DİFERANSİYELE İHTİYAÇ DUYULMASININ SEBEBİ
Viraj alma sırasında, tekerlekli bir
aracın, viraj dairesinin dış kısmında kalan tekerlekleri iç tarafta kalan
tekerleklere oranla daha hızlı döndürülmeye zorlanırlar. Bu tekerleklerin, içtekilere
olan bağlılıklarını korumaları ve aracın istenilen dönüş dairesini çizebilmesi
için daha uzun bir yol katetmeleri gerekir. Viraj alma sırasındaki bu durumu, şematik
olarak Şekil: 10-1. üzerinde göstermek ve açıklamak mümkündür. Konunun açıklık
kazanabilmesi için aracın 90° lik bir virajı dönmeye çalıştığını düşünelim.
Dönüş yarıçapı 8 m. olsun. Aracın teker eksenleri arasındaki mesafenin, yani;
bir bakıma araç genişliğinin 1.5 m. olduğunu kabul edelim. Tekerlekli araç, yarıçapı
verilen virajda aşağıdaki gibi yol alır. Viraj sırasında iç tarafta kalan
tekerlekler, 12 m. dış tarafta kalan tekerlekler 14, 25 m. yol alırlar.
Farklı dönüşlerle aradaki mesafe farkı
olamadığı zaman her teker bir miktar patinaj yapmaya çalışacaktır. Yani
tekerlekler kayma yaparak harekette farklılık yaratmaya çalışacaklardır. Bu tür
sürekli kaymalar ise lâstik ömrünü oldukça kısaltır ve belki de aracı kullanmak
mümkün olmaz. Şu halde dönüşlerdeki hareket farklılığını sağlayacak bir düzen
gereklidir. Bu, diferansiyel dişli kutusu adı verilen düzendir.

DİFERANSİYEL DİŞLİ KUTUSU:
Kardan milinin arka akslara ileteceği
hareket mahruti dişlisi aracılığı ile arka köprüde bulunan diferansiyele
ulaşır. Konik yapıdaki ayna dişli, aracın ekseni boyunca olan döndürme
hareketinin açısını 90° değiştirerek arka akslara itilmesini sağlar. Mahruti
dişlisi ile sürekli kavraşma halinde olan diğer konik dişli ayna dişlisidir.
Ayna dişlisi gerek çap gerekse diş sayısı bakımından mahruti dişliden büyüktür.
Aralarındaki hareket iletme oranı aracına göre değişmekle beraber 5:1 e kadar
çıkabilir. Bu nedenle transmisyondan gelen döndürme kuvveti daha da
arttırılarak arka akslara iletilir. Şüphesiz momentteki artmaya bağlı olarak
devirde düşme meydana gelir, ger bir deyişle ayna mahruti üzerinde bir
redüksiyon sağlanır. Mahruti diferansiyel dişli kutusunun taşıyıcı muhafazası
içinde yataklanır. Ayna dişlisi ise diferansiyel dişli kutusuna ya cıvatalarla
yada perçinlerle bağlıdır. Kutu bu şekliyle muhafaza içinde yataklanmıştır.
Mahruti dişlisi ayna dişlisini döndürdüğü zaman kutuyu da beraberinde döndürür.
Önce diferansiyel dişli kutusunun
yapısını inceleyelim. Diferansiyel dişli kutusu ve arka akslar arka köprü
içindedirler. Arka köprünün ortadan yanlara uzanan ve akslar için muhafazalık
görevi yapan iki kovanı vardır. Bunlara aks kovanı denir. Her kovanın içinde
birer aks vardır. Aksların dış uçlarına tekerlekler bağlanmıştır. Aksların
tekerleklere bağlanan uçları flanşlıdır. İç taraftaki, diferansiyel dişli
kutusunun içinde kalan uçlarında ise birer konik aks dişlisi bulunur.
Konik aks dişlileri akslara frezelidir.
Bu bakımdan bu dişliler döndüğü zaman aksları da beraberlerinde döndürürler.
Konik aks dişlileri iç frezeleri ile akslara geçmiş durumdadırlar; dış
tarafları ise diferansiyel dişli kutusunun içinde yataklanmışlardır. Ancak, kutu
dönerken aks dişlileri kutu ile birlikte dönmezler Aks dişlilerinin kutu ile
dönmeleri için başka şartlar gereklidir. Diferansiyel dişli kutusunun içinde
istavroz adı verilen dişliler vardır. Bunlar iki veya dört tanedir. istavroz
dişlileri istavroz adı verilen bir çatalın üzerinde yataklanırlar. istavroz ise
kutuya geçmiş ve kutu ile birlikte dönecek şekilde yataklanmıştır. Şekil 10-2
de arka akslar ve diferansiyel dişli kutusu gerçek görünümü ile resimlenmiştir.
Şekil: 10-3 de ise diferansiyel dişli kutusu şematik olarak gösterilmiştir.

Şekil:
10-2. Arka akslar ve diferansiyel
dişli kutusu.
Şekil: 10-3, yakından incelenerek
diferansiyel dişli kutusunun nasıl meydana getirildiği anlaşılabilir. Şekilde A
da konik aks dişlileri aksların ucunu yerleştirilmiş olarak kutunun içinde
gösterilmiştir. Kutu komple olarak aks kovun içinde yanlarda bulunan iki yatak
aracılığı ile yataklanmıştır. Bu şekilde kutu döndürüldüğü zaman aksların
dönmeyeceği görülür. Kutunun üzerine ayna dişlisi bağlanır. Ayna dişlisi
olmadan kutunun döndürülmesi mümkün değildir. Şemada flanş şeklinde gösterilen
kısma ayna dişlisi civatalanır. Ayna dişli ise hareketini kardan milinin
arkasına bağlı bulunan mahruti dişliden alır. Şekilde B de diferansiyel dişli
kutusu tamamlanmış olarak gösterilmiştir, istavroz dişlileri kutunun içinde
istavrozun üzerindedir.
Kardan mili mahrutiyi döndürünce, mahruti
dişlisi de kavraşmış olduğu ayna dişlisini döndürecektir. Ayna dişlisi ise cıvatalarla
bağlı olduğu kutuyu ve, kutuya bağlı bulunan istavroz çatalını döndürmeye
başlar, istavroz çatalının üzerinde bulunan istavroz dişlileri bu durumda
sadece ve doğrudan doğruya kutu ile birlikte
giderler: kendi eksenleri etrafında dönmezler, istavroz dişlileri kendi
eksenleri etrafında dönmedikleri sürece istavroz dişlileri ile sürekli kavraşma
durumunda bulunan aks dişlileri de kendi eksenleri etrafında dönemezler. Şu
halde mahruti dişlisinden ayna üzerinden kutuya
ulaşan hareket olduğu gibi akslara geçer. Diğer
bir ifade ile kutu bir bütün halinde içindeki dişlilerle birlikte kilitlenmiş.
yekpare duruma gelmiş gibi döner ve akslar da bu hareketi tekerleklere
iletirler.
Buraya kadar açıklanan durum düz yolda
gidiş durumudur. Düz yolda gidişlerde, herhangi bir sapma yapılmadan sürüşlerde,
diferansiyel harekete ihtiyaç yoktur. Bu bakımdan diferansiyel dişli kutusuna
da gerek yoktur. Şu halde gidişler sırasında kutu ile aksların yekpare duruma
gelmeleri zorunlu olacaktır.

Şekil): 10-3A. Konik aks
dişlileri. Aks dişlileri akslara frezelidir ve kutuya bağlı değildir, istavroz
mili kutu ile birlikte döner.
Şekil: 10.3B. Diferansiyel
dişli kutusu. Kutu dönmeye başlayınca istavrozlar aks dişlilerini kutu ile
birlikte döndürmeye başlarlar.
DİFERANSİYEL HAREKET VE
DİFERANSİYEL DİŞLİ KUTUSUNU ÇALIŞMASI:
Düz gidiş halinde mahrutiden
hareket ulun ayna dişli diferansiyel dişli kutusunu döndürür. Kutunun içinde
bulunan istavroz dişlileri ile aks dişlileri kutu ile birlikte dönerler. Bu
dişliler kendi eksenleri etrafında dönemezler.
Araç bir virajı alırken yada virajı almak
üzere dönmeye bağlarken, aracın dış tarafta kalan tekeri daha hızlı dönmek
zorunda kalır. Çünkü, yukarda açıklandığı gibi dış tekerin daha uzun bir yol
katetmesi gerekir. Dış tarafta kalan tekerin daha hızlı dönerek daha uzun bir
mesafeyi katetmeye çalışması bu tekere ait aksın, dolayısı ile aks dişlisinin
de daha hızlı dönmesi demektir. Gerçekten de aracın viraj alması sırasında
viraja göre dış tarafta kalan teker daha hızlı döner. Tekeri daha hızlı
döndüren aks dişlisidir.
Aracın viraja girmesi ile birlikte iç
tarafta kalan tekere binen yük ve dış, tarafta kalan tekerin daha büyük bir
mesafeyi katetmeye zorlanması iç aks dişlisinin yavaşlamasına neden olur. Bir
an için keskin bir virajı alan aracın iç tarafta kalan tekerinin durduğunu
kabul edelim. Bu durumda diferansiyel dişli kutusunun içinde bulunan iç tekerin
aks dişlisi sabit kalacaktır. Aks dişlisi sabit kalınca, ayna ile birlikte
dönmekte olan istavroz dişlileri sabit aks dişlisi üzerinde yuvarlanma
hareketine geçerek kendi eksenleri etrafında dönmeye başlarlar. istavroz
dişlileri bu çalışmaları ile hem ayna tarafından döndürülen kutu ile birlikte, kutunun
ekseni etrafında, hem de sabit aks dişlisinin etrafında yuvarlanarak dönerler, istavroz
dişlilerinin kendi eksenleri etrafında dönmeleri kendileri kavraşmış bulunan
dış teker aks dişlisinin daha hızlı dönmesini sağlar. Çünkü dış teker aks
dişlisi hem diferansiyel dişli kutusu ile hem de istavrozların verdiği hareketle
kendi ekseni etrafında dönmeye başlar. Eğer belirtildiği gibi iç tam kalan teker
tamamen sabit kalırsa dış teker eskisine oranla iki kat hızla dön Bunun nedeni
'dişlinin kutu ile birlikte bir tur yapmasına ek olarak istavrozla verdiği bir
turu da yapmalarıdır. İlerde bunun neden böyle olduğu sayısal değerlerle
açıklanacaktır.
Diferansiyel dişli kutusunun çalışmasını,
daha doğrusu diferansiyel hareketi Şekil: 10-4. üzerinde açıklamak mümkündür.
Şekilde A. da araç düz yolda gitmektedir, istavroz dişlisi iki aks dişlisini
birlikte götürmektedir. Bir bakıma istavroz dişlisi bir kama gibi iki dişlinin
arasına sıkışıp iki dişliyi birbirine kilitlemiştir. Dişliler eksenleri
etrafında dönmemektedir. Sadece komple olarak bir eleman gibi oklar yönünde
dönmektedirler. Şekilde B de sağ tarafta kalan dişlisi sol taraftakine oranla
daha hızlı dönmektedir, istavroz dişlisi halâ kutu birlikte aynı hızda dönme
hareketini sürdürmekte ve iki aks dişlisini de döndürmeye çalışmaktadır. Ancak
bu defa, kendi ekseni etrafında dönmeye başlamıştır. Bu dönme hareketi aksın
daha önce mevcut devrine eklenerek sağ taraftaki dişlisinin, dolayısı ile aksın,
daha hızlı dönmesine yol açar.

Sekil:
10-4. Diferansiyel
çalışması
A. Aks dişlileri, istavrozlar ve mili
yekpare gibi dönerler.
B. Aks dişlisi önde gidiyor; diferansiyel
çalışma başlamıştır.
Şekil: 10-4 B de bu tür çalışmanın
meydana gelme nedeni aracın viraja girmesidir.
Tekerin birinin, viraja göre iç tarafta
kalan tekerin, yavaşlamasıdır. İçteki tekerin yavaşlaması oranında dıştaki
hızlı dönmeye başlar. Bu farklı devirlerin sağlanması diferansiyel hareketin sonucudur.
Diferansiyel hareket diferansiyel dişli kutusunda sağlanır. Diferansiyel dişli
kutusu her hız değişikliğine göre kendisini ayarlayabilir. Bu bakımdan tekerin
birinin kaybettiği devir diğeri tarafından kazanılır. Böylece virajda rahat bir
dönüş sağlanır ve aracın tekerlekleri üzerindeki aşırı sürtünme eğilimleri
ortadan kalkar.
Açıklanan çalışma standart bir
diferansiyel dişli kutusunun çalışmasıdır. Bu diferansiyel dişli kutusunda
tekerleklerden biri patinaja geçip kayma yaparsa patinaj yapmayan teker olduğu
yerde kalır. Patinaj yapan teker iki katı hızla döner. Bu durumda diferansiyel
dişli kutusunda meydana gelen çalışma şöyledir: Mahruti ayna dişlisini ve ayna
dişlisi de kutuyu döndürmektedir. Kutunun içinde bulunan istavroz dişlileri
sabit kalan aks dişlileri etrafında yuvarlanırlar ve bu hareketlerini patinaj
yapan tekerin aks dişlisine iletirler. Böylece patinaja geçen teker büyük bir
hızla dönmesine devam eder.
KULLANILAN DİŞLİLER:
Hipoid dişliler kullanılarak aracın
ağırlık merkezi yere yaklaştırılmış ve güçlükler yenilmiştir. Gerek düz
ve-gerekse helisel konik ayna-mahruti dişlilerinde, ayna dişlisi ile mahruti
dişlileri aynı merkez ekseninde kesişiyorlardı. Şekil: 10-7. Diğer bir ifade
ile denilebilir ki ayna ve mahruti dişlileri birbirini tam ortadan
kesiyorlardı. Hipoid dişlilerde mahrutinin ekseni, ayna ekseninin altından
geçer; bir bakıma mahruti ekseni ayna dişlisinin dik eksenini merkezin biraz
altında keser. Böyle bir dişli sistemi ile kardan milini biraz daha aşağıya
almak mümkün olmuştur. Şüphesiz kardan milinin biraz daha aşağıdan bağlanması
araç ağırlık merkezinin yere yaklaştırılmasını sağlamıştır.

Şekil 10-7.
A. Dili ve helisel konik dişliler. Kavratan
dillilerin eksenleri kesişir.
B Hipoid dişli. Mahrutinin ekseni
ayna dişli ekseninin altındadır.
Hipoid dişlilerdeki diş helisi, hemen
hemen helisel konik dişlilerdekinin aynıdır. Fakat; Hipoid dişlide bölüm
dairesi yüzeyi temelde koniktir. Dişlilerde kullanılan teknik ifadesi ile piç
yüzeyleri koniktir. Özetle diferansiyel ayna-mahruti dişlisi olarak düz konik
dişliler, helisel konik dişliler ve hipoid dişliler kullanılmıştır. Günümüzün
tüm otomobillerinde Hipoid dişli sistemi kullanılmaktadır.
HAREKET İLETME ORANLARI:
Arka akslarda kullanılan redüksiyon veya
hareket iletme oranlan genellikle 3:1 ile 4.5:1 arasında değişir
Motorun, maksimum momenti maksimum
verimle verdiği belirli devirleri vardır. Motorun bu devirlerin üzerinde
çalıştırılması zararlıdır. Motorla uyum içinde bulunan bir vites kutusu
aracılığı ile şoför, aracı motorun uygun devirle rinde değişik hızlarda
sürebilir. Halbuki vites kutusunun üzerindeki en düşük vites olan birinci vitesle
aracın yerinden kaldırılması çok zordur.
Ayna-mahruti arasında 3:1 veya 4.5:1 gibi
bir hareket iletme oranı transmisyonun çıkışından alınan momentin üç kat yada
4.5 kat artmasına imkân verir.
Ayna mahruti arasındaki bu oran çoğu kez
arka köprü muhafazası üzeri damgalanmışım Eğer böyle bir damga yada işaret
yoksa hareket iletme oranı dişlideki dişlerin sayılmasına gerek duyulmadan saptanabilir.
Vitesi boşa alın. Tekerin birini yerden kesecek kadar aracı kaldırın. Kardan
milinin ve tekerin üzen referans işaretleri koyun. Tekerin biri yerde olduğuna
göre aynanın bir tur dön bilmesi için tekerin iki tur döndürülmesi gerektiğini
unutmayınız. Bu durumda ki kaldırılan tekeri tam iki tur döndürünüz ve bunun
karşılığı olarak kardan milinin yaptığı tur sayısını tespit ediniz. Kardan
milinin tekerin iki turuna karşılık 3.3 ı yaptığını düşünelim. Buna göre
hareket iletme oranı 3.5:1 dir. Eğer şaft diğer kesirlerle ifade edilecek
şekilde turlar yapmışsa ondalık kesirlere çevrilmek suretiyle oran tespit
edilmelidir; örneğin 3.58:1 vb. gibi..... Şekil: 10-8.
DİFERANSİYEL DİŞLİ KUTUSU VE YATAKLAR:
Diferansiyel dişli kutusu bir muhafaza
içine yerleştirilmiştir. Bu muhafazaya diferansiyel taşıyıcısı denir.

Şekil
10-8. A.
Diferansiyel dişli kutusu, iki teker aynı
hızda dönerken, yekpare bir ünite gibi çalışır.
B. Virajlarda istavrozlar kendi milleri
üzerinde kendi eksenleri etrafında dönerler..
Taşıyıcı arka köprüye bağlanmıştır. Arka
köprü aks kovanlarından ve diferansiyel taşıyıcısını örten muhafazadan oluşur.
Diferansiyel dişli kutusu taşıyıcı üzerinde iki yatak tarafından taşınır ve
yataklanır. Bunlar kutunun sağ ve solundadır. Bu yataklara diferansiyel dişli
kutusu yada taşıyıcı yatakları denir. Bazı yapımlarda kutu yada taşıyıcı arka
köprünün sabit bir parçası halindedir. Diferansiyel parçalan bu kutu üzerine
dışardan monte edilirler. Sökmek gerektiği zaman, kutuyu indirmek mümkün
olmadığından, diferansiyeli meydana getiren parçalar tek tek alınır.
Taşıyıcıyı taşıyan yatakların arka
taraflarına diğer bir deyişle dış taraflarına taşıyıcı cisimler konulmuştur
yada ayar somunları yerleştirilmiştir. Ayna mahruti arasındaki boşluk ayarının
yapılması için bu somunlar yada şimler kullanılır. Diferansiyel dişli kutusunun
parçaları ile ayna-mahruti dişlileri ve arka köprü Şekil: 10-9. da ayrıntılı olarak
gösterilmiştir.
DİFERANSİYELİN ÇEŞİTLERİ:
Otomobiller ve diğer ağır hizmeti araçlar
üzerinde kullanılan diferansiyelleri üç çeşide ayırabiliriz. Bunlar:
a. Standart diferansiyel dişli kutuları
b. Kontrollü kayma yapabilen
diferansiyeller
c. Kayma yapmayan diferansiyellerdir.
Standart diferansiyel dişli kutusunun
bazı eksik yanları vardır, özellikle kaygan yollarda tekerin biri patinaja
geçtiği zaman aracı yürütmenin, imkânı zorlanır. Çünkü diferansiyel dişli
kutusunun yapısı patinaja geçen tekerin rahatlıkla patinaj halini sürdürmesine
imkân verir. Yerde sabit kalan tekere herhangibir moment iletimi olmaz. Diferansiyel
dişli kutusunun yapısından kaynaklanan bu eksik yan, özellikle, ağır hizmet
tipi araçlar için büyük güçlükler doğurur. Lâstikler erken aşınır; işin kötüsü
aracı kurtarmak büyük gayret ve zaman kaybına yol açar. Bu nedenle kayma
yapmayan diferansiyeller üzerinde çalışıldı ve bu tür diferansiyeller
gerçekleştirildi.

l- KONTROLLÜ KAYMA YAPABİLEN
DİFERANSİYELLER: Bu tür diferansiyeller birkaç çeşit olmakla beraber
prensipleri bakımından birbirinin benzeridirler.
a. CHRYSLER'İN SURE-GRlP DİFERANSİYELİ:
Bu diferansiyelde bir istavroz mili
yerine iki istavroz mili vardır. Şüphesiz istavroz dişlileri de iki yerine dört
tanedir, istavroz milleri biribirini keser; fakat, biribirine bağlı olmadan her
biri serbest olarak çalışabilir, istavroz türlerinin dış uçları yuvarlak
değildir. Yani, miller, normal yuvarlaklıklarında, dışa kadar devam edemezler.
Dış tarafta V şeklinde kam biçimine sokulmuşlardır. V şeklindeki bu rampalar, diferansiyel
dişli kutusundaki yuvalarına geçer. Şekil: 10-10. Diğer taraftan kutunun içinde
bulunan konik aks dişlilerinin arka taraflarında bir seri kavrama diski vardır.
Disklerden iki-tanesi diferansiyel dişli kutusunun gövdesine geçmiş, diğer
ikisi ise aks dişlisinin arkasında bulunan dayanma puluna yada dayanma
elemanına geçmiştir.
Şekil
10-A. istavroz milleri
ve kutudaki rampalar. A, milin ucu dipte; B, milinin ucu rampada.
Şekil:
10-10B. Sure-Grip kayma
yapmayan diferansiyeli istavroz millerinin içinde bulunduktan rampalara dikkat
ediniz.
Diskler buna göre dişlere yada çentiklere
sahiptir. Diğer bir deyişle disklerden ikisi kutuya diğer ikisi dayanma
plâkasına frezelenmiştir. Dayanma plâkası dışa doğru yani akslara doğru
itildiği zaman diskler birbirine doğru itileceklerdir ve kavrama kavraşacaktır.
Kavrama disklerinin kavraşması aksları diferansiyel dişli kutusuna kilitler.
Şekil: 10-11.

Şekil: 10-11. Kayma
yapmayan kontrollü diferansiyel dişli kutusunda kutu ile aks dişlileri arasında
kavramalar vardır.
b. SURE-GRİP DİFERANSİYELİN ÇALIŞMASI:
Kardan milini, gelen dönme hareketi
mahruti üzerinden ayna dişlisine ve oradan da diferansiyel dişli kutusuna
iletilir, istavroz milleri kutuya bağlı olduklarından kutu ile dönerler. Düz
gidiş halinde çalışma bu şekilde devam eder. Bu düz gidiş halinde istavrozlar herhangi
bir nedenle aks dişlilerini döndürmek zorunda kalırlarsa bir dirençle
karşılaşırlar istavroz dişlilerinde meydana gelen direnç olduğu gibi kendi
millerine, yani istavroz millerine iletilir, istavroz millerinin uçları rampalı
olduğundan karşılaşılan direncin etkisi ile yuvalarındaki rampalara tırmanmaya
zorlanırlar. Millerin rampalara tırmanması, dişliler aracılığı ile aks
dişlilerine ve onların arkasındaki dayanma plâkasına iletilir. Çünkü rampaya
tırmanmaya .çalışan istavroz milleri kendi dişlileri aracılığı ile dayanma
plâkasını dışa doğru itmeye çalışır. Plâkanın itilmesi kavrama disklerini biribirine
bastırır ve kavraştırır. Kavramanın kavraşması ile iki aks diferansiyel dişli
kutusuna kilitlenir. Böylece düz gidiş halinde direksiyonun herhangibir yöne
döndürülmediği zamanlarda iki aks aynı devirde dönerek çalışmayı sürdürürler.
Şekil: 10-12.

Şekil 10-12A. Aracın düz gidişi halinde
kayma yapmayan diferansiyelin çalışmacı. Kavramalar kavraşmıştır.
Şekil: 10-12B. Virajda kayma yapmayan
diferansiyelin çalışması. Dış aks kavraması çözülmüştür.
c. DÖNÜŞLERDEKİ ÇALIŞMA:
Araç virajı dönerken, dönüş yönüne göre
iç tarafta kalan aks yavaşlar. Çünkü, araç iç aksı daha yavaş dönmeye zorlar. Bu
durumda istavroz dişlileri kendi eksenleri etrafında dönmeye başlar, istavrozlar
yavaşlayan aks dişlisi üzerinde kendi eksenleri etrafında dönerek yuvarlanmaya
girişirler ve bu hareketlerini diğer aks dişlisine iletirler. Dolayısı ile
dışta iken aks dişlisi daha hızlı dönmeye başlar. Aks dişlisinin, dolayısı ile
aksın ve tekerin, diferansiyel dişli kutusundan daha hızlı dönmesi ile istavroz
milinin üzerine tırmandığı, rampadan inmesini sağlar. Böylece kavrama çözülür
ve standart diferansiyelde olduğu gibi iki aksın biribirine göre farklı devir
yapmalarına müsaade edilir. Sure-grip diferansiyelinin kaygan yollarda daha iyi
bir sürüş sağlayacağı görülmektedir. Patinaj yapma sırasında direksiyonun sağa
sola kırılmaması gereği unutulmamalıdır.
2- ANTİ-SPİN DİFERANSİYEL: Yukarda açıklanan diferansiyelin bir benzeri
de Oldsmobile otomobillerinde kullanılmıştır. Bu diferansiyel kavramayı
kavraştırmak için yay kuvvetinden yararlanır. Kullanılan kavrama konik
kavramadır. Yay kuvveti altında konik kavramalar kavraşır ve aks dişlilerini
biribirine kilitler; daha doğrusu akslar kutuya kilitlenerek aynı devirlerde
dönerler. Şekil: 10-13. böyle bir diferansiyel dişli kutusunu parçalarına
ayrılmış olarak göstermektedir.

Şekil10-13A. Konik
kavramalı kayma yapmayan diferansiyel. Oldsmobile Anti- spin diferansiyeli toplu
görünüş.

Şekil: 10-13B.
Oldsmobile anti-spin diferansiyeli sökülmüş durumda.

Şekil:10-14A. Buicklerde
kullanılan diğer bir kayma yapmayan diferansiyelin kesiti
3- TAM KAYMA YAPMAYAN DİFERANSİYELLER:
Kayma yapmayan diferansiyeller daha çok
ağır hizmet tipi araçlarda kullanılır. Bunlar moment dağıtımlı ve No-SPİN adı
verilen diferansiyellerdir, iş, yol hafriyat makinelerinde diğer bir ifade ile
kara yolu dışı yerlerde kullanılan makinelerde ve araçlarda kullanılırlar.
1- NO-SPiN DİFERANSİYELİ:
Patinaja karşı alınan tedbirlerin bir devamı
olarak no-SPiN diferansiyeli geliştirilmiştir. Bu diferansiyelde konik aks
dişlileri, istavroz dişlileri yoktur. Bu nedenle standart diferansiyellerle
kontrollü kayma yapmayan diferansiyellerden ayrılırlar. Diferansiyel dişli
kutusunu oluşturan parçalar değişik bir yapıda olmak üzere vardır denebilir.
Çünkü, istavroz milleri ve dişlileri yerine aynı biçim verilmiş merkez kamı
vardır. Merkez kamının yanlarında birer kavrama elemanı bulunur. Bunlar birer
çeneli kavrama gibidir. Çeneli kavramaların arkalarına da birer yay
yerleştirilmiştir. Yan taraftaki yaylardan sonra aks dişlileri yerine
kullanılan birer frezeli dişli vardır. Bunlar aksların frezeli uçlarına
frezelenmişlerdir. içi frezeli olan bu özel yapıdaki elemanın dışında da diş
vardır. Dışındaki dişler aracılığı ile çeneli kavramalara geçmiş, onlarla
kavraşmışlardır. Şekil: 10-15.

Şekil: 10-15. No-SPIN diferansiyel; düz
ileri gidiş konumu. 5- Aks dişlisi, 6- Çeneli kavrama 11- Çeneli kavrama 12-
Aks dişlisi. 17- istavroz 22- istavroz çeneleri 23- Kavrama çeneleri.
a. DÖNÜŞLERDEKİ ÇALIŞMA:
Ortada istavroz yerine konulan merkez
kamı bir tespit segmanı tarafından yerinde tutulmuştur. Dönmesine müsaade
edilmiş fakat, sağa sola kayması önlenmiştir. Şekil: 10-16.Sağa dönüş sırasında
sağ kavrama istavroz gövdesi ile kavraşmış olarak kalır, Böylece istavroz
gövdesi sağ tekeri ayna dişlisinin hızında döndürür. Sol tekerin daha büyük bir
mesafe alması gerekir. Bu nedenle de daha hızlı dönmesi lazımdır. Bu
zorlanmanın sonucu olarak sol kavrama çeneleri istavroz gövdesindeki kam
çıkıntılarına binmeye, diğer bir ifade ile merkez kamının rampalarına tırmanmaya zorlanırlar.
Kavrama çenelerinin rampalara tırmanması kavramanın çözülmesine sebep olur. Şekil: 10-16.

2- TORK-MOMENT DAĞITIMLI DİFERANSİYEL:
Karayolu dışında arazide çalışan hafriyat
makinelerinde tekerlekli olanlarında yol ve zemin şartlarından doğan kaymadan
önlemek için kullanılan diferansiyellerden biridir. Şekil incelenirse dişli
kutusunun yapı bakımından standart diferansiyel dişli kutusuna çok benzediği
görülecektir. Ayna dişli kutuya cıvatalarla bağlıdır. Bu nedenle mahruti
tarafından ayna dişlisine iletilen dönme hareketi kutuya da geçer. Kutunun
içinde bulunan istavroz dişlileri gerek sayı gerekse yapı bakımından
farklıdırlar. Bu diferansiyelde kullanılan istavroz dişlilerinin sayısı 12
tanedir. Üçerlik dört grup oluştururlar. Üç istavroz dişlisi birbiriyle
kavraşmıştır.
Tork dağılımlı diferansiyelin aks
dişlileri de heliseldir. Göbek kısımları frezelidir ve aksların frezeli
uçlarına geçerler. Ancak bu aks dişlilerinin arka taraflarında çanak yaylar
bulunur. Belleville yayları yada çanak yay olarak adlandırılan bu yaylar
aracılığı ile diferansiyelde kaymalar asgariye indirilir. Şekil: 10-19 da böyle
bir diferansiyel toplu olarak gösterilmiştir.

Şekil: 10-19.
Tork dağılımlı diferansiyel dişli kutusu; toplanmış hali…
l -Ayna dişli 2
-Diferansiyel dişil kutusu .3 – Aks(iki)
4 - Mahruti mili 5 -
istavroz dişilleri (On iki) 6 – Aks dişlileri (iki)
Tork dağılımlı diferansiyelin
toplanmasında çanak yayların yerleştirilme şekline dikkat etmek lâzımdır.
Yaylar ters konulursa diferansiyel kayma yapabilir ve dişliler sürekli boşluklu
olarak çalışacaklarından ses yaparlar.
13- ÖZEL MAKSATLI DİFERANSİYELLER:
Özellikle kamyon ve yük taşıyan uzun yol
araçlarında ihtiyaç duyulan takviye momentlerini karşılamak için özel maksatla hazırlanmış
diferansiyeller kullanılmaktadır. Şekil: 10-26 da BMC kamyonlarında kullanılan
bir takviyeli diferansiyelin kesiti gösterilmiştir.
Takviyeli diferansiyellerde genellikle
planet dişli grupları, standart diferansiyel dişli kutusu ile birlikte
kullanılır. Kardan milinden alınan hareket ayna dişlisine iletilir, ilâve
edilen planet dişli grubunun yörünge dişlisi ayna dişlisi ile birlikte döner.
Planet dişli grubunun güneş dişlisi, takviye kontrol düzeni aracılığı ile
çalıştırılır. Yani, güneş dişlisi gerektiğinde kilitlenir. Bu durumdu hareket
yörüngeden verilip planet taşıyıcısından alınır. Planet dişli sistemli takviye
diferansiyelinde hareket önce ayna dişliye sonra takviye ünitesine geçer.
Takviye çalışmıyorsa, diğer bir deyişle araç takviyeye alınmamışsa, planet
dişli sistemi kilitlenmiş durumdadır ve hareketi olduğu gibi iletir. Kilitleme
işlemi için güneş dişlisi diferansiyel dişli kutusundaki iç dişli
kavraştırılarak; sistem kilitlenir. Bunun sonucu olarak kutu sadece ayna
mahruti aracılığı ile sağlanan redüksiyon kadar bir redüksiyonla çalışır. Daha
doğrusu diferansiyel standart yapısında olduğu gibi çalışır. Ancak takviye
çalıştırıldığı zaman ikinci bir redüksiyon, planet dişli grubu üzerinden, sağlanır.
Çünkü; Ayna doğrudan doğruya değil, planet grubu aracılığı ile kutuyu
döndürmektedir. Şu halde planet dişli grubu üzerinden sağlanan redüksiyon
ikinci bir redüksiyon olarak diferansiyele geçer.
Takviye diferansiyelini çalıştırmak için
güneş dişlisinden yararlanılır. Güneş dişlisi sabit tutulursa redüksiyon
sağlanacağından düşük bir hız elde edilir.

Şekil: 10-26. BMC takviyeli
diferansiyeli. Kesit görünümü.
Güneş dişlisi serbest bırakılırsa, daha
doğrusu, planet içindeki iç dişli ile kavraştırılırsa planet sistemi kilitlenir
ve planet sistemi üzerinden direkt hareket sağlanır. Bu nedenle düşük hız
sağlanamaz ve araç takviye diferansiyelinin yüksek hızı ile çalışır.
Çalışmadaki bu özellik dolayısı ile bu tür diferansiyele iki hızlı yada çift
redüksiyonlu diferansiyel denir. Böyle bir diferansiyel dişli grubunun
parçaları Şekil de gösterilmiştir. Gösterilen şekildeki diferansiyel Inter
loadstar 1800 kamyonuna aittir.
14-İNTER TAKVİYELİ
DİFERANSİYELİNİN ÇALIŞMASI:
Yol şartlarının gerektirdiği
durumlarda takviye diferansiyeli kullanılır. Gerektiğinde düşük hızda
gerektiğinde de yüksek hızda aracı sürmek mümkündür. Takviye ünitesi
çalışmazken şekilde 43 numara ile gösterilen kayıcı aracılığı ile 64 ve 54 nolu
dişliler biribirine bağlanarak birlikte çalışmaları sağlanır. Bu planet dişli
sisteminin prizdirekt halidir. Diferansiyel
takviye durumuna alınınca 43 nolu kayıcı dişli 42 nolu somunun göbeği
tarafından sabit tutulur ve böylece planet dişli sisteminin güneş dişlisi
frenlenmiş olur. Güneş dişlisi sabit tutulunca hareket planet dişli grubu
üzerinden diferansiyel dişli kutusuna ulaşır ve böylece ayna-mahrutinin
sağladığı redüksiyonun yanında ikinci bir redüksiyon daha sağlanarak çekiş
kuvveti arttırılmış olur.

15- TAKVİYE VİTESİ ÇALIŞTIRMA MEKANİZMASI:
Takviye diferansiyelinin, çalıştırılması
için, bir motoru vardır. Bazı diferansiyellerde havalı bazılarında da
elektrikli bir çalıştırma devresi bulunur. Takviye motoru ve bu motoru
çalıştırmak için kullanılan kumanda devresi planet dişli sistemindeki güneş
dişlisini ileri-geri iten çatalı tahrik ederler. Takviye sisteminin
çalıştırılması için gaza basılırken, şoför mahallinde vites kolu üzerinde
bulunan takviye düğmesi bastırılır. Diferansiyelin takviyeye geçebilmesi için
gaz pedalı ani olarak bırakılır ve tekrar gaza-basılır.. Takviye diferansiyeli
çalışıyorsa bu hareketten sonra araç hız kaybedecek ve çekiş artacaktır.
Aracı takviye vitesinden alabilmek için, yani;
takviyeden çıkarmak için takviye düğmesi yukarı çekilir. Araç normale dönünceye
kadar beklenir ve son tekrar normal gaz verilir. Vites küçültme ile takviye
beraberce gerçekleştirilecekse vites değiştirilip debriyaj bırakılmadan önce
takviye düğmesi itilir. Vites büyültürken de düğme yukarı çekilip vites
değiştirilir.
ÖNEMLİ: Takviye düğmesini hareket
ettirmeden önce gaza basılmalı, takviye düğmesini hareket ettirirken vites
küçültme esnasında gaza basılmamalıdır. Kalkışları küçük viteslerle yapmak
lâzımdır.
16- PLANET DİŞLİ SİSTEMLİ DİFERANSİYEL:
Önden çekişli otomobillerden biri yer
kazanmak amacı ile planet dişli sistemini kullanarak diferansiyel çalışmasını
sağlamaya çalışmıştır. Şekil: 10-31. de böyle bir sistemin şematik görünüşü
verilmiştir. Mahruti ayna dişlisini döndürür. Ayna dişli yörünge dişlisini ve
yörünge dişlisi de dış planetleri döndürür. Dış planet dişlileri iç planetlerle
kavraşmıştır. İç planetler diğer taraftan güneş dişlisi ile kavraşmıştır. Güneş
dişlisi sağ aksa frezelenmiştir. Planet dişlileri kendi milleri üzerinde yataklanmışlardır.
Planet milleri ise planet taşıyıcısı üzerindedir. Yörünge dişlisi dönmeye
başlayınca dış planetleri kendisi ile birlikte götürür. Böylece güneş dişlisi
ile, (yani; sağ aksı) taşıyıcının (yani sol aksı) döndürür. Araç düz yolda
gittiği sürece planet dişlileri kendi eksenleri etrafında) dönemezler.

Sağa dönüş sırasında sol taraftaki
tekerlekler sağdakine oranla daha hızlı dönmeye çalışırlar. Bu durumda yörünge
dişlisi taşıyıcıyı planetler aracılığı ile döndürmeye başlar. Güneş dişlisi
dönüşün oluşturduğu dirençten dolayı sağ aksı, sol aksın hızında döndüremez.
Bunun sonucu olarak planet dişlileri güneş dişlisinin etrafında dönmeye
çalışırlar ve sol tekerin daha hızlı dönmesine müsaade ederler.Sola dönüş
sırasında planet taşıyıcısı yol dirençlerinden dolayı hareketten alıkonulur.
Bunun sonucu olarak planet taşıyıcısı yörünge dişlisinin etrafında döndürülmeye
zorlanır. Böylece sağ aksın daha hızlı dönmesine müsaade edilmiş olur.
17- DÖRT TEKERİ MUHARRİK ARAÇLAR:
Özellikle araziye yönelik, uygulamalarda
çalıştırılan araçlarda daha iyi bir tırmanma ve çekiş sağlayabilmek için arka
ve ön dingillerin her ikisinin de tahrik edildiği sistemler kullanılmaktadır.
Bu nedenle önde ve arkada birer diferansiyel bulunur. Gerektiği zaman kullanılan
dört tekeri muharrik sistemlerde, bilinen Standart diferansiyel dişli kutusu, arka
tarafta vardır ve araç normal olarak standart diferansiyel ile kullanılır, ön
taraftaki diferansiyel ihtiyaç halinde devreye sokulur. Ön diferansiyelin
devreye alınmasını sağlamak için ana vites kutusunun tarafına ilâve edilmiş bulunan bir transfer kutusu
kullanılır. Buna takviye vitesi denir. Daha çok askeri araçlarda kullanılan
takviye vitesleri takviye diferansiyelleri ile karıştırılmamalıdır.
18- SÜREKLİ TAKVİYE
VİTESLİ SİSTEM:
Sürekli takviye vitesli
sistem, eksiklikleri ortadan kaldırmak için geliştirilmiştir. Bu amaçla
transfer kutusunun içine ayrı bir diferansiyel yerleştirilmiştir. Konulan
diferansiyel aracılığı ile gerektiği zamanlarda ön tekerleklere daha doğrusu ön
kardan miline ilâve moment verilir. Eğer arka tekerlekler fazla bir momente
ihtiyaç duyarlarsa, transfer kutusunda gereken farklılığı yaratarak arkada
çekişi arttırır.
Sürekli takviye düzeni ile her türlü
zemin üzerinde sürüşler rahatlıkla yapılabilir. Şoförün vites değiştirmesi
gerekmez. Sadece yakıt ekonomisi açısından sürekli takviye düzeni
istenmeyebilir. Çünkü fazladan yüklerle, fazla bir sarfiyat sözkonusudur. Diğer
taraftan tekerlerin patinaja geçmesi hallerinde meydana gelebilecek farklı
hareketleri karşılayabilmek için de diferansiyel kilidi kullanılır. Şoför, ihtiyaç
duyulduğu zaman, şoför mahallinde bulunan bir düğme aracılığı ile transfer
kutusundaki diferansiyeli kilitler yada serbest bırakır. Bu amaçla diğer azı
uygulamalar daha vardır. Bunlardan biri kısmen kayma yapabilen, daha doğrusu
kontrollü kayma yapabilen diferansiyel kullanır. Bunun için çok diskli bir kavrama üzerinden kontrollü kayma sağlanır. Şekil 10-36.
Dört tekeri muharrik olan araçlarda ön
dingiller genellikle sabit olarak seçilirler.
Sabit dingillerde ön düzen açıları sınırlıdır. Açıların sınırlılığı ayarlarda da sınır getirmiştir. Bu
nedenle çoğunlukla bir toe-in ayarı ile yetinilir. Ancak; sabit dingilli sistemlerde kamber ve kaster açılan da
ayarlanabilir.

Şekil.10-36. Transfer dişli kutusu ye
kollanılan diferansiyel. Bu diferansiyel gerektiğinde kilitlenerek arka ve ön tekerleklere eşit güç iletimi
sağlanır.
ARKA AKSLAR VE DİFERANSİYELLERİN BAKIMI:
1. GİRİŞ: Modern otomobillerin üzerinde
kullanılmakta olan arka akslar ve diferansiyeller oldukça çeşitlidirler. Bu
nedenle tüm çeşitlerin bakımı yerine bazı örnekler üzerinde durulacak ve
özelikle yerli yapım araçların arka köprüsünü oluşturan aktarma organlarının
bakımı işlenecektir.
ARIZALARIN MUHTEMEL
SEBEPLERİ
1-ARKA
TEKERLERDEN SES GELİYOR:
a)
Teker gevşektir.
Bijonları sıkınız.
b) Teker bilyasın yatak zarfları aşınmış, kabuk
dökmüştür. Arka aks bil yalarını kontrol edin ve aşınmış arızalıları
değiştiriniz.
c) Arka aks bilyalı yatağının zarfları
brinell aşıntısı şeklinde aşınmışlardır.Arka aks bilyalarının zarflan kontrol
edin ve gerekirse değiştiriniz. Aksın eksenel gezintisini kontrol ediniz.
d)
Arka aksın eksenel
gezintisi fazladır.Kontrol edip ayarlayınız.
e) Aksın flanşı çarpıktır; yalpalı
dönüyor.Eğrilmiş aksları değiştiriniz.
2-ARKA
AKSLARDAN SES GELİYOR:
a) Akslar yeterli yağlanamıyor.Arka köprü
yağını doldurunuz ve kaçak kontrolü yapınız.
b) Ayna-mahruti arasındaki boşluk ayarı fazladır.Ayna-mahruti
boşluk ayarını ve ayna ile mahrutinin dişleri arasındaki temas izini kontrol
ediniz.
c) Ayna ve mahruti arasında uyum
yoktur.Biribirine uymayan ayna ve mahrutileri değiştiriniz.
d) Ayna yada mahrutinin dişlileri
aşınmıştır Dişleri aşınmış olan dişliyi değiştiriniz.
e) Mahrutinin yataklarında eksenel gezintileri
fazladır Mahruti yataklarının yüklenme ayarını kontrol ediniz.
f) Diferansiyel yataklarında yan gezinti
vardır.Diferansiyel yataklarının ön yüklenme ayarlarını kontrol ediniz.
g.) Kayma yapmayan diferansiyel
ötüyor.Yağını boşaltıp kayma yapmayan diferansiyeli kontrol ediniz.
3-DİFERANSİYEL
DİŞLİLERİ ERKEN AŞINIYOR ÇİZİLİYOR.
a) Diferansiyel yeterli yağlanamıyor. Diferansiyel
dişli kutsunun yağını değiştirip seviyesine kadar doldurunuz.
b) Yanlış yağ kullanılıyor.Aracın kendi
katalogunda verilen yağı kullanınız.
c) Tekerleklerden biri diğerine oranla
fazla hızlı dönüyor, yada patinaj yaptırılıyor. Patinajı önleyiniz ve
diferansiyel dişli kutusunu söküp aşınmış parçaları değiştiriniz.Boşlukları
gideriniz.
4.
- AYNA-MAHRUTİ DİŞ KIRIYOR.
a) Aşırı yüklenme vardır. Aracı aşırı
derecede yüklemeyin. Kırık dişlileri değiştiriniz.
b) Debriyajın çalışmasında kararsızlıklar
vardır - Kavramanın normal çalışmasını sağlayınız.
c) Araç kaygan zeminlerde uzun süre
çalıştırılıyor. Patinajlı çalışmanın sık sık tekrarı diferansiyeli yorar.Arızaları parçaları
değiştiriniz.
d) Diferansiyel ayarlarında bozukluklar
vardır.Ayna-mahruti ayarını yenileyiniz.
5-DİFERANSİYELDEKİ
YAĞ AZALI YOR
a) Yağın seviyesi yüksektir.Fazla yağı
boşaltınız seviyesine kadar yağla doldurunuz
b) Aks keçeleri aşınmış
arızalanmıştır.değiştiriniz.
c) Diferansiyel dişli kutusunun
muhafazası, arka köprü çatlaktır. Onarınız, yada değiştiriniz.
d) Mahruti keçesi kaçırıyor. Değiştiriniz,
e) Nefeslik tıkanmıştır.Nefesliği
temizleyiniz yada değiştiriniz,
f) Arka köprü diferansiyel kapağının
contası yırtılmış yada cıvataları gevşektir. Cıvataları sıkınız contayı yenileyiniz.
6.DİFERANSİYEL
HARARET YAPIYOR
a) Yağ seviyesi düşüktür. Normal
seviyesine kadar uygun yağı doldurunuz.
b) Yanlış yağ kullanılıyor.Yağı
boşaltınız ve uygun, tavsiye edilen yağı kullanınız.
c) Yataklar çok sıkı ayarlanmıştır.Yatak
ayarlarını özellikle ön yüklenme ayarlarını yeniden yapınız.
d.) Dişliler fazla aşınıyor. Aşınmış dişlileri
değiştiriniz.
e) Ayna-mahruti arasındaki boşluk ayarı
yanlıştır;Ayna mahruti arasındaki dişli- boşluk ayarını yeniden ve katalog
değerlerine göre yapınız.
2- ARKA AKSLARDAN VE DİFERANSİYELDEN GELEN
SESLERİN TESBİTİ VE TEŞHİSİ:
Otomobil sahipleri çoğu zaman yerlerini
tam olarak saptayamadıklarından seslerden şikâyet ederler. Böyle durumlarda
teknisyenin işi zorlaşır. Bu bakımdan yapılacak ilk iş sesin oluştuğu sürüş
şartlarını öğrenmek ve şoförün yerine geçerek yol testini yapmaktır.
Sesin kaynağına inmek için, vites boşta
iken motoru çeşitli devirlerde çalıştırıp dinleyiniz. Sesin motordan
kaynaklanmadığına dikkat ediniz. Yapılacak yol testinde sesin karakteri bazı ip
uçları verebilir. Örneğin aks bilyasındaki arıza, aracın çeşitli hızlarında
kaybolmayan, sadece hıza bağlı olarak zayıflayıp artan ton farklılığı ile
kendisini belli eden sesler meydana getirir. Bilyalı yatak, başlangıçta ötme
şeklinde ve eğer dağılmışsa öğütme biçiminde ses yapar.
Sesin hangi taraftan
geldiğini saptamak için, düz bir yolda seyrederken motoru durdurup vitesi boşa
alın. Direksiyonu sağa sola kırın ve aksların farklı yüklenmelerini sağlayınız.
Direksiyonun sağa sola döndürülmesine bağlı olarak bir taraftan gelen sesin
artması, arızalı yatağın yerini gösterir. Diferansiyel ötmesi daha çok artan
dişli boşluklarından kaynaklanır. Bu, direksiyonun sağa sola dön-dürülmesine
bağlı olarak değişmez. Ancak, bilya sesinden farklı olarak hıza bağlıdır ve
özellikle aracın akıp gitme hızlarında artan bir ötme şeklini alır.
SESLERİN
TESBİTİ İÇİN YAPILACAK TESTLERİ SÖYLE SIRALAYABİLİRİZ:
a) Motoru çalıştırıp ısıtınız.Aracı
pürüzsüz ve düz bir yolda 15-20 km/saat hızla sürünüz ve sesi dinleyiniz. Hızı
yavaş yavaş 70-80 km. ye çıkarınız ve yine sesi dinleyiniz. Düşük hızdaki
sürüşlerde işitilen seste artış olup olmadığına bakınız. Ayrıca sesin kaybolup
kaybolmadığını tespit ediniz.
b) Aracın hızını 90-110 km/saate
çıkarınız. Vitesi boşa alınız ve kontak anahtarını kapatarak motoru durdurunuz.
Araç kendiliğinden duruncaya kadın sürüşe devam ediniz. Bu sırada a. testinde
saptanan seslerde değişme olup olmadığına, yada kaybolup kaybolmadığına dikkat
ediniz. Eğer oldukça düşük hızlarda düşük frekanslı bir ses işitiliyorsa bu, lâstik
sesidir. Teşt: a. da meydana gelen ses bu testte de devam ederse bu durumda
araç yük altında olmadığından bilya
sesi olacaktır. Test: a da görülüp bu testte kaybolan sesler aks sesleridir
c)
Aracı park ediniz ve
motoru çalıştırıp vitese alınız; aracın el frenini kullanarak aracı durdurmaya
çalışınız. Motorun devrini yavaş yavaş arttırıp sesi dinleyiniz. Bu testte
işitilen sesler a' dekinin aynı ise akslar sağlamdır. Testi daha fazla devam
ettirmeyiniz.
d)
Aracın tekerleklerini
yerden kesecek kadar kaldırınız ve sehpaya alınız Motoru çalıştırınız ve aracı
vitese alınız. Motorun devrini arttırırken sesi dinleyiniz. Bu test aracılığı
ile üniversal mafsal seslerini tespit etmek kolaydır. Motorun yük altında
bulunduğu durumlarda gelecek vınlama sesi aks ve diferansiyel yataklarının
ayarsızlığını veya ayna-mahruti ayarının bozukluğunu ifade eder
Aracın kendiliğinden akıp gitme
hızlarında oluşan sesler arka aks bilyalarının arızasından ve diferansiyel
ayna-mahruti diş temaslarının bozukluğundun kaynaklanır. Vuruntu ve çarpma
şeklindeki sesler dişlilerin çapaklanmasından yataklardaki çapaklardan meydana
gelir. Bu tür sesler sadece dönüşlerde kendini gösterirse aks dişlileri ile
istavroz dişlileri kırık olabilir.
4 -ARKA AKS VE DİFERANSİYEL ARIZALARININ
AYRINTILI OLARAK AÇIKLANMASI:
a. YAĞ KAÇAKLARI:
Diferansiyellerde ve akslarda kullanılan
yağlar motor yağlarına göre oldukça kalın yağlardır ve akma eğilimleri azdır.
Yağın Sızıntı yapabileceği yerler keçeler ve contaların yerleştirildiği yerler
olacaktır, mahruti milinin bulunduğu bölgedeki boğaz keçesi, aks kovanlarının
dış taraflarında bulunan keçeler, diferansiyel muhafaza kapağının contası yağın
sızıntı yapabileceği yerlerdir. Belki bazı cıvataların bulunduğu yerlerden de
kaçaklar olabilir.
1-
KEÇELER:
Keçelerin kaçırması, kurumalarından yada
yerine yerleştirilirken meydana gelebilecek kaçıklıklardan kaynaklanır. Diğer
taraftan dışardan girebilecek sert pisliklerin yaratacağı tahribat ile
yuvalarının bozulması da keçelerin kaçırmasına neden olur. Her ne şekilde
olursa olsun kaçıran tarafından keçesinin kontrol edilmesi için
milin-aksın-sökülmesi gerekir. Şekil: II-I.
Aksın sökülmesinde keçelere zarar vermemek
için özel dikkat ve itina gerekir. Ayrıca uygun alet ve takımların kullanılması
şarttır. Özellikle aksın frezeleri keçeyi kesebilir. Sökme sırasında aksın
ağırlığı keçelere bindirilmemelidir. Aksın yerine takılmasında keçeyi ve şaftın
ucunu iyice yağlayıp takılışın kolay olmasını sağlayınız.özellikle dudaklı tip
keçe çabucak zedelenebilecek bir keçedir. Çoğu onarımlarda aksın sökülüşü ile
birlikte keçe de değiştirilir. Yeni keçe, yerine takılmadan önce, yuvası iyice
kontrol edilmeli ve çapaklardan temizlenmelidir. Keçe yuvasının ovalleşmesi, keçelerin
kaçırmasına yol açabilir. 0.25 mm. den fazla bir ovallik kabul edilemez;
gerekirse keçe yuvası onarılmalıdır.

Şüphesiz keçenin içinde çalışan aks"
muylusu da ovalleştiği zaman aynı sonuç meydana gelir. Bu bakımdan aşırı
ovalliklerin giderilmesi zorunludur. Gerekirse aks değiştirilir.
2- KAPAK CONTASI:
Kapak contalarının meydana getirdiği yağ
kaçaklarının tesbiti daha kolaydır. Genellikle cıvataların bulunduğu yüzeyler
yağla ıslanır ve ıslanan alan oldukça geniştir. Cıvataların gevşekliğinden, yada
contanın yarılmasından dolayı diferansiyel kutusunda bulunan yağ dışarıya
akabilir. Cıvataların sıkılması ile sızıntı kesilmezse conta değiştirilmelidir.
Kapak sökülünce contanın yenilenmesi gerekir. Yeni conta yerleştirilmeden önce
eski conta kalıntıları temizlenir ve yüzeyin düzgünlüğü kontrol edilir.
Yüzeydeki bozukluklar yeni contayı zedeleyeceği gibi tekrar sızıntılara da yol
açar. Contanın yüzeyine conta yapıştırıcısı ve sızdırmazlık sıvısı sürülür.
Sıvı hemen kurumadan kapak yerine yerleştirilmelidir.
3- CIVATA KAÇAKLARI:
Cıvataların bulunduğu yerlerden yağın
kaçırması çok nadir olmakla beraber dikkatli olmakta yarar vardır. Cıvataların
sıkılması, istenilen sıkma değerlerine kadar torklanması meseleyi çözmeyebilir.
genellikle cıvata sökülür, iyice temizlenir ve sızdırmazlık sıvısı sürülerek
tekrar yerine takılır. Bazı hallerde cıvata dişlerinin et kalınlığı az olur ve
yerine takıldığı zaman tam sıkma sağlamaz. Böyle durumlarda yeni cıvata
kullanmak lâzımdır. Hatta cıvataların yuvalarına yeniden kılavuz çekmek ve daha
kalın bir cıvata kullanmak gerekebilir.
b. SESLER:
Yukarda da belirtildiği gibi arka akslar
ve diferansiyel sisteminde meydana gelen arızalar kendini seslerle belli
ederler. Ancak, araçtan gelen bütün seslerin diferansiyele ve arka akslara ait
olarak farz edilmesi yanlıştır.
1- DÖNÜŞLERDEKİ ÇITIRTILAR:
Aracın viraj alışı sırasında duyulacak bu
tür sesler daha çok kayma yapmayan diferansiyeli olan araçlarda karşılaşılacak
seslerdir. Kayma yapmayan diferansiyelin tipine göre sesin nedeni
araştırılmalıdır. örneğin kavrama ayarı yada kaçıklığı sese yol açabilir. Diğer
taraftan bu özel diferansiyeller özel yağ kullanmayı gerektirir ve uygun yağ
kullanılmadığı zaman ses yaparlar. Daha doğrusu kaçırma yaparak seslere neden
olabilirler.
2- ATLAMALI TIKIRTI SESLERİ:
Ayna yada mahruti dişlilerinin birindeki
diş kırıklığı böyle seslere yol açar. Dişlilerin sökülmesi ile durum hemen
açıklığa çıkarılabilir. Eğer kırık sadece küçük bir çapak şeklinde ise dişliyi
değiştirmeye gerek yoktur. Çapaklı yer gaz taşı ile düzeltilerek
kullanılabilir. Fakat diş kopması şeklindeki kırıklarda ilgili dişliyi
değiştirmek lâzım gelir.
3- BOŞLUKTAN DOĞAN SESLER:
Diferansiyel ayna dişlisinin mahruti ile
kavraşması belirli bir boşluğu gerektirir. Boşluğun fazla olması halinde
küt-küt sesleri gelir. Boşluğun fazla olup olmadığını anlamak için
diferansiyelin sökülmesi gerekmez. Bunun için aracı bir liftin üzerine
kaldırınız ve tekerin birini kilitleyiniz. Karşı taraftaki tekeri, döndürerek
boşluğun tamamen alındığı yeri tespit ediniz. Tekerin ortasından 30 cm.
uzaklıkta lâstik üzerine tebeşirle bir işaret koyunuz. Tekeri aksi yönde
döndürmeye başlayınız. Tekrar boşluk alınıncaya kadar döndüren ve boşluğun
tamamen alındığı noktayı işaretleyiniz, iki işaret arasında 2.5 cm. den daha
fazla bir mesafe farkı olmamalıdır. Eğer fazla bir fark varsa ayna-mahruti
arasındaki boşluk fazladır ve boşluk ayarının yapılması lâzımdır. Şekil: 11-3


4- DÖNÜŞLERDE VE KABA YOLLARDA DUYULAN SESLER:
Boşluktan doğduğu belirtilen seslerin
benzeri, küt-küt şeklindeki vuruntular dönüşlerde ve kaba yollar üzerinde
seyrederken işitilirse aksların eksenel gezintisinin fazlalığından şüphe
edilebilir. Durumun tesbiti için araç sehpaya alınır ve arka akslar ileri-geri
oynatılarak eksenel boşluğu kontrol edilir. Hissedilen boşluğun ve gezintinin
giderilmesi için aks dişlilerinin arkasındaki dayanma pullarının değiştirilmesi
gerekir. Şekil: 11-2.
5- HAFİF TİTREŞİMLE
BİRLİKTE DUYULAN ÖĞÜTME SESİ:
Teker yataklarının
arızalanması ile kendisini gösteren bir sestir. Ancak, hem ön teker
bilyalarından nemde arka aks bilyalarından kaynaklanabilir. Bu nedenle yerinin
tam tesbiti gerekir. Aracı pürüzsüz bir yolda sürerken, sağa-sola direksiyonu
döndürerek hangi taraftan sesin geldiğini saptayınız, önden yada arka-geldiğini
tespit tamamen tecrübelere dayanır. Tecrübeli bir şoför ve aracı-sesine alışık
olan kimse sesin önden yada arkadan geldiğini söyleyebilir. Bun-sonra ilgili
aks sökülerek buyanın durumu incelenir. Bilyalı yatağın el içinde dürülmesi ile
durumu rahatlıkla açıklığa kavuşturulur. Arızalı bilyalar değişir.
6- YÜKSEK FREKANSLI VINLAMA SESİ:
Bu tür sesler daha çok beraber çalışan ve fakat
iyi hizalanamamış, kaçık olarak kavraşan dişlilerden gelebilir özellikle konik dişlilerde diş. derinliklerinin yeterli
olması, daha doğrusu dişlerin yeter derinlikte birebirleriyle kavranması
gerekir. Bu miktarın ne kadar olacağı söylenemez.Ancak yapımcılar belirli bir
diş temas izi verirler. Takılma ve ayar
sırasında bu uyumun sağlanması gerekir. Diferansiyel ayarlarının yapımcıları
tarafından verilen kataloglara göre yapılması, verilen değerlere uyulması
diferansiyelin çalışmasını rahatlattırır. Bazı yapımcılar ayna ile mahruti
arasındaki
uyumun sağlanması için üzerlerine işaret
koymuşlardır. Dişliler genellikle takım
halinde yapılırlar ve işaretlenirler. Dişlileri
sökerken bu işaretlere dikkat etmek ve takılma sırasında işaretleri
karşılaştırmak lâzımdır.Birebirleriyle uyum içinde olmayan ayna-mahruti dişlileri ses yaparlar. Şekil: 11-4

5- KAYMA YAPMAYAN DİFERANSİYELİN
KONTROLÜ:
Kayma yapmayan diferansiyele ait
kavramanın kaçırıp kaçırmadığını kontrol etmek için tork metre kullanılır.Vites
boşa alınır, aracın tekerlekleri yerden kesilecek kadar kaldırılır ve tekerin
biri sökülür.Sökülen teker, diğerinin altına konularak dönmesi engellenir. Tork
metre ile sökülen tekerin aksı döndürülmeye çalışılır Aksın döndürülebilmesi
için gereken moment tespit edilir. Bu değer katalogda verilen değer kadar
olmalıdır. Bu, takriben 5-6 kg. m (40 Ib.ft) kadardır. Kavrama kaçırıyorsa
onarılmalıdır.
6- DİFERANSİYELLERİN BAKIMI:
Arka akslar ve diferansiyellerde
yapılacak kontrol ve ayarlar aşağıdaki gibi bir liste oluşturur.
a. Aksların eksenel gezintisi ve ayarı
b. Ayna dişlisinde çarpıklık ve yalpa
kontrolü
c. Mahruti dişlisinin yataklarında ön
yüklenme yada sıkılık ayarı
d. Diferansiyel dişli kutusunun
yataklarında ön yüklenme ve sıkılık ayarı
e. Ayna-mahruti boşluk ayarı
f. Ayna-mahruti diş teması yada temas izi
kontrolü ve ayarı
7- AKSLARDA EKSENEL GEZİNTİ:
Aksların eksenel gezintisini kontrol
ederken her iki arka tekerin yerden kesilecek kadar kaldırılması lâzımdır,
1. Bir kompratörü Şekil: 11-6 da
gösterildiği gibi sol teker aksının filanşıına bağlayınız. Eğer varsa, aks
gezinti ayar somununu döndürmek suretiyle aksın eksenel gezintisini
sıfırlayınız. Sıfır noktasından itibaren ayar somununu takriben dört kertik
geri alınız ve böylece 0, 2-0, 3 mm (0.008-0.012) lik bir gezinti sağlayınız.
2. Plâstik bir çekiçle aks başına vurup
sağ aksın ayar somununa dayanmasını sağlayınız. Aksı bir kaç tur, döndürerek
gerçek gezintiyi tespit ediniz.
3. Ayarlayıcının kilidini takın ve eğer
kilit ayarlayıcının kertiği ile karşılaşmazsa ayarlayıcıyı hafifçe döndürerek
karşılaştırınız.
4. Aksın eksenel gezintisini tekrar
kontrol ediniz. Eğer 0, 2 0, 3 mm (0.008-12") arasında değilse ayarı
yeniden yapınız.

Bazılarında eksenel gezinti Simlerle
ayarlanır. Ayarın yapılabilmesi için mutlaka tekerin ve fren kampanasının
sökülmesi gerekir.
8-
AYNA DİŞLİSİNİN
KONTROLÜ:
Diferansiyel dişli kutusunun sökülüp
takılması gerektiği zaman, arka köprü açılmışken, ayna dişli kontrol edilir.
Genel revizyonlarda, ayna sökülüp yerine takıldıktan sonra yada yeni ayna
dişlisi kullanıldığı zaman kontrol yapılmalıdır. Çünkü, ayna dişlisinin
kendisinde herhangibir çarpıklık ve bozukluk bulunmasa bile aynanın, üzerine
bit edildiği kutunun flanş kısmı bozuk olabilir.
Genel olarak ayna ile mahruti arasındaki
boşluk 0, 1-0, 2 mm (0.004-0.009") arasında değişir. Eğer ölçülen boşluk
bu değerlerin dışında kalırsa simlerle gereken ayar yapılır. Bazı diferansiyellerde
dişli kutusu yataklarının sıkılık ayan .ile ayna-mahruti arasındaki boşluk
miktarı simlerle değil yatak zarflarının arka tarafına yerleştirilen özel ayar
somunları ile yapılır.
12- AYNA - MAHRUTİ ARASINDAKİ DİŞ TEMASI
İZİ AYARI:
Ayna ile mahruti dişlilerinin dişleri
arasındaki temas şekli ve uyumluluk, yapılan diğer ayarlar hakkında da fikir
verir. Diş temasının istenilen şekilde olması lâzımdır. Yoksa diferansiyel ayna
ve mahruti dişlileri erken aşınır ve şüphesiz pahalı bir onarım ortaya çıkar.
Diş temas ayarının kontrolü için
öncelikle dişlerin birebirleriyle olan temas şekillerinin tespit edilmesi
lâzımdır. Bunun için de ayna ile mahruti dişlerine ya sülyen yada başka bir bir
renkli madde sürülür. Bu amaçla Prusya mavisi de kullanılmakla beraber net
sonuç almak için en uygunu sülyen dir. Sülyen üç dört dişi kapsayacak şekilde
ve dört ayrı noktaya sürülmelidir. Ayna dişli her iki yönde tam bir tur
döndürülür. Dişlerin biribirine tam oturabilmesi için ayna dişlisinin
döndürülmesi sırasında bir büyük tornavida yada Levye aracılığı ile baskı
kuvveti uygulanır; yani; ayna-mahrutiye doğru bastırılarak döndürülür.
Boyalı dişler ile diş
boşlukları gözetlenir ve bu kesimlerde meydana gelen izler Şekil: 11-13. de
verilen izlerle karşılaştırılır. Şekiller altlarında verilen açıklamalarla
birlikte yorumlanıp değerlendirilmeli ve istenilen doğru diş temasının
sağlanması için simlerle gereken ayar yapılmalıdır.



