Siste iki kere dikkat edin
Genellikle sabah erken ve akşam saatlerinde meydana gelen ve bazen görüş mesafesini 12 metreye kadar düşüren siste dikkatli olmamak ve kurallara uymamak ciddi kazalara davetiye çıkarır. Ancak yapılan anket ve istatistiklere göre sürücülerin büyük bir bölümü siste sürat yapmak için bastırılmaz bir arzu duyuyor.

Sis yerleri kayganlaştırırken görüşü bir kaç metreye kadar
düşürebiliyor. Yüksek konsantrasyon kandaki adrenalini arttırıyor.
Psikologların iddialarına göre teknolojisi sürekli gelişen araçlardaki ABS,
TCS, hava yastığı gibi güvenlik sistemleri sürücülerin sezgilerini ve
reflekslerini törpülüyor. Bu sistemlere güvenerek araç kullanan sürücüler diğer
sürücülere göre daha dikkatsiz davranıyor. Yapılan araştırmalara göre
sürücülerin yarısından çoğu otomobil kullanmayı başlı başına bir iş, hatta
dinlendirici, günün stresinden arındıran bir etkinlik olarak görürken kalan
kısmı zorunluluk olarak kabul ettiği bu süreç içinde dikkatin ve sorumluluğun
gerekliliğine inandığını söylüyor.
Sis ve adrenalin
Yüksek konsantrasyon kandaki adrenalini arttırıyor. Ancak uzmanlara göre
sürücüler özellikle siste gaza basmak için bastırılamaz bir arzu duyuyor. Bunun
sebebiyse konsantrasyonun artmasıyla birlikte beyne hücum eden adrenalin adlı
salgı. Korku ve heyecan gibi yoğun duygular sırasında da salgılanan adrenalin
bir çeşit doping etkisi yaratıyor. Bunun ardından da sürücü beyaz bir bulutun
içinde dürtülerine göre otomobil kullanıyor. Bu durumda uzun huzmeli farlar
kesinlikle kullanılmamalı; çünkü uzun huzmeli farlar öndeki sisli bölgeyi bir
ışık duvarı haline getirerek görüşü engeller. Sadece ön sis farlarını açıp
farları kapatmak da karşıdan gelen araçların sizin aracınızın büyüklüğünü ve
genişliğini tanımlamasında yetersiz kalabilir. Siste diğer araçların yaptığı
sesli uyarıların daha iyi duyulabilmesi için bir camın açılması ve radyo-teybin
kapatılması yararlı olur.
Seyir halinde flaşör yakmak yanlış
Ülkemizdeki birçok sürücünün yaptığının aksine araç tamamen durmadığında dörtlü
flaşörleri yakmak yanlıştır. Dörtlü flaşörler sadece bir tehlike durumunda ve
araç park ettiğinde yakılmalıdır. Sis, görüşü engellediği gibi su buharından
oluştuğu için doğal olarak yol yüzeyini ıslatıp kaygan hale getirir. Siste yol
yüzeyinin kaygan olması nedeniyle fren mesafesi kuru zemine göre daha uzun
olacağı için öndeki aracı çok yakın takip etmek tehlikelidir. Görüş mesafesinin
çok kısıtlı ve zeminin de kaygan olduğu bir ortamda sürüş güvenliğini bozacak
ölçüde araç kullanmanın doğal sonucu olarak da kaza yapma olasılığı yükseliyor.
Siste araç kullanırken sadece içgüdülere gem vurmak yeterli değildir; bunun
yanında sürüş güvenliği için belirli kurallara uyulması da gerekiyor. Sürüş
güvenliğinin temel ilkelerinden ikisi görme ve görülmedir. Gece veya gündüz
sisli bir alana girildiğinde görebilmek ve görülebilmek için en azından arka sis
farları ve kısa huzmeli farların, varsa ön sis farlarının yakılması gerekir.
Siste ortalama 47 metrede dururken ıslak ve kaygan zeminde bu mesafe 100 metreye
kadar uzayabiliyor. Bunun yanında özellikle yol işaret çizgilerinin bulunmadığı
yerlerde öndeki araç bir hata sonucu yol dışına çıkarsa o aracı yakın takip eden
diğer araç da aynı hataya düşebilir.
Siste sollama en büyük hata
Sisli ortamlarda sollama yapmak da kazaya davetiye çıkarmaktır. Görüş
mesafesinin en fazla 20-25 metreye düştüğü durumlarda saatte 20 km hızla giden
bir araç saniyede yaklaşık 5.5 metre yol alır. Buna karşıdan gelebilecek bir
aracın hızı, fren emniyetim azaltan kaygan yol yüzeyi ve yolun ilerideki
durumunun bilinmemesi eklenince sollama yapmanın tehlikesi daha iyi
anlaşılabilir. Bunun yanında kamyon, otobüs gibi geniş ve büyük araçlar siste
yol alırken oluşturduğu hava akımıyla sisin daha az yoğun olduğu, hatta sisin
dağıldığı kanısını uyandırır. Sisin aslında daha yoğun olduğu ancak bu araçlar
sollandığında ortaya çıkar. Sisli bir ortamda duran bir aracı sollamak zorunda
kalındığında mutlaka ışık ve klaksonla yeterli uyarının yapılması gerekir. Bir
arıza veya yoldaki bir problem nedeniyle durmak zorunda kalındığında dörtlü ikaz
lambalarının yakılması şarttır. Bir arıza yüzünden otomobili park etmek zorunda
kalınırsa dörtlü ikaz ışıklarının yanı sıra reflektör de kullanılmalıdır.
Reflektörün araçtan 100 metre geriye yerleştirilmesi güvenlik açısından
önemlidir. Eğer varsa ikinci bir reflektörün aracın 150 metre önüne konulması
karşıdan gelen araçların uyarılması bakımından önemlidir. Sisli şehir içi
yollarda yayaları fark etmenin zorluğu düşünülerek mümkün olduğu kadar yavaş
gidilmeli. Kavşaklarda ve sokakların kesiştiği noktalarda durulmalı, ışıklı ve
sesli ikaz yapıldıktan sonra geçilmelidir.
Siste uyulması gereken kurallar
1. Yola çıkmadan önce far ve stop lambalarınızı iyice temizleyin. Böylece far ve
stop lambalarının ışık gücünü artırmış olursunuz.
2. Sis lambalarım sis başlar başlamaz yakın. Görüş mesafesi 50 metrenin akma
düşmeden sis lambaları dışındaki ek aydınlatıcıları devreye sokmayın.
3. Karşıdan akan trafiğe dikkat edin. Eğer hava aydınlıkken karşıdan gelen
araçların farları yanıyorsa ilerideki bir sis tehlikesine karşı hazırlıklı olun.
4. Siste mesafe tayini yapmanın zor olduğunu unutmayın ve öndeki aracı takip
mesafesinin normal şartlardan daha fazla olmasına dikkat edin. Siste 50 km/s
hızla yol alırken öndeki araçla mesafenin en az 50 metre olması gerekir; çünkü
50 km/s hızla giden bir araç ancak 33 metre sonra durabilir. Ayrıca sürücünün
ayağını gazdan çekip frene basıncaya kadar geçen reaksiyon zamanında aracın
belli bir mesafe kat ettiğini unutmayın.
5. Siste araç yol çizgilerine göre değil, yol kenarındaki işaretlere göre
yönlendirilmelidir. Bazen yol çizgilerinin silinmiş olması tehlikeli durumlara
yol açabilir.
6. Siste bir kazayla karşılaşırsanız aracınızı güvenli bir yere park edip
araçtan dikkatli ve hızlı bir şekilde inin, reflektörlerle diğer araçları
uyarmaya çalışın, en yakın telefondan yardım isteyin.
AYTAÇ KARAMANLIOĞLU