sorunlusuydu. Hanry Snyder, profesyonel bir insan faktörleri mühendisi oluşturabilmek için eğitim ve yetiştirme gereklerini tespit eden bas üsleniciydi. Ed Jones ve Hal Hendrick ana hava kuvvet sistemi geliştirme projelerinde araştırma, geliştirme, test, değerlendirme ve isletme süreçlerinin her bir aşamasında insan faktörleri mühendisliğinin nasıl dokümanter edileceği ile görevliydi. Bu çabanın parçası olarak, Ed Jones ve Hal Hendrick ayni zamanda savunma bölümlerinin insan faktörleri mühendislerinin ve endüstrideki meslektaşlarının araştırma, geliştirme, test etme, değerlendirme ve isletme süreçleri sırasında yapmaları gerekli şeylerin nasıl kapsanacağına ilişkin bir seri davranışsal amaçlar geliştirdi. Genelde savunma bölümlerinin sistem geliştirme süreçlerinin hem zarif hem de güçlü yönlerini tanımlayan ve özelde insan faktörleri teknolojisinin uygulama ve geliştirme projesinin çoğu isi sınıflandırılmıştır. Bununla birlikte, insan faktörleri mesleğine yararı dokunan bir çok yararlı ürün bu projeden çıkmıştır. Örneğin, Harry Snyder ve eğitim gerekliliklerinde görevli diğerleri, HFES için profesyonel insan faktörleri/ergonomi yüksek lisans eğitim programı için akredite programı geliştirmede temel bir çalışma sağladılar. Harry ve arkadaşları eğitim ihtiyaçları ile aslında profesyonel insan faktörleri eğitim programlarında var olanı karsılaştırdılar. Bu çalışma çoğu programın yetersiz olduğunu gösterdi ve böylece o zamanlar İnsan Faktörleri Topluluğu (HFS), simdi ise İnsan Faktörleri ve Ergonomi Topluluğu olan HFES, bir akredite programı kurmak ve eğitim standartlarını oluşturmak için özel bir önem verdi. İşi, profesyonel insan faktörleri mühendisleri için davranışsal amaçlar üzerine çalışmak olan Ed Jones ve Hal Hendrick ise BCPE’nin profesyonel sertifika programı geliştirmesinde doğrudan yardımcı oldular (Hendrick 1981, BCPE 1998: 7-8). Bob Williges ve diğer çalışma arkadaşlarının isi, insan faktörleri/ergonomi araç ve yöntemlerini bir listesini oluşturmaktı ve bu çalışmayla o zamanlar teknolojinin yönünü tanımlamış oldular. Bununla birlikte, çalışmanın bu bölümü gerçekte endüstride kullanılmakta olan yöntemler ve araçlar ile profesyonel eğitim programlarında düşünülenlerde bazı farklılıklar olduğunu işaret etmiştir. İnsan faktörleri ve ergonomi disiplininde türünün en genişi olan bu projenin özellikle önemi, insan faktörlerinin/ergonominin tanımlanabilir bir teknoloji olduğunu göstermesidir. O zamanlar Albay olan Birt bu teknolojiyi İnsan-Makine Ara Kesit Teknolojisi olarak tanımlamıştı. Makine terimiyle sadece makine ve araçları değil bilgisayarları da kapsayan ayni zamanda makinenin içerisinde bulunduğu fiziksel çevre de kullanılıyordu.

 

İNSAN FAKTÖRLERİ TOPLULUĞU ÇALIŞMALARI

1980 yılında, Harry Snyder HFS’nin başkanı olarak insan faktörlerinde profesyonel bir sertifika programı geliştirmenin mümkünü olup olmadığını araştırmak için bir komite oluşturdu. Bu ilk komite HFS üyeleri Jeff Koonce, Diane Damos ve Hal Hendrick’ten meydana gelmişti. Alanındaki ilk inceleme olan yukarıda bahsi geçen Hava Kuvvetleri Çalışması’nın sonuçları bu düşünceye yardim ederek ve insan faktörleri/ergonomi bilgi ve tecrübesinin çekirdeğinin profesyonel bir sertifika programına hizmet etmek için tanımlanabilir olduğunu gösterdi. Böylece sadece spesifik bilgi ve tecrübeyi tanımlayacak izlenimci bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiş oldu. O zamanlar Hal Hendrick, Jeff Koonce’den komitenin başkanlığını devraldı. Kısa bir süre sonra da o zamanlar yeni oluşan HFS profesyonel standart komite, alt komitelere ayrıldı. İki alt komite oluşturuldu. Birinin görevi etik kuralları geliştirmek, diğerinin görevi ise insan faktörleri/ergonomi alanında profesyonel yüksek lisans eğitim programları için bir akredite programı geliştirmekti.

1984 yılında Profesyonel Standart Komite, insan faktörleri için hava kuvvetlerinin mesleki veritabanını geliştirmek için hava kuvvetleri ile bir sözleşme yaptı ve bu işbirliği basarili oldu. Bunun üzerine hem Hava Kuvvetleri hem de HFS diğer uygulamalar arasında bu veritabanını da hem akademik bir akredite hem de profesyonel bir sertifika programı olarak tanıdığını bildirdi. Sözleşme Evrensel Enerji Sistemleri ile, Albay Birt ise Hava Kuvvetleri Program Yöneticisi olarak ödüllendirildi. Fonksiyonel Is Analizi (Functional Job Analysis/FJA) olarak bilinen yöntem, insan faktörleri pratisyenlerinin is faaliyetlerini analiz eden ve tanımlayan bir yaklaşım olarak kullanıldı. Yöntem Dr. Sydney A. Fine tarafından Amerika Çalışma Kurumu’nda (US Employment Service) araştırma yöneticisi iken geliştirilmişti ve Mesleksel Unvanlar Sözlüğü’nün 3. basımında (1965) kullanılan meslekler, sınıflandırma sisteminin gözden geçirilmesinde neden oldu. Çalışma diğer uygulamalarının yanında, deniz personeline lisans kriteri, nitelikleştirme ve yetiştirmeyi geliştirmede Amerika Sahil Güvenlik Kurumu tarafından da kullanılmıştır. Fonksiyonel Is Analizi yöntemini kullanarak, Dr. Fine kendi uygulama alanlarında önde gelen insan faktörleri uzmanları ile iki atölye çalışması gerçekleştirdi. İlk atölye çalışması askeri sistemlerin araştırma, geliştirme, test, değerlendirme ve isletme süreçlerinde insan faktörlerinin kapsama alanını, ikinci atölye çalışmasında ise ticari-tüketici ürünlerinin tasarımında insan faktörlerinin çalışma alanını tanımlamaktı. Atölye çalışmaları kullanılan teknolojiyi, gerekli yetenekleri ve tecrübeleri tanımladı (Eckstrand et al. 1985). Bu bilgiler HFES akredite programının gerçek gelişmesinde çok yararlı oldu. Sertifikaya göre, bu bilgiler bir sertifika programının gelişiminin mümkün olduğu güvencesini daha da kuvvetlendirdi. Böylece bu belge ile özel olarak bu bilgiler çalışmada kapsanan uygulama alanlarında insan faktörlerinin var olan teknoloji alanını ve doğasını tanımlamış oldu.

 

ERGONOMİ MESLEĞİ İÇİN AVRUPA YETİŞTİRME PROGRAMI UYUMU ÇALISMASI (HETPEP)

1990’li yılların baslarında Avrupa ergonomistleri uluslar arası çalışma gurubu profesyonel ergonomistler için eğitim ve yetiştirme gereklerini tespit etmek için ergonomi alanında bir analiz gerçekleştirdi. Bu çalışma ERGONOMI MESLEGI IÇIN AVRUPA YETISTIRME PROGRAMI UYUMU çalışması (HETPEP) olarak bilinmektedir. HETPEP grubu, profesyonel bir Avrupa Ergonomist Derecesi (Rookmaaker et. al., 1992) için çekirdek içeriklerin altının çizildiği bir bulgular raporu yayınladı. Ergonomist Formasyon Modeli - EFM olarak bilinen bu model, daha sonra Avrupa Ergonomistleri Kayıt Merkezince (CREE) bir Avrupa Ergonomist Profesyonel Kayıtlı Sertifika’yi geliştiren temel bir program olarak kullanıldı. Model, 6 içerik alanında eğitim temasını kapsamaktaydı. Bu alanlar, ergonomi prensipleri, insan karakteristikleri, is analizi ve ölçümü, insan ve teknoloji, eğitim ve yetiştirme sırasında kişiler tarafından sürdürülen uygulama projeleri, ve profesyonel konuları içermekteydi. Bugün bu 6 içerik alanı ya da kategorisi sırasıyla değişik alt alanlara ayrılmıştır. EFM böylece Avrupa’da ergonomi mesleğinin çalışma alanını belirlemekte ve ergonomi teknolojisinin değişik yönlerini tanımlamaktadır. EFM ayni zamanda Amerika’da Kuzey Amerika Profesyonel Ergonomi Sertifika Kurulu (BCPE) tarafından da kurumun profesyonel ergonomi ve insan faktörleri sertifikaları için eğitim gerekliliklerini belirlemede uyarlanmıştır

 

PROFESYONEL ERGONOMİ SERTİŞFİKA KURULU (BCPE) ÇALISMASI

Uluslar arası profesyonel sertifika programını geliştirirken BCPE, tam nitelikli profesyonel pratisyen düzeyinde gerekli olan deneyim, bilgi ve tecrübelerin ne olduğu ve ergonomistlerin ne yaptıklarını ilk kez uluslar arası olarak tespit etme göreviyle karsı karsıya kalmıştı. Kurul yukarıda bahsi geçen üç çalışmanın sonuçlarını, HFES akredite program kriterini, Avrupa ve Amerika’da önde gelen ergonomi / insan faktörleri ders kitapları (textbooks) ile el kitaplarını (handbooks), Bernotat ve Hunt (1977), Johns (1991), Van Cott ve Huey (1992), ve Rentzsch (1994) gibi ergonomistlerin tecrübe, yetiştirme ve eğitimlerindeki bilgilerini gözden geçirmişti. O zamanlar bu satırların yazarı, seçilmiş kurulun başkan yardımcısı ve daha sonra başkanı oldu, etkin bir biçimde bu çalışmalarda yer aldı. Bu gözden geçirmeler profesyonel ergonomistlerin pratik ve çalışma alanlarının bir çizgisinin gelişmesine yol açtı (BCPE 1999:9-12). Ayrıca ergonomi teknolojisine göre BCPE, bu yazıda ileride detaylı bir şekilde incelenen ergonomi teknolojisinin kısa bir tanımını içeren HFES Stratejik Planı’na da başvurdu.

 

1998 YILINDA 10 ERGONOMİ TOPLULUĞUNUN TEMSİLCİLERİ İLE YAPILAN IEA TOPLANTISI

1988 yılında Avustralya’nın Sydney kentinde Uluslararası Ergonomi Kurumu’ nun (IEA) kongresi, 25 farklı ülkeden temsilcinin katıldığı dünyadaki 10 adet ulusal ve bölgesel ergonomi topluluğun temsilcilerinden oluşan bir toplantı yaptı. Toplantının amacı, bu katılan 10 topluluk tarafından temsil edilen değişik ülkelerdeki ergonominin çalışma alanını, konularını, ve karakteristiklerini gözden geçirmekti. Bu satırların yazarı, toplantıda Amerika’yı temsil eden temsilcilerden biriydi ve sonradan bir çok temsilcinin yorumlarının bir özetini yayınladı (Hendrick 1989). Hendrick için bu toplantının sonuçları aşağıda belirtilenleri doğrulamıştır. Bir kere uluslararası olarak ergonominin ortak noktası, donanım, yazılım, isler, iç ve dış çevre, is sistem yapıları ve süreçleri gibi diğer sistem bileşenleri ve sistemin insan bileşeni arasındaki ara kesitin tasarımına odaklanmasıdır. İkinci olarak ergonomistlerin pratisyen olarak uyguladıkları ve bilimsel araştırma yoluyla geliştirdikleri bu teknoloji, insan-sistem ara kesit tasarımı amacında olduğu ortaya çıktı.

Takip eden 6 yıl içerisinde, IEA’nin genel sekreteri ve başkanı olarak hizmet eden bu satırların yazarı değişik vesilelerle dünya çapında 20 ergonomi kurumunu ziyaret etmiş ve bunların bir çok yıllık toplantılarına katılmıştır. Bu ziyaretler kendisine bu ülkelerdeki ergonomi pratikleri ve bilimi hakkında birinci elden öğrenme fırsatı tanımıştır. Bu deneyimler yukarıda bahsi geçen IEA toplantısında oluşan ergonomi teknolojisi ve uygulamasına odaklanmasına ilişkin iki sonucu kuvvetlendirmiştir.

 

FEDERAL TOPLULUKLARIN IEA ÖZEL ARASTIRMASI

1990 yılında IEA politika ve planlama komitesi üye toplulukların kapsamlı bir araştırmasına başladı. Bu araştırmanın amacı, dünya çapında hem profesyonel ergonomi toplulukları hem de ergonominin durumu hakkında daha iyi bir anlayışı kazandıracak IEA icra komitesine yardim etmekti. 1992 yılında araştırma tamamlandı. 1996 yılında çalışmaların tam raporu IEA tarafından yayınlandı( Brown et. al. 1996). 25 ulusal ve bölgesel insan faktörleri/ergonomi topluluğu ve 35 ülkeyi aşkın temsilci araştırmaya katildi. Diğer katkıları yanında, araştırma hem su anki hem de dünya çapında ortaya çıkan pratik ve araştırma alanlarını tanımladı. Aşağıda Tablo 1, toplulukların çalışma alanlarında verdiği yanıtlara göre, toplam çalışılan alanların yüzdesini vermekte ve ergonominin her geçen gün genişleyen alanlarının listesini göstermektedir. Ayrıca Tablo 2, iki ve daha fazla topluluk tarafından listelenen, ortaya çıkan ilgi alanlarını ve önemli temaların listesini vermektedir. Yine, topluluklar arasındaki ana eğilim, insan-sistem ara kesitinin tasarımına ergonomi teknolojisini uygulamak ve geliştirmek yönündedir.

Tablo 1. Ergonomide uygulama alanları (IEA’nin 1992 yılında 25 üye topluluğuna yaptığı araştırmasından)

Konu                                   % Yanıtlar      Konu                                      % Yanıtlar     

Güvenlik                              84                     Test ve Değerlendirme         64                    

Endüstri Mühendisliği        84                     Kurumsal Psikoloji                62                    

Biomekanik                        76                     Gösterge/Kontrol                   62                    

Is Yükü                                 76                     Tüketici Ürünleri                    56                    

İnsan-Bilgisayar                  76                     Medikal Aletler                      56                    

Çevre-Mobilya Tasarımları                         76                                            Havacılık Endüstrisi    52       

Eğitim                                  72                     İletişim                                    44                    

Antropometri                       72                     Zaman/Hareket                     36                    

Psikoloji                              68                     Taşıma                                   32                    

Görsel Performans            64                     Fizyoterapi                             08                    

İş Fizyolojisi                        64                     Psiko fizik                              08                    

Tablo 2. Önemli temalar ve ortaya çıkan ilgi alanları (IEA’nin 1992 yılında 25 üye topluluğuna yaptığı araştırmasından).

* İş organizasyonu ve tasarımını değiştirecek yöntem bilim

* İş ile ilgili kas-iskelet sitemi rahatsızlıkları

* Elektronik tüketici eşyalarının kullanılabilirlilik testleri

* İnsan-Bilgisayar Arakesiti: Yazılım

* Kurumsal tasarım ve psikososyal is organizasyonu

* Fiziksel is çevresinin ergonomik tasarımı

* Nükleer santralin kontrol odası tasarımı

* Ergonomistlerin yetiştirilmesi

* İleri teknoloji ile arakesit tasarımı

* İnsan güvenilirlik araştırması

* Zihinsel is yükü

* Is gücü maliyet hesaplama yöntem bilimi

* Ürün sorumluluğu

* Yol güvenliği ve otomobil tasarımı

* Gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferi.

 

ULUSLAR ARASI ERGONOMİ HFES STRATEJIK PLAN YÖNETME KOMİTESİ GÖZDEN GEÇİRMESİ

HFES 1993 yılında, Balkan seçilen Deborah Boem-Davis yönetiminde, kurum için stratejik bir gelişim planı başlattı. İlk taslağın gelişimini izleyerek, Stratejik Plan Yönetme Komitesi 1994 yılında başkan olarak Tom Eggemeir’i seçti. Komitenin ana amacı üyelerin görüşlerini tasarıya bütünlemekti. Bu satırların yazarı Tom’dan sonra başkanlığı devraldı ve 1995 ve 1996 yıllarında tasarının gelişimini devam ettirdi. Diğer faaliyetlerin yanında, yukarıda bahsi geçen çalışmaların çoğu, dünya çapında deneyimleşen ergonominin amaç ve hedefleri ile ergonomi teknolojisinin doğasını açık bir biçimde geliştirmeye çalışması ve uluslararası alanda ergonominin daha iyi anlaşılması için olanak sağladı. Bundan sonraki kısım ise yazarın bu süreçten öğrendiklerinin yorumlanmasından ibarettir.

 

ERGONOMİ TEKNOLOJİSİ VE UYGULAMALARI

Baslıca araştırmalar 20. Yüzyılın ilk zamanlarına gidilerek izlenmesine rağmen, tanımlanabilir bir pratik ve çalışma alanı olan insan faktörleri/ergonomi biliminin gelişimi ise 2. Dünya savaşı sıralarında 1940’larda başlamaktadır. Amerika, İngiltere ve Almanya’da insan faktörleri/ergonomi çalışmaları, askeri silah sistemlerinde insan performansını artıracak araştırma ve uygulamaları gerçekleştirmek amacıyla gerçekleştirilen faaliyetler sonucunda bulunmuştur. Örneğin, bu üç ülke, insanların daha etkili bir biçimde silahları daha iyi kullanmaları için silahların görüş tasarımlarını nasıl daha iyi geliştirebiliriz sorusu ile ilgilenmişlerdir. Amerika’da mühendislik psikologları, pilot hatası olarak atfedilen çoğu askeri uçak kazalarının niçin olduğunu daha iyi anlamaya çalışmak için bu kazaları araştırmaya çalıştılar. Araştırmaların sonucunda ortaya çıkan temel bulgu ise gerçekte pilot hatası olarak anılan durumun mühendislik sel tasarım hatası olduğunun anlaşılması olmuştur. Bu tasarım hatasına, kontrol araçlarının, göstergelerin, çalışma alanı düzenlemelerinin insanin yetenek, sinir ve diğer karakteristik özellikleri ile uyumlu olmaması durumu yol açmıştı. Böylece, bu tasarımlar pilotların hata yapmalarına yol açıyordu. Amerika’da bu bulgular, insan-makine ara kesiti tasarımıyla ilgili insan faktörlerini daha iyi anlamaya yarayacak araştırmalara yöneltti ve böylece insan faktörleri tanımlanabilir bir araştırma ve uygulama alanı olarak gelişti. İlk zamanlar, ana odak noktası, insanin algılama, reaksiyon ve öğrenme faktörleri üzerineydi ve insan makine teknolojisi olarak bilinen gelişmesi ise daha sonra laboratuar çalışmaları seklinde oldu. 2. Dünya savasını izleyen yıllarda Avrupa ve Japonya fabrikalarını tekrar inşa etme görevleriyle karsılaştılar. Sonuçta, sistematik olarak insanin is doğası üzerine nasıl çalışılacağı yani ergonomiye karsı bir ilgi gelişti ve daha sonra bu bilgi işyeri tasarımına uygulandı. Daha sonra ana ilgi noktası ise, ergonomi teknolojisini geliştirmek için sistematik alan gözlem çalışmalarına, biyo-mekaniğe, antropometrik karakteristiklere ve insan fizyolojisine doğru kaydı. Zamanla Amerika ve Avrupa birbirine uydu ve çalışmalar genişledi. Günümüzde, insan faktörlerini ve ergonomiyi uygulama ve geliştirme amacıyla kullanılan yöntemler ve çalışma alanları ise benzerdir ve ergonomi ile insan faktörleri IEA tarafından ayni disiplin olarak resmen tanınmaktadır.

 

İNSAN-SİSTEM ARA KESİT TEKNOLOJİSİ (HSIT)

Yukarıda bahsi geçen görüşler temelinde, HSEF Stratejik Plan Yönetme Komitesi, insan faktörlerinin/ergonominin geçen 60 yıl içerisinde bilimsel araştırma yoluyla geliştirdiği tek bir teknolojiye sahip olduğunu tespit etmiştir. HSEF bu teknolojiyi İnsan Sistem Ara Kesit Teknolojisi olarak tanımlamıştır (HSIT). Bir bilim olarak ergonomi, sistem bileşenlerinin insan ara kesit yönünün tasarımıyla ilgili olduğu sürece, insan yeteneklerinin, sınırlarının ve diğer karakteristiklerine iliksin gelişen bilgi ile ilgili var olacaktır. Bu bilimsel bir biçimde gelişen bilgi, öncelikle HSIT’i geliştirmek için kullanılır. Daha önce belirtildiği gibi bu teknoloji ergonomi tasarım prensiplerini, kılavuzlarını, spesifikasyonlarini, yöntemlerini ve araçlarını kullanır. Pratik olarak ergonomist, güvenlik, sağlık, konfor, performans ile verimlilik ve kaliteyi de içeren sistem değişiklikleri ve tasarımına, insan sistem ara kesit teknolojisini uygular. Bütün ergonomi topluluklarının amacı, insanin yasam kalitesini geliştirecek insan sistem ara kesit teknolojisini uygulamak ve geliştirmektir. Bu ise sistemlerin kontrolü, standartlaştırılması, test ve değerlendirilmeleri, tasarımları ve analizlerini insan sistem ara kesit teknolojisini kullanma yoluyla başarılabilir (HFES 1999 : 389). HSIT açık bir biçimde ergonomiyi tek, bağımsız bir disiplin olarak tanımlayan bir teknolojidir. Bu ayni zamanda ergonomi mesleğinin rolünü ve ergonominin çalışma alanını da açıkça tanımlayan tek teknolojidir.

İnsan sistem ara kesit teknolojisi en az beş adet tanımlanabilir ana bilesene sahiptir. Bunlar, İnsan makine ara kesit teknolojisi ya da donanım ergonomisi (hardware ergonomics), insan çevre ara kesit teknolojisi ya da çevresel ergonomi (environmental ergonomics), insan yazilim ara kesit teknolojisi ya da bilişsel ergonomi (cognitive ergonomics), insan is ara kesit teknolojisi ya da iş tasarım ergonomisi (job design ergonomics), ve insan organizasyon ara kesit teknolojisi ya da makro ergonomi (macroergonomics)dir.

 

İNSAN MAKİNE ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – DONANIM ERGONOMİSİ

Daha önce belirtildiği gibi, insan makine ara kesit teknolojisi çalışması “pilot hatası” olarak tanımlanan askeri havacılık kazalarının nedenlerini açıklamak üzere başlamıştı. Probleme neden olan bulgu, mühendislik tasarım hatasıydı ve bu hata, insan faktörleri araştırmalarında insan makine ara kesit teknolojisinin gelişimine yol açtı. Özelde ilgi, insanin konfor ve verimliliğini geliştirmek, insanin is yükünü azaltmak ve hata yapmasını düşürecek oturma, çalışma alanı düzenlemesi, göstergeler ve kontrol panellerinin tasarımına yönelikti. Bu gelişmenin ve insan makine ara kesit teknolojisinin uygulanmasının erken bir sonucu o tarihten beri havacılık güvenliğini geliştirmesi oldu. Avrupa ve Japonya da operatör üzerine yapılan çalışmalar, özellikle endüstriyel sistemlerde çalışma alanı düzenleme ve kontrol araçlarının tasarımı yönünden biomekanik ve antropometrigi uygulayarak benzer insan makine ara kesit teknolojisinin gelişimine yol açtı. Günümüzde insan makine ara kesit teknolojisi, tüketici ürünleri, is istasyonları, endüstriyel ve ofis donanımı ve taşımacılığın bütün şekillerinde tasarım yoluyla geniş bir yelpazede teknolojinin kullanımını ve güvenliğin gelişimini mümkün kılmaktadır.

 

İNSAN ÇEVRE ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – ÇEVRESEL ERGONOMİ

HSIT’in ikinci yönü aydınlatma, sıcak, soğuk, gürültü ve titreşim gibi değişik çevresel durumlarda yüklenen taleplere göre insanin yeteneği ve sınırlarıyla ilgilidir. Verimliliği artıran ve performansı geliştiren konfor, sağlık, ve güvenlik gibi insanin performansı üzerindeki çevresel stres faktörlerini minimize etmek için insanin fiziksel çevresinin tasarımına uygulanmasıdır. Belki de çevresel ergonominin kökeni 1900’lerde başlayan ve 1930’lara kadar devam eden İngiliz Endüstriyel Yorgunluk Araştırma Kurulu’nun çalışmalarına dayanır. Çevresel stres ve insan performansının değişik yönlerinde otuzun üzerinde mükemmel çalışma gerçekleştirildi. 1960’larda araştırma, İngiltere’de Astan, Loughborough, Wales ve Birmingham üniversitelerinde, Amerika da değişik savunma birimlerinde, NASA ve Cornell gibi üniversitelerde başlatıldı. Yine ayni tarihlerde Bati Avrupa ülkelerinde, Japonya’da, Sovyetler Birliğinde, ve Avustralya’da da insan çevre ara kesit teknolojisini uygulama ve geliştirme yönünde paralel araştırmalar yapılıyordu.

Son birkaç on yılda insanin hem doğal hem de kurgusal çevresini anlamanın önemi uluslar arası boyutlarda artmaktadır ve konuyla ilgili ekolojik yönelimli insan çevre ara kesit teknolojisi sürekli gelişmektedir. Bu artan ilgi merkezinin bir yönü de Amerika’da NIOSH (Sağlık ve Güvenlik Kurumu) tarafından geliştirilmekte olan California’da gerçekleştirilen sağlık ve güvenlikle ilgili yasal zorunluluklar sonucunda artan bir ergonomi eğilimidir. Bu yasa özellikle isten kaynaklanan kas iskelet rahatsızlıkları ile ilgili insanin rahatsızlık ve incinmelerini önleme amacıyla sistemlerin hem insan-çevre hem de insan-makine yönlerini kapsamaktadır.

 

İNSAN YAZILIM ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – BİLİŞSEL ERGONOMİ

Bu üçüncü HSIT, 1960’larda silikon chip’in keşfedilmesi ve izleyen yıllarda gerçeklesen bilgisayar devrimiyle hayat bulan ergonomi disiplini içerisinde gelişen, görece yeni bir teknolojidir. Bu teknoloji başlıca insanların nasıl düşündüğü ve bilgiyi nasıl işlediğiyle ilgili olduğu için genellikle bilişsel ergonominin ana ürünü olarak görülmektedir. İnsanin düşünme ve bilgiyi isleme sekli ile diyalog kuran yazılımları mümkün kılan, kullanılabilir yazılımı geliştirmek için gerekli yöntem, spesifikasyon, kılavuz ve prensiplerin tasarımından oluşmaktadır.

Amerika’da insan yazılım ara kesit teknolojisi ile ilgili, bilişsel ergonominin gelişmesi ve endüstri tarafından uygulamalarına olan talepler 1970’lerin sonunda ve 1980’lerde HSEF üyesi ergonomistlerin sayısında %25’lik bir artış seklinde sonuçlanmıştır. Bu artış 1990’larda sabitleşmiştir. Aslında, HSEF ise yerleştirme servisinde bos olan islerin bulunması, insan yazılım ara kesit teknolojisinin profesyonel bilgisine sahip olan ergonomistlere su sıralar olan ihtiyacı yansıtmaktadır.

Yazılım teknolojisi ve uygulamalarında devam eden artış ve kullanılabilir etkili yazılım tasarımına insan yazılım ara kesit teknolojisinin artan önemi nedeniyle, ergonominin bu yönü disiplin içerisinde çok güçlü bir büyüme alanı olarak gelişmeye devam ediyor. Yapay zeka teknolojisindeki artış ve uzman sistemlerin gelişimindeki yüksek potansiyel, ergonomi disiplininin teknoloji geliştirme ve uygulama bölümü olan bu kısmının gelişimini ileride daha da hızlandıracaktır.

 

İNSAN İŞ ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – İŞ TASARIM ERGONOMISİ

İnsan is ara kesit teknolojisinin kökleri, Hugo Munsterberg ve endüstriyel psikolojinin gelişimi, Fredrick W. Taylor ve Frank B. Gilberth’in çalışmaları ile endüstri mühendisliğinin gelişimindeki (Helander 1997) kişilerin çalışmalarına dayanmaktadır. Endüstriyel psikoloji, söz konusu özel islerdeki talepleri karşılayabilecek kişisel özelliklere sahip isler için gerekli kişilerin seçimindeki hem is gerekleri hem de insanin yetenekleri ve sınırları konularındaki çalışmalarla gelişmiştir. Is analizi ve doğal yetenek testi gibi is karakteristikleri ve diğer karakteristikler ile insanin yetenek ve sınırları konusundaki çalışmaların çoğu yöntemleri ve araçları endüstriyel psikoloji disiplinince geliştirilmiştir. Benzer biçimde, is yapış yöntemleri ve prosedürleri ile ilgili çalışmalardaki çoğu teknoloji de endüstri mühendisliği disiplininin bir parçası olarak gelişmiştir (Helander 1997). Is tasarım ergonomisi, kendi başına tek is teknolojisini geliştirmek için bu teknolojiler üzerinde gelişmiştir. Bu çalışmalar, is modülleri geliştirecek yöntemler ve bu modülleri islerle birleştirerek fiziksel ve zihinsel is yükü gibi insan sınırlarını zorlayan streslerden kaçınmak, insanin yeteneklerinden daha çok yararlanmak, ve içsel olarak insanları güdüleme gibi çalışmalardır. Bu çalışmalar hem işverenlere hem de çalışanlara katkılar sağlamaktadır. İşverenler için daha az ödemeyle, daha az devamsızlık, daha az şikayet, artan çalışan sorumluluğu, artan verimlilik ve performans gelişimidir. Çalışanlar için ise öz-değerin gelişimi, kişisel sağlık, ve is yaşamının kalitesinin artırılmasıdır.

 

İNSAN ORGANİZASYON ARA KESİT TEKNOLOJİSİ – MAKRO ERGONOMİ

Tanımlanabilir bir alt disiplin olarak makro ergonomi mesleğin en yeni konusudur. İlk dört teknoloji için mesleğin ana ilgi noktası bireysel operatörle ilgili ve bir noktaya kadar da operatör takımları ve alt sistemlerle ilgilidir. Bu yüzden bu dört teknolojinin ana uygulama alanı mikro ergonomi düzeyindedir. Aksine, is sistemi süreçleri ile ilgili ve bütün yapıyı optimize etmekle ilgili olduğu için insan organizasyon ara kesit teknolojisi, ana ilgi merkezi açısından makro eğilimindedir ve bu yüzden makro ergonomi olarak anılmaktadır. Kavramsal olarak, makro ergonomi, bastan aşağıya is sisteminin tasarım karakteristiğini insan-is, insan-makine, insan- yazılım ara kesiti tasarımıyla gerçekleştiren, is sistemi tasarımına sosyo-teknik sistem yaklaşımı olarak tanımlanabilir. Sosyo-teknik sistem yaklaşımı sistematik olarak is sisteminin su ana karakteristik özelliklerini düşünür:

a- Teknolojik alt sistemi

b- Personel alt sistemi

c- Is sisteminin organizasyon yapı ve süreçlerinin tasarımında, organizasyonun hayatta kalması ve basarisi için, organizasyonun bağımlı olduğu dış çevre unsurları (hükümet politikaları ve düzenlemeleri, malzeme kaynakları, müşteriler ve hissedarlar gibi).

İş sisteminin yapı ve süreç karakteristiklerine bir organizasyonun bu ana sosyo-teknik karakteristik ilişkilerinin deneysel modelleri, organizasyonun is sistemi tasarımına ve analizine yardımcı olarak geliştirilmiştir (Hendrick 1991, 1997). Bu teknoloji insan organizasyon ara kesit teknolojisi olarak anılmaktadır. Çünkü organizasyonun yapı, politika ve prosedürleriyle verilen bir is sistemi ara kesitleriyle çoğunlukla doğrudan ilintilidir.

Kavramsal olarak bastan aşağıya bir yaklaşım olmasına rağmen, gerçek pratikte makro ergonomi genellikle bütün organizasyon el düzeylerde çalışanların katılımını içermektedir. Bu yüzden isletme ve analiz yönünden, bütün düzeylerde baslıca tasarım süreci olma eğilimindedir.

Makro ergonominin amacı is sisteminin süreçlerini ve yapısını dış çevre, personel alt sistemi, ve organizasyonun teknolojik alt sisteminin ana karakteristikleriyle uyumunu sağlamaktır. İkinci olarak da, iyi tasarımlanmış is sistemi karakteristiklerini mikro ergonomik unsurların tasarımına taşıyarak sonuçta tam olarak uyumlu bir is sistemi oluşturabilmektir. Tam uyumlu bir is sistemi kötü tasarımlanmış bir sistemle karşılaştırıldığında değişik organizasyon el performans ölçüleri %60-90 seviyelerinde geliştirilebilir ( örneğin, kazalardan kaynaklanan kayıp zamanların ve incinmelerin azaltılması, şikayet ve ıskartaların düşürülmesi gibi, Hendrick 1997a, b).

Organizasyon el faktörler genellikle ergonomik tasarımlarda düşünülmesine rağmen, tanımlanabilir bir meslek olarak ergonominin başlangıcından bu yana, tanımlanabilir bir alt disiplin olan makro ergonomi, 1980 yılında İnsan Faktörleri Topluluğu tarafından tamamlanan “Gelecekte Ergonomik İhtiyaçlar” çalışmasında ilk kez kendini hissettirmeye başlamıştır (Hendrick 1991). Bu çalışma, su faktörleri tespit etmiştir.

* Teknolojide meydana gelen hızlı değişimler temelde isin doğasını değiştirmektedir.

* Is gücü değer sistemlerinde değişimler olmaktadır.

* Özellikle is gücünün yaşlanmasıyla ortaya çıkan demografide değişimler oluşmaktadır.

* Dünya rekabetinde artış olmaktadır.

* Hem Sistem güvenliği, sağlığı, kaliteli is yaşamı amaçları ile ilgili potansiyel başarılara ulaşmanın getirileri hem de üretim maliyeti olarak bütün sistem yönetimi verimliliğini geliştirmek için mikro ergonomik müdahaleler yetersizleşmektedir.

Diğer çalışmaların arasında bu çalışma, 1986’ya kadar insan organizasyon ara kesit teknolojisi, ergonominin ayrı bir alt disiplini seklinde makro ergonomi olarak tanımlanarak geliştirilmiştir. Ayrıca, 2000’li yıllarda ergonomistlerin kendi teknoloji ve pratikleriyle organizasyon el tasarım ve yönetim faktörlerini bütünleştirerek de bu konunun üstünden geleceği açıktır.

 

SONUÇ

Bir disiplin, bilim yoluyla gelişen ve her zaman pratik olarak uygulanan tek bir teknoloji olarak tanımlanır. En az 60 yıldan beri insan sistem arakesit teknolojisi; HSIT, deneysel olarak gelişmekte ve tek bir teknoloji olarak yalınlaşmaktadır. Geçen 20. Yüzyılın yarısından fazla bir süredir ergonomi pratisyenleri, verimlilik ve kalite hedefi dahil, insanin sağlık, güvenlik, konfor ve performansını geliştirmek için HSIT’i kullanmaktadırlar. Ergonomistler, HSIT’i sistemlerin kontrolü, standartlaştırılması, test edilmesi ve değerlendirmesi, tasarımı ve analizine uygulayarak bu birikimi geliştirmişlerdir. Bununla birlikte uluslararası boyutta ergonominin nihai amacı, insanin yasam kalitesini iyileştirmektir.

Özet olarak, ergonomi artık disiplinler arası araştırma ve uygulama alanı değildir. Açık bir biçimde hala genç olmasına rağmen, tek ve bağımsız bir disiplin olarak gelişmiştir. Ayrıca onun bu tek teknolojisi açıkça insan faktörleri/ergonomi pratiğinin doğasını ve disiplinin çalışma alanını tanımlamaktadır. HSIT’a ilişkin genel kamuoyunu eğiterek, insanin şartlarını geliştirmek için ergonominin muazzam gizil gücünün ve doğasının anlaşılması çalışmaları artırılmalı ve genişletilmelidir.

Bu çaba başarılı olursa, açıkça yeni milenyumun ilk yüzyılı ergonomi çağı olabilir.