5- WANKEL MOTORLARININ
ÇALIŞMA PRENSİBİ
Döner pistonlu (Wankel) motorunun kullanışlı oluşunun en önemli
sebebi mekanik imalatın kolaylığıdır.
Motorun hareketli olarak iki kısmı vardır.
1. Döner piston (Rotor)
2. Krank mili (eksantrik)
Döner piston krank mili (yani eksantrik) üzerinde döner. Burada
krank mili bir nokta yani merkeze göre dairesel hareketle dönmesine karşılık
üzerinde hareket eden dener piston bir eşkenar üçgen olmasına rağmen silindir
içinde eliptik bir hareket şekli ile döner. Bu motorlarda supap mekanizması ve
supap mekanizmasına hareket veren eksantrik (kam) mili yoktur. Emme ve egzoz
supapları olmamasına rağmen motorun birinci emme zamanında temiz hava ve yakıt
karışımı hava giriş delikleri (portları) denilen geçitlerden girer buna
karşılık yanma sonundaki zehirli gazlar egzoz delikleri (portları) denilen
atmosfere çıkar.
Döner pistonlar üzerinde elde edilen güç krank mili vasıtası ile
şanzımana geçer. Döner pistonun içindeki dişliler krank mili üzerindeki
dişlilerle beraber döner. Burada krank bir merkez noktasına göre dönme hareketi
yaparken döner piston ise elips silindir gövdesi içinde eksantrik olarak
hareket eder. Döner pistonlu motorlar her ne kadar basit olmasına rağmen
kullanma sahasında bazı zorluklarla karşılaşılmaktadır. Pistonla gövde
arasıdaki izafi hareket redüksiyon oranı 2/3 olan bir çift iç ve dış dişli ile
temin edilmektedir. Şekilde gösterilmiş bulunan bu dişlilerden küçük ve dış
dişli olanı gövde üzerinde ve sabit; iç dişli ise pistonla beraber dönmekte ve
gövde üzerindeki sabit dişli üzerinde yuvarlanmaktadır. Buna göre eksantrik
mili aynı zamanda pistona yataklık vazifesi görmektedir. Eksantrik mil şekilde
okla gösterilen yönde bir devir döndüğü zaman piston eksantrik miline nazaran
120 dönmektedir. Buna göre pistonun gövdeye nazaran 1 devir dönüp yanma
odasında cereyan eden olayların periyodunu tamamlaması için eksantrik milinin 3
defa dönmesi gerekir. Pistonun her devrinde yanma odalarındaki iş çevrimlerinin
periyotlarının tamamlanmış olması nedeniyle, bu motora zaman bakımından bir
isim vermek gerekirse iki zamanlı demek,gerekir. Halbuki yanma odalarında
cereyan eden olayların her birisi yani emme,, sıkıştırma, genişleme ve egzoz
eşit açılar işgal etmektedir. Buna göre klasik pistonlu makinelerdekine benzer
olarak bu motora dört zamanlı demek gerekirdi. Zaten ne olursa olsun bu motorda
pistona ve eksantrik miline ait olmak üzere iki devir sayısı tarif etmek
mümkündür. İş eksantrik milinden alındığına göre ve dışarıya sadece bu milin
uçları çıktığına göre eksantrik mili devir sayısının mukayese için kullanılması
muhakkak ki daha tabiidir.
Aynı hacimdeki motorların birim zamanda yaptığı işleri mukayese
etmek için krank mili devir sayısı n^ ile gösterelim, iki zamanlı motorlarda n^
dört zamanlı motorlarda nı</2. Wankel motorlarında
ise eksantrik mili devir sayısına "ne" denirse; ne/3
termodinamik mukayese devir sayılandır. Wankel motorlarında klasik pistonlu
motorlarda olduğu gibi bir kam veya krank mili olmadığı için bunlar için de
çıkış mili devir sayısı nı< ile gösterilirse iki
ve dört zamanlı motorlarla Wankel motorlarında birim zamanda sıra ile n^, n^/2
ve n;K/3 defa iş yapılacaktır.
5- MOTOR ZAMANLARI
Döner pistonlu motorlarda da dört zamanlı pistonlu motorların
çalışma prensibi uygulanmaktadır.
Yalnız bu motorlarda piston olmadığı için pistonlu motorlarda
uygulanan alt ölü nokta il'e üst ölü nokta arasında pistonun kat ettiği yol,
yani strok yoldur. Bu yüzden bu motorlara 4 zamanlı
yani 4 stroklu motor yerine 4 fazlı zamanlı motorun zamanlarına karşılık gelir.
Böylece bu motorlarda 4 zaman;

Bu zorlukların en önemlisi ateşleme odasını sızdırmazlık durumdur.
Çünkü normal pistonlu motorlarda yuvarlak piston üzerinde yine yuvarlak segmanlar ile kompresyonun kartere
kaçması önlenirken ateşleme odasının sızdırmazlığı ise silindir kapağı,
silindir gövdesine araşınca özel conta ve cıvata sıkılarak sağlanır.
Fakat döner pistonlu motorlarda ise döner pistonun her 120° deki
pistonun ucunda ve döner pistonun yan yüzeylerinde kompresyonu tutacak
sızdırmazlık en önemli problemdir. Bunun yanında döner pistonun (Rotor)
yağlanması esnasında yağın ateşleme hücresine kaçmaması için özel yağ
keçelerinin veya yağ segmanlarımn bulunması lazımdır.
Döner pistonlu motorun sızdırmazlık sağlayan segman,
keçelerinin toplamı normal pistonlu motorlarınkinden daha azdır. Fakat bu
motorların yapısı ve verimliliğini sağlayan keçelerin, segmanların
daha kompleks olarak imal edilmesi gereklidir.
Döner pistonlu motorlarda kompresyon oranı (sıkıştırma oranı)
diğer pistonlu motorlara nazaran daha yüksek olup ateşleme sonunda yüksek
basınçlı alevin kat ettiği yol da daha uzundur. Bunun için her ateşleme de daha
fazla yanma gücü elce edilir.
Bu motorlarda ateşleme odası iki kısımlı olup, ikinci kısım yanma
hücresi daha küçüktür. Böylece ateşleme hücresinin birinci kısmında başlayan
yanma ikinci kısımda cana car bir ateşleme hücresine girince yanma basıncı daha
yüksek bir değere çıkar ve bu anda alev dalgası türbülans şekilde döner
pistonun yüzeyine basınç yaparak dönme hareketini sağlar.
Döner pistonlu motorlar çeşitli oktan sayılı benzinlere göre
değişik kompresyon nispetlerinde imal edilebildiklerinden rahatlıkla
kullanılmaktadır.
Döner pistonlu motorlarda önemli problemlerden biriside
sıkıştırılmış yakıt hava karışımının ateşleme hücresinde iki kademede peş peşe
yanma yaparak ısı ve basınç dalgasının bujiler üzerinden egzoz potlarına doğru
akması esnasında malzeme üzerinde istenmeyen fazla ısının kalmasıdır.
Her ne kadar emme portları yönünden ateşleme odasına temiz ve
soğuk bir hava akımı girdiği zaman soğutmaya yardımcı oluyor ise de yinede
silindir ve döner pis;on üzerinde kalan istenmeyen sıcaklık malzemelerin asın
derecede genişleme-
Emme 1
' nci zaman
Kompresyon 2'nci
zaman (sıkıştırma)
Ateşleme(Yanma) 3'ncü
zaman (iş)
-Egzoz 4'ncü
zaman
olarak isimlendirilmektedir.
Bu motorlarda döner pistonun motor bloku
içince yaptığı bir gömme hareketi yani devri 4 zamanı (fazı) tamamlar.
Fakat döner piston üzerinde 120 derecelik açı farkı ile üç
ateşleme .yüzeyi vardır. Yani bir döner piston bir devrini tamamladığı zaman 3
defa emme, sıkıştırma, ateşleme zamanını yapar. Bu da pistonlu motorlarda üç
pistonun ayrı ayrı yaptığı 4 zamanlı çalışmayı
karşılar. Böylece bu çalışma prensibi ile az hacimli yerde çok güç elde
edebilme projesi gerçekleştirilmiş olmaktadır.
Şimdi 4 zamanlı sekil 13 üzerinde inceleyelim.
EMME
Şekil 20'de görüldüğü gibi 1 durumundaki hacim en küçük durumda
olup, siyah kısmından egzoz gazları çıkarken taze dolgu da emme kanalından
girecek durumdadır. 2 ve 3 durumlarında-oda hacmi daha fazla büyümüş ve emme
kanalı bu hacimlere açık vaziyettedir. Emme kanal. 4.durumunda görüldüğü gibi
pistonun C ucu tarafından kısmen kapatılmıştır.
SIKIŞTIRMA
Şekildeki 5 durumu sıkıştırmaya karşılık gelmektedir.
(Olaylar aynı şekiller üzerinde izah edileceğinden noktaların
durumlarına dikkat edilmesi gerekir.)
Dikkat edilirse ilk durumdaki C noktası şimdi A noktasına karşılık
gelmektedir. Yani A noktasını C noktasına inmiş kabul edelim. 6.durumdaki hacim
daha küçülmüş, sıkıştırma artmıştır ve 7. durumda ise sıkıştırma son haddine
gelmiştir.
ATEŞLEME (YANMA-İŞ)
Şekilde görüldüğü gibi 5.durumda buji ile ateşleme yapılarak yanma
olmuş ve oda
EGZOST
10. durumda şekilden de anlaşılacağı gibi döner pistonun ucu egzoz
kanalının tam yanında bulunmaktadır. Yani egzoz başlamak üzeredir. 11 ve 12
durumlarında egzoz devam etmektedir.
Böylece döner pistonlu motorlarda da 4 zamanın mevcut olduğu ve bu
olayların üç köşeli pistonun eksantrik olarak ana dişli etrafında yalnız bir
defa dönmesi esnasında üç defa iş elce edileceği daha iyi anlaşılmaktadır.