|
Emniyet Kemeri
Emniyet
kemeri kaza veya ani fren durumunda, araçla aynı hıza sahip
bedeninizin, araçla aynı anda durabilmesini sağlayarak, vücudunuzu
araç içinde çeşitli yerlere çarpmamanızı sağlayarak, yaralanmaları
önler.
Otomobilin
içindeki bir kişinin ağırlığı,içinde bulunduğu aracın 50 km/s hızla
başka bir araç ya da cisimle çarpıştığında 30 misli artar. Örneğin 40
kg. ağırlığında bir kişinin ağırlığı, içinde bulunduğu araç 50 km/s
hızla çarpıştığında 1200 kg. çıkar. Emniyet kemeri takılı
olmadığında, gerçekleşecek savrulma çok ölümcül olacaktır.
Eğer
10 yaşından küçükseniz arka koltuğa monte edilmiş ve boyunuzu utacak
özel koltuk üzerine oturmanız gerekmektedir. Ancak bu şekilde
emniyet kemeri vücudunuzu güvenle korur.
Alkol
Alkol insan vücudunu etkilemeye ve ele geçirmeye sinsice başlar.
Alkol alan sürücüler kendilerinde bir rahatlama ve gevşeme
hissederler. Bunun paralelinde kendilerinde sahte bir güven duygusu
oluşur, insanların çoğu da ha fazla içerek bu duyguyu güçlendirmek
ister ve bunun sonucunda da alkol limitleri aşılır.
Şunu
kesinlikle unutmamalıyız: Her yıl alkollü araç kullanma sonucu pek
çok kaza oluşmakta ve pek çok insanımızı bu kazalarda
kaybetmekteyiz. Bunu engellemekse elbette sürücülerin elindedir.
Eğlenmek ve keyif almak için alınan alkolün ne sizin ne de diğer
sürücü veya yol kullanıcıların hayatını karartmasına izin vermeyin.
0.5
promil alkol bulunan yani l duble rakı içen sürücü, hiç alkol
almamış sürücüye göre 2 kat daha fazla kazı riski ile karşı
karşıyadır. Alkol oranı l promil olursa yani 2 duble rakı içildiği
varsaydırdığında sürücünün aldığı risk 10 katına çıkacaktır. Bu
miktar sizin için hala yeterli değilse ve siz "ben bir duble daha
içerim" diyorsanız almış olacağınız risk tam 25 katına çıkacaktır.
Hız
Hız
artışı sürücünün sürüş sırasında çevredeki bilgileri toplama
sürecinde, ayırt etme ve tanımlama için gerekli süreyi yok
etmektedir. Burada esas önemli nokta ise hiç bir sürücünün
(deneyimli-deneyimsiz, kadın, erkek, genç-yaşlı vs...) bu etkiden
kaçınamamasıdır.
Bir
kaç kilometre/saat'lik hız artışı yanlış algılama ve tahmine
sebebiyet vermesi sonucu kazaya neden olabilecek bir tehlike olarak
pusuda beklemektedir.
Şehir
içi hız limiti olan 50 km/saat'lik hızdaki bir çarpışmada dahi
araçta oluşacak
muhtemel darbe derinliği 0.75ın olacaktır. Bu sizce önemsiz bir
hasar mıdır? Hele bu hızla çarptığınız bir bariyer değil de insan
ise belki aracınızdaki hasar daha az olabilir. Ancak yaya üzerinde
meydana gelmiş olduğunuz hasar büyük ihtimalle onun yaşamına son
vermenize neden olacaktır.
Eğer
hızınızı normal hız limitlerine yanı 5ûkm/saat hıza çektiğinizi
düşündüğünüzde; tüm ölümlerin %30'unun tüm yaralanmaların ise
%100'ünün yani tamamının gerçekleştiği hıza çıkmış olursunuz.
Buradan çok çarpıcı bir sonuç çıkmaktadır. Buna göre toplam
ölümlerin %30'u ve toplam yaralanmaların ise hemen hemen tamamı
şehir içi hız limitleri altında oluşmaktadır. Saydığımız hızlarda
bile çok büyük ölüm ve yaralanma risklerini üzerimize alıyoruz.
Hız
ne kadar artarsa, sürücünün bakış lan o oranda daha uzağa odaklanır.
Bunun sonucunda sürücü yol kenarında neler olduğunu, tehlike
yaratabilecek gelişmeler olup olmadığını denetleyemez.
Sürat körlüğü, artan hız sonucunda sürücünün yol ve çevresine
yönelik görsel verileri yani eşya veya olayları tam anlamıyla
algılayamamasıdır. Sürat körlüğünün en büyük tehlikelerinden birisi,
sürücünün aracın hızını olduğundan daha az zannetmesidir.
30
km/saat hızla seyrederken meydana gelen bir çarpışmada araç içinde
maruz kalacağınız etki, bir apartmanın birinci katından düşmeye eş
bir çarpma etkisine eşittir. Çarpışma anındaki hız 50 km/saat'e
çıktığında etkiyecek çarpma etkisi 3. kattan, 70 km/saat'e
çıktığında,
6.kattan, 90 km/saat'te ise 10.kattan düşmeye eş olacaktır. Bu
ifadeler hızın artışı ile birlikte araç içindekilerin maruz
kalacakları ölüm riskinin nasıl arttığını gayet açık bir şekilde
ortaya koymaktadır.
Kaynak:
www.ankara.pol.tr |